2026. Ağustos 3.
Türkinfo Blog Oldal 300

Macar Edebi Eserlerinin Türkiye’de Tarih Derslerinde Kullanımı Çalıştayı

Öğretmenlerin tarih ve sosyal bilgiler dersi tarih konularında edebi ürünlerin kullanımı üzerine temel becerilerini artırmak hedefi ile 24 Kasım’da Macar Edebi Eserlerinin Türkiye’de Tarih Derslerinde Kullanımı Çalıştayı düzenleniyor.

Bu bağlamda çalıştayda teorik bilginin aktarımının ardından seçeceğiniz roman grubunda etkinliği nasıl geliştireceğiniz uygulamalı olarak deneyimlenecektir.

Seçeceğiniz grup çalışmasında kullanılacak romanın sizler tarafından okunması tavsiye edilmektedir.
24 Kasım 2019 Pazar Saat 13:00-17:00
Üsküdar Altunizade Kültür ve Sanat MerkeziPanel: 13:00-14:00
Macar Edebiyatında Tarihsel Roman
Moderatör: Prof. Dr. Mesut Şen
Erika Veres – Erdal ŞalikoğluPanel: Tarihsel Romanların Tarih ve Sosyal Bilgiler Derslerinde Kullanımı 14:15-15:15
Moderatör: Dr. Öğrt. Üyesi İrem Pamuk
Dr. Öğrt. Üyesi Akif Pamuk – Dr. Öğrt. Üyesi Genç Osman İlhan

Atölyeler 15:30-17:00
a) İlk Çağ Tarihi Konularının Öğretimi – Tabantepenler – István Csörsz ( Kolaylaştırıcılar: Köksal Muç, Serdar Erdem)
b) Ortaçağ Tarihi Konularının Öğretimi – Anlaşılmayan İnsan – Géza Gárdonyi (Kolaylaştırıcılar: Mehtap Koldaş, Cahide Kayış)
c) Osmanlı Klasik Dönem Konularının Öğretimi- Padişahın Kaftanı – Kálmán Mikszáth (Kolaylaştırıcılar: İlkem Atakişi, Cafer Bilal Üreyil)

Başvuru formu için buraya tıklayabilirsiniz.
Sayfa Görüntülenme: 17

Kaynak: www.sivilsayfalar.org

Her güzel gol bana seni hatırlatıyor

Ferenc Puskas: “Bir balon gibiydim. Başkan Bernabeu ile ilginç bir diyaloğa girdik. O İspanyolca ben Macarca konuşuyordum. Sonunda el kol işaretleriyle ona dedim ki ‘Şu halime bak. Kilo fazlam var.’ O da bana dedi ki ‘Bu benim değil senin problemin.’ Ve bana hemen 5 bin dolar verdi.”

Diğer oyunculara oranla daha ufaktı. Kilosu mu? Diğer tüm meslektaşlarına oranla fazlaydı. Hani kısa ve tıknaz derler ya, tam o tanıma uyuyordu. Futbolcu olmasına karşın diğer arkadaşları göz önüne alındığında hızlı da değildi. Peki, bu yazıya nasıl konu olabilirdi ki? Eğer adınız Ferenc Puskas’sa bu yazı da neymiş tüm futbol tarihine konu olursunuz. Zaten oldu da. Çünkü akıl almaz bir sol ayağı, inanılmaz bir gol koklama dürtüsü vardı. Kariyerinin başında 354 maçta 357 gol atması bundandı.

