2026. Temmuz 27.
Türkinfo Blog Oldal 146

Budapeşte’de bir marketten içeri girdim ve…

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği organizasyonla ağustos ayının ikinci haftasında, Hun-Türk Büyük Kurultayı için Macaristan’ın başkenti Budapeşte’ye gitmiştim.

Hem kurultay, hem de Avrupa’nın turizm başkenti olan kentle ilgili izlenimlerimi yazmıştım. Macaristan’daki günlük yaşam ve ekonomisiyle ilgili bilgileri de bu yazımda aktarmak istiyorum.

Karpat ve Alp dağları arasındaki ülke verimli bir tarım arazisine sahip. Temel sektörleri tarım, ilaç, motorlu taşıtlar, bilgi teknolojisi, kimyasallar ve elektrikli ürünler ve tabii ki turizm. Ülke,  orta ve doğu Avrupa’nın en büyük elektronik üreticisi.  Eğitimli iş gücü nedeniyle çok uluslu şirketler yeni yatırımlarında bu ülkeyi tercih ediyor. Bu da ülkenin büyümesine katkı sağlıyor.

Örneğin; Budapeşte’den sonra gittiğimiz Kecskemét kentine fabrika kuran Mercedes firması, şehre 5 yıldızlı otel kurulmasına öncülük etmiş.

Kişi başına milli gelir 33 bin dolar, ortalama ücret1618, en düşük ücret ise 415 dolar.

Ülkedeki enflasyon son 24 yılın zirvesinde. Temmuz ayında yıllık TÜFE 13,7 artmış. Macaristan, Euro karşısında yüzde 8 değer kaybeden ve gelişen piyasa paraları arasında en kötü performans gösteren üçüncü para birimi.  Buna karşı politika faizini 800 baz puan yükseltilmiş.

Bunlar biraz teknik bilgiler.

Marketteki ve pazardaki durumunu da görmek istedik. Otobüsün hareketinden öncesi iki saatlik serbest zamanda yaya olarak Budapeşte’yi dolaştık. Kentin tarihi bölgeleri turist kaynıyor. Kafelerde yer bulmak zor.

Birlikte gezdiğimiz Marmara Gazetesi’nden Mustafa Efe, Anadolu Ajansı’ndan Uğur Ulu ile birlikte alışveriş ve fiyat karşılaştırması yapmak için bizim BİM, A100, Şok gibi marketlerin Avrupa’daki benzeri olan Alman şirketlerine ait süpermarkete girdik.

Türkiye’deki enflasyon tartışmaları sırasında,  Avrupa ve ABD’de de yüksek enflasyon olduğu argümanı gündeme gelir.  Amacım bunun gerçek olup olmadığını görmekti.

Oldukça kalabalık markette hemen temel gıda ürünlerinin olduğu bölüme yöneldik. Fiyatlara bakarken bir yandan da cep telefonundaki hesap makinasından TL’ye çevirip karşılaştırmasını yapıyordum. Temel gıda ürünleri bize göre ortalama gelirleri yüksek olmasına rağmen oldukça ucuzdu. Mesela patates ve soğanın kilosu ve 500 gram ekmek 9 lira civarındaydı. Süt 13, bütün tavuğun kilosu 64 lira, bizde ancak şarküterilerde bulacağımız kalitede peynir ise 80 liraya satılıyordu. Şeftalinin kilosunun 25, domatesin 18 lira olduğu markette bize göre pahalı ürünler de vardı. Paketlenmiş bisküvi, çerezler, cips türü yiyecekler ise Türkiye’nin iki katı fiyatına geliyordu.

Daha sonra fiyat karşılaştırması sohbeti ettiğimiz Mustafa Efe, sık sık yurt dışına çıktığı için temel gıda maddelerinin ucuz olma gerekçesini anlattı. Devlet,maaş artışı yerine  bu ürünleri sübvanse ediyormuş ve o yüzden ucuzmuş.

Geçenlerde toplu taşıma araçlarındaki sübvansiyon uygulamasının Almanya örneğini okumuştum. Orada da devlet sübvansiyonuyla aylık kart ücreti 9 Euro’ya indirilmiş, enerji krizine rağmen bundan vazgeçilmiyor ve kaynak bulmak için makam araçlarında tasarruf yapılması öngörülmüş.

İşin özü; Macaristan’da da enflasyon var ama bizden yüksek ücret almalarına rağmen devletin sübvansiyonu sayesinde temel gıda hala ucuz.

TUNA KIYISINDA BİR DAİRE ÖZLÜCE’DEN DAHA UCUZ

Budapeşte gezisinin en keyif aldığımız bölümü, türkülerimize konu olan Tuna nehri üzerinden yaptığımız şehir turuydu. Türk girişimcilerle dünyanın dört bir yanında karşılaşmak mümkün. Bunlardan biri de Bursa heyetini gezdiren teknenin sahibiydi. Macaristan’a yüksek öğrenim için gelen girişimci, daha sonra buraya yerleşmeye karar vermiş. Ailesi Ege kıyılarında aynı işi yapan genç, tekneyle dünyanın dört bir yanından gelen turistleri gezdirerek para kazanıyor.

Tekne turu sırasında, oldukça iyi Türkçe bilen rehberimizin daire fiyatlarıyla ilgili söyledikleri bizi şaşırtmadı desem yalan olur. Tuna nehri boyundaki tarihi yapıların büyük çoğunluğu başta üniversiteler olmak üzere eğitim kurumlarına tahsis edilmiş. Yeni binaların yapımına ise izin verilmiyor.  Betonarme binaların yenilenmesi için izinler birkaç kurumun onayından geçmek zorunda. Yeni bina olarak finans kurumları ve çok uluslu şirketlerin Budapeşte merkezleri yer alıyordu.

Rehberimiz, 14 katlı bir binayı göstererek, yapımı sırasında büyük tartışmalar yaşandığını anlattı. Bizdeki örnekler aklımıza gelince sadece gülümsedim. Aslında bina hiç de tarihi silueti bozmuyordu.

Peki, daire fiyatları nasıl?

200 bin dolara üç oda bir salon üstelik Tuna nehri manzaralı daire satın alabiliyorsunuz. Yani bizim Özlüce ve 23 Nisan mahallesiyle aynı fiyata. En çok da buna şaşırdık.

RALLİ ARACINI BUDAPEŞTE’DE GÖRMÜŞTÜK…

Macaristan gezisi sırasında; Budapeşte Büyükelçimiz Gülşen Karanis Ekşioğlu, rezidansında Bursa heyetini ağırlamıştı. Rezidanstan ayrılırken kapıdaki ralli aracı dikkatimizi çekmişti. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan’ın önünde fotoğraf çektirdiği araçla ilgili gelişmeleri sorunca öğrenmiştik.  21 Ağustos’ta Budapeşte’den başlayacak Tuna’dan Orhun’a İpek Yolu Rallisi’ne katılacak araçmış.

Bizim heyet döndükten sonra startı verilen ralli devam ediyor ve 25 Ağustos’ta da Bursa etabı yapılacak.  İlk kez düzenlenen ve yaklaşık 9100 kilometre etaba sahip ‘Tuna’dan Orhun’a İpek Yolu Rallisi’, 3.5 hafta sürecek. 5 ülkeden 15 aracın katıldığı rallide 30 yarışmacı bulunuyor. Dışişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı, Uluslararası Türk Kültür Teşkilatı (TÜRKSOY) ve Doğu Batı Dostluk ve Barış Rallisi Derneği işbirliğinde düzenlenen uluslararası organizasyona, Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür A.Ş. dedestek veriyor.

Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de Gül Baba Türbesi’nden start alan Tuna’dan Orhun’a İpek Yolu Rallisi, Doğu Batı Dostluk ve Barış Rallisi Derneği Başkanı Nadir Serin’in öncülüğünde Tuna Nehri’ni takiben sırasıyla Sırbistan ve Bulgaristan üzerinden Balkanlar etabını tamamlayarak Türkiye’ye giriş yaptı.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın karşılayacağı yarışmacılar, tarihi belediye binasındaki startın ardından el haritalarıyla Osman Gazi ve Orhan Gazi türbeleriyle, Abdal Simit Fırını ve Zindan Kapı Müzesi’ni turlayarak, Tuna’dan Orhun’a İpek Yolu Rallisi’nin Bursa etabını tamamlayacak.

Yarışmacılar; daha sonra sırasıyla Eskişehir, Ankara, Tokat, Ordu, Trabzon, Rize ve Artvin’e varacak. İpek yolu rallisi, Gürcistan ve Azerbaycan üzerinden Kazakistan ve Özbekistan’ın geçilmesi ile Kırgızistan’da son bulacak.

Namık Göz – Bursa Hakimiyet

Macaristan’daki nüfus sayımında ateistler dünya görüşlerini yansıtabilmek istiyor

Macaristan Ateist Toplumu 10 yıllık yeni nüfus sayımı öncesinde dini inanç taşımayan Macarların sayım sırasında bu durumu açıkça dile getirebilmeleri için kampanya başlattı. Kampanyanın amacının Macar halkının gerçek kanaatini yansıtması olduğu ifade edildi.

Macaristan Ateist Toplumu Başkanı Gaspar Bekes vaftiz olmasına rağmen Hristiyanlık dinine ait olmadığını düşünenlerden ateistlerden, şüphe duyan agnostiklerden bunu üstlenmelerini istedi.

Halkın bir dinin mensubu varsayıldığını belirten Bekes, bu nedenle nüfus sayımında Macarların ilk önce dindar olup olmadıklarını, ardından inançlı ve inançsız kişilerin Katolik, Reformist, Evanjelik vb gibi mezheplerini ve ayrıca ateist, hümanist, agnostik vb şekilde dünya görüşlerini işaret edebilmelerini talep ediyor.

Ülkede yeni nüfus sayımı ekim ayında yapılacak. Macaristan Ateist Toplumu’nun birkaç gün önce başlattığı kampanya için şimdiden bir milyon forint (yaklaşık 2 bin 500 euro) bağış yapıldı. Toplum, topladıkları bağışlarla sokak posterleri hazırlamayı, sosyal medyada kampanya başlatmayı ve Macaristan İstatistik Kurumu’yla soru yöntemiyle ilgili temasa geçmeyi planlıyor.

Orban politikalarını Hristiyanlığa dayandırıyor

Macaristan’ın Hristiyanlık geleneği olduğunu ifade eden Başbakan Viktor Orban, politikalarını Hristiyanlığa dayandırıyor. Macaristan’daki 12 yıldır iktidarda olan Fidesz Partisi, Hristiyanlık inancını ve dindarlığı önemli görüyor.

2011 yılında yapılan son nüfus sayımında Macarların yüzde 54’ü kendilerini Hristiyan olarak ifade etti. Ancak yüzde 15’ten azı düzenli olarak dini gerekleri yerine getirdiğini, yüzde 20’den azı ise vergileriyle bir kiliseyi desteklediğini belirtti.

Öte yandan yüzde 10’luk bir kesim kendini öğretilere göre inançlı olarak tanımlarken, yüzde 49’luk bir kesim “kendine göre inançlı” olduğunu dile getirdi.

Median araştırma şirketinin verilerine göre ise halkın yaklaşık yüzde 12’si en az ayda bir kez, yüzde 15’i de yılda birkaç kez kiliseye gidiyor. Her iki yılda bir yapılan Avrupa Sosyal Anketi’ne göre Macaristan’da dini inanç taşıyan kişi sayısı yüzde 48 olarak ölçüldü.

Şirketin yöneticisi Hann Endre Euronews’e yaptığı açıklamada nüfus sayımlarında insanların dinle ilgili soruları yanıtlamaktan kaçındığını, çünkü böyle resmi bir araştırmada kişisel ve özel bilgileri paylaşmak istemediğini belirtti.

Euronews

Trabzonspor’un UEFA Avrupa Ligi H Grubunda rakipleri: Kızılyıldız, Monaco ve Ferencvaros

UEFA Avrupa Ligi’nde kuralar çekildi. İlk karşılaşmalar 8 Eylül’de oynanacak.

Avrupa Ligi kura çekimleri bugün İstanbul’da Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşti.

Temsilcilerimiz Fenerbahçe ve Trabzonspor’un rakipleri belli oldu.

Trabzonspor’un rakipleri kim?

Trabzonspor’un Avrupa Ligi H grubundaki rakipleri, FK Crvena Zvezda (Kızılyıldız), Monaco ve Ferencvaros.

Gyulai városnézés

Macaristan’da meteoroloji yetkilileri yanlış hava durumu tahmini nedeniyle görevden alındı

Macaristan’ın en büyük milli bayramı olan 20 Ağustos’ta ulusal çapta düzenlenecek kutlamalar kapsamında başkent Budapeşte’de yapılması planlanan havai fişek gösterisi, meteorolojinin “yağmur ve fırtına olacak” tahmini üzerine 27 Ağustos’a ertelendi.

Ancak havai fişek gösterisinin planlandığı saatlerde tahmin edilen yağmur ve fırtına gerçekleşmeyince, Meteoroloji Genel Müdürü Kornelia Radics ve yardımcısı Gyula Horvath dün görevden alındı.

Kararı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Laszlo Palkovics kamuoyuna duyurdu.

Hükümet yanlısı medya, yanlış hava durumu tahmininin sorumlularından hesap sorulmasını istemişti.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, havai fişek gösterisinin iptali sonrası açıklama yapmış, eldeki veriler üzerinden hazırlanan modellerin büyük olasılıkla fırtınaya işaret ettiğini açıklamıştı.

Kurum, raporlarını da bu yüksek olasılık üzerinden hazırladığını belirtip, yanlış tahmin için özür dilemişti.

Sonuçta bilimsel modelleme yapılsa da, hava durumu bir tahmin işiydi ve gösterileri iptal edenler meteoroloji yetkilileri değil, organizatörlerdi.

Meteoroloji yetkilileri, “Biz uzmanlık kuruluyuz, icracı değiliz” diyorlardı.

Tepkiler ne oldu?

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 15 daire başkanı, kurumun en üst düzey iki yetkilisinin görevden alınması üzerine bir bildiri yayımladı.

Daire başkanları, kurumun üzerinde büyük bir baskı oluştuğunu vurgulayarak hükümetin kararını protesto etti.

Daire başkanları ayrıca 2006 yılında havai fişek gösterisinin başladığı anlarda ansızın kopan ve gösterileri izleyen 6 kişinin ölmesine ve onlarca kişinin yaralanmasına neden olan fırtınayı hatırlattı.

O tarihten sonra meteorolojiden kutlamalar öncesi rapor istendiğini vurgulayan daire başkanları bu yılki kutlamalar için de hava durumu modelleri hazırladıklarını ancak bu tür tahminlerde her zaman bir esneklik payının var olduğunu kaydetti:

“Biz sahip olduğumuz verileri en iyi şekilde değerlendirip görevimizi yaptık. Şimdi bu modelleri bağımsız kurumlar incelesin; hatamız var mı, yok mu saptansın. Soruşturma sonuçlanana kadar da görevden alma kararı iptal edilsin.”

20 Ağustos’un önemi

20 Ağustos, Macar devletinin 1000 yılındaki kuruluşunun yıl dönümü olarak kutlanıyor. Farklı tarihsel dönemlerde farklı yoğunlukta da olsa her dönem kutlanan bayram, ulusal ve geleneksel değerlerin çok öne çıktığı Başbakan Viktor Orban döneminde özellikle büyük etkinliklere sahne oluyor.

Bu yılki kutlamalarda da şimdiye kadarki en görkemli havai fişek gösterilerinin yapılacağı duyurulmuştu. Bu gösterilerin maliyeti Parlamento’da da gündeme gelmiş, hükümet muhalefetin bu konudaki sorularını yanıtlamamıştı.

Muhalefet ekonomik kriz nedeniyle bu yıl gösteriler için harcanacak paranın sosyal projeler için değerlendirilmesini önermiş ancak öneri hükümet tarafından kayda değer bulunmamıştı.

Tarık Demirkan – BBC

Macar Vodafon Şirketi 1,8 milyar Euro’ya satılıyor

Macar telekomünikasyon sektöründe sürpriz bir el değiştirme işlemi gerçekleşecek.

Dün imzalanan ön anlamaya göre, Macar kamu şirketi Corvinus Zrt, yine devlet tarafından desteklenen bir başka Macar şirketi olan 4iG ile birlikte Vodafon’un Macaristan ayağını satın alıyor.

İşlemin toplam bedeli 715 milyar forint, yani yaklaşık 1.8 milyar Euro!

Yeni oluşacak kamu sermayeli telekomünikasyon şirketinin % 49’u kamu mülkiyetinde olacak.

Böylece Macar telekomünikasyon sektöründe kamu mülkiyetinin oranı önemli bir şekilde artıyor. Aynı zamanda bu gelişme ile Macaristan’da ikinci en büyük mobil ve sabit iletişim şirketi ortaya çıkmış oluyor.

aurevoir. – Örvény

Edit Tasnadi’ye Macar Altın Liyakat Onur ödülü verildi

Türk-Macar kültürel ilişkilerinin gelişmesine uzun yıllardır değerli katkılarda bulunan Edit Tasnadi Türkoloji çalışmalarıyla ve Türk edebiyatından yaptığı çevirilerle tanınıyor.

Budapeşte merkezli Macar- Türk Dostluk Derneği’nin kurucularından olan Tasnadi, uzun yıllar Budapeşte Radyosu Türkçe yayınlarında ve ardından da ELTE Üniversitesi’nde ve Ankara Üniversitesi Hungaroloji kürsüsünde çalışmıştı.

Edit Tasnadi’yi Türkinfo olarak gönülden kutluyor, sağlıklı yıllar ve çalışmalarında başarılar diliyoruz.

Dünya Devi BMW Group, Macaristan’daki Yatırımında Yapı Merkezi’ni Seçti

Dünya çapında başarılı projelere imza atan Yapı Merkezi, çok uluslu lüks araç ve motosiklet üretimindeki dev markalardan BMW Group’un Macaristan’da faaliyet gösterecek üretim tesislerinde inşaat projelerini üstlendi.

Yapı Merkezi’nin TOGG üretim tesisindeki olağanüstü çalışma kalitesinden son derece etkilenen dünya devi BMW Group, Macaristan’ın Debrecen şehrinde faaliyet gösterecek olan araba üretim tesislerinin inşaası için Yapı Merkezi ile çalışmaya karar verdi. BMW Group’un Macaristan’da faaliyete geçecek olan araba üretim tesislerinin Body Shop (TKB) ve Press Shop (TU) binalarının anahtar teslim yapım işleri, Yapı Merkezi’nin bir Avrupa Birliği ülkesinde lüks segmentte dünyanın en büyük otomotiv devlerinden biri için üstlendiği bu proje, endüstriyel binalardaki tecrübesinin ve kalitesinin tescil simgesi olması açısından da ayrı bir önem de taşıyor.

Çok uluslu lüks araç ve motosiklet üreticisi BMW Group ve Yapı Merkezi bu önemli projenin imzalarını 17 Ağustos 2022 tarihinde Budapeşte’de gerçekleştirilen törenle attılar. Tören, Yapı Merkezi Holding CEO’su Aslan Uzun, Teklif Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Saatçi, Nitelikli Binalar Uygulama Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Demirer, Teklif Direktörü Erkut Karagöz ve Proje Koordinatörü Koray Karahasanoğlu’nun katılımıyla gerçekleşti.

Kaynak ve devamı

16,474FansLike
639FollowersFollow