26 Ekim – 1 Kasım tarihleri arasında Visegrad Ülkeleri Birliği ve Hezarfen Film Galeri Macaristan, Polonya, Çekya ve Slovakya sinemalarına odaklanan 5. V4 Orta Avrupa Film Festivali’ni İzmir Mimarlık Merkezi’nde gerçekleştirecek. Bu yılki festivalin teması olarak belirlenen ‘’Son Dönem Orta Avrupa Sineması’’ ve farklı etkinlikler her sene olduğu gibi seyircilerin beğenisine ücretsiz olarak sunulacak.
26 Ekim saat 19:00’da “5. V4 Orta Avrupa Film Festivali ve Passenger Sergisi Açılış Töreni” ardından saat 19:30’da “Dancing Graffiti” Canlı Performansı ile başlayacak olan festivale katılımlarınızı bekliyoruz.
Program
26 Ekim 2021 saat 20:30
Açılış Filmi: JOJO RABBIT / TAVŞAN JOJO (2019)
Yönetmen: Taika Waititi
27 Ekim 2021 saat 19:00
ŞARLATAN (2020)
Yönetmen: Agnieszka Holland
27 Ekim 2021 saat 21:15
CORPUS CHRISTI (2019) (Türkiye Prömiyeri)
Yönetmen: Jan Komasa
28 Ekim Perşembe saat 19:00
Jupiter’s Moon / Jüpiter’in uydusu
Yönetmen: Kornél Mundruczó
28 Ekim Perşembe saat 21:15
1945 (2017) (Türkiye Prömiyeri)
Yönetmen: Ferenc Török
1 Kasım 2021 saat 19:30
The Painted Bird / Boyalı Kuş (2019)
Yönetmen: Vaclav Marhoul
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın 2019’da imzaladıkları Türkiye-Macaristan İş Birliği Anlaşması ile belirledikleri “2023 yılı 6 milyar dolar ticari hedefi” için Türk ve Macar gümrük müşavirleri İstanbul’da bir araya geldi.
İSTANBUL (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın 2019’da imzaladıkları Türkiye-Macaristan İş Birliği Anlaşması ile belirledikleri “2023 yılı 6 milyar dolar ticari hedefi” için Türk ve Macar gümrük müşavirleri İstanbul’da bir araya geldi.
İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği (İGMD), Macaristan Gümrük ve Vergi Hizmet Sağlayıcıları Derneği (VJASZSZ) ve Türkiye-Macaristan Ticaret Odası (TURKCHAM) arasında Macaristan-Türkiye ticaretine katkı sağlamak ve gümrüklerdeki işleyiş süreçlerinin iyileştirilmesi amacıyla mutabakat zaptı imzalandı.
Mutabakat zaptıyla Türkiye-Macaristan dış ticaretinin 6 milyar doları geçmesine katkı sağlanması hedefleniyor.
İmza törenine Macaristan’ın Ankara Büyükelçisi Viktor Matis, İGMD Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Keskin, VJASZSZ Başkanı Dr. Janos Berenyi, TURKCHAM Başkanı Suat Karakuş, Macaristan Ticaret Ataşesi Renata Shiraishi, İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Yalçın Özden, Macaristan ihracatı geliştirme ajansı Hepa’nın başkanı Burak Aktaş katıldı.
Törende konuşan Macaristan’ın Ankara Büyükelçisi Matis, Macaristan-Türkiye dış ticaretinin son 8 yılda önemli bir ivme kazandığını ifade ederek, “Biz Türk iş adamlarının ülkemizdeki yatırımlarını çok önemsiyoruz. Tarihi dostluğumuzun gücüyle hedeflenen 6 milyar doların üzerine çıkacağımıza inanıyoruz.” dedi.
“İki ülke arasındaki ticaret bütün sıkıntılara rağmen büyümeye devam etti”
İGMD Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Keskin de Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Türkiye-Macaristan dış ticaretinin geçen yıl 2,5 milyar dolar olduğunu belirterek, pandemiye rağmen büyümenin devam ettiğini söyledi.
Keskin, iki ülke arasındaki ticaretin bütün sıkıntılara rağmen büyümeye devam etmesinin altında, tarihi kuvvetli bağ ve dostluğun olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
“Atatürk, genç Cumhuriyet’in kalkınma hamlelerini yaparken Macar uyruklu birçok uzmanı 1925 yılında Türkiye’ye davet edip onları istihdam etmiştir. Cumhuriyetin ilanının ardından diplomatik ilişkilerini bir an önce tesis etmek isteyen Atatürk, bu amaçla 18 Aralık 1923’te Macaristan’la bir dostluk antlaşması imzalamıştır. Böylesine köklü bir dostluğun gücünü arkamıza alarak bu mutabakat zaptıyla geleceğe ışık olmaktan gurur duymaktayız. Avrupa ve Asya arasında önemli bir köprü vazifesi gören Türkiye ile AB’de müzakerelerinde her zaman yanımızda olan Macaristan ticari birlikteliğini ortak pazarlarda da kullanmalı.”
TURKCHAM Başkanı Suat Karakuş ise iki ülke arasında 2019’da imzalanan ticari ve kültürel iş birliği anlaşmasının meyvelerini toplamaya başladıklarını ifade ederek, “Macaristan’ın hem AB üyesi olması hem de Avrupa’daki jeopolitik gücünü Türk İş insanları kullanmalı. Macaristan’la ticaretimizi arttırmak demek, Avrupa’daki 300 milyon insana ulaşmak demek olacaktır. Bu nedenle 6 milyar dolarlık hedef çok da uzak bir hedef değil.” şeklinde konuştu.
VJASZSZ Başkanı Dr. Janos Berenyi, “İki ülke gümrük makamlarının daha da yakın bir ilişki sürdürmesine, ticareti engelleyen konularda birlikte hareket etmesine ve gerçekten yeni bir dünya yaratmasına yardımcı olabiliriz. Bu mutabakat zaptı, Türk mallarının Avrupa’nın tüm kesimlerine hızlı ve sorunsuz akışı için uğraşan, samimi, profesyonel bir iş birliğidir.” dedi.
Verilen bilgiye göre, mutabakat zaptıyla Türk ve Macar iş insanları için iki ülke ticaretiyle ilgili ücretsiz danışmanlık hizmeti verilecek. Ayrıca, her iki ülkede gümrük ve dış ticaretle ilgili mevzuatta, yönetmelikte, yasalarda yapılan değişiklikler eş zamanlı olarak, iki ülkenin gümrük müşavirleriyle paylaşılacak, gümrük işlemlerinin hızlı ve yasal bir çerçeve içinde daha kolay yapılmasının zemini oluşturulacak.
Maths4All Erasmus+ Projesi kapsamında daha önce İsveç, Portekiz, Fransa, İtalya ve Macaristan’dan Balıkesir’e gelen misafirleri ağırlayan Altıeylül Belediye Başkanı Hasan Avcı’ya Macaristan’ın Bekes Eyaleti Szeghalom kasabası Belediye Başkanı Jozsef Macsari, Macaristan’a giden Türk öğretmenlerden oluşan heyet aracılığı ile teşekkürlerini ileterek Macaristan’a özgü hediyelerini gönderdi.
Maths4All Erasmus+ Projesi kapsamında daha önce İsveç, Portekiz, Fransa, İtalya ve Macaristan’dan Balıkesir’e gelen misafirleri ağırlayan Altıeylül Belediye Başkanı Hasan Avcı’ya Macaristan’ın Bekes Eyaleti Szeghalom kasabası Belediye Başkanı Jozsef Macsari, Macaristan’a giden Türk öğretmenlerden oluşan heyet aracılığı ile teşekkürlerini ileterek Macaristan’a özgü hediyelerini gönderdi.
Başkan Avcı’yı bilgilendirdiler
Zağnospaşa Ortaokulu Müdürü Cüneyd Akçura ile Maths4All Erasmus+ Projesi koordinatörleri İngilizce Öğretmeni Huriye Gündüz ve Matematik Öğretmeni Pervin ÇALIK Başkan Avcı’yı ziyaret ederek Macaristan’ın Bekes Eyaleti Szeghalom kasabası Belediye Başkanı Jozsef Macsari’nin Altıeylül Belediye Başkanı Hasan Avcı’ya gönderdiği hediyeyi takdim ettiler. Yapılan ziyarette 4-8 Ekim 2021 tarihinde gerçekleşen Macaristan’ın Bekes Eyaleti Szeghalom kasabasında öğretmen eğitimleri projesi kapsamında yürütülen eğitimler ile ilgili de Başkan Avcı’yı bilgilendirdiler.
Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis Türkiye’nin, Rum yönetiminin tek yanlı ilan ettiği sözde Rum MEB’inde “ihlallerde bulunduğunu” iddia ederek bu durumun AB’nin ve üye ülkelerin de hayatî hedef ve çıkarlarını etkilediğini öne sürdü. “Çünkü hedefleri Doğu Akdeniz’in AB’nin alternatif enerji seçeneği olarak geliştirilmesi perspektiflerini iptal etmektir” dedi.
Ukrayna, iki yıldır Türk Konseyi’ne gözlemci üye olma isteğini dile getiriyor.
Türk Dilini Konuşan Ülkeler İş Birliği Konseyi, Türk devletlerinin bir araya geldikleri önemli bir çatı kuruluşu… Son yıllarda kendinden bahsettiren ve günbegün büyüyen bu kuruluşa tam veya gözlemci üye olmak isteyen ülke sayısı artıyor. Onlardan en istekli olanı da Ukrayna!
Ukrayna’nın bu isteğine olumsuz görüş bildiren ülkelerden birisinin, Türk Konseyi’nin en batıdaki gözlemci üyesi Macaristan olduğunu söyleyelim.
Ukrayna ve Macaristan arasında uzun zamandan beri var olan sorunlar gittikçe daha karmaşık bir hâle geliyor. Macaristan, Ukrayna’nın çeşitli baskı ve yıldırmalarla ülkedeki Macar azınlığın dil ve eğitim özgürlüğünü kısıtladığını ileri sürerek, Ukrayna’nın tavır değişikliğine gitmediği sürece Ukrayna’yı dünya siyasi arenasında bloke etmeye devam edeceğini açıkça deklare ediyor. Yeni Ukrayna eğitim yasasına göre, ülkedeki Macar azınlık kendi ana dillerinde lise ve üniversite eğitimi göremiyor. Resmî dairelerde de kendi dillerini konuşamıyor.
Peki sorun sadece bu mu?
Tabii ki hayır! Macaristan geçtiğimiz ay Rusya ile yeni bir doğalgaz protokolü imzaladı ve akabinde Ukrayna, anlaşmayı Avrupa enerji mevzuatına aykırı olduğu gerekçesiyle Avrupa Birliği Komisyonuna götürdü. Ukrayna’nın bu tavrına oldukça sert tepki gösteren Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Peter Szijjarto’nun şu sözlerinden, iki ülke arasındaki sorunların gittikçe büyüdüğünü anlıyoruz:
“Macaristan’ın hangi ülke ile anlaşma yapıp yapmaması Ukrayna’yı ilgilendirmez. Ülkemizin güvenli gaz talebini, halkımızın evlerinin ısınmasını, sanayimizin işleyişini engellemeye çalışmak, Macaristan’ın egemenliğini ve ulusal çıkarlarını ağır bir şekilde ihlal etmektedir. Bu nedenle Ukrayna’nın Budapeşte Büyükelçisini Bakanlığımıza çağırdık!”
Türkiye’nin her iki ülke ile oldukça sıcak ilişkileri bulunuyor ancak Macaristan’a rağmen, Ukrayna’nın Türk Konseyi’ne gözlemci üyeliği konusunda nasıl bir tavır gösterecek? Nitekim Ukrayna, işgal altında bulunan Kırım’ın asıl ahalisi olan yüz binlerce Kırım Tatarı ve Kırım Millî Meclisi’ne ev sahipliği yapıyor. Her türlü imkânı Kırım Tatarları’na sunan Ukrayna Devletinin, Türkiye ile özellikle savunma sanayi ürünleri başta olmak üzere pek çok alanda çok ciddi ticari anlaşmaları var…
Peki Türk Keneşi’nin Ukrayna’ya tutumu ne yönde olur?
Macarlar gibi kendilerini Türklerin “Kıpçak” soyundan geldiğini söyleyen Kazakistan ve Kırgızistan’ın meseleye nasıl yaklaşacağı asıl merak konusu… Özellikle ilgili ülkelerin dışişleri bakanlarının karşılıklı ziyaretleri ve sıklaşan temasları göz önünde bulundurulduğunda neticeyi tahmin etmek çok zor değil! Tabii bir de ilgili ülkelerin yakın temas içinde bulundukları Rusya faktörünü unutmamak lazım! Azerbaycan’ın tıpkı Türkiye gibi Ukrayna ile sıcak temasları var ve Azerbaycan’ın da son tahlilde Macaristan ve Ukrayna arasında nasıl bir tercih yapabileceğini kestirmek şimdilik güç görünüyor.
Hâl böyle iken, Türk Konseyi için oldukça önemli olan Macaristan gibi bir gözlemci üyenin karşıt yönde tepki gösterme gibi bir durumu söz konusu olabilir. Türk Konseyi’nin Avrupa Temsilciliğinin Macaristan’da bulunduğunu da belirtelim.
Yaklaşık üç hafta sonra İstanbul’da yapılacak Türk Konseyi Liderler Zirvesinde bu konunun nasıl şekilleneceği merak konusu. Ancak bu zirvede tam üyelik konusunda Türkmenistan’ın bir sürpriz yapması bekleniyor. Türk Konseyi, Türkmenistan ile inşallah çok önemli bir merhale kaydedecek…
Hasılı, bakalım Türk Konseyi Macaristan mı Ukrayna mı diyecek?
Macaristan Merkez Bankası, politika faizini 15 baz puan artırarak yüzde 1,80 seviyesine çıkardı.
Macaristan Merkez Bankası, yükselen enflasyona karşı savaşında frene basmaya devam ediyor.
Banka, Eylül ayında politika faizi 15 baz puan artırarak yüzde 1,65’e çıkardıktan sonra Ekim’de de 15 baz puanlık bir artırım ile politika faizi yüzde 1,80’e çekti.
Macaristan Merkez Bankası, Avrupa Birliği ülkeleri arasında en fazla faiz artıran ülke olmaya devam ediyor.
Macar forinti Eylül ayında faiz artırımlarının yavaşlamasıyla agresif faiz artırımlarının başladığı Haziran ayından bu yana olan kazançlarını sildikten sonra euro karşısında yüzde 2 kayba geçti. Macaristan’ın 10 yıl vadeli tahvil faizi geçen ay 74 baz puan artarak yüzde 3,89’a çıktı.
Dünyayı etkisi altına alan ve toplumları canından bezdiren popülist sağ liderlere karşı çarpıcı mücadele deneyimleri ortaya çıkıyor. Bunların en dikkat çekeni ise kuşkusuz ki Macaristan. Orta Avrupa’nın bu şaşalı mazisinin gölgesinde yaşayan ülkesinde, on yıldır ülkeyi adeta “demir yumruk”la yöneten Victor Orban’a karşı siyasi yelpazenin farklı kutuplarındaki 6 muhalefet partisinin bir araya gelmesiyle Türkiye’deki gibi çarpıcı bir ittifak deneyimi ortaya çıktı. Solcusu, sosyalisti, sosyal demokratı, liberali, yeşili, sağcısı, muhafazakârı, aşırı sağcısı bir konsensus etrafında buluşan muhalefet bileşenleri Nisan 2022’de yapılacak seçimde ortak adayla yarışacak.
Orta Asya köklerinden olsa gerek Macaristan fena halde Türkiye’ye benziyor. Gerek gücü elinde toplayan muhafazakar sağcı lideriyle, gerekse de iki partili koalisyon blokuyla gerekse de muhalefetin kurduğu “çatı ittifakı”yla. Orban’ın lideri olduğu Fidesz’in, küçük ortağı sağ muhafazakâr Hıristiyan Demokratik Halk Partisi. “Macar Dayanışma İttifakı” adı altındaki bu iki partili koalisyon ülkeye hükmediyor. Bir nevi bizdeki Cumhur İttifakı.
Muhalefet partilerinin 2010’dan bu yana işbaşında olan Orban’dan kurtulmak için “ortaklaşması“, insan haklarını hiçe sayan, yabancı düşmanlığını ayyuka çıkaran, sağcı liderin otoriter yönetimi altında ezilen ülkede bir “umut” vesilesi oldu.
Orban’a karşı ittifak yapan partiler şunlar; Macaristan Sosyalist Partisi-MSZP, liberal sol görüşlü Demokratik Koalisyon-DK, Momentum Hareketi-MM, aşırı sağcı Daha İyi Bir Macaristan için Jobbik, merkez sol Macaristan için Diyalog ve Macaristan’ın Yeşil Partisi-LMP.
SAĞI SAĞ İLE
ALT ETME STRATEJİSİ
Orban karşısında yarışacak adayı belirlemek için yapılan seçim de oldukça “demokratik” oldu. Tepeden belirleme ya da kapalı kapılar ardında gizli pazarlıklarla atama olmadı. Biri Eylül diğeri de Ekim ayında (17 Ekim) olmak üzere iki turlu ön seçim yapıldı. Seçimden de Herkesin Macaristan’ı Hareketi adayı Peter Márki-Zay çıktı. Der Standard’ın haberine göre ülke genelinde kurulan sandıklarında Marki-Zay oyların yüzde 56’sını, Demokratik Koalisyon adayı Klara Dobrev ise yüzde 43’ünü aldı. Bu sonuçla, seçimlerde Başbakan Viktor Orban’ın karşısına Marki-Zay’in çıkması kesinleşti.
Ön seçimin ilk turunda sosyal demokrat Dobrev yüzde 34,8 ile birinci, Budapeşte’nin liberal-yeşil belediye başkanı Karácsony yüzde 27,3 ile ikinci, Marki-Zay ise yüzde 20 ile üçüncü olmuştu. Karácsony‘in ikinci turda Márki-Zay lehine çekilmesiyle Dobrev seçimi kaybetti. Viyana merkezli Die Presse’nin aktardığına göre Karácsony ve Márki-Zay kampanya süresince sosyal demokrat Dobrev’in muhafazakar Orban’a karşı seçimi kazanamayacağını, Orban’ı ancak muhafazakar sağ bir ismin alt edebileceğini dillendirdi. Benzerini burada da gördüğümüz sağı sağla alt etme stratejisi. Dobrev’in ülkeyi 2004-2009 yılları arasında yöneten tartışmalı eski başbakan Ferenc Gyurcsány ile olan evliliği de öne sürülen gerekçelerdendi.
OLAĞANÜSTÜ ŞARTLAR OLAĞANÜSTÜ İTTİFAK
İçinde farklı hikâyeler barındıran bu ittifakın önceli de var. Siyasi yelpazenin zıt kutuplarında yer alan partileri bir araya getiren temel dürtü Orban otoriterizmi. Olağanüstü koşulların bu olağandışı ittifakının temeli birkaç yıl önce atıldı. Normal şartlar altında bir araya gelmeyecek taraflar ilk olarak üç yıl önceki yerel seçimlerde işbirliğine gitti.
25 Şubat 2018’de ülkenin güneydoğusundaki 45 bin nüfuslu küçük Hódmezővásárhely kentinde muhalefetin desteklediği aday belediye başkanlığı ara seçimini kazandı. Orban’ın sağ muhafazakar partisi Fidesz’in (Genç Demokratlar) kalesi olan kentteki seçimi kazanan o isim işte Nisan ayında Orban’a karşı başbakan adayı olarak yarışacak Péter Márki-Zay’ın kendisiydi.
Bir yıl sonra 13 Nisan 2019 yerel seçimlerinde, Budapeşte Belediye Başkanlığı’nda benzer bir ittifaka imza atıldı. Muhalefet bileşenlerinin ortak adayı Gergely Karácsony seçimi kazanarak yeni başkan seçildi. Karácsony’yi kamuoyu İstanbul seçiminin ardından Ekrem İmamoğlu’na yaptığı ziyaret ve yaptığı “İstanbul’daki değişim Budapeşte için de ümit kaynağı oldu” açıklamasıyla hatırlar.
Macaristan da Türkiye gibi bir yol ayrımında. Sıkışan Orban her geçen gün baskıyı artırırken ülkeyi de uluslararası arenada yalnızlaştırıyor. Kendisi gibi sağ-aşırı sağ liderlerle çemberi kırmaya çalışan Orban, Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki ve İtalyan Lig Partisi lideri Matteo Salvini ile birlikte Avrupa genelinde yeni bir sağcı ittifakın temellerini atan isim de. Geçen yıl Budapeşte’de buluşan sağcı liderler “Hristiyan değerler üzerine kurulu Avrupa rönesansı” başlatma sözü verirken adeta Avrupa’nın geri kalanına meydan okuyorlardı.
YENİ TRUMP MI? MARKİ-ZAY KİMDİR?
Bir süre (2004-2009) ABD ve Kanada’da da yaşayan ekonomi, tarih ve mühendislik okuyan ultra liberal-muhafazakâr 49 yaşındaki Marki-Zay “yeni Trump” olarak adlandırılıyor. (Politikwissenschafter Zoltán Kiszelly bezeichnete Márki-Zay gegenüber der APA als “ungarischen Trump.”- https://www.derstandard.at/story/2000130510761/liberalkonservativer-oppositionskandidat-wird-orban-herausforderer.)Küçük bir kentte yıldızı parlayarak siyaset sahnesinin merkezine yerleşen Marki-Zay’ın iktidar yolculuğu ilginç bir serüven olacak.
Sosyalisti, liberali, yeşili, merkez sağcısı ve muhafazakârının desteklediği cephenin başbakan adayı olan Marki-Zay adeta kapalı kutu. Ana sloganı ülkeyi yeniden inşa etmek. Kendisini “muhalefetin muhalefeti” ve “umut taşıyıcısı” olarak sunan Márki-Zay’ın kendi partisi olmadığı için bir nevi “partisiz” aday. Bu yönüyle de eli gelecek seçimler için oldukça rahat. Öncelikli hedefi Orban’ı destekleyen muhafazakar seçmeni çelmek. Aşırı muhafazakar fikriyatı, aile yaşamı, zihin dünyası muhafazakar çevreleri cezbedecek türden. Marki-Zay ile ilgili Alman Süeddeutsche Gazetesi’nde çıkan şu analize bir göz atılabilir. (https://www.sueddeutsche.de/politik/ungarn-viktor-orban-peter-marki-zay-opposition-gemeinsamer-kandidat-erneuerung-1.5443147)
POPÜLİST SAĞA KARŞI BİRLEŞ
Benzer bir muhalefet ittifakı denemesi Polonya, Fransa, Filipinler ve Brezilya’da da söz konusu. Sağ muhafazakar Jair Messias Bolsonaro’ya karşı muhalefet bileşenleri ortak hareket etmenin yollarını arıyor. İşçi Partisi’nin adayı Lula’nın etrafında kümelenecek olan Brezilya muhalefeti “Tropik Trump”tan kurtulmak için tüm enerjisini harcayacak.
Bir dönem dünyayı kasıp kavuran popülist sağ liderlere ve iktidarlara karşı mücadeleyi ortaklaştırmaktan başka çıkar yolu yok gibi. Türkiye’de de bunun bir benzerine tanık oluyoruz bugünlerde.
A weboldalon cookie-kat használunk, amik segítenek minket a lehető legjobb szolgáltatások nyújtásában. Weboldalunk további használatával jóváhagyja, hogy cookie-kat használjunk.