Zaten bu sayede adı golle özdeşleşmiş, 18 kilo fazlasına karşın her dönemin devi olan Real Madrid’e transfer olmuştu. Daha doğrusu Real Madrid’in yolunu tutmuştu. Zira kendisinin de dediği gibi, kariyeri boyunca ne alındı ne de satıldı. Real Madrid de Büyülü Macar’ı kadrosuna katmak için hiç para ödememişti. “Aslında çok kiloluydum. Hatta futbol oynayamayacak kadar kiloluydum. Normal halime gelmek için zamana ihtiyacım vardı. Ama bir gün sonra kendimi Real Madrid’de buldum. Bir balon gibiydim. Başkan Bernabeu ile ilginç bir diyaloğa girdik. O İspanyolca ben Macarca konuşuyordum. Sonunda el kol işaretleriyle ona dedim ki ‘Şu halime bak. Kilo fazlam var.’ O da bana dedi ki ‘Bu benim değil senin problemin.’ Ve bana hemen 5 bin dolar verdi.”

Ferenc Puskas, 19454’te milli formayla…

Tabii bu kiloların bir sebebi vardı. Macar futbolunun yükselişte olduğu dönemlerdi. Puskas’ın takımı Honved, Avrupa Kupası maçı için İspanya’ya gitmişti. Macaristan ise içten içe kaynıyordu. Yıl 1954’tü. Halk hareki başlamıştı. Puskas ve diğer bazı futbolcular ise Macaristan Devrimi’ni desteklediklerini açıklamışlardı. Bu sebeple Macaristan Futbol Federasyonu ile Puskas arasındaki bağ koptu. Puskas, Macaristan Futbol Federasyonu’nu tanımadığını açıkladı. Ama artık ülkesine de dönemezdi. Hayati tehlikesi vardı. Bu sebeple Puskas, Bilbao ile deplasmanda oynadıkları maçtan sonra Macaristan’ın işgal edilmesi sebebiyle ülkesine dönmemiş, Viyana’da iltica etmişti. İki yıl boyunca Avrupa’da ülke ülke dolaştı. Tarihin gördüğü en büyük golcülerden biri olmasına karşın hiçbir takımla sözleşme imzalamadı. Tabii FIFA’nın verdiği ceza da bir imza atılmasına engeldi. Onun ise tek derdi, eşi ve karısının da Macaristan’dan kurtarılmasıydı. İşte bu yüzden kilo almıştı Puskas.

Puskas’ın Real Madrid lisansı…

Bu şartlar altında Real Madrid’e imza atmıştı. Ve hem yaşı hem de kilolu olması gerçekten sadece onun sorunu olabilirdi. Zira rakipleri için başka bir sorun vardı. Puskas’ın durdurulamaz oluşu. Los Galacticos (Her ne kadar lakapları o zaman bu olmasa da) forması ile çıktığı 372 maçta 324 gol atmasını başka türlü açıklamak da mümkün değil zaten.

39 yaşına kadar sürdürdüğü kariyeri gibi sonrası da Puskas adı için parıl parıldı. 1998 yılında yani futbolu bıraktıktan 22 sene sonra FIFA Onur Listesi’ne dahil edildi. Bir sene sonra ise 20. yüzyılın en iyi 6. oyuncusu olarak şereflendirildi. Ama belki de en büyük onur ise 2009 yılından bu yana adına verilen Puskas Yılın Golü Ödülü.

Puskas, Real Madrid formasıyla…

Macaristan’da komünizm bitene kadar da ülkesine dönmemişti. 25 sene ülkesinden uzakta yaşadı. Aslında dönmemeye de kendi kendine söz vermişti. Çünkü, olabilecek en zorlu dönemlerde politik görüşünü açıkladığı için, armasını gururla taşıdığı ülkesinden, ailesinde ve sevdiklerinden ayrı bırakılmıştı. Ama o dönüşte öyle bir karşılama yapıldı ki, 25 senelik hasret eridi gitti. Halen Macaristan’da hangi siyasi görüşten olursa olsun neredeyse herkes için bir Büyülü Macar var: Puskas. Dünyanın tüm futbol paydaşları için ise yılın golünü onurlandıracak tek bir isim var: Puskas.

Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deki Puskas heykeli…

Hayat onu son dönemlerinde de kolay yoldan sınamadı. 6 yıllık zorlu bir Alzheimer hastalığı süreci sonrasında 79 yaşında aramızdan ayrıldı. Ardında milyonlarca seven, yüzlerce gol ve gollere ilham olan bir isim bıraktı. 20. yüzyılın en çok tanınan Macar’ı olan Puskas, bundan tam 13 sene önce, 17 Kasım 2006’da hayatını kaybetti. Adı her atılan güzel golde hatırlanıyor. Hatırlanmaya da devam edecek…

Onur Salman  – gazeteduvar

Ülkeler arasındaki müzik köprüsü: Sultanita Band

Sultanita Band grubunun iki müzisyeni Anita ve Zsolt. Almanya’da yaşayan macar bir çift, Türkçe müzik çalıyorlar ve şarkılar söylüyorlar. Bu nasıl olabilir?

Başlangıcı çok ilginç: genç adam, ismi Zsolt Biró (aynı zamanda bir Türk arkadaşının verdiği Ömer ismini de kullanıyor) Budapeşte’de sokakta yürürken bir restorandan müzik duymuş ve beğenmiş. Arap müziği olduğunu düşünmüş, ancak Arap sanatçıların yorumuyla bir Türk şarkısı olduğunu öğrenmiş. O kadar hayran kalmış ki, Türk müzik ustasından ud çalmak için dersler almaya başlamış. Bilgisini derinleştirmek için İstanbul, Konya ve Kapadokya’da Türk müziği ile tanışmaya devam etmiş.

Eşi, Anita Szatmári ile tanıştıktan sonra birlikte müzik çalmaya başlamışlar. Uzun bir sürede Sultanita Duo adı altında enstrümantal müzik çalmışlar, ancak sonra sözleri araştırmaya ve öğrenmeye başlamışlar.

Grup, Türk halk müziği, klasik müzik ve tasavvuf müziği de çalıyor. Amaçları, Türk müziği geleneklerini modern sesle harmanlamak, böylece bu harika müziği daha fazla insanlarla tanıştırmak istiyorlar. Müziğin halklar, ülkeler ve kültürler arasında bir köprü olduğunu düşünüyorlar.

Grubun üçüncü üyesi Faruk Giley davul ve darbuka çalıyor, yaklaşık 6 ay önce gruba katılmış. Faruk, Tekirdağ doğumlu, ve müzisyen bir aileden geliyormuş. Eskiden İstanbul Kumpanya, Burhan Öcal Trakya All Stars ve Baba Zula isimli gruplarda calışmış. 2018’den beri Almanya’da yaşamaktamış. Grubun en yeni üyesi Türk kökenli klarnetçi, saksafoncu, şarkıcı Atilla Öztürk.

Şimdi müzik dinleme zamanı.

Grubun Youtube kanalını, ilgilenen herkese güzel melodileri dinlemek için tavsiye ediyorum.

Türkiye ziyaretleri sırasında Osmanlı müziğiyle de karşılaşmışlar. Bu eski melodileri gençlere tanıtmak amaçıyla Zsolt “Oudviber” adlı tek kişilik projesi ile başlatmış. Eski saraydaki hissi elektronik müzikle birleştirmiş.

Sultanita İstanbul, Ankara, Konya ve Kapadokya’da konserler vermiş ve Budapeşte’deki Yunus Emre Enstitüsü’nde performansları sergilemiştir. Seyirciler ile Almanya’da şimdiye kadar küçük konserlerde ve etkinliklerde tanışmışlar.

Çalışmaları gerçekten dikkat çekicidir. Umarım yakında Macaristan’da veya Türkiye’de bir konserde görme şansımız olacaktır.

Erdem Éva – Türkinfo

Macar Kültür Merkezi’nden iki etkinlik

Macar Kültür Merkezi, Macaristan İstanbul Başkonsolosu László Keller’in de katılacağı iki etkinlik düzenliyor.

