Turkler – Turklerin Gelenekleri,Gorenekleri ve Hinlikleri Uzerine Inceleme (Turkish) Paperback – January 1, 2009
Romanya`da tahsil gormek uzere aile ocagindan ayrilan Macaristanli Gyorgy II. Murat`in Macaristan seferinde Osmanli ordusunun eline esir duser. Yil 1438`dir. Osmanli`nin, kendi deyimiyle “Dunyevî Zevkler Bahcesinde” omrunun yirmi bes yilini geciren Gyorgy bu sure icerisinde defalarca alinip satilir ama nihayetinde ozgurlugune kavusur. Macaristanli Gyorgy`nin evine dondukten sonra basindan gecenler hakkinda Dominiken Tarikati`na katilmasi ve Roma`da Papa IV. Sixtus`un hizmetinde tercuman olarak calismis olmasi disinda pek bir bilgi yoktur. Gyorgy`nin Turklerin geri donup kendisini yeniden tutsak etmelerinden korkan yasli bir adam olarak kaleme aldigi bu eser tek basina bir otobiyografi, bir tutsaklik oykusu ya da Turkler uzerine sistemli bir inceleme degildir; aslinda hepsinden bir parca barindirir icinde. Gyorgy Turklerin olaganustu basarilarinin altinda yatan nedenleri carpitmak, erdemlerini asagilamak icin buyuk caba gosterse de onu tutsak edenlere hayranlik duymaktan da alamaz kend
Seven Small Coincidences: Macaristan’dan İlişki Komedisi
Sevilla Film Festivali ilginç seçkisiyle dikkat çekiyor. Peter Gothar, Seven Small Coincidences’la izleyici karşısına çıkıyor.
Yönetmen: Daha çok TV filmleriyle tanınan, Cannes, Venedik gibi büyük festivallerde ödülleri bulunan deneyimli macar yönetmen Pether Gothar,
Oyuncular: Judit Rezes, Blanka Mészáros, Máté Mészáros
Konu: Orta yaşlı müzik öğretmeni Gertrud’un ailesiyle kendi halindeki yaşamı, eski öğrencisi Alban’ın geri dönüşüyle alt üst olur. İkisinin yaşadığı lezbiyen ilişki, çevrelerindeki herkesi etkileyecektir. İnsan ilişkilerini neşeli bir dille anlatmayı seven Gothar’dan yine iyi bir komedi geliyor gibi…
Festival Rotası: Film ilk gösterimini Sevilla’da yapıyor.
“Hıristiyan kültürel değerler” ve “cinsiyet değiştirilemez” saptaması Macaristan anayasasına giriyor
Macaristan’da covid nedeniyle ilan edilen “acil durum” döneminin parlamentodaki ilk girişimi hükümet tarafından gündeme getirilen anayasa değişikliği önerisi oldu.
Yeni anayasa taslağına göre “Macaristan’da eğitim hıristiyan kültürel değerler temelinde gerçekleşir” ibaresi anayasa maddesi olacak.
Yeni anayasa “Macaristan çocuklara doğdukları cinsiyete uygun bir sosyal kimlik oluşturma hakkını garanti altına alır” maddesini de içeriyor.
Bu maddeye gerekçe olarak “batı dünyası toplumlarında ortaya çıkan modern ideolojiler” gösteriliyor. Taslağa göre bu ideolojiler “yaratılışın erkek ve kadın ayrımını” dikkate almıyorlar. Yeni anayasa Macar toplumunda “Annenin kadın, babasının ise erkek” olacağı temel saptamasını içeriyor. Buna göre “Bir çocuğun doğumundaki cinsiyet değiştirilemez. Bir çocuk kız ya da erkek olarak doğar”.
Anayasa değişikliğinin gerçekleşebilmesi için parlamentonunun üçte ikisinin taslağı onaylaması gerekiyor. Macar parlamentosunda merkez sağ FIDESZ ve Hristiyan Demokrat Partisi üçte iki çoğunluğa sahip.
Budapeşte Hayvanat Bahçesinin yavru fili çocukların eğlencesi
Üç yıl önce hayvanat bahçesinde doğan “Arun” ziyaretçilerin gözdesi oldu.
Arun hayatından çok memnun. Topuyla, havuzda annesiyle oynadığı oyunlarla seyircilerini kendine bağlıyor ve onu görmeye gelenlerin sayısı her gün artıyor.
Macaristan’da olağanüstü önlemler
Başbakan Viktor Orban tarafından açıklanan önlemler, Macaristan’ın salgına karşı şimdiye kadar gündeme getirdiği en sert sınırlamaları içeriyor.
Önlemler şöyle:
- Akşam saat 20.00’den sabah 05.00’e kadar sokağa çıkma yasağı uygulanacak. İşe gitmek için ya da iş dönüşü yolda olanlar bu uygulama kapsamında değerlendirilmeyecek.
- Her türlü toplantı ve gösteri yasaklanıyor.
- Restoranlar kapatılıyor. Sadece evlere ya da işyerlerine yemek servisı yapan restoranların faaliyetine izin veriliyor.
- Marketler ve hizmet sektöründeki diğer işyerleri (berberler vb. gibi) saat 19.00’da kapatılacak.
- Kim tarafından düzenlenirse düzenlensin türlü etkinlik yasaklanıyor.
- Aile toplantıları ve diğer özel toplantılar en fazla on kişiyle gerçekleştirilebilecek.
- Üniversiteler tümden online eğitime geçecek.
- Orta eğitimde 8. sınıfların üzerindekilere online eğitim verilecek.
- Kreşlerde, yuvalarda, ve 14 yaşın altındaki öğrencilerin bulunduğu sınıflarda eğitime devam edilecek.
- Hastane, çocuk yuvası ve kreş çalışanlarına haftada bir test yapılacak.
- Düğünler iptal ediliyor. Evlilikler sadece aile fertleri ve tanıkların katılımıyla yapılabilecek.
- Cenaze törenlerinde sadece 50 kişi yer alabilecek.
- Spor müsabakalarına seyirci alınmayacak.
- Takım sporlarına, amatör de olsa izin yok.
- Oteller sadece iş ziyaretinde bulunanları kabul edebilecek. Turistlere konaklama hizmeti verilmeyecek.
Bilindiği gibi son haftalarda Macaristan’da salgın yüksek bir tempoda yaygınlaşıyordu. Geride kalan hafta günlük ölüm vakaları 100’ün üzerinde seyretmeye başlamıştı.
Bu önlemler yarın parlamentoda da onaylanmasının ardından Salı günü gece yarısından itibaren, 30 gün süreyle uygulanmaya başlanacak.
Türkinfo
Macar Bakan Kamboçya’yı karıştırdı! Okullar tatil edildi
Kamboçya’da, Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto’nun ülkeyi ziyaretinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testinin pozitif çıkmasının ardından, başkent Phnom Pen ve civarındaki bir eyalette okulların 2 hafta kapatılacağı bildirildi.
Kamboçya Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Szijjarto’nun ülkeyi ziyaretinde Kovid-19 testinin pozitif çıkması nedeniyle, başkent Phnom Pen ve civar eyaletlerden Kandal’da okulların 2 hafta süresince kapalı tutulacağını duyurdu.
Kararın, veli ve öğrencilerin Bakan Szijjarto ile doğrudan veya dolaylı temas edip etmedikleri konusunda yeterli bilgi olmaması nedeniyle alındığını açıklayan Bakanlık, derslerin uzaktan eğitimle devam edeceğini kaydetti.
Edebiyatın en hüzünlü cadısı: Agota Kristof | Necla Akdeniz

Agotha Kristof, Hungarian writer at home in Neuchatel.
Edebiyatın Cadıları, serisinin ikinci yazarı Agota Kristof. Ben ona, edebiyatın en hüzünlü cadısı, ismini verdim. Çünkü her cadı gibi acılarla, kayıplarla, sürgünlerle geçmiştir yaşamı ve yazdığı her satırda iliklerinize kadar hissederseniz bunu. Onu okumak, soğuk bir kış gününde buzlu suya düşüvermek gibidir, ağzınızı dahi açamaz, donar kalırsınız. Savaşı, şiddeti, göçü, göçmenliği, kimsesizliği, kimliksizliği bu denli sarsıcı ve çarpıcı bir dille kaleme alan yazar pek azdır sanırım. Onu okuduktan sonra eskisi gibi bakamazsınız artık dünyaya, eski siz olamazsınız. Çünkü sevinçleri gibi acıları da ortaktır kadınların. Binlerce yıldır saklıdır kolektif bilinçdışımızda ve günün birinde tek bir söz, tek bir cümle ya da bir roman ulaşır o acıya ve kanatır hep aynı yerden yaralarımızı.
İlk romanı Büyük Defter 1986 yılında yayımlanmış Agota Kristof’un, Kanıt 1988, Üçüncü Yalan ise 1991 yılında. Türkiye’de ilk baskıları Afa yayınları tarafından yapılmış. Yıllar sonra (2010) Yapı Kredi Yayınları tarafından üçleme halinde basılmış kitaplar, çok da iyi yapılmış. Hemen ardından Dün’ü yayımlamış YKY. (2011) Ben de aynı kronolojiyle okudum. Zaten onun bir romanını okuyup da diğerlerine kayıtsız kalmak imkânsızdır. Büyük Defter’e başlayan hiçbir kitapsever orada kalmamıştır, eminim. Üçlemeyi bitirmiştir soluksuz. Çünkü kurguyla olgunun, gerçekle yalanın, hayalle hakikatin, normalle deliliğin birbirine karıştığı şok edici romanlar bunlar. Otobiyografik yanları da var kuşkusuz ve bu yandır elbet, aynı zamanda onları eşsiz ve benzersiz kılan.
Devamı































