2026. Ağustos 3.
Türkinfo Blog Oldal 299

Macaristan’da bir ilk

Macar Savunma Kuvvetleri’ne iki adet H145M helikopterlerinin teslimatının yapıldığı açıklandı.

Airbus tarafından yapılan açıklamada, Macaristan ordusuna 20 adetlik H145M siparişinden ilk iki helikopterin teslimatının yapıldığı duyuruldu.

 

 

Airbus Helicopters tarafından geliştirilen H145M helikopterlerinin en zorlu operasyonel gereklilikleri destekleyen elektronik sistemlerle donatıldığı açıklanırken, ayrıca HForce silah yönetim sisteminin de yer aldığı bilgisi verildi.

Macar Savuma Kuvvetleri’nin yeni helikopterinin arama-kurtarma, hafif saldırı ve taktiksel taşıma görevlerinde kullanılabileceği belirtiliyor.

Devamı

Macaristan’da geyik göçü mevsimi başladı

Macaristan avcılarının en sevdiği av hayvanlarından olan geyikler, kış mevsiminin yaklaşmasıyla, büyük sürüler oluşturup, kışı rahat geçirebilecekleri ormanlık bölgelere göç ediyorlar.

Bu göçler esnasında bir araya gelen yüzlerce, bazen binlerce geyik, zaman zaman yerleşim yerlerine ve köylere de yaklaşarak, ekili tarım alanları ve otoyollar üzerinden geçiyorlar.

Göç zamanında yasalara göre geyiklerin hareketlerine imkan sağlayan koşulları yaratmak ülkedeki avcılık yasasının temel kurallarından.

Araç sürücüleri böylesi durumlarda araçlarını durdurup, yoldan son geyiğin de geçmesini bekliyorlar.

Geyiklere çarpmak ve onların ölümüne neden olmak yasalar tarafından son derece ağır para cezası gerektiren bir suç olarak değerlendiriliyor.

Türkinfo

 

Budapeşte-İstanbul arasındaki buharlı gemi yolculuğu ‘Doğu’ya Açılmak’ ile anlatıldı

İstanbul’daki Macar Kültür Merkezi ile Macar Teknik ve Ulaşım Müzesi tarafından düzenlenen sempozyumda, buharlı gemilerin 19. yüzyılda İstanbul ile Budapeşte arasındaki seyahatleri ele alındı. Sempozyum kapsamında ayrıca ‘Doğu’ya Açılmak’ adlı sergi açıldı.

Macar Kültür Merkezi ile Macar Teknik ve Ulaşım Müzesi işbirliğinde 20 Kasım’da Macar, Avusturyalı, Hırvat ve Türk uzmanların katılımı ile İstanbul’da uluslararası bir sempozyum düzenlendi. Sempozyumda buharlı gemilerin 19. yüzyılda İstanbul ile Budapeşte arasında gerçekleştirdikleri seyahatler anlatıldı. 21 Kasım’da ise Macar Kültür Merkezi’nde açılışı gerçekleştirilen “Doğu’ya Açılmak” adlı sergi ile İstanbul ile Budapeşte arasındaki seyahatlerin yol haritası sergilendi. 1830’lu yıllardan 1914’e kadar DDSG adlı şirketin yol haritasının işlendiği sergide, DDSG’nin Viyana’dan Sulina’ya ve İstanbul’a buharlı gemi hatları ve hizmetleri oluşturma konusundaki öncü rolü de vurgulandı.

DDSG’nin geniş etkilenimlerinin günlük yaşam kadar uluslararası politikayı, kentsel ve kırsal peyzajı da etkilediği vurgulanan sergi ve sempozyumda, Fin de sicle tarafından çok karmaşık ve rafine bir ulaşım ağı düzeninin Avusturya-Macaristan monarşisinin çabaları sayesinde nasıl hayata geçirildiği anlatıldı. Vapur hatlarıyla rekabet eden demiryolu hatlarının iki ülke arasında ve özellikle Budapeşte ile İstanbul arasında çok güçlü bir bağ kurduğu da sergi ve sempozyumda anlatılanlar arasında yer aldı.

“İstimbotların İstanbul’a yolculuğu anlatıldı”

Devamı

Hanna Senesh / “Birlikte Yaşlanmak isterdik!”

wikipedia

7 Kasım 1944… Budapeşte’nin karla kaplı, duvarlarla çevrili, küçük, taş zeminli bir bahçesinde, gencecik bir kız, kendisine kurşun yağdıracak bir manganın önünde duruyor. Gözlerinin bağlanmasına izin vermemiş, katillerine bakıyor…

Birkaç ay önce, İngiliz ordusu içinde savaşan Palmach grubundan başka arkadaşları ile paraşütle Yugoslavya’ya atlamış…

 

 

Palmach, Yahudi Ajansına bağlı çalışan, Hagana’nın, II. Dünya Savaşı sırasında, Mayıs 1941’de oluşturduğu para militer bir grup… Amacı Filistin topraklarını ve burada yaşayan Yahudi nüfusu, Kuzey Afrika’dan yaklaşan Alman tehlikesine karşı korumak… Tabii ki bunu, bu toprakların patronu Britanya ile yapacak… Hani, 1939 Beyaz Kitabı ile, Araplara hoş görünmek adına, buralara Yahudi göçünü kısıtlayan Britanya ile…

Askeri eğitim alan ve savaşmak için yetiştirilen, aynı zamanda kibutzlarda tarımla uğraşıp toprağın kaderini değiştirmek için çalışan gençlerden oluşuyor Palmach… O da bu gençlerden biri… Haziran 1921’de Macaristan’da, zengin bir aileye doğuyor. Babası önemli bir yazar ve edebiyat insanı. Aile, Yahudi köklerinden uzaklaşmış… Ancak, daha lise çağında, Yahudi düşmanlığı ile tanışıyor. Bu kendisini derinden etkiliyor ve kimliği ile ilgili sorular sormasına neden oluyor… Yahudiliği ile tanışıyor, etkileniyor, İbranice öğreniyor… Filistin’e göç etmeye karar veriyor. 1939’da ailesini arkada bırakarak, yeni bir yaşantıya yelken açıyor.

hirolvaso.com

Yerleştiği kibutzdaki yöneticileri tarafından, başka arkadaşları ile özel bir göreve seçiliyor. Partizanların, Macar Yahudilerinin kurtarılması için, müttefik orduları ile birlikte hareket etmelerini sağlamak ve Macaristan’da yapılacak operasyonları organize etmek için paraşütle, Yugoslavya’daki Alman hatlarının arasına sarkacaklardır… Kabul ediyor, Macar Yahudileri söz konusu olunca…

Özel eğitimden geçtikten sonra, dahil olduğu ekiple Yugoslavya üzerinden Avrupa’ya iniyor… Tito’nun partizanları arasında üç ay kadar savaşıyor… Macar Yahudilerinin Auschwitz’e sürülmelerinin tepe noktasında, 7 Haziran 1944’te, birkaç yıl önce terk ettiği ülkesine, bu sefer gizlice giriyor.

Çok geçmeden Macar polisi tarafından yakalanıyor. Alıkonduğu hapishanede işkenceye maruz kalıyor. Bildiklerini anlatsın istiyorlar. Neticede o İngilizler adına çalışan bir casustur. Macar vatandaşı olması işleri onun adına içinden çıkılmaz hale getiriyor. Mahkeme ediliyor. Burada takındığı taviz vermeyen tavır, işte o soğuk Kasım günü, ölüm mangasının karşısına çıkartıyor onu.

Hanna Senesh, 7 Kasım 1944’te kurşuna dizilerek öldürüldüğünde 23 yaşındadır.

Tutsak tutulduğu hapishanedeki hücresinin duvarına kazarak yazdığı şiir o günlerdeki duygularını anlatıyor.

“Bir, iki, üç, sekiz fit genişlikte / İki adım sonrası tamamen karanlık / Hayat geçici bir soru işareti / Bir, iki, üç! Belki başka bir hafta / Veya belki gelecek ay da beni burada bulacaksın / Ancak ölüm, korkarım çok yakında / Gelecek Temmuz’da 23 olabilirdim / Benim için önemli olan bir şeyde kumar oynadım, zarlar atıldı / Kaybettim…

Hanna Senesh’in 13 yaşından ölümünden az öncesine dek kaleme aldığı hatıraları, şiirleri, Holokost kurtulanı olarak Filistin’e göç eden annesi Katharine tarafından derlenir, yayınlanır. Bunlardan Tanrı’ya yakardığı “Eli Eli”, sık sık söylenir…

Tanrım, Tanrım / Bu hiç bitmesin / Kum ve deniz / Denizdeki dalgalar / Göklerdeki yıldırımlar / Adamın duası…

Palmach’a katıldığında yaşadığı Sedot Yam Kibutz’undaki arkadaşlarından Yehuda Rotem’in sözlerine katılmamak ne mümkün:

“Hanna’yı şehit olarak ya da kahraman olarak istemiyorduk. Onu sevdiğimiz ve takdir ettiğimiz arkadaşımız olarak istiyorduk. Bizimle yaşlanmasını istiyorduk…”

1950’de Hanna Senesh’in cenazesi İsrail’e getirilir. Herzl Tepesinde, paraşütçülere ayrılmış bölüme yerleştirilir… Aynı yıl, bir grup Holokost kurtulanı Macar Yahudi’si, onun adını yaşatmak için Kibutz Yad Hanna’yı kurarlar…

mierzsebetvarosunk.blog.hu

Devamı

X17 parçacığı: Macar bilim insanları doğanın 5. gücünü mü buldu?

Bilim insanları “karanlıktan korkan güç” olarak tanımladıkları X17 parçacığının “beşinci güç” olabileceği sonucuna vardı.

Macar bilim insanlarının, fiziğin temelini oluşturan ve güneşteki ısı oluşumundan dizüstü bilgisayarların çalışmasına, evrendeki her etkileşimi yöneten dört doğa gücüne ek olarak beşinci bir gücü bulmuş olabilecekleri belirtiliyor.

CNN’in haberine göre Macar Bilimler Akademisi’ne bağlı Nükleer Araştırmalar Enstitüsü’nde (Atomki) görevli fizikçi Attila Krasznahorkay’ın başkanlığındaki ekip, “X17 parçacığı” adlı gizemli bir parçacığın varlığına işaret edebilecek bulgulara ulaştıklarını açıkladı.

Ekip bu bulguya, uyarılmış bir helyum atomunun, bozunurken nasıl ışık yaydığını araştırırken ulaştı. Parçacıkların, sıra dışı bir şekilde, 115 derecelik bir açıyla parçalanması bilinen fizik kurallarıyla açıklanamıyordu.

CNN’e konuşan Krasznahorkay, “X17, gözle görünür dünyamızı karanlık maddeye bağlayan parçacık olabilir” dedi.

Macar bilim adamı, X17 adının, parçacığın kütlesinin 17 megaelektronvolt olarak hesaplanmasından kaynaklandığını da söyledi.

Fizikte bilinen temel kuvvetler, çekim gücü, elektromanyetik güç, güçlü atom gücü ve zayıf atom gücü olarak tanımlanıyor ve bunlar dört doğa gücü olarak anılıyor.

Bunların hepsinin kendi güç taşıyıcı parçacıkları var.

‘Devrim niteliğinde

California Üniversitesi’nden fizik ve astronomi uzmanı Prof. Jonathan Feng, Krasznahorkay’ın çalışmalarını yıllardır takip ettiğini belirterek araştırmanın yeni bir dönüm noktası olabileceğini söyledi.

CNN’e konuşan Prof. Feng, “Sonuçlar tekrarlanabilirse Nobel Ödülü’nün yeni sahibini bulmak çok kolay olacak” dedi.

Macar bilim insanları, üç yıl önce ‘Pyhsical Review Letters’ adlı bilim dergisinde konu ile ilgili ilk makaleyi yayımlamışlardı.

Krasznahorkay’a göre ekibi o dönem Berilyum 8 izotopunun bozunumu üzerinde çalışıyordu.

Deneyleri sırasında elektron ve pozitronların sıra dışı bir şekilde; yaklaşık 140 dereceyle ayrıldıklarını gördüklerini belirten Krasznahorkay, “Yepyeni, daha önce kimsenin görmediği, parçacık fiziğinin Standart Modeliyle açıklanamayacak bir parçacıktan söz ediyorduk. Bu yüzden de parçacık mercek altına alındı” dedi.

2016’da Krasznahorkay’ın ekibin ulaştığı bulgular başlangıçta fazla dikkat çekmedi ve şüphe ile karşılandı.

Ancak Prof. Feng, fiziğin kurallarını değiştirebilecek bir buluş ya da basit bir laboratuvar hatası olabilecek bu bulguları temel alarak bir teori geliştirmeye çalıştı.

Feng, “O zaman bazıları, Macar uzmanların çuvalladığını iddia ediyordu. Dünya genelinde nükleer fizikçiler Macarların yanlışını bulmaya çalışıyordu. Ama devrim niteliğinde olabilecek bu sonuçların bir kenara atılmasını kabul edemezdik” dedi.

‘Karanlıktan korkan güç’

Prof Feng’in ekibi Krasznahorkay’ın çalışmasıyla, fizik tarihinde şimdiye kadar bu alanda yapılan tüm çalışmaları kıyasladı ve “karanlıktan korkan güç” olarak tanımladıkları X17’nin şimdiye kadar bulunamayan “beşinci güç” olabileceği sonucuna vardı.

Feng, 2016’daki çalışmalarını 2019’daki deneyleriyle tekrarlamayı başaran Macar ekibin elde ettiği sonuçların kaynağının beşinci güç olmama ihtimalinin “trilyonda bir” olduğunu söyledi.

CNN’in haberinde şöyle deniyor:

“Şimdi deneysel araştırma grupları Krasznahorkay’ın bulgularına odaklandı. Beşinci gücün yeni tezahürleri, bunun işleyişini daha iyi anlamayı ve bu güçten yararlanmamızı sağlayacak uygulamalar geliştirilmesinin kapılarını açabilir.

“Bu çalışmalar, bizi Albert Einstein’ın hep peşinde koştuğu ama bulamadığı fiziğin Kutsal Kâse’sine biraz daha yakınlaştırıyor. Fizikçiler, şimdi galaksilerin oluşumundan parçacıkların davranışlarına tüm kozmik güçleri açıklayabilecek ‘birleşik alan teorisi’ yaratmayı umuyor. Ama evren, sırlarını kolay vermiyor. Feng, ‘Beşinci güç son güç olmayacak. Altıncı, yedinci, sekizinci güç de olabilir’ diyor.”

BBC

Macaristan’da Dünya Bilim Forumu

Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Dünya Bilim Forumu’nun çok önemli bir toplantı olduğunu, etkinliğin 2023’te Türkiye’de düzenlenmesi için girişimlerde bulunacaklarını söyledi.

 

 

Dünya Bilim Forumu’na katılmak üzere Macaristan’da bulunan Prof. Dr. Şeker ile Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar, Türkiye Maarif Vakfı, Budapeşte Yunus Emre Enstitüsü ve Türk-Macar Öğrenci Derneği (KAPU) tarafından düzenlenen programda ülkedeki Türklerle buluştu.

Devamı

MACAR TARİH KÜLTÜR GÜNLERİ (PANEL)

SEMİNER

24/11/2019 Pazar 13:00

Devamı

Program önerisi! Veronika Harcsa Balint Gyemant ile çaldığı duo

Macar caz müziğinin uluslararası yıldızı Veronika Harcsa Balint Gyemant ile çaldığı duo konserinde Türk müzikseverlerle buluşuyor.

Tarih: 24 Kasım 20.00

Giriş ücreti: 20 TL

Mekan: Maestro Donizetti, Palazzo Donizetti Otel
Asmalımescit Mah., Meşrutiyet Cad., No:85 Beyoğlu-İstanbul
program! 🎶
Az olasz jazz zene nemzetközi sztárja, ma a török zene szeretők találkozik egy páros koncerten a török zene szeretők.

Időpont: 24 november 20.00

Belépő díj: 20 TL

Helyszín: Donizetti mester, Palazzo Donizetti Hotel
…….. 85, 85, Isztambul

16,474FansLike
639FollowersFollow