Macar Kültür Merkezi, “Through the Waves of Danube” konulu sempozyum düzenleyecek. Sempozyumun dilinin İngilizce olacağı etkinlik, Beyoğlu’nda bulunan Anamed’te 20 Kasım’da saat 10.00’da başlayacak.

Macar Teknik ve Ulaşım Müzesi ve Macar Kültür Merkezi’nin ortak düzenleyeceği ‘Doğu’ya açılmak’ sergisi ise 21 Kasım 2019’da saat 19:00 Macar Kültür Merkezi’nde başlayacak. Sergi 21 Kasım 2019- 1 Şubat 2020 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.

Kaynak: tele1.com.tr

2019 yılının en iyi doğa fotoğrafları

En iyi fotoğraflar arasında Macar fotoğrafçı Csaba Daróczi’nin bir çalışması da var.
© Fotoğraf: Giacomo Redaelli / NPOTY 2019
2019 Yılının Doğa Fotoğrafçısı Yarışması’nın Gençlik kategorisinde birincilik kazanan İtalyan yarışmacı Giacomo Redaelli’nin ‘5 Numaralı Senfoni’ isimli fotoğrafı.
© Fotoğraf: Alexey Zozulya / NPOTY 2019
2019 Yılının Doğa Fotoğrafçısı Yarışması’nın Su Altında kategorisinde birincilik seçilen Rus fotoğrafçı Alexey Zozulya’nın ‘Gökyüzüne Doğru’ isimli fotoğrafı.
© Fotoğraf: Alexey Zozulya / NPOTY 2019
2019 Yılının Doğa Fotoğrafçısı Yarışması’nın Su Altında kategorisinde birincilik seçilen Rus fotoğrafçı Alexey Zozulya’nın ‘Gökyüzüne Doğru’ isimli fotoğrafı.

© Fotoğraf: Luke Massey / NPOTY 2019
2019 Yılının Doğa Fotoğrafçısı Yarışması’nın İnsan ve Doğa kategorisinin kazananı İspanyol fotoğrafçı Luke Massey’nin ‘Yalnız’ isimli görüntüsü, Bali’deki Denpasar hayvan pazarında çekildi.

© Fotoğraf: Gheorghe Popa / NPOTY 2019
2019 Yılının Doğa Fotoğrafçısı Yarışması’nda Fred Hazelhoff Portfolio Ödülü’ne layık görülen Romanyalı fotoğrafçı Gheorghe Popa’nın görüntüsü.
© Fotoğraf: Csaba Daróczi / NPOTY 2019
2019 Yılının Doğa Fotoğrafçısı Yarışması’nı kazanan Macar fotoğrafçı Csaba Daróczi’nin ‘Atlayış’ çalışması.
© Fotoğraf: Ales Krivec / NPOTY 2019
2019 Yılının Doğa Fotoğrafçısı Yarışması’nın Manzara kategorisinin kazananı Slovenyalı fotoğrafçı Ales Krivec’in ‘Fırtınalı Gün’ isimli görüntüsü.
© Fotoğraf: Simone Baumeister/ NPOTY 2019
2019 Yılının Doğa Fotoğrafçısı Yarışması’nın Doğal Sanat kategorisinin kazananı Alman fotoğrafçı Simone Baumeister’in çalışması.
© Fotoğraf: Stefano Quirini / NPOTY 2019
2019 Yılının Doğa Fotoğrafçısı Yarışması’nın Memeliler kategorisinin kazananı İtalyan fotoğrafçı Stefano Quirini’nin ‘Kar Altında’ isimli çalışması.

© Fotoğraf: David Frutos Egea / NPOTY 2019
2019 Yılının Doğa Fotoğrafçısı Yarışması’nın Bitkiler ve Mantarlar kategorisinde birincilik kazanan İspanyol fotoğrafçı David Frutos Egea’nın çalışması.

Forrás: tr.sputniknews.com

Face Team: Basketbolun sihirbazları

Face Team, Macaristan’daki özel gösterileri ve eğlenceli spor şovları ile ilk ve tek akrobatik spor tiyatrosudur. Takımda akrobatik basketbol, hentbol ve basketbol, top hokkabazlığı bulunuyor. 2004 yılında kurulan grup 18 üyeden oluşmaktadır.

Face Team Takımları Macaristan ve dünya çapında prestijli spor etkinlikleri, tiyatro ve sirk festivallerinde sahne aldı. NBA ve FIBA tarafından birçok kez davet edildiler.

Takımın üyelerinin 10 farklı basketbol ve trambolin konulu rekoru Guinness Rekorlar Kitabı’nda yer alıyor.

Face Team Vlogs kanalı ve videolarını dünya çapında 10 milyondan fazla insan izledi.

2019 Eylül’de, dünyanın en iyi takımları Budapeşte’de Face Team tarafından organize edilen şampiyonada bir araya geldiler.

Kaynak: faceteam.hu

Éva Erdem – Türkinfo

Türk Konseyi’ne diplomatik dokunulmazlık

Macar hükümeti, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’ne Budapeşte’de temsilcilik açılması için meclise yasa tasarısı sundu. Tasarıda temsilcilik ve çalışanlarına diplomatik dokunulmazlık öngörülmesi dikkat çekti.

 

 

Macar hükümeti, kısa adı Türk Konseyi olan Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin başkent Budapeşte’de bir temsilcilik açması için harekete geçti.

Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto’nun Çarşamba günü meclise sunduğu yasa tasarısı, temsilcilik ve çalışanlarına tam diplomatik dokunulmazlık tanınmasını öngörüyor. Diplomatik statü tanınması, temsilcilik çalışanlarının cezai işlemlerden, vergi ve gümrükten muaf tutulması, ayrıca temsilcilik binasına polisin girememesi anlamına gelecek.

Tasarıda bu adımın “Macar halkı ve Türki halklar arasındaki yakın tarihi ve kültürel bağlar” ışığında atıldığı belirtildi.

Devamı

AB’nin müstakbel genişleme komiseri Macar Varhelyi’n Orban’a sadakati Türkiye’ye olumlu yansır mı?

Geçtiğimiz Perşembe günü Avrupa Birliği’nin (AB) yeni Komisyon Başkanı olacak olan Ursula von der Leyen ekibinin genişlemeden sorumlu komiser adayının Macaristan AB Büyükelçisi Oliver Varhelyi olacağını doğruladı.

 

 

Varhelyi’nin görev mektubunda Arnavutluk’un ve Kuzey Makedonya’nın AB hedefinden vazgeçmesine müsaade edilmeyeceği ve Avrupa’nın radarında tutulacağı açıkça belirtildi.

Balkan ülkelerini radarda tutma çabası devam edecek
Ekim ayında gerçekleşen AB zirvesinde bu iki Balkan ülkesine üyelik müzakereleri yolunu açmayan devlet liderlerinin kararı nedeniyle von der Leyen hayal kırıklığını Berlin’de Merkel ile birlikte yaptığı bir basın toplantısında dile getirmiş ve Balkan ülkelerinin birlikten uzaklaşmamaları için çabalamaya devam edeceğini duyurmuştu.

Arnavutluk ve Kuzey Makedonya uzun bir bekleyişin ardından AB müzakerelerine başlamak için gün sayıyordu ancak Fransa, Danimarka ve Hollanda bu süreci bloke ederek beklentileri suya düşürdü.

Şimdi soru Varheyli’nin genişleme komiseri olması halinde tam olarak nasıl bir yol izleyeceği ve Balkan ülkeleri ile birlikte Türkiye’ye karşı nasıl bir yaklaşım sergileyeceği.

Devamı

16,474FansLike
639FollowersFollow