Osmanlı Sarayından Sinemaya II. Abdülhamit’in Gelini: Macide Mustafa
4 Eylül 2026 tarihinde “Tarih Obası” adındaki Youtube kanalında Türkinfo yayın yönetmeni Tarık Demirkan’ın Macide kitabı üzerine bir sohbet gerçekleşti.

Yayında Mundi yayınları editörü Merin Sever ve tarihçi Ceren Sungur II. Abdülhamit’in gelini Macide Mustafa’nın bugün artık unutulan, trajik, ama bir kadar dikkate değer yaşamını üç saate yakın bir süre boyunca bütün ayrıntıları ile dinleyiclere anlattılar.
Daha 13 yaşındayken hiç istemediği bir evliliğe sürüklenen, kendinden tam 24 yaş büyük bir şehzadeyle, II. Abdülhamit’in oğlu Şehzade Abdülkadir Efendi’yle evlendirilen, çocuklarıyla birlikte sürgün hayatı yaşayan ama her şeye rağmen yılmayı reddeden ve büyük uğraşlarla kocasından boşanmayı da ekonomik özgürlüğünü de elde etmeyi başaran bir kadın: Macide Mustafa. Macide Hanım’ın ilk kez 1927 yılında Macaristan’da yayımlanan anıları, öncü bir kadının mücadelesini Osmanlı saray hayatına, II. Abdülhamit ve hanedanın gündelik yaşamına dair içeriden gözlemlerle birleştiriyor.
Macar hükümeti Orban dönemine ait milyarların peşine düştü
Macaristan’da yeni hükümet, Orban döneminde kamu kaynaklarından aktarıldığı öne sürülen milyarların peşine düşüyor. Bunun için süper yetkilerle donatılmış bir kurum oluşturuldu.
“Mal varlığının geri kazanılması”: Bu bürokratik ifadenin ardında Macaristan’daki yeni hükümetin en önemli seçim vaatlerinden biri yatıyor.
Başbakan Peter Magyar ve partisi Tiszai, Viktor Orban iktidarı döneminde şaibeli biçimde oligarklara, parti dostlarına, paravan kişilere ya da otokrat liderin ailesine aktarılan para ve mal varlıklarını devlet adına geri almak istiyor. Ayrıca hukuka aykırı biçimde kazanç sağlayanların yargı önünde hesap vermesini amaçlıyor.

Söz konusu olan, yolsuzluğa karşı kapsamlı bir operasyon. Zaten birçok Macar’ın yeni hükümetten öncelikle beklediği de tam olarak bu: Devletten kaçırılan milyarların geri alınması. Sosyal medyada sık sık görüldüğü üzere, azımsanmayacak sayıda kişi ayrıca “kelepçe sesleri duymak” ve Viktor Orban sisteminden çıkar sağlayanların cezaevine girdiğini görmek istiyor.
Birçok gözlemciye göre mal varlıklarının geri kazanılmasındaki başarı ya da başarısızlık, Magyar’ın ve partisinin siyasi geleceğini belirleyici biçimde etkileyecek.
Orban döneminde hukuka aykırı biçimde aktarıldığı öne sürülen meblağlar devasa boyutlarda. Magyar seçim kampanyasında yaklaşık 60 milyar eurodan söz etmişti. Şimdilerde bunun üç katına kadar çıkan rakamlar telaffuz ediliyor.
Ceza ve adalet beklentisi
Macar kamuoyunda bu rakamlar Orban sisteminin gösterişli lüks yaşamıyla özdeşleşen görüntülerle bağlantılı: Eski başbakanın ailesi, parti dostları ve oligarkları lüks malikânelerde yaşıyor, özel uçaklarla seyahat ediyor, lüks yatlarda tatil yapıyor ve milyarlarca euroluk kamu ihalelerini tekrar tekrar kazanıyor.
Ancak mesele elbette bundan ibaret değil. Orban’ın Fidesz partisinden ve çevresinden geniş bir kadro grubu ile Orban’a yakın iş insanları, sanatçılar, akademisyenler ve gazeteciler de yıllarca kamu kaynaklarından cömert biçimde desteklendi. Üstelik çoğunun başlıca “niteliği”, Orban’a sadakatten ibaretti.
Bunun karşısında ise çok sayıda Macar’ın yoksullaşması, gençlerin ülkeden kitlesel biçimde ayrılması, ihmal edilmiş ve yer yer tamamen çökmüş kamu altyapısı, okul ve hastanelerdeki vahim koşullar ve hâlen gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 7,5’ine ulaşan devasa bütçe açığı duruyor. Bu büyük uçurum nedeniyle Macaristan’da ceza ve adalet beklentisi oldukça yüksek.
Olağanüstü geniş yetkiler
Magyar hükümetinin göreve gelmesinden yaklaşık dört ay sonra yolsuzlukla mücadele operasyonu artık fiilen de başladı. Temmuz sonunda çıkarılan yasayla Ulusal Malvarlığının Geri Kazanılması ve Korunması Kurumu (NVVH) kuruldu. Kurum önümüzdeki haftalarda yapılandırılacak. Şimdiden belli olan şu: NVVH, olağanüstü geniş yetkilere ve mümkün olan en yüksek bağımsızlığa sahip bir “süper kurum” olacak.
Macaristan’da 1989-1990’daki rejim değişikliğinden bu yana NVVH benzeri bir kurum hiç olmadı. Oysa ülkenin böyle bir kuruma ihtiyacı vardı. Komünist diktatörlük döneminden kalan kamu ve devlet varlıklarının özelleştirilmesi, eski Doğu Bloku’nun hemen her yerinde olduğu gibi Macaristan’da da büyük ölçüde şaibeli ve hileli biçimde yürütüldü. Bunun sonuçlarıyla ise yalnızca çok az vakada yüzleşildi.
Viktor Orban 2010’da iktidara geldiğinde, Ferenc Gyurcsány liderliğindeki önceki sosyalist-liberal hükümetin yaygın yolsuzluklarını soruşturmak için yarım ağızla bir girişimde bulunuldu. Ancak bu girişim sonuçsuz kaldı.
Macaristan’dan Geçecek Gurbetçilere Uyarı: Radarlar ve Hız Cezalarına Dikkat!
Macaristan’da hız denetimleri sıkılaştı. Bir haftada 1.505 sürücü hız sınırını aşarken, cezalar 50 bin forintten başlayıp 468 bin forinte kadar çıkabiliyor.
Kecskemét’te şehir içinde 119 km/s hız yapan bir sürücüye 312 bin forint ceza kesildi.
Uzmanlar, Sıla Yolu’nda radar kontrollerine dikkat edilmesi ve hız sınırlarına uyulması gerektiğini hatırlatıyor.
BATIYA YOLCULUK | BUDAPEŞTE LISZT
Serhan Bali, Macar piyanist ve besteci Liszt’in yaşamı, sanatı ve 175 yıl önce İstanbul’da verdiği tarihi resitallerin anısına bir yolculuğa çıkıyor. İstanbul’daki Liszt Enstitüsü Macar Kültür Merkezi’nden Budapeşte’ye uzanan bu müzik yolculuğunu, habitat’ta izleyin!
Hiçbir yere çıkmayan kavşak ülkenin kaderini değiştirdi: Orban böyle böyle yenildi
Macaristan’da AB fonları kullanılarak tarlanın ortasına inşa edilen döner kavşak 16 yıllık Viktor Orban hükümetinin düşmesinde etkili olarak ülkenin kaderini değiştirdi.
Macaristan’ın batısındaki Zalaegerszeg kenti yakınlarında, boş bir tarlanın ortasında yükselen ve hiçbir yere bağlanmayan döner kavşak, ülkedeki siyasi tartışmaların ve muhalefetin Victor Orban iktadırını devirmesine kadar yol açtı.
Avrupa Birliği (AB) fonlarından sağlanan yaklaşık 1,5 milyon dolar bütçeyle inşa edilen yapı, dört farklı çıkmaz sokağa açılan dairesel kollarıyla dönemin Başbakanı Viktor Orbán hükümetinin en başarısız ve sembolik altyapı skandallarından biri olarak nitelendiriliyor.
Söz konusu kavşak projesi, ilk olarak 2021 yılında Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Péter Szijjártó tarafından temeli atılan yapı, lojistik merkezi ve konteyner terminaline hizmet vermek üzere planlanmıştı.

Macaristan için yenilgi, Osmanlı için zafer
- Nick Thorpe
- Bildirdiği yer,Mohaç, Macaristan
Macaristan 29 Ağustos’ta, 1526’da Osmanlı İmparatorluğu’na yenildiği Mohaç Savaşı’nın 500. yıldönümünü anıyor. Bu yenilgi, Macaristan’da bölünmeleri körüklemeye devam ediyor.
Mohaç Savaşı, Macaristan’ın ulusal tarihinde önemli bir yere sahip. Osmanlı’nın 1526’daki ezici zaferi, nesiller boyunca ülkenin bağımsızlığını, refahını ve Avrupa’nın önde gelen güçleri arasındaki yerini kaybettiği an olarak tasvir ediliyor.
Ancak savaşın 500. yıldönümünde, tartışma artık sadece geçmişle ilgili değil.





























