2026. Eylül 1.
Türkinfo Blog Oldal 2

Hoş geldin Rajmund Toth!

Kulübümüz, genç orta saha Rajmund Toth ile 4 yıllık sözleşme imzaladı.

Stadyumda yer alan Konyaspor Müzesi’nde gerçekleştirdiğimiz imza töreninde, Futbol Şube Sorumlumuz Sayın Ali Camgöz hazır bulundu.

Macar Ligi ekiplerinde ETO FC alt yapısından yetişerek A Takıma yükselen Toth, Macaristan Milli Takım forması giyiyor.

Toth, takımımızda 66 numaralı formayı terletecek.

Rajmund Toth’a hoş geldin diyor, yeşil-beyazlı formamız altında başarılar diliyoruz.

Konyaspor.org

Macaristan’da Polonyalı turistleri taşıyan otobüs devrildi: 12 ölü

Macaristan’da Polonyalı turistleri taşıyan bir otobüsün M3 otoyolunda şarampole devrilmesi sonucu 12 kişi hayatını kaybetti, en az 10 kişi ağır yaralandı.

Pazar sabaha karşı, Macaristan’ın Nyíregyháza şehri yönündeki M3 otoyolunda bölümünde bir yolcu otobüsü devrildi. Macaristan Afet Yönetimi Kurumu, ekiplerin olay yerine ulaşarak otobüsün camlarını kırıp yolcuları araçtan çıkarmaya devam ettiğini bildirdi.

Macaristan Afet Yönetimi Kurumu’nun saat 03:00’te yaptığı açıklamaya göre, itfaiye ekipleri şu ana kadar 35 kişiyi otobüsten kurtardı. Bazı yolcuların ise devrilen aracın altında kaldığı belirtildi.

NOX – VIHAR

Zalakaros

Orban’ın izleri siliniyor: Yeni cumhurbaşkanı seçildi

Macaristan’da Viktor Orban’a yakın Cumhurbaşkanı Tamas Sulyok’un görevden uzaklaştırılmasının ardından yerine hukukçu Andras Baka seçildi.

Macar milletvekilleri, Viktor Orban döneminde görevden uzaklaştırılan eski Yüksek Mahkeme Başkanı Andras Baka’yı ülkenin yeni cumhurbaşkanı olarak seçti.

Cumhurbaşkanlığı makamı, Orban’ın müttefiki Tamas Sulyok’un geçen ay tartışmalı şekilde görevden alınmasının ardından boşalmıştı.

Macaristan’da cumhurbaşkanının görevleri temsili ve sembolik.

Orban’ın partisi boykot etti

İktidardaki Tisza partisinin üçte iki çoğunluğa sahip olduğu parlamentoda 73 yaşındaki Baka, 140 oyla cumhurbaşkanı seçildi. Altı milletvekili karşı oy kullandı.

Sulyok’un görevden alınmasının “gayrimeşru” olduğunu savunan Orban’ın partisi Fidesz ise oylamayı boykot etti.

Önceki Cumhurbaşkanı Sulyok’un görevi, Magyar’ın reform girişiminin bir parçası olan anayasa değişikliğiyle sona erdirilmişti.

Macaristan parlamentosunda 199 sandalye bulunuyor, Başbakan Peter Magyar’ın partisi Tisza anayasa değişikliği dahil tüm kritik düzenlemeleri tek başına geçirecek güçte.

Magyar’ın partisi Nisan’daki seçimleri açık farkla kazanarak 16 yıllık Orban iktidarına son vermişti.

Hak örgütlerinden Magyar’a eleştiri

Öte yandan, Avrupa Birliği yanlısı Magyar’ın cumhurbaşkanı hamlesi hak örgütlerinin tepkisini de çekiyor. Sulyok’un görevden alınma biçimini eleştiren hukukçular ve aktivistler, bu hamleyi, Orban’ın “liberal olmayan” sistemini kurarken kullandığı yöntemlere benzetti.

Baka ise, kendisi de benzer bir yasal düzenlemeyle görevden alınmış olmasına rağmen Sulyok’un görevden uzaklaştırılmasını eleştirmedi; “Hukukun üstünlüğünün geçerli olduğu bir ülkede bu tür olağanüstü tedbirler kullanılamaz. Ancak Macaristan (Orban tarafından) ele geçirilmiş bir devlet” sözleriyle başvurulan yöntemi savundu.

Macaristan’ın yeni Cumhurbaşkanı kimdir?

Peter Magyar “Orban’ın adamı” olmakla eleştirdiği cumhurbaşkanını görevden aldıktan sonra yerine “siyasetten olmayan” birisini getirme sözü vermişti.

Nitekim Andras Baka bir hukukçu ve genel olarak siyasetten hep uzak kalmış bir isim. Her zaman Orban rejimini eleştirdi ancak bunu katı biçimde hukuki argümanlarla yaptı, sokak hareketleri veya siyasi toplantılardan uzak durdu.

Baka, 1991-2008 yılları arasında Strazburg merkezli Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde (AİHM) hakimlik yaptı.

AİHM’deki görevinin ardından Macaristan’a döndü ve Yüksek Mahkeme başkanlığına seçildi.

Ülke çapında tanınması ise Orban hükümetinin 2011’deki yargı reformu sırasında onu görevden uzaklaştırmasıyla oldu. Baka, görevden alınmasına karşı AİHM’de dava açtı ve 2016’da davayı kazandı; ancak bir daha görevine iade edilmedi.

Cumhurbaşkanı seçilmesi sonrası Orban’ın partisi Fidesz de onu buradan vurmaya çalıştı. Parti, zamanında Yüksek Mahkeme başkanı olarak görevden alınmasına itiraz eden Baka’nın Sulyok’un görevden alınmasını desteklemesini “ikiyüzlülük” olarak niteledi.

DW

Macaristan: Orban döneminin yandaş medyasında belirsizlik

Macaristan’da yeni yönetim, Orban döneminden kalma medya düzenini sarsmaya devam ediyor. Ülkenin kamu televizyonu 1 aydır haber yayınlarına dönmeyi bekliyor, çok sayıda özel gazete de devlet desteği olmayınca kapandı.

Macaristan‘da devlet yayın kuruluşu MTVA’nın haber programlarını askıya almasının üzerinden bir ay geçti. Çalışanlar hâlâ yeniden göreve dönüp dönmeyeceklerini ve dönerlerse nasıl bir iş yapacaklarını öğrenmeyi bekliyor.

Nisan ayındaki seçimlerde Viktor Orban’ın 16 yıllık iktidarına son veren yeni Başbakan Peter Magyar, Orban kontrolündeki medya sistemini değiştirme sözü verdi.

Orban döneminde MTVA’da 2 binden fazla kişi çalışıyordu ve bu kuruma vergi mükelleflerinin parası “cömertçe” aktarılıyordu. MTVA, hükümetin söylemlerini sorgulamadan izleyicilerine iletiyordu.

Magyar döneminde MTVA kanalları, parlamentonun medya reformu yasasını kabul etmesinden iki hafta sonra, 7 Temmuz’da haber yayınlarını askıya aldı. Kuruluş aynı gün yaptığı bir açıklamayla geçmişte “yalan söylediği” için halktan özür diledi.

Gazeteciler ne düşünüyor?

MTVA’nın yeniden yapılanmasının kısa sürede tamamlanması bekleniyor. Kurum içinden bazı kaynaklar, televizyon haberlerinin 20 Ağustos’ta yeniden başlayabileceğini dile getiriyor.

Hükümet tarafından geçici olarak atanan yönetim ise geri dönüş tarihi konusunda sessizliğini koruyor.

AFP’ye konuşan çok sayıda çalışan, gelişmeler hakkında bilgi almak için kurum içindeki söylentilere güvenmek zorunda kaldıklarını söyledi.

Kapanmaya rağmen MTVA kameramanları hâlâ haber değeri taşıdığı düşünülen olayları kaydetmeyi sürdürüyor ancak bu görüntüler yayınlanmadan arşivleniyor.

Geçiş sürecini denetleyen hükümet yetkilisi Judit Grosz, AFP’ye yaptığı açıklamada, “güvenilirlik ve mesleki standartlar konusunda ciddi ve uzun süredir devam eden sorunların haber yayınlarının durdurulmasını zorunlu kıldığını” söyledi.

MTVA içinde ise tepkiler farklılık gösteriyor.

Magyar’ın müdahalesine tepki

Birçok çalışan, “önceki dönemle bağların koparılmasının” önemli olduğunu söylerken, bazıları haber yayınlarının Orban’ın seçim yenilgisinden sonra zaten tarafsız bir üsluba kavuştuğunu savunarak, yayınların durdurulmasını anlamsız bulduklarını belirtiyor.

Öte yandan yapılandırma süreci kusursuz ilerlemiyor.

MTVA geçtiğimiz günlerde haber programlarının başına, Orban’a yakın medya kuruluşları ve şirketlerde çalışmış bir ismi getirince tepkiyle karşılaştı.

Kamu yayıncısı, Magyar dahil çok sayıda kişinin tepkisinin ardından bu atamayı geri çekti. Ancak bu geri adım daha fazla eleştiriye yol açtı.

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü bölge direktörü Pavol Szalai, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Adaylıklar hakkında yorum yapmak ve karar vermek başbakanın işi değildir” diyerek Magyar’ın müdahalesini eleştirdi.

Orban’ın Fidesz partisi ise bu olayı, Magyar’ın yürüttüğü reform sürecini “otoriter” olarak göstermeye yönelik çabasının bir parçası olarak kullandı.

DW

Macaristan’da devir değişti. Orbán’a yakın şirketler çöküşün eşiğinde

Macaristan’da eski Başbakan Viktor Orbán ile bağlantılı şirketler ve iş insanları, yeni hükümetin göreve gelmesinin ardından stratejilerini değiştirmeye başladı. Hükümet değişikliği sonrası devlet projeleriyle büyüyen dev şirketler sert bir rekabetle karşı karşıya kalırken, bazı firmaların tamamen yok olabileceği değerlendiriliyor.

Macaristan’da eski Başbakan Viktor Orbán ile kurdukları yakın ilişkiler sayesinde işlerini büyüten şirketler ve iş insanları, yeni hükümetin işbaşına gelmesiyle birlikte strateji değişikliğine gitti.

Reuters’ın haberine göre, bu durum ülke iş dünyasında son on yılların en büyük yeniden yapılanmasını başlattı.

Eski yetkililer, iş dünyası temsilcileri ve analistlerin değerlendirmelerine dayandırılan habere göre, Orbán’ın 16 yıllık iktidarını nisan ayındaki seçimlerde sona erdiren halefi Péter Magyar’ın partisinin zaferi sonrasında, eski başbakanın yakın çevresindeki milyarderler planlarını gözden geçiriyor.

En ciddi riskler devletin altyapı ihaleleri ve büyük bütçeli projeler sayesinde büyüyen şirketleri bağlıyor.

Söz konusu şirketler artık devlet sözleşmeleri için piyasadaki diğer aktörlerle eşit koşullarda rekabet etmek zorunda kalacak.

“UYUM SAĞLAMAK ZORUNDAYIZ”

Macaristan’ın en büyük inşaat şirketlerinden Market Építő’nün kurucusu Sándor Scheer, Reuters’a yaptığı açıklamada durumu değerlendirdi.

Scheer, “Uyum sağlamak zorundayız ve bunu yapacağız” dedi. Şirketin, devasa devlet projelerine odaklanmayı bırakıp daha fazla sayıda küçük ölçekli sipariş ile konut ve altyapı inşaatlarına yönelmeye hazırlandığını söyledi.

Bu gelişmeler yaşanırken, yatırımcıların Orbán’ın yakın çevresiyle ilişkilendirdiği şirketlerin hisseleri düşüşe geçti. Borsa geneli ise yeni hükümetin daha rekabetçi bir ekonomik politika izleyeceği beklentisiyle yükseliyor.

Seçimlerin ardından inşaat ve enerji holdingi Opus Global, gayrimenkul geliştirme şirketi Appeninn, telekomünikasyon firması 4iG ve ülkenin en büyük ikinci bankası MBH Bank’ın hisseleri değer kaybetti.

Yatırımcılar, bu şirketlerin piyasa değerinden eski yönetimin sağladığı siyasi destek avantajını çıkardı.

Eurasia Group analisti Orsolya Ráczová, yeni hükümet döneminde daha şeffaf bir kamu ihale sisteminin yabancı şirketler için daha fazla fırsat yaratacağını ve piyasadaki rekabeti artıracağını vurguladı.

Ráczová, “Ciddi değişiklikler bekliyorum ve bazı şirketlerin ortadan kaybolacağını düşünüyorum” ifadesini kullandı.

TRİLYON DOLARLIK YOLSUZLUK İDDİASI

Başbakan Magyar, göreve geldikten sonra Orbán döneminde oluşan kamu kaynaklarının dağıtım sistemini gözden geçirme ve olası yolsuzluk şemalarını soruşturma sözü verdi.

Nisan sonunda açıklama yapan Başbakan, eski hükümet başkanıyla bağlantılı “oligarkların” Birleşik Arap Emirlikleri, Uruguay, ABD ve diğer ülkelere onlarca milyar forint tutarında varlık çıkardığını belirtti.

Magyar, mayıs ayında görevi devreden Orbán hükümetini “devlet hazinesini tamamen boşaltmaya çalışmakla” suçladı.

Haziran ayında ise yeni kabine bünyesinde kurulan Dürüstlük ve Şeffaflık Denetim Kurumu Başkanı Ferenc Pál Biró, eski yönetim döneminde yapılan yaklaşık 3,5 milyar avro tutarındaki kamu ihalesinin şüpheli olduğunu bildirdi.

Temmuz ayında hükümet, Ulusal Varlık Geri Alma ve Koruma Dairesi’nin kurulmasını öngören kanun tasarısını parlamentoya sundu.

Yeni yapının, büyük yolsuzluk vakalarını soruşturma, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarıldığı değerlendirilen malları devlete geri kazandırma ve bunlar için mahkeme yoluyla el koyma kararı alma yetkilerine sahip olması planlanıyor.

NTV

Tuna’da sular çekildi, Nazi gemileri ortaya çıktı

Aşırı sıcaklar nedeniyle Tuna Nehri’nde su seviyesi rekor derece düştü. Sırbistan’da İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma Nazi savaş gemisi batığı ortaya çıktı.

Tuna Nehri’nde su seviyesinin rekor derecede düşmesi, nehrin geçtiği ülkelerden olan Sırbistan’da İkinci Dünya Savaşı döneminden kalma birçok gemi batığının gün yüzüne çıkmasına neden oldu. Sırp medyasının aktardığına göre, meraklı ziyaretçiler Prahovo limanı yakınlarında ortaya çıkan enkazı görmeye gidiyor.

Nazi filosuna ait söz konusu gemilerin enkazı, geçmiş yıllarda da aşırı sıcak yaz aylarında zaman zaman görünür hâle gelmişti.

Batıkların, Tuna’nın Sırbistan ile Romanya sınırında yer alan, Avrupa’nın en büyük ve en uzun nehir boğazlarından biri olan ünlü Demirkapı Boğazı yakınlarında yoğunlaşmasının nedeni, İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerinde yaşanan gelişmelere dayanıyor.

Hitler kendi gemilerini batırmıştı

İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’da iktidarda olan Hitler yönetimi, Karadeniz filosunun bir bölümünü burada kendi eliyle taktiksel amaçla batırmıştı. O zamanlar geri çekilme hâlinde olan Nazi filosu, Sovyet gemilerince takip ediliyordu.

Sovyet donanmasının Tuna’da ilerleyişini durdurmak için Alman ordusu, farklı tip ve boyutlardaki 200 su aracını batırmış, peşindeki düşman gemilerinin ilerlemesini bu şekilde engellemeyi denemişti.

Prahovo yakınlarındaki söz konusu batıklar, özellikle su seviyesinin düştüğü dönemlerde Tuna’daki gemi trafiği için ciddi bir engel teşkil ediyor.

Söz konusu batıklardan en riskli olanlarının nehir yatağından uzaklaştırılması amacıyla Avrupa Birliği (AB) hâlihazırda bir programa destek veriyor. Sırp devlet televizyonu RTS’nin internet sitesinde yer alan haberlere göre, nehirden çıkarılması planlanan 21 batıktan şu ana kadar 7’si alandan uzaklaştırıldı.

DW

16,474FansLike
639FollowersFollow