2026. Haziran 15.
Türkinfo Blog Oldal 163

Ukraynalı Roman mülteciler neden ayrımcılığa maruz kalıyor?

Ukrayna’dan savaş bölgelerinden kaçan Roman mültecilerin Perşembe günü Çek Cumhuriyeti’ne kabul edilmemeleri, Romanların Orta Avrupa’da karşı karşıya kaldıkları ayrımcılığı tekrar gündeme getirdi.

Ukrayna’dan Roman etnik azınlıktan bir grubun Çek Cumhuriyeti ve Ukrayna arasındaki sınırı geçmesine izin verilmediği iddiaları üzerine bir açıklama yapan Çek İçişleri Bakanı Vit Rakusan bu iddiaları doğruladı ve ülkeye giriş izni verilemeyen Roman mültecilerin Ukrayna/Macar çifte vatandaşlığa sahip olduklarını, dolayısıyla kendilerine Çek Cumhuriyeti yerine Macaristan’a gitmelerinin tavsiye edildiğini söyledi.

Romanlar ise gidecek yerleri olmadığını, Ukrayna’dan Çek Cumhuriyeti’ne geçmek isteyen tüm mültecilere izin verilirken, kendilerine neden böyle bir ayrımcılık uygulandığını anlamadıklarını söylüyor.

Ukrayna’dan kaçan Romanların Çek sınırından geri çevrilmesi mültecilerle ilgili yeni bir tartışmanın da doğmasına neden oldu. Sivil toplum kuruluşları savaştan kaçan insanların ten rengine göre değerlendirilmesinin temel insan haklarıyla ne kadar uyuştuğunu sorgularken, resmi kurumların temsilcileri ise Romanların toplumdaki çoğunlukla uyumsuz olduğunu öne sürüyor.

Çek makamları hangi gerekçeleri öne sürüyor?

Çek İçişleri Bakanı Vit Rakusan, Ukrayna’dan Çek Cumhuriyeti’ne gelen ve sığınma talep eden Ukrayna/Macar çifte vatandaşlığa sahip Roman mültecilerin ülkeye kabul edilmeme gerekçesi olarak bu insanların lisan bilmemelerini gösteriyor.

Roman kökenlilerin ne Çekçe ne de Ukrayna’ca bildiklerini vurgulayan Çek bakan, Ukrayna/Macar çifte vatandaşı olan Ukrayna Romanlarının aslında Macaristan kökenli olduklarını, dolayısıyla lisanını bildikleri Macaristan’a gitmelerinin doğru olacağını söylüyor.

Bakan Rakusan, Roman ailelerin en az 10-20 bireyden oluştuğunu, birbirlerinden ayrılmayı reddettiklerini, bu kadar kalabalık aileleri evlere yerleştirmekte zorluklar çektiklerini ve ülkede yeni gettolar oluşturmak istemediklerini vurguluyor.

Rakusan, çifte vatandaş olan Ukraynalı Romanlara, bir şekilde ülkeye girmiş olsalar bile kalış izni verilmeyeceğinin, bu insanların kesinlikle sosyal yardımdan yararlanamayacaklarının altını çiziyor.

STK’lar: Soruna çözüm bulunmalı

Khamora Sivil toplum örgütü temsilcisi Emil Vorac, Ukrayna’dan gelen Roman mültecilerin bir kısmının ne Romanca, ne Rusça ne de Ukraynaca konuşabildiğini, kendini sadece Macarca ifade edebildiğini kabul ediyor, ancak sorunun mülteci bilgilendirme formlarının değiştirilmesiyle ve tercümanlar yardımıyla çözülebileceğini düşünüyor.

Slova 21 adlı sivil kuruluş temsilcisi Siladzic ise ülkede yeni gettolar oluşması yönündeki endişelerde haklılık payı olduğunu, fakat gelen mültecilerin ülkede farklı yerlere dağıtılması yoluyla bunun önüne geçilebileceğini söylüyor.

Çek Cumhuriyeti’nde sivil toplum kuruluşları ve hükümet arasında Roman mültecilerin ülkeye kabulü ve gelenlerin ihtiyaçlarını karşılamak için özel bir sosyal yardım projesinin hayata geçirilmesi yolunda görüşmeler de devam ediyor.

Diğer ülkelerde de sorunlar var

Ukrayna’yı terk eden Roman mülteciler sadece Çek Cumhuriyeti’nde değil, bölgenin diğer ülkelerinde de benzer zorluklar yaşıyorlar.

Ukrayna asıllı Romanlara karşı gösterilen tepkiler, Slovakya ve hatta Ukraynalı Romanların çoğunun yöneldiği Macaristan’da da zaman zaman gündeme geliyor. Yerel halk Roman kökenli Ukraynalı mültecilerin kalabalık ailelerinden, yerel örf ve geleneklerle uyuşmayan yaşam tarzından şikayet ediyor.

Özellikle Ukraynalı Romanların Macaristan’da karşı karşıya kaldıkları durum ilginç.

Macar yasaları, son on yıl içinde yurt dışında yaşayan, Macarca konuşan ya da birkaç nesil Macar akrabalık bağını kanıtlayabilen kişilere Macar vatandaşı olma fırsatı tanımış ve bunun üzerine de komşu ülkelerde yaşayan yüz binlerce Macar etnik azınlığa bağlı kişi Macar vatandaşlığına da müracaat ederek çifte vatandaş olmuştu.

Ancak Macar yasalarına göre, mültecilik “vatandaşı olduğu memlekette kovuşturmaya uğrayan, yaşamı tehlikeye giren bireylere” verilen bir hak. Dolayısıyla Ukrayna’dan Macaristan’a sığınan bir şahıs, eğer aynı zamanda Macar vatandaşı ise “mülteci” sayılmıyor.

İşte Ukrayna Romanlarını zor durumda bırakan nedenlerden biri de bu. Bir yandan Roman olmaları nedeniyle yerel halk tarafından önyargıyla karşılanıyorlar, diğer yandan da mülteci olarak kabul edilmedikleri için, sosyal yardımla değil, sadece halkın dayanışması sonucu oluşan yardımlarla yaşamak zorunda kalıyorlar.

Aynı sorunla Ukrayna’dan gelen Macar asıllılar da karşılaşsalar da, onların hem akrabalık ilişkileri ve hem de çalışma izinleri nedeniyle yaşamlarını düzene koyabilmeleri daha kolay oluyor.

Orta ve Doğu Avrupa: Romanların yüzyıllardır ayrımcılık yaşadığı bölge

Dünyanın, ulusal bir devlete sahip olmayan en büyük azınlığı olarak kabul edilen Romanlarla ilgili olarak bütünsel nüfus ölçümleri yapılmıyor.

Dünya Romanlarının üçte birinin Avrupa’da yaşadığı tahmin ediliyor. Romanların yoğunlukla yaşadıkları bölge de Orta ve Doğu Avrupa. En çok da Romanya, Bulgaristan ve Macaristan’da yaşıyorlar.

Yerleşik yaşamı reddeden, genellikle yaşadıkları ülkenin dilini konuşsalar da, yerleşik kültürü özümsemeyen ve egemen kültüre asimile olmamakta direnen Romanlar, bu bölgede yüzyıllar boyunca baskılarla ve bir türlü üstesinden gelinemeyen önyargılarla yüzleşmişlerdi.

20. yüzyılın sonlarında bölge ülkelerinde, özellikle de Çek Cumhuriyeti ve Slovakya’da bir devlet politikası olarak uygulanan sistemli kısırlaştırmalarla karşı karşıya kalmışlardı.

Birkaç yıl önce Avrupa Birliği’nin girişimleriyle söz konusu devletler mağdurlara tazminat ödemeyi kabul etmişlerdi.

Tarık Demirkan – BBC

Çocuklara ara tatil sürprizi: “Okuma Tiyatrosu Yarışması”

Macar Kültür Merkezi ve DasDas, ilk ve ortaokul öğrencilerine yönelik çevrimiçi okuma tiyatrosu yarışması düzenliyor

İSTANBUL (Bültenler) – Liszt Enstitüsü – İstanbul Macar Kültür Merkezi ve Dasdas, ilk ve ortaokul düzeyindeki çocukların sanat eğitimine katkı sunmak için geçen yıl ilki düzenlenen “Çevrimiçi Okuma Tiyatrosu Yarışması”nın bu yıl ikincisini hayata geçiriyor.

Okuma Tiyatrosu, oyuncuların metinleri ezberlemek zorunda olmadığı, kendilerini dilediği gibi ifade etme imkanı buldukları bir çalışmadır. Bu yarışmaya katılan çocuklar, metinleri eline alarak okur, oyunu mimiklerini ve seslerini kullanarak oynar.

Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da yarışmacılar, Macar yazarların çocuk tiyatrosu için kaleme aldığı oyunlardan birini seçip sınıfıyla yarışmaya katılır. 7 Nisan 2022 tarihinde başlayacak başvurular 19 Mayıs 2022’ye kadar sürecektir. Kazanan sınıfın 1 Haziran 2022’de açıklanacağı yarışmanın jürisini ise alanında uzman isimler oluşturuyor.

Yarışma jürisi: Çocuk tiyatrosu alanında uzman Prof. Dr. Nihal Kuyumcu, DasDas Çocuk direktörü Alper Baytekin, Tiyatro BeReZe kurucu ortağı Firuze Engin, Atta Festival direktörü Hakan Silahsızoğlu, Macar Kültür Merkezi Müdür Yardımcısı ve Kültür Ataşesi Balázs Szollossy.

Yaşlı, güçlü, küstah ve kadın: Hepsi birden olur mu?

Magda Szabo’nun ‘Kapı’ romanı, birbirinden tamamen farklı iki kadını merkeze alırken insanların yaşamla, yaşlanmakla yüzleşmek zorunda kaldıklarında ne kadar kırılgan olabileceğini ince ince işliyor.

Okuyan Güzel Kitap Kulübü vasıtasıyla tanıştığım Macar yazar, filoloji doktoru ve Macar Dijital Edebiyat Akademisi’nin (Digitális Irodalmi Akadémia) kurucusu Magda Szabó’nun ‘Kapı’ adlı romanından bahsetmek istiyorum. Yapı Kredi Yayınları, 1987 yılında yazılan bu romanı ilk defa 2007’de, Hilmi Ortaç’ın Macarca orijinalinden yaptığı çevirisiyle yayınlamış ve 2021’de kitap yedinci baskısını yapmış. Yazara 2003 yılında Fransa’nın Femina Ödülü’nü kazandıran bu roman, özel bir ilgiyi hak ediyor.

Dünya edebiyatına damga vurmuş erkek karakterler vardır: Yabancılar, yeraltı adamları, Oblomovlar… Yerli edebiyatımız da bu konuda oldukça zengindir; aylak adamlardan tutunamayanlara, oldukça incelikle kurulmuş erkek karakterlere aşinayız. Aynı derinlikte kurgulansalar da kadın karakterlerin bu denli kuvvetli izleri olabiliyor mu, tartışılır. Belki feminist hareketin güncel küresel etkisi, bu rüzgârın yönünü kadınların lehine çevirmeye başladı diyebiliriz. Kadınların ne yaşadıkları, ortak kadınlık durumları hem edebiyat özelinde hem de farklı kurgusal türlerde tiplerden uzak, çok yönlü şekilde ele alınıyor artık. Tabii eski metinler de bu gözle yeniden okunmaya, yeniden yorumlanmaya açık hâle geliyor. ‘Kapı’, dünya edebiyatına böyle güçlü bir kadın karakter armağan ediyor.

Kapı, Magda Szabo, Çevirmen: Hilmi Ortaç, 260 syf., Yapı Kredi Yayınları, 2016.

HUYSUZ, YAŞLI, ‘DEĞİŞİK’ BİR KADIN

Bir yazarın, evinin temizliği ve yemek, ütü gibi işleri için bir yardımcıya ihtiyaç duymasıyla başlıyor hikâye. Emerenc, yaşlı ama güçlü bedeniyle bu işi hakkıyla yapan bir ev işçisi. Çalışacağı insanları, çalışma şartlarını, hatta yapacağı işleri kendisi seçen; insanlarla ilişkisini kendi adalet anlayışına göre düzenleyen, sınır tanımazlığıyla zaman zaman okuru rahatsız eden, ayrıksı bir kişiliği var Emerenc’in. Yazarla ilişkisi, sürekli gergin bir ip üzerinde ilerliyor. Evinin içine kimseyi kabul etmeyen, misafirlerini kapısının önündeki avluda ağırlayan Emerenc, başkalarının -özellikle de çalıştığı evlerin sakinlerinin- sınırlarına pek de saygı duymuyor. Otoriteyle sorunu var ama kendi otoritesi söz konusu olduğunda sorgu kabul etmiyor. Bu hâliyle tam bir “huysuz yaşlı kadın” Emerenc, ihtiyarlığın hakkını veriyor.

Ama Emerenc’i güçlü bir karakter kılan bu sert ve tavizsiz tavrı değil. En azından sadece bu değil. Yazarla ilişkisi yıllar içinde kuvvetlendikçe biz de Emerenc’in geçmişine dair bilgi kırıntıları edinmeye başlıyoruz. Evlatlık oluşu, kardeşlerini trajik şekilde kaybedişi, savaş sırasında ve sonrasında kaçakları evinde gizleyişi, hayatında bir kere bir erkeğe gerçekten güvenişi, güveninin kökünden sarsılışı, şefkatli bir bağ kurmayı hiçbir zaman beceremeyecek oluşu… 

Kaynak: Tuğba Sivri – gazeteduvar.com.tr

Devamı

Rus saldırısından kaçarak Macaristan’a gelen Ukraynalıların sayısı 601 bini geçti

Macaristan Başbakanı İç Güvenlik Başdanışmanı György Bakondi, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Macaristan’a giriş yapan Ukraynalıların sayısının 601 bini geçtiğini açıkladı.

Budapeşte

Bakondi, kamu televizyonu M1’e yaptığı açıklamada, Ukrayna’dan Macaristan’a günlük 9-10 bin kişinin giriş yaptığını ve 24 Şubat’tan bugüne kadar gelenlerin sayısının 601 bini aştığını kaydetti.

Macar hükümetinin mültecileri ağırlamak için hazırlıklı olduğunu belirten Bakondi, Ukrayna’dan gelenlere sağlık, barınma, ulaşım, bakım ve istihdam konusunda destek verildiğini söyledi.

György Bakondi, ülkesinin, Rusya-Ukrayna savaşına müdahil olmak istemediğini, bu yüzden Ukrayna’ya asker ve silah yollamayacaklarını ayrıca silah geçişine de izin vermeyeceklerini sözlerine ekledi.

Yabancılar Şube Müdürlüğünden yapılan açıklamada ise 24 Şubat’tan bugüne kadar Macaristan’da 15 bin 704 kişinin iltica başvurusunda bulunduğu bilgisi paylaşıldı.

Devamı

Beşiktaş’ın Peter Barath Transferini 1 Milyon Euro’nun Altında Bir Bedelle Bitirmek İstediği Öğrenildi

Fotomaç’ta yer alan habere göreBeşiktaş, Peter Barath’ın menajeriyle temasa geçerken, Macar oyuncuyla da görüşme gerçekleştirecek.

Siyah-beyazlıların bu transferi 1 milyon Euro’nun altında bir bedelle bitirmek istediği öğrenildi.

21 Şubat 2002 tarihinde Kisvarda’da dünyaya gelen Peter Barath, altyapı kariyerinde Gyulahaza KSE, Kisvarda FC ve Debreceni VSC’de top koşturdu. Barath profesyonel futbol kariyerine Debreceni VSC’de start verdi.

Macaristan U-21 Milli Takımı’nda 7 maçta 1 gol kaydeden Barath, Macaristan U-18 Milli Takımı formasını 2 karşılaşmada terletti. 12 maça çıktığı Macaristan U-17 Takımı’nda ise rakip fileleri 4 kez havalandırdı.

Debreceni VSC kariyerinde 61 maça çıkan Peter Barath söz konusu karşılaşmalarda rakip fileleri 5 kez havalandırırken, 9 golün de pasını veren isim oldu.

Macaristan A Milli Takımı’nın oyuncu havuzunda yer alan Barath, 24 Mart 2022 tarihinde oynanan Sırbistan karşılaşmasında süre almadı. 29 Mart 2022 tarihindeki Kuzey İrlanda maçı öncesinde ise yeniden Macaristan U-21 Milli Takımı kadrosuna dahil edildi.

20 yaşındaki orta saha oyuncusunun güncel piyasa değeri 400 bin Euro olarak gösteriliyor.

Macar oyuncu, defansif orta saha pozisyonunun dışında stoper ve merkez orta saha pozisyonlarında da görev yapabiliyor.

(90min Türkiye’yi artık sosyal medyadan takip edin! 90min Türkiye resmi Facebook sayfasını takip etmek için tıklayın! 90min Türkiye resmi Instagram hesabı için ise burayı tıklayın.)

Devamı

Kız Öğrencilerimizden Tarihi Başarı

Macaristan’ın Eger kentinde düzenlenen Avrupa Kızlar Matematik Olimpiyatı’na katılan 4 Türk öğrenci performanslarıyla Avrupa 2’ncisi olarak tarihteki en iyi dereceye imza attı.

TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından ‘2202 Bilim Olimpiyatları Programı’ kapsamında desteklenen İrem Gülce Yazgan; Altın Madalya, Melek Güngör ve Sena Başaran; Gümüş Madalya, Cemre Çetin ise Bronz Madalya kazandı.

Türkiye, bu başarıyla 11. Avrupa Kızlar Matematik Olimpiyatı’nda toplam puan sıralamasında 31 Avrupa ülkesi arasında 2. sırada yer alarak tarihi bir başarı elde etti.

11. Avrupa Kızlar Matematik Olimpiyatı, 31’i Avrupa ülkesi olmak üzere toplamda 57 ülkenin katılımıyla 6-12 Nisan 2022 tarihlerinde Macaristan’ın Eger kentinde düzenlendi.

“Geleceğin bilim insanı adayı öğrencilerimizi tebrik ediyoruz”

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, 11. Avrupa Kızlar Matematik Olimpiyatı’nda ülkemizi temsil eden Kız Matematik Olimpiyat Takımı öğrencilerinin elde ettiği başarının gurur verici olduğunu kaydetti. Mandal, olimpiyata katılan 4 Türk öğrencinin de madalya aldığını hatırlatarak, yaşadıkları gurur ve mutluluğun büyüklüğünü ifade etti.

“Geleceğin bilim insanı adayı öğrencilerimizi tebrik ediyoruz. Olimpiyatlara katılan tüm öğrencilerimize, ailelerine, öğretmenlerine, başta Komite Başkanlarımız olmak üzere eğitimlerde görev alan tüm akademisyenlere teşekkür ediyoruz.” diyen Mandal, “TÜBİTAK BİDEB tarafından ‘2202 Bilim Olimpiyatları Programı’ kapsamında desteklenen milli takımlarda yetiştirilen genç bilim insanları Türkiye’yi uluslararası arenada temsil ediyor.“ hatırlatmasında bulundu.

Tübitak

Milli judocular, Avrupa Şampiyonası’na Macaristan’da hazırlanacak

Avrupa Şampiyonası hazırlıklarını sürdüren Judo Milli Takımı, Macaristan’da bir haftalık ortak çalışma kampına katılacak.

Avrupa Şampiyonası hazırlıklarını sürdüren Judo Milli Takımı, Macaristan’da bir haftalık ortak çalışma kampına katılacak.

Türkiye Judo Federasyonundan yapılan açıklamaya göre, Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da 29 Nisan- 1 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek Avrupa Şampiyonası’na hazırlanan milliler, kamp için Macaristan’a gitti.

Avrupa Judo Birliği takviminde yer alan ve Tata’da 17 Nisan’a kadar sürecek ortak çalışma kampına 8 kadın ve 7 erkek judocu katılacak. Kampta yer alacak milli judocular şunlar:

Kadınlar: Sıla Ersin, Merve Azak, Hasret Bozkurt, Ayten Yeksan, Minel Akdeniz, Fidan Ögel, Sebile Akbulut, Hilal Öztürk

Erkekler: Mihraç Akkuş, Ejder Toktay, Umalt Demirel, Vedat Albayrak, Mihael Zgank, Ömer Kemal Aydın, Münir Ertuğ

Tarih ve Lüksün Budapeşte’deki Adresi: Matild Palace Luxury Collection Hotel

Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deki tarihi imparatorluk sarayı “Matild Palace, A Luxury Collection Hotel, Budapest” adıyla açıldı.

Habsburg Hanedanı üyelerinden Prenses Maria Klotild himayesinde, Kalman Giergl ve Floris Korb tarafından 1901 yılında inşaa edilen görkemli ikiz binalar, İngiliz barok döneminin en iyi örneklerinden. Ünlü Elizabeth Köprüsü üzerinden şehrin ‘Peşte’ bölgesine girenler için bir geçit görevi gören ikiz binanın ilki, şimdi tarih ve lüksü bir arada bulunduran şehrin en popüler adresi Matild Palace.

Kaynak: Matild Palace, a Luxury Collection Hotel, Budapest Facebook sayfası

Dünyaca ünlü şef Wolfgang Puck da Budapeşte’deki birinci yılında Michelin Guide’a girmeyi başaran ödüllü restoranı “Spago by Wolfgang Puck” ve otelin terasında yer alan şehrin en popüler barı The Duchess’da konuklarını ağırlıyor. Marriott International portfolyosundaki lüks otel markası The Luxury Collection Hotels & Resorts’un Macaristan’daki ilk markası olan otel, başarılı Türk şirketi Özyer Group’un Budapeşte’deki en büyük projesi.

Açıldığı günden itibaren büyük ilgi gören Matild Palace, Türkiye’deki seyahat tutkunlarını Avrupa’nın popüler destinasyonu Budapeşte’ye bekliyor.

Macaristan’ın başkenti Budapeşte tarih, kültür, sanat, müzik ve gastronomi alanında son yılların en popüler tatil destinasyonlarından. Türkiye’den ağırladığı turist sayısıyla da dikkat çeken Budapeşte, her mevsim kendine özgü güzellikleriyle dünyanın farklı yerlerinden