Mohaç Meydan Muharebesi’nin yeri tam olarak tespit edilmek üzere
Araştırmayı yürüten Gábor Bertók, Mohaç’taki savaş alanının yerinin tam olarak tespit edilmesinin çok yakın olduğunu söyledi. Arkeolog, başıboş bir kurşun merminin artık savaşın tam yerini bulmamıza yardımcı olabileceğini bildirdi.

Mohaç 500 Savaş ve Savaş Alanı Araştırma Derneği başkanı arkeolog Gábor Bertók şunları söyledi:
“2016 yılında yöntemimizi değiştirdik ve toplu metal aramaya başladık. Majs köyü sınırında, yüzlerce savaş bulgusunun dağıldığı bir kilometrekarelik bir nokta bulduk. Bulguların yüzde 70’i 10–15 mm çapında olan kurşun mermilerdir ve biz de bu istatistikleri yayınladık. Bu mermilerin o dönem için çok küçük olduğu, o dönem bu kadar küçük mermilerin kullanılmadığı konusunda çok eleştiri aldık. Eleştirmenler, Majs’da bulunan söz konusu buluntuların 1526’daki savaşa ait olamayacağını söylüyordu.”
Belirleyici kanıt, çapı 12-13 milimetre olan ve Mohaç savaşıyla bağlantılı olduğu kanıtlanan mezarlardan birinde bulunan bir mermidir. Eğer 1526’daki savaşa ait bulunan bir mezarda 13 milimetrelik bir mermi yaralanan biri yatıyorsa, sadece bu gerçeğin bir sonucu olarak, Majs bölgesinin Mohaç Savaşı’nın izi olamayacağı iddiası artık sona eremez. Bu nedenle, arkeolojik olarak şu ana kadar, bu küçük mermi savaşla bağlantısı olan mezarlarda bulduğumuz en iyi kanıttır ve aslında savaş alanının tam olarak yerini doğrulamaktadır.
Daha önce Kraliyet Şansölyesi István Brodarics, Mohaç Savaşı’nın ana kaynaklarından biriydi: savaşın tanığıydı ve savaş alanının plastik bir coğrafi tanımını çizmişti. Brodarics, yakınlardaki Földvár adlı bir yerleşim yeri hakkında bilgi veriyordu. Bu bilgi savaşın yerini tam olarak tespit etmek isteyenlerin kafasını karıştırıyordu. Giderek artan bir şekilde, Brodarics’in savaş alanının yerini tespitinin oldukça yanlış olduğu ve Majs köyü çevresinde bulunan mermilerin kesin kanıt olabileceği görülüyor.
Onur Şahin
İki vatanı olan bir reformcu: Kont Ödön Széchenyi
Kont Ödön Széchenyi „En büyük Macar” olarak adlandırılan István Széchenyi ve kontes Crescence Seilern’ın ikinci çocuklarıydı. 14 Aralık 1839 tarihinde Bratislava’da (Pojon) dünyaya gelmişti.
“Bu kitabımızla Macaristan’da itfaiyecilik hareketinin yaratıcısı ve Türkiye’de de itfaiyeciliği reforme eden şahıs olan Kont Ödön Széchenyi’ye saygımızı dile getirmek istiyoruz. Modern anlamda bir dünya insanı olarak hem Macaristan’da ve hem de Türkiye’de itfaiyecilik alanında kalıcı eserler yarattı. Anısı bugün hala bizimle yaşıyor. Adı Budapeşte’de, Paris’te, İstanbul’da kitabelerle kalıcılaştı. Gemicilik, yolculuk alanında, itfaiyecilik ve yangınla ve felaketlerle mücadele alanında uzman olsun olmasın, bu alanlara ilgisi olan herkes açısından onun çalışmaları örnek alınacak değerde.”
Yayınlayan: Macar İtfaiyeciler Federasyonu
Yayın sorumlusu: Tibor Dobson Tuğgeneral
Tercüme: Tarık Demirkan
Düzeltme: Dr. Gábor Fodor
DevamıAraştırma: Köpekler dediklerinizi gerçekten anlıyor mu?
Oturmayı ya da pati vermeyi öğrendiği için köpeğinizin çok zeki olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak yeni bir araştırmaya göre çoğu köpek, hayatı boyunca çok sınırlı sayıda kelimeyi anlayabiliyor.
Araştırmacılar, köpeklerin ses birimlerini (speech sound) yorumlayabilecek, “insana benzer” işitsel yetenekleri bulunduğunu ama kelimeler arasındaki ince farkları algılayamadığını tespit etti.
Kullandığımız tüm kelimeler ses birimlerinden oluşuyor ve bu ses birimlerinden biri bile değişirse kelimenin tüm anlamı değişebiliyor. Örneğin “gel” kelimesi “göl”, “git” kelimesi “güt” halini alabiliyor.
Independent Türkçe‘nin aktardığına göre, Budapeşte’deki Eötvös Loránd Üniversitesi’nden araştırmacılar, hayvanların kafalarına bağlanan elektrotlarla çalışan, elektroensefalografi adı verilen bir teknik kullanarak evcil köpeklerinin beyin aktivitesini ölçtü.
Araştırmacılar, öncelikle köpeklere gündelik hayatlarından bildikleri “gel” gibi komutları, sonra da “gal” gibi buna benzer ama anlamsız kelimeleri ve sonra “bep” gibi tamamen farklı ve anlamsız kelimeleri dinletti.
Bunun sonucunda köpeklerin, bildikleri komut sözcükleriyle çok farklı ve anlamsız sözcükler arasında hızlı ve net bir şekilde ayrım yapabildiğini keşfetti. Çalışmanın başyazarı Lilla Magyari, şunları söyledi:
“Beyin aktivitesi, bildikleri talimatları ve çok farklı anlamsız kelimeleri dinlediklerinde farklı görünüyor. Bu da köpeklerin o kelimeleri tanıdığı anlamına geliyor.”
Ancak görünüşe göre köpekler, bildikleri kelimelerle benzer tınlayan ama anlamlı olmayan kelimeler arasındaki küçük farklılıklara aldırış etmiyor. Eötvös Loránd Üniversitesi’nin etoloji bölümünde doktora sonrası araştırmacı Magyari, çalışmaya katılan köpeklerin bu kelimeleri aynı işlediğini ifade ediyor.
“Köpekler, işitme yetenekleriyle, yani kelimeleri ve sesleri ayırt etme yetenekleriyle ünlü” diyen Magyari, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ama görünen o ki tüm ses birimlerine dikkat etmiyorlar. Belki de insan konuşmasında tüm ayrıntıların ve ses birimlerinin ne denli önemli olduğunun farkında değiller. Ortalama bir köpek düşünün, hayatında sadece birkaç komutu öğrenebilir.”
Magyari’ye göre bu çalışma, köpeklerin aslında insan konuşmasını gerçekten dinlediğini, yani sadece tanıdık komutlara veya mimiklere yanıt vermediğini ortaya koydu.
Köpeklerin yabancı konuşmacıların komutlarını dinlediği esnada da beyin aktivitesi kaydettiklerini söyleyen araştırmacı, sözlerini şöyle sürdürdü:
Bunlar, köpeklerin bildikleri kelimeleri anlamsız kelimelerden gerçekten ayırt edebildiklerini gösteriyor.
www.cumhuriyet.com.trGurbetçiye gümrükte 2 bin 365 Euro peynir cezası
Gurbetçiye gümrükte 2 bin 365 Euro peynir cezası
Gurbetçi vatandaşlarımız Türkiye’den karayoluyla dönüşte yanlarında getirdikleri hayvansal ürünler nedeniyle mağdur oluyor. Avrupa ülkelerinin gümrük kuralları para ve altında olduğu gibi peynir, yoğurt, bal gibi tüketilen ürünlerde de oldukça sıkı. Yaşadıkları ülkelere memleketlerinden hayvansal ürünler götüren vatandaşların ürünlerine gümrük kontrolünde el konuluyor. Hatta sadece ürüne el konulmasıyla kalınmıyor, bir de yolcuya yüklü miktarda para cezası kesiliyor.
Araçta peynir buldular
Bunun bir örneği Sılayolu ülkesi Hırvatistan’da yaşandı. HürriyetAvrupa’da yer alan habere göre Türkiye’den Almanya’ya dönen Aydın Tazegül ile Beyler Tazegül’ün, Hırvatistan’a girişlerinde yapılan aramalarda araçlarındaki 27 kilo peynire el konuldu. Ve getirilen peynir için 2 bin 365 Euro ceza kesildi.
Tatillerini tamamladıktan sonra, araçlarıyla Türkiye’den Almanya’ya dönen vatandaşların aracı, Sırbistan’dan Hırvatistan’a girişte arandı. Yapılan kontrol sırasında, araçlarında bulunan 27 kilo tel peynir yüzünden tam 2 bin 365 Euro ceza ödediler. Peynirlerine de el konuldu. Yapılan itirazlar fayda etmedi. Vatandaşlarımızı uyaran yolcular “Sakın Hırvatistan’dan geçmeyin, geçerseniz de, süt ve süt mamullerini beraberinizde getirmeyin” dedi.
Havai fişeğe 700 Euro ceza
Aydın Tazagül, “Bizden başka kişilere de ceza yağdırdılar. Bir vatandaşımıza yılbaşında çocukları patlatsın diye götürdüğü havai fişeğe de el koydular, ona da 700 euro ceza yazdılar” diye konuştu
turizmavrupa.netAvusturya okullarında başörtüsü serbest oldu
Avusturya Anayasa Mahkemesi okullarda kız öğrenciler için uygulanan başörtüsü yasağının anayasaya aykırı olduğuna karar verdi.
Bu uygulama 2019 yılında merkez sağ hükümet tarafından yasalaştırılmıştı.
Mahkeme bu yasağın sadace tek bir dine, yani islama karşı getirilen bir uygulama olduğunu ve bunun da devletin tarafsızlığı ilkesiyle çeliştiği kanısına vardı.
Ayrıca mahkeme, bu yasa nedeniyle okul ve eğitim dışı kalan kız çocuklarının toplumdan yalıtlanacağını ve bunun da genel olarak toplumun zararına olacağını saptadı.
Anayasa mahkemesinin kararına göre söz konusu yasa nedeniyle ayrımcılığa uğrayan ve mahkemeye başvuran kız çocuklarının ailelerine 3640 Euro verilecek.
Rus aşısı Sputnik V: Rusya’dan aşı olacaklara ‘iki ay alkol kullanmayın’ çağrısı

GETTY IMAGES
Rus Sputnik V Covid aşısının etkili olabilmesi için, aşı olacak kişinin ilk doz öncesinde 14 gün ve sonrasında da 42 gün hiçbir şekilde alkol almaması gerektiği açıklandı.
Başbakan yardımcısı Tatyana Golikova ve Ulusal Başhekim Anna Popova yaptıkları açıklamalarda aşıyla bağışıklık sisteminde virüse karşı güçlü bir savunma mekanizmasının oluşmasında alkolün olumsuz etkisinin belirlendiğini söylediler.
Rusya’nın Sputnik V adını verdiği aşı iki kademeli olarak gerçekleşiyor. Birinci ve ikinci aşı arasında 3 hafta zaman geçmesi gerekiyor. Bağışıklık sisteminin, virüse karşı azami savunmayı sağlayabilmesi ikinci aşıdan 21 gün sonra gerçekleşiyor.
Başbakan yardımcısı Tatyana Golikova birinci aşı öncesinde iki hafta, iki aşı arasındaki 21 gün ve ikinci aşı sonrasındaki 21 gün olmak üzere toplam iki ay süresince aşı olacak kişinin alkol almaması ve bağışıklık sistemine etki yapabilecek ilaçlardan kesinlikle uzak durması gerektiğini belirtti.
‘Aşı virüse karşı % 92 savunma sağlıyor’
Sağlık bakanlığı başdanışmanı Sergey Glagolev Rusya’da aşının 24.000 gönüllü üzerinde denendiğini, deneklerin yüzde 10’unda bir tür “grip sendromu” görüldüğünü, bunun da yorgunluk ve 38 dereceye ulaşmayan hafif ateşle kendini gösterdiğini söyledi.
Glagolev ikinci aşıdan üç hafta sonra insan bünyesinde Covid’e karşı % 92 oranında bir savunma oluştuğunu belirtti. Sağlık bakanlığı başdanışmanı, deneklerden alınan sonuçlara göre aşı olanlar arasında daha sonra Covid’e yakalanma olasılığının % 0,5 olduğunun da altını çizdi. Ancak aşı hastalığa karşı en fazla 6 ay süren bir savunma mekanizması yaratıyor.
Glagolev önümüzdeki haftalarda uluslararası tıp camiası yayın organlarında Rus aşısının klinik deney sonuçlarının yayınlanmaya başlanacağını da söyledi.
Rusya Federal Biyolojik Tıp Ajansı (FMBA) ve Rusya Uzay Ajansı (Roskosmos) Rus kozmonotlarının ve uzay üssü çalışanlarının da aşılanacağını açıkladı.

REUTERS
Sağlık çalışanları aşıya karşı temkinli
Ülkede yaygın aşı kampanyası önümüzdeki Cumartesi günü başlıyor. Gelen haberlere göre aşı zorunlu kılınmayacak, ancak aşı olmamanın beraberinde getireceği hak kısıtlamaları ve bazı sektörlerde çalışma engelleri gündeme gelebilir.
Bununla birlikte kamuoyu yoklamaları Rus aşısı hakkında Rusya’da da tereddütler olduğunu gösteriyor. Moscow Times’ın haberine göre Rus doktorlar ve sağlık çalışanlarının yaklaşık yarısı aşıya karşı temkinli yaklaşıyor. Bunun nedeni de aşının yeteri kadar denenmeden üretimine başlanmış olması.
- Tarık Demirkan
- Budapeşte
- 9 Aralık 2020
Avrupa Birliği’nde bütçe krizi sona erdi, Macaristan ve Polonya ile anlaşma sağlandı
Avrupa Birliği’nde bütçe görüşmelerini ve üye ülkelere yönelik Covid yardım paketini veto tehdidiyle kilitleyen Macaristan ve Polonya Brüksel’le anlaştı.
Perşembe günü devam eden AB zirvesinde uzlaşma sağlanınca kriz çözüldü. Budapeşte ve Varşova veto tehdidinden vazgeçti.
Bunun karşılığında da AB, “hukuk devletinin ihlali durumunda üye ülkelerde uygulanması gereken önlemleri” iki yıllığına erteledi.
İki yıllık sürenin gerekçesi, bu uygulamanın mevzuata uygun olup olmadığı konusunun Avrupa Mahkemesi tarafından karara bağlanması.

Ayrıca üye ülkelere yardımların kesilmesine neden olabilecek “hukuk devleti ihlalleri” kapsamına mültecilere karşı alınan tavır vb. gibi Macaristan ve Polonya’nın hassas oldukları konular alınmayacak.
Varılan uzlaşmayla Avrupa Birliği’nin 750 milyar euroluk dev Covid yardım paketinin de hemen devreye girmesi sağlanıyor.
Kriz Avrupa’da hukuk devleti kurallarını ihlal ettikleri yolunda eleştiriler alan Macaristan ve Polonya hükümetlerine yaptırım uygulanmasını öngören taslakla gündeme gelmişti. Taslak hukuk devleti kurallarının ihlal edilmesi durumunda AB yardımlarının kesilmesini öngörüyordu. Söz konusu ülkeler Avrupa Birliği’nin bu olası uygulamasının egemenliklerini ihlal eden bir siyasi baskı aracı olduğunu öne sürmüşler ve taslağın yasalaşması halinde bütçe görüşmelerini veto edeceklerini açıklamışlardı.
Kriz nasıl başlamıştı?
Avrupa Birliği mevzuatına göre alınan kararların her üye ülke tarafından onaylanması gerekiyor. Yani tek bir ülke bile kararı veto ederse o karar uygulanamıyor. Dolayısıyla Macaristan ve Polonya’nın Avrupa Birliği bütçe taslağını ve Covid nedeniyle gündeme gelen dev yardım paketini veto etmeleri halinde AB içinde ciddi bir finans krizinin gündeme gelmesi söz konusuydu.
Uzun vadede sorunlar çözüldü mü?
Gözlemciler sağlanan bu uzlaşmayla Avrupa Birliği yönetiminin derin bir nefes aldığı saptıyorlar. Ancak sorun şimdilik çözülmüş gibi görünse de otoriter yönetimler ve Brüksel arasındaki çelişkilerin devam edeceğine kesin gözüyle bakılıyor.
Yorumcular, sorunun Avrupa Birliği açısından sadece Brüksel tarafından eleştirilen bir iki ülkeyle sınırlı olmadığının, birliğin çok ciddi bir sistemsel iç işleyiş sorunuyla yüzleştiğinde hemfikirler. Son gelişmeler veto silahının üye ülkeler tarafından kolayca gündeme alınabileceğini ve böylece Avrupa Birliği’nin işleyişinin tamamen kilitlenebileceğini gösterdi.
Türkinfo
29 farklı ülkenin yılbaşı gününe özel hazırladığı geleneksel lezzetleri
Macaristan – Fisherman’s soup
Balıkçı çorbası olarak çevrilen bu lezzet Macar mutfağının vazgeçilmezidir. Kırmızı biber, baharat ve sazan veya karışık nehir balığı ile hazırlanır, sıcak bir şekilde servis edilir. Aynı zamanda bu çorbanın Avrupa kıtasının en baharatlı yemeklerinden biri olduğu söylenir. .
Çoğu ülkede özel günler için geleneksel lezzetler üretiliyor. Özellikle yılbaşı gecesine özel hazırlanan lezzetler, dünyanın dört bir yanından büyük ilgi görüyor. Tüm dünyanın yılbaşı sofrasının olmazsa olmaz yemeği hindi olarak bilinse de, çok şaşıracağınız ve yemek isteyeceğiniz farklı ülkelerin yılbaşı lezzetleri de mevcut. Peki, bu ülkelerin yılbaşında ne yediğini biliyor musunuz? Hazırsanız emniyet kemerinizi bağlayın! Sizi dünya çapında yemek turuna çıkarıyoruz. İşte 29 farklı ülkenin yılbaşı günü için özel hazırladığı geleneksel lezzetleri…
DevamıMacar Bakan: Avrupa’nın güvenliği Türkiye’nin elinde
Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto, ‘İster beğensinler ister beğenmesinler, Avrupa’nın güvenliği önemli ölçüde Türkiye’nin elindedir’ dedi.
Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto, “İster beğensinler ister beğenmesinler, Avrupa’nın güvenliği önemli ölçüde Türkiye’nin elindedir” dedi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Szijjarto ile ortak basın toplantısı düzenledi.
Szijjarto, ülkesinin sınırlarını koruduklarını, bunun için bir çit kurduklarını ve askerlerin görev yaptığını belirterek ülkesinin güney sınırında böyle bir durumla karşılaşmamalarının daha iyi olduğunu söyledi.
Devamı

































