2026. Ağustos 1.
Türkinfo Blog Oldal 241

Türkinfo Can Özoğuz’un imzalı kitaplarını okurlara ulaştırıyor

Yazarlarla okurları buluşturma sürecinde Türkinfo bu kez de şair, yazar ve fotoğraf sanatçısı Can Özoğuz’un Türkçe ve Macarca eserlerini okurlara sunuyor.

1956’da Ankara’da doğan ve pek çok ödülün yanı sıra  “Macar Kültür Şövalyesi” ve “Macaristan Devlet Liyakat” nişanı sahibi de olan Can Özoğuz * yaşamdan kesitler içeren eserleriyle, Türk ve Macar toplumu arasında benzer imgelere dayalı sıcak bir köprü kurmaya da çalışıyor.

Bu kampanyayla edinebileceğiniz yazarın kitapları şunlar:

Kuğulu Parkta bir akşamüstü:

Öyküler

“Yüreği yaralı bir eski dost yadigarının söylediği tek bir tümceyle çocukluğunuzun lambalı radyosunun yeşil ışığı zihnimizin karanlık dehlizlerinde parıldamaya başlayabilir. Zamanın donduğu yıllara yolculuk eder, yeşil gözlü meçhul bir güzelle bir evin kapısında karşılaşır, tüylerinizin ürperdiğini hissedebilirsiniz”

Bu öykü kitabını hem Türkçe ve hem Macarca olarak sipariş edebilirsiniz.

Kuvayi Milliye Öyküleri:

“Yarı belgesel bitelikli beş öyküden oluşan kitap Türk ulusunun bağımsızlık mücadelesini anlatıyor. Bilinmeyen kahramanların öyküleriyle önümüzde şekillenen, bir kurtuluş mücadelesinin destanıdır”

Bu öykü kitabını hem Türkçe ve hem Macarca olarak sipariş edebilirsiniz.

Pencere:

Fotoğraflı Şiirler

“Bilesin ki Oğul

zifiri karanlıklardaki

umutsuz anlar,

sonsuza dek parlayacak

aydınlıklara gebedir.

Ve bilesin ki

aniden filizlenir

özgürlükler,

umutlar tükendi

sanılan zamanlarda”.

Her bir kitabın bedeli 1000 Ft’dir.

Yazarı tarafından “imzalanan” kitaplara nasıl sahip olabilirsiniz?

  1. Her kitap için 1000  Ft. olmak üzere kaç kitap sipariş edecekseniz toplam kitap bedelini hesaplayıp Türkinfo Vakfının banka hesabına  ( TÖRÖK-MAGYAR KULT, INF ÉS MŰV ALAP 11709002 20648943) havale edin (Kitabı kargo ile almak isteyenlerin + 1000 Ft posta ücreti de ödemeleri gerekiyor).
  2. info@turkinfo.hu mail adresine dekontunun  fotoğrafını ve hangi kitaplardan sipariş verdiğiniz bilgisini gönderin. Örneğin “Kuğulu Parkta bir akşamüstü” kitabından bir adet sipariş vermişseniz, yanına, “Türkçe” ya da “Macarca” notunu da ekleyin.
  3. Eğer kargo ile size ulaşmasını istiyorsanız, kitapları gönderebileceğimiz adres bilgisi de verin. (Macaristan dışı taleplerde posta ücreti artabilir)
  4. Elden almak istiyorsanız bu durumda bir emaille size bildireceğimiz Budapeşte merkezindeki bir kafeye uğrayıp, size ücretsiz olarak ikram edilen kahvenin yanı sıra adınıza bırakılan kitabınızı teslim alabilirsiniz…

Hayatınızdan kültür eksik olmasın 

* Can Özoğuz kendi kitaplarının yanı sıra Mehmet Zaman Saçlıoğlu’nun iki, Bige Güven Kızılay ve Yalçın Ergir’in birer kitabının ve bir Türk tiyatro eserleri seçkisinin Macar dilinde yayımlanmasını sağladı. 3 sene boyunca devam eden ve bir Türk- Macar ortak projesi olan 2N1C fotoğraf projesinin katılımcısı ve sponsorlarından biriydi. Toplam 6 şehirde (İzmir, İstanbul, Ankara, Budapeşte, Pecs ve Mad’da) 30 fotoğrafçının katılımıyla 6 serginin açılması ve sonuç büyük katalogunun yapılmasına katkıda bulundu. T.C Budapeşte büyükelçisi Ender Arat döneminde Macaristan’da düzenlenen Erol Deran konser ve dia gösterisi ile Şefika Kutluer konserlerinin sponsorluğunu yaptı.  Ayrıca Türkiye’ye gelen Macar müzisyen ve folk gruplarının ilave konserler vermeleri ve bir kaç Macar kitabın Türkiye’de yayımlanması için destek oldu.

TürkAkım’ın Sırbistan ayağı faaliyete geçti

Rus doğalgazını Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya iletecek TürkAkım Doğalgaz Boru Hattı’nın Sırbistan ayağı, düzenlenen törenle faaliyete geçirildi.

TürkAkım’ın Sırbistan ayağı törenle faaliyete geçirildi. Ülkenin kuzeyindeki Zabalj Belediyesine bağlı Gospodjinci’deki törene Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in yanı sıra İnşaat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Tomislav Momirovic, Rusya’nın Belgrad Büyükelçisi Bocan Harcenko ve Sırp doğalgaz şirketi Srbijagas’ın üst yöneticisi (CEO) Dusan Bajatovic katıldı.

Vucic, törende yaptığı konuşmada, bugünün ülkesi için büyük önem taşıdığını belirterek, projenin Sırbistan’ın sanayi ve ekonomisinin gelişimine büyük katkılar sağlayacağını ve Sırbistan halkının yaşam kalitesini artıracağını ifade etti.

TürkAkım Doğalgaz Boru Hattı’nın, Sırbistan’a enerji alanında istikrar ve güvenlik sağladığını dile getiren Vucic, boru hattı üzerinden tedarik edilecek doğalgazın daha ucuza mal olacağının altını çizdi.

Devamı

Pal Fodor, “Kızıl Elma” İncelemesi

Bu makaleyi 10 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Eda Öner

Pal Fodor, Kızıl Elma, ter. Özgür Kolçak, Yeditepe Yayınevi, İstanbul, 2020, 456 sayfa, ISBN: 978-605-7800-63-3  

Kızıl Elma, Pal Fodor’un kariyerinin ilk 20 yılında yayınlamış olduğu makalelerin bir derlemesidir. Eser 2000 yılında “In Quest of the Golden Apple: Imperial Ideology, Politics and Military Administration in the Ottoman Empire” adı ile İngilizce bir makale koleksiyonu olarak yayınlamıştır. Eserin Türkçe versiyonunun editörlüğü Prof. Dr. Erhan Afyoncu yapmış, çeviriyi ise Dr. Özgür Kolçak hazırlamıştır. 11 makaleden müteşekkil kitapta konu bakımından kronolojik bir sıralama tercih edilmiştir. Konular Osmanlı Devleti’nin siyasi, askeri ve iktisadi meseleleri ile ilgilidir. Tercümenin özenli biçimde hazırlandığı söylenebilir zira çeviride kullanılan kelimelerin ustaca seçildiği görülmektedir. Makale derlemesi olması nedeniyle kitapta bibliyografya bulunmamaktadır ancak dipnotlardan anlaşıldığı üzere Pal Fodor Macarca, Osmanlıca başta olmak üzere birçok arşiv belgesini ve diğer birincil kaynakları kullanmıştır. 

Kısa bir önsözden sonra ilk makale Osmanlı tarihyazımında önemli yeri olan Ahmedî ile ilgilidir. “Osmanlı Tarihinin İlk Kaynaklarından Ahmedî’nin Dâsitân’ı” başlıklı makalede Fodor, Dasitanla ilgili görüşleri değerlendirdikten sonra Dasitan’ın Osmanlı hanedanının siyasi amaçlarına hizmet eden bir edebi eser olduğu neticesine varmaktadır. 

Yazarın 1983’te kaleme aldığı “15-17. Yüzyıl Osmanlı Hükümdar Aynalarında Devlet ve Toplum, Buhran ve Reform” başlıklı makalesi nasihatname literatürüne katkı sağlamaktadır. Osmanlı öncesi nasihatnamelerle ilgili genel bilgi verilmiş sonrasında Osmanlı dönemi nasihatnameleri üzerinden devlet ve toplum anlayışı üzerine tespitlere yer verilmiştir.

Makale esasen kitaba ismini veren kızıl elma ideolojisi ile doğrudan alakalı 3 makalenin ilkidir. “Osmanlı Fetih İdeolojisinde Macaristan ve Viyana: Tarih-i Beç Kralı (17.Yy)” isimli makale, “Tarih-i Beç Kralı” hikayesi ile başlar. Bu noktadan hareketle Fodor, Osmanlıların Macar topraklarına bakışını irdelemektedir. Osmanlı fetih anlayışında kızıl elma kavramının neyi ve nereyi ifade ettiği net olarak bilinmemektedir. Fodor’un görüşü ise Osmanlılar için kızıl elmanın fethetmek istedikleri en uzak noktayı ifade ettiği yönündedir. Bir zamanlar İstanbul kızıl elma iken fetihten sonra Macaristan sınırları, Budin kızıl elmayı temsil eden yerler haline gelmişti. Tarih-i Beç Kralı hikayesinde öne çıkan Viyana vurgusu yeni kızıl elmanın Viyana olabileceğini göstermektedir Viyana kızıl elma ise ona erişmenin yolu Macar topraklarını ilhak etmekten geçiyordu. Bu nedenle kızıl elma sürekli değişen, askeri anlamda motivasyon sağlayan bir mefhum olabilir. Kızıl elma mefhumunun kaynağı tartışmalıdır. Yazar, “Bizans efsanesi mi Türk efsanesi mi?” sorusunun cevaplarını değerlendirmiş, Kızıl elma anlayışı ile ilgili yazılmış eserlerin eleştirisini makalenin ek kısmında sunmuştur. 

Pal Fodor’un, Kızıl elma ideolojisini Macarların gözünden ele aldığı 4. makalenin başlığı şu şekildedir: “Macarların Gözünden” Türkler: Apokaliptik Gelenek ve Osmanlı-Macar Bağlamında Kızıl Elma Efsanesi”. Macarlar, 14.yy’dan beri Osmanlıların kendileri için bir tehlike arz ettiğinin farkına varmışlardı. Özellikle Mohaç Zaferinden sonra pekişen Osmanlı tehlikesi bir kıyamet alameti olarak görülüyordu. Macar apokaliptik geleneğine göre Osmanlılar kıyamete yakın ortaya çıkacak olan deccal idi. Macarlar günahları nedeniyle Tanrı tarafından cezalandırıldıklarını düşünüyorlardı. Kitabın özellikle bu kısmının oldukça ilgi çekici olduğunu belirtmek gerekir. Fodor, Macarların bu inanışa karşı Osmanlılar ile savaşırlarsa Tanrı’nın onlara merhamet edeceğini başlarındaki musibetin yok olacağını düşündüklerini ifade etmektedir. Yazar bu bağlamda Macar-Osmanlı mücadelesinin soyut arka planını gözler önüne sermektedir. Yazar makalenin son kısmında, kızıl elma efsanesinin Macarlar tarafından ne şekilde anlaşıldığı, Osmanlı versiyonu ile benzerliklerini ele almaktadır. Pal Fodor, Macarlar ile Osmanlılar arasındaki ideolojik sınırın sanıldığı kadar katı olmadığını sonucuna varmıştır. Makale, bir önceki makale ile birlikte okunduğunda karşılaştırmalı bir anlatım örneği teşkil eder. 

Macaristan–Osmanlı mücadelesinin detaylarına yer verilen “Macaristan’a Yönelik Osmanlı Siyaseti, 1520-1541” makalesi aslında yazarın “Magyarorszag es a török hoditas” isimli çalışmasının kısaltılmış halidir. Fodor, Osmanlıların Macaristana yönelik siyasetini, Kanuni Sultan Süleyman devri özelinde incelemektedir. Burada esas soru Macaristan’a yönelik stratejinin niteliği hakkındadır. Dönemin siyasi olayları ve arşiv belgeleri ışığında bir incelemede bulunan yazar, Osmanlıların Macaristan’a yönelik siyasetinde bir plan program olmadığını öne sürmektedir. Pal Fodor’a göre; nihayetinde Osmanlılar, Viyana’ya ulaşamamalarının yanı sıra Macar topraklarından da harcanılan enerjiye kıyasla oldukça az kazanç elde etmişlerdir.  

Devamı

Aşı programı belli oldu: kimler hangi öncelik sırasıyla aşı olacak?

Avrupa Birliği koordinasyonuyla, diğer üye ülkelerle eşzamanlı olarak Macaristan’a da ilk parti covid aşısı geldi. 80 bin adet pfizer aşıdan ilk yararlananlar hastanelerin öncelikle salgın tedavisiyle ilgili bölümlerinde çalışan doktor hemşire ve diğer sağlık elemanları oldu.

Aşılama çalışmasının başlamasıyla birlikte, “aşı kitlesel olarak hangi plan çerçevesinde yapılacak, hangi kesimlere sırada öncelik tanınacak” soruları da sorulmaya başlandı.

Macaristan basınında son günlerde çok sorulan bu sorulara yanıt Ulusal Sağlık Merkezi tarafından yapılan açıklamayla geldi.

Buna göre Ulusal Sağlık Merkezi, 7 aşamalı bir kitlesel aşı programı hazırladı.

Ülkeye gelen aşılar şu sırayla halka ulaşacak.

  1. Sağlık Çalışanları: Birinci grubu ülkedeki sağlık çalışanları oluşturuyor. Doktorlardan sağlık sektöründeki büro çalışanlarına ve hastane temizlik elemanlarına kadar tüm çalışanlar ilk olarak aşıya ulaşacak. Sağlık çalışanlarının aşılanmasına başlandı ve bu hafta da devam edecek.
  2. Sosyal kurumlarda çalışanlar ve bu kurumlarda yaşayanlar: İkinci grubu ülkedeki sosyal kurumlar oluşturuyor. Bakım evlerinden yaşlılar evlerine, rehabilitasyon kurumlarından engelli evlerine kadar toplumun sosyal bakımını üstelendiği kurumlarda yaşayanlar ve bu kurumlarda çalışanlar ikinci öncelikli aşı grubunu oluşturuyor.
  3. 60 yaş üzeri vatandaşlar: Üçüncü öncelikli grup 60 yaş üzeri vatandaşlar. Bu kesim salgında ciddi bir risk grubu olduğu için bu sırayı aldı.
  4. Emniyet teşkilatı, diğer kolluk kuvvetleri ve devlet memuru olup da doğrudan halkla teması olanlar.
  5. 18-59 yaş arasında olup da kronik bir rahatsızlığı bulunanlar
  6. Toplum açısından stratejik alanlarda çalışanlar: Bu kesimin kimlerden oluştuğunun ayrıntısı verilmiyor.
  7. 18-59 yaş arasında olup da yukarıdaki gruplarda yer almayanlar.

Macaristan’a şimdiye kadar toplam 80 bin adet aşı geldiği resmen açıklandı. Aşılama çalışmaları da başladı. Ancak bu programın uygulanabilmesi için Avrupa Birliği aracılığıyla gelen aşıların önümüzdeki haftalarda da devamlılık göstermesi gerekiyor.

Macaristan Ulusal Sağlık Merkezi oluşturduğu bir internet sitesinde aşı olmak isteyen vatandaşlar için bir kayıt sistemi de açtı.

Türkinfo

Ok ve yay sanatçısı, geleneği günümüze taşıyor

YALOVA’da yaşayan Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay ve Ok Yapımı Sanatçısı Kerem Korkmaz, uzun yıllar yaptığı araştırma ve çalışmaları sonrası Osmanlı, Hun ve Macar tipi ok ve yaylarını, özgün haline en yakın şekilde üretiyor.

Okçuluğa duyduğu sevgi ve merakla 10 yıl önce geleneksel Osmanlı yay ve okları ile Hun ve Macar tipi ok ve yaylarını araştırmaya başlayan Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay ve Ok Yapımı Sanatçısı Kerem Korkmaz, ok ve yayların özgün haline yakın şekilde üretimine başladı. Kendi atölyesinde hem ok ve yayların üretimini gerçekleştiren Korkmaz, hem de merakı olan vatandaşlara okçuluğu öğretiyor.

6 yıl boyunca devlet arşivleri ve yabancı kaynaklarda yay ve ok yapımı ile ilgili yer alan teknik bilgileri araştırdığını dile getiren Korkmaz, yay ve okların bir dönem çağ açıp çağ kapattığını, bu nedenle de gerek Türk tarihi, gerekse dünya tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.

Bu sanatı geçmişten günümüze taşıdığını belirten Korkmaz, “Yaylarımızla yapılan atışlarda 600 metre gibi önemli mesafeleri gördük ki; tarihte yazıtlara geçen en uzun Osmanlı ok atışı 846 metredir. Hedefimiz yaptığımız yaylarla bu mesafeye ulaşabilmek. Eski dönemlerde savaş kazandıran bu ok ve yayların yapım sırları yazıtlara ve kaynaklara dökülmemiş. Çok kısıtlı kaynaklardaki bilgilerle üretim yapılabiliyor. Yay imal etmek sabırla oluyor. Acele etmek yay imalatında hatayı da beraberinde getiriyor. Mutlaka belirli bir süre içerisinde yayın oturması gerekir. Her bir yayın karakteri vardır. Eğer bu karakter yanlış yazılırsa yay bunu kullanana çok pahalıya ödetir. Her bir yayın ortaya çıkması da yaklaşık 4 ayı buluyor. Osmanlı envanterlerinde Osmanlı yaylarının ova akçaağacından yapıldığı yazıldığı için de üretim bu ağaç dallarından yapılıyor” diye konuştu.

Devamı

Macaristan’a ilk parti Rus aşısı ulaştı

Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, Rusya‘nın yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirdiği aşıdan 6 bin dozun Macaristan’a ulaştığını söyledi.

Szijjarto, yaptığı açıklamada, Macaristan ile Rusya‘nın daha önce yaptığı anlaşma çerçevesinde Slovakya üzerinden ülkesine 6 bin doz Rus aşısının ulaştığını kaydetti. 

Rusya’da 40 bin kişi üzerinde denenen Rus aşısının yüzde 91,4’lük koruma sağladığını belirten Szijjarto, “Macaristan ister Batı’da ister Doğu’da olsun, dünyadaki başarılı aşı çalışmalarının hepsinde yer alıyor. Bu aşıların, Macar uzmanların kararına göre, ülkeye hızla getirilmesi için her şeyi yapacağız.” şeklinde konuştu. 

Macaristan Sağlık Bakanlığının verilerine göre, ülkede son 24 saatte 609 yeni vaka görüldü. Bugüne kadar 316 bin 669 vakanın tespit edildiği ülkede, virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 114 artışla 9 bin 161’e çıktı.

Devamı

Mutlu Yıllar

16,474FansLike
639FollowersFollow