Macaristan’da hükümeti kızdıran makale editörlerin kovulmasına yol açtı
Macaristan’ın muhafazakar gazetelerinden Szazadveg’in (Századvég) son sayısının internetten silinerek bu sayıda görev alan tüm editörlerin işten kovulması tepki çekti.
Son 8 senedir Başbakan Viktor Orban liderliğindeki hükümete yakınlığıyla bilinen gazetede eski Macaristan Merkez Bankası Başkanı Peter Akos Bod ile Endüstri ve Ticaret Bakanı Jozsef Antall gibi isimler de çalışıyordu. Ülkede son dört senede Başbakan Orban için kritik öneme sahip ve muhalif birçok gazete, televizyon ve radyo istasyonunun sahibi ya da kadroları değişikliğe uğradı.
Yerel kaynakların aktardığına göre Szazadveg gazetesinin son sayısında yayımlanan bir makalede, memur maaşları ve sosyal yardım fonlarıyla ilgili hükümete önemli sorular yöneltildi. Bu makalede, gazetede görevli alanında uzman birçok editör farklı bakış açılarıyla hükümete sorular yönetti.
Gazetenin son sayısının yayımlanmasından hemen sonra baş editör Tamas Demeter ve makaleyi yazan dört büyük isim görevlerinden alındı. Gazetenin son sayısı internetten de silindi. Bu gelişme üzerine basın organında görevli komitenin yarısı toplu olarak yönetime istifasını sundu. Söz konusu makaleye katkı sağlayan diğer önemli kişiler arasında Ivan Szelenyi and Peter Mihalyi gibi güçlü kalemler de yer alıyor.
tr.euronews.com
Cumhurbaşkanı ERDOĞAN gelecek ay Macaristan’ı ziyaret edecek.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 8-9 Ekim tarihlerinde Budapeşte’yi ziyaret edecek. Cumhurbaşkanı, bu ziyaret sırasında Buda’da bulunan ve geçtiğimiz yıl yenilenen Gül Baba Türbesi’nin açılış törenine katılacak.
Erdoğan, Macar Cumhurbaşkanı János Áder ve Başbakan Viktor Orbán ile ayrı toplantılar yapacak.
Macaristan başbakanı Viktor Orbán Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından göreve başlama törenine katılan tek Avrupalı devlet adamı olmuştu.
Recep Tayyip Erdoğan’ın resmi Budapeşte gezisi bir tür iadei ziyaret anlamı da taşıyor.
AB Komisyonu Polonya’yı Avrupa Adalet Divanı’na şikayet etti: ‘Yargı bağımsızlığı ihlal ediliyor’
Avrupa Birliği’nin (AB) yürütme organı olan Avrupa Komisyonu, ülkede hukuk devletinin en temel ilkelerinden biri olan yargı bağımsızlığını ihlal ettiği gerekçesiyle Polonya’yı birliğin en yüksek yargı organı olan Avrupa Adalet Divanı’na sevk etti.
Avrupa Komisyon, Adalet Divanı’ndan, Polonya’daki yeni yüksek yargı yasası uygulanmasını, mahkemeden nihai bir karar çıkıncaya kadar geçici bir hükümle acilen askıya almasını da istedi.
Komisyon tarafından “yargı bağımsızlığının ihlali” ve “siyasi iradenin yargıya müdahalesi” olarak algılanan yasa Polonya’da Nisan ayı başında yürürlüğe girdi.
Yasaya göre Polonya’da erkeklerde 65, kadınlarda ise 60 yaşını dolduran yargıçların emekli olması gerekiyor.
Şimdiye kadar Polonya’da hâkimler için emeklilik yaşı sınırı 70’di.
Hükümet yargıya müdahale mi ediyor?
Emeklilik yaşı sınırının indirilmesi, Polonya’da yargı sisteminde kadroların önemli ölçüde değişeceği anlamına geliyor. Bir başka deyişle bu, emeklilik mekanizması kullanılarak siyasi iradenin yargı sisteminden eski kadroları tasfiye etmesi demek.
Örneğin bu yeni yasayla ülkede bağımsız yargının en önemli kurumlarından biri olan Anayasa Mahkemesi’nin 72 hâkiminden 27’si zorunlu olarak emekliliğe sevk edilecek.
Yeni yasaya göre emekliliğe sevk edilen yargı mensupları bireysel başvuru yoluyla adalet bakanından 3 yıllık bir ek süre daha talep etme hakkına sahipler. Ancak eğer bakan bu taleplerine ret yanıtı verirse, başvurabilecekleri başka bir merci de yok.
Avrupa Komisyonu ise bakanın, yani siyasi iradenin yargıya bu müdahalesinin bağımsız adalet sistemini zedelediği görüşünde.
Komisyonun eleştirdiği bir başka husus da yargı sisteminin kurumsal işlemlerini yürütmekle görevli adliye başkanı hâkimlerin, yine adalet bakanı tarafından azledilebilecek olmaları.
Avrupa Komisyonu bu hususların yargının siyasallaşmasına neden olabileceği, dolayısıyla AB’nin temel ilkelerinden biri olan hukuk devleti ilkesine zarar verebileceği görüşünde.
Polonya hakkında 7. madde nasıl işletildi?
Avrupa Komisyonu’nun Adalet Divanı’na başvurma kararı sürpriz değil.
Polonya, Temmuz 2017’de ulusal yargı sistemindeki değişikliklerin taslağını açıkladığında Komisyonu bu olası değişiklikleri eleştirmiş ve Polonya hakkında işlem başlatacağını açıklamıştı.
Polonya’nın bu konuda geri adım atmaması nedeniyle de Aralık 2017’de “yargının bağımsızlığı ve hukuk devletinin temel ilkelerinin ihlali” iddiasıyla Polonya hakkında ünlü 7. madde uyarınca işlem başlatılmıştı.
Avrupa Birliği Anlaşması’nın 7. maddesinin devreye sokulması söz konusu ülkenin oy hakkının elinden alınmasına kadar gidebilen bir süreç başlatıyor.
Hukuk devletinin ihlali nedeniyle geçtiğimiz ay aynı madde Macaristan’a karşı da işletilmişti.
7. maddenin işletilmesi bir çözüm mü?
Ancak sonuçları itibarıyla ağır etkileri olsa da, 7. maddeye dayanarak üye ülkelerin haklarının elinden alınması ihtimali yok denecek kadar az.
Çünkü AB mutabakatlar sonucu ortaya çıkan kurumsal bir birlik olduğu için, böylesi bir kararın uygulanabilmesi için üye ülkelerin temsilcilerinin başbakanlar zirvesi, devlet başkanları zirvesi benzeri beş ayrı platformda oy birliği ile karar alması gerekiyor.
Tek bir ülkenin bile veto etmesi halinde 7. maddenin işletilebilmesi ihtimali sıfıra düşüyor.
Bu durum ise bazı ülkelere AB içinde, birliğin temel ilkelerini cezai bir yaptırımla karşılaşmadan ihlal etme fırsatını veriyor.
Adalet Divanı kararı bağlayıcı
Uzmanlar komisyon tarafından bugün başlatılan Avrupa Adalet Divanı’na sevk uygulamasının bu nedenle çok önemli bir yenilik olduğunu düşünüyorlar.
Çünkü Adalet Divanı’nın alacağı karar, Avrupa Birliği’nin bürokratik yapısı içinde bir mutabakat doğuncaya kadar da geçerli olacak hukuki bir zemin yaratıyor.
Bir ülke hakkında Avrupa Adalet Divanı’ndan olumsuz bir karar çıkacak olursa, o ülkeye verilecek maddi yardımların kesilmesi, ortada bir mahkeme kararı olduğundan meşru olabilecek.
Böylece Avrupa Komisyonu’nda sonu gelmeyen mutabakat arayışları devam ederken, kısa vadede söz konusu ülkeye yaptırım da uygulayabilecek.
Kağnılı Macar gezgin Fransa’da trafik kazasında öldü
On dört yıldır bir kağnıyla dünyayı dolaşan Macar gezgin Fransa’da bir trafik kazasında hayatını kaybetti.

Gergö Balazs Gecse iki öküzün çektiği bir kağnıyla on dört yıldır dünyayı dolaşıyordu.
32 yaşındaki Macar “kağnılı gezgin”, on sekiz yaşından bu yana, dört öküz, iki köpek ve bazen de iki keçi eşliğinde seyahat ediyor, tüm ihtiyaçlarını da kağnısında karşılıyordu.
Aynı zamanda akordeon çalan ve ağaç oyma sanatçısı olan Gergö Balazs Gecse’ye 90 yaşında bir Fransız’ın kullandığı bir araba çarptı.
Éva’nın öyküsü (2)
Arkadaşım Éva’ya tezahürat yapacağım noktayı tespit edebilmek için Budapeşte haritası üzerinde bir hayli çalıştım:
- Rákóczi köprüsünün Buda tarafındaki ayağında yer alan ELTE kampüsü.
- Buradan başlıyor.
- Buda tarafında rıhtım boyunca koşacaklar.
- Sonra,
- Árpád köprüsünden Margit adasının bir ucundan girip,
- öbür ucundaki Margit köprüsünden çıkacaklar.
- Buradan da kentin Peşte tarafına geçecekler.
- Peşte’de…
- Parlamento, Zincirli köprü,Vigado sarayı
- derken…
- Özgürlük köprüsü
- hoop
- tekrar Buda yakası
- ve
- FİNAL.
Harita yetmedi, bu defa da elime hesap makinasını aldım, başladım hesap kitaba:
- Yarı maraton saat 8.00 da başlayacak.
- Planlanan hız başlangıç için 4.30 dakikada 1 km.
- Ancak, 15 binden fazla katılımcı var . Haliyle onbeş bin kişi birden saat 8.de başlayamıyor. Dört grup halinde başlatıyorlar.

Éva hangi grupta acaba?
- Toplam 21 km 975 m. koşacaklar. Yarışı tamamlayabilenler tabii.
Éva tamamını koşar mı ? Dayanıklı ve inatçı birine benziyor. Geçen sene koşmuş, bu sene de tamamlayacaktır. Kesin.
- Macar kadınlarda en iyi yarı maraton derecesi 1:8:58 ile Anikó Kálovics’e 2007 yılında Milano’da koşmuş bu dereceyi…
İnternet sayfasında ilan edilene göre maksimum net süre 2 saat 45 dakika. Yani yarış saat 10.45 de bitiyor. Éva ne kadar zamanda koşar ki… Bir de “brüt ve net koşu zamanı” diye bir şey var… Su molaları filan brüt zamandan indiriliyor anlaşılan…
Yaptığım onca bölme çarpma işleminin bir işe yaramadığını görünce “Alt tarafı bir alkış tutacağım amaaan” diyerek saati sabahın 7 sine kurdum ve yattım uyudum.
Pazar günü, Peşte’de kargalar kahvaltılarını henüz etmemişken, Margit köprüsünün üst rıhtımında yerimi aldım. 18.km de konuşlanmışım. Gök masmavi. Tuna önümde. O bile bugün mavi gözüküyor gözüme. Arkamda, yarışmacıların serinlemesi enerji ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için kurulmuş, su, yiyecek- içecek stantı. Alıcı gözüyle baktım:
Éva burada dinlenir mi ki? Olabilir…
Geliyorlar!!!
Erkekler , erkekler hep erkekler…
Yan şeritlerde tempo verici görevliler koşuyor…
Katılımcılardan birinin formasında “ilk yarı maratonum” yazıyor. “Acemi şoför” gibi bir şey…
Éva geçen sene öğrencilerinin desteği ile yarı maraton koştuğunu söylemişti, bu sene ikinci kez yarı maratonda. Bir katılan bir daha katılıyor. Bu yaşıma değin hiç atletizmle ilişkim olmamasına rağmen ben bile ısındım olaya.
Bazılarının kollarında zaman ölçerler var. Amatör değiller, belli.
XVI.bölge flamasının ardında bir grup sporcu koşuyor. Hayret ilk defa bir grup flaması gördüm. Reklam içerikli flama taşımak yasak. Formanın üzerine reklam almak yasak. Yarı maratonun ana sponsoru bir havayolu şirketi çünkü. Katılım bir dünya para. Öğrenci ve 65 yaş üzerine 13 euro gibi makul sayılabilecekken, ücret; indirim uygulanmayan normal katılımcılar için- kayıt zamanına bağlı olarak- 70 euroya kadar çıkabiliyor.
Nihayet, tek tük, kadınlar da gözükmeye başladı…
İngiliz, İspanyol, Polonyalı, Slovak, Alman İtalyan her milletten koşucu var. Siyahiler, çekik gözlüler, tekerlekli arabası ile katılanlar, bebekleri ile gelenler, yaşlılar, çocuklar… 12 yaşından itibaren her kese açık, üst sınır yok.
İşte seksenlik bir filinta… Rüzgarını ardında bıraktı da gitti. Helal olsun!
İspanyol’ların amigo kızları pek tatlı. Zil, şal ve gül. Endülüs’ten kopup gelen bu takım en neşelilerden…
Pista’nın arkadaşları tezahürat işini abartmış gözüküyor, ramazan davulu ile gelmişler.
Kafasındaki taç, koşucu kadını terletmiyor mu? Tütü giymiş olanları da var. İki balerinimsi atlet geçti böyle.
Kadınlar çoğaldılar…
Éva bunlardan hangisi acaba?
Formasının önünde numarası olacakmış söylemişti. Geçen sene “Öğretmen” yazdırmış numarasının altına, bu sene ise ismi yazıyormuş…
Numara hani okunaklı olmak zorundaydı. Güya numarasını düzgün takmayan yarışmacıya 10 dakika geç kalma cezası uygulanıyordu.
Hiç birinin numarası okunmuyor. Okunaklı olan ya çok hızlı geçiyor ya da benim sözüm seçemiyor.
“5374- Éva” atletli atleti bulamayacağım ayan beyan ortada artık.
Hiç değilse o beni fark etsin.
Destekçisi olarak en garantili yol, tüm kadın sporculara Éva muamelesi yapmak. Uzunu, kısası ,sarışını, esmeri fark etmiyor. Her kadın koşucuya bağırıyorum:
HAJRÁ ÉVA!!!! HAYDİ EVA!!!
En sona kilolular kalmış. Onlar da geçiyorlar. Artık koşan kalmıyor. Müzik de sustu…
Ne yapacağımı bilmez bir haldeyken telefonumun ekranına Éva’nın fotoğrafı düşüyor. İpi göğüslemiş.

Çalıştım, didindim, bir dolu bilgi edindim, tezahürat yapamadım, sesimi duyuramadım. Yine de sevinçliyim…
Arkadaşlık neydi? Arkadaşlık iyilikti, sevgiydi. Arkadaşlık emekti!
-Bitti-
Kimin birinci olduğunu yazmadığımı fark ettim. Çünkü Éva benim gönlümün birincisi. Yine de eksik kalmasın yazalım:
- Rekor kırılmamış. Kadınlarda, Zita Kácser (ikinci kez kazanmış) koşuyu 1 saat 17 dakikada tamamlamış. Erkeklerde, Kenya’dan Kosgel Mathew, Kenyalı yarı maratonu 1 saat 6 dakikada koşmuş, 25 saniye arkasından gelen Macar Gáspár Csere de ikinci olmuş.
Oldu olacak, 33. Wizz Air Budapeşte Yarı Maraton’undan seçmece birkaç not daha…
- 85 yaşındaki Imre Kenyér, 21.1 kilometrelik koşuyu 2: 37: 23’te tamamlamış
- 80 yaşında 4 yarışmacı varmış. 66 yaşına ulaşmış 114 yarışmacı varmış.
- 5bin litre izotonik (sporcu içeceği) içecek 30 bin litre su ve bardak, 100 kg üzüm şekeri, 5200 adet muz dağıtılmış. Haliyle alınan sıvı durumuna bağlı olarak da 400 adet seyyar tuvalet.
Sunahan Develioğlu
‘Macaristan’ın Türk Akımı’nı uzatma isteği mantıklı’
Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın Türk Akımı’nın ülkesine kadar uzatılması talebini değerlendiren Rusya Ulusal Enerji Güvenliği Vakfı Genel Direktörü Konstantin Simonov, bu isteğin tamamen mantıklı olduğunu belirtti.
Macaristan’ın Rus gazını daha güvenilir ve konforlu güzergahtan almaya ilgi duyduğunu dile getiren Rus enerji uzmanı, “Bu yüzden Kuzey Akım 2 ve Türk Akımı yapımı tamamlandıktan sonra Rus gazının nasıl taşınacağı konusuyla yakından ilgileniyor. Zira Türkiye sınırlarına kadar gidecek gazın Avrupa tüketicilerine nasıl dağıtılacağına şimdi karar veriliyor” ifadelerini kullandı.
tr.sputnyiknews.com
29 Ekim Pazartesi – Dr. Gábor Fodor ile İstanbul’da Macar Mirası
Tur Tarihlerimiz:
29 Ekim 2018, Pazartesi
Dr. Gábor Fodor ile İstanbul’da Macar Mirası
Tarih boyunca İstanbul, Macarların bazen hayran oldukları, bazen korktukları bir yer olmuştur. Yüzyıllar boyunca, Macarların kaderi İstanbul’daki bazen Bizans İmparatorları, bazen de Osmanlı Padişahları tarafından belirlenmiştir.
Bu şehir tarih boyunca esir düşen Macarlara, tuzağa düşen ya da hata yapan Macar devlet adamlarına ev sahipliği yaptığı gibi, çoğu zaman ülkesinden kaçmak zorunda kalan Macarların sığındığı bir liman da oldu.
Osmanlı döneminde ilgili padişahların, Macar bağımsızlık hareketinin önderi II. Ferenc Rakoczi (1676-1735) ile Macar Özgürlük Savaşı önderlerinden avukat Lajos Kossuth (1802–1894) başta olmak üzere onların savaş arkadaşlarına kucak açması sonucu İstanbul ve diğer şehirlerde Macarların anılar bırakmasına vesile oldu.
İşte bu turda öncelikle İstanbul’da kalan Macar izlerini takip etmeye çalışacağız. Bunların hepsini takip etmemizin mümkün olmadığının bilincinde olarak, koşulların elverdiği ölçüde en kayda değer olanlarına yoğunlaşmaya çalışacağız.
Gezimizi İstanbul Macar Kültür Merkezi ile işbirliği içinde gerçekleştireceğiz. Macar Kültür Merkezi’nin direktörü Dr. Gábor Fodor bize eşlik edecek.
serifyenen.com.tr




























