Stanford Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü öğretim üyesi Burcu Karahan, Sabancı Üniversitesi Diller Okulu öğretim üyesi Engin Kılıç, Washington Üniversitesi Türkiye ve Osmanlı Çalışmaları Bölümü öğretim üyesi Selim S. Kuru ve Duisburg-Essen Üniversitesi Turkistik Enstitüsü öğretim üyesi Hilmi Tezgör ile Türkiye dışındaki Türkoloji çalışmaları üzerine konuştuk.
“Hollanda’da Türkiye Çalışmaları’nda doktora öğrencisi olarak, Japonya’da Türkçe bölümünde hoca olarak bulundum. Ayrıca Türkiye’de üniversitede Türkiye ile ilgili konulara eğilen birçok yabancı öğrenci ile çalışma fırsatım oldu. Bu tecrübeye dayanarak altını çizmek istediğim en önemli nokta şu: Türkoloji alanı tüm dünyada giderek küçülüyor. Bölümler kapanıyor, öğrencileri azalıyor, kaynakları daralıyor. Türkiye ile her düzeyde ilişkilerin (kimi zaman ‘sorun’ biçiminde de olsa) nispeten daha yoğun olduğu Avrupa ülkeleri için bile geçerli bu durum. Bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Ekonomik, siyasî, toplumsal ilişkiler yoğunken bunlara eşlik etmesi beklenebilecek akademik ilgilinin azalması, üzerinde düşünülmesi gereken bir durum.” Engin Kılıç’ın Türkoloji alanına olan ilginin giderek azaldığı yönündeki bu görüşüne konunun ilgililerinin dikkatini özellikle çekmek istiyoruz.





























Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto, yetkilerini kötüye kullandığı gerekçesiyle bir Macar konsolosu ‘istenmeyen insan’ ilan eden Ukrayna’ya, bu ülkenin bir konsolosunu sınır dışı ederek karşılık vereceklerini söyledi.
Macaristan Hükümet Sözcüsü Kovacs, Macar hükümetinin stratejik ortak olarak gördüğü Türkiye’nin jeopolitik ve stratejik olarak belirleyici bir ülke olduğunu söyledi.
Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Avrupa’nın demografik sorununun her geçen gün arttığını ve göç dolayısıyla yakın zamanda Avrupa’nın demografik yapısının ciddi şekilde değişeceğini söyledi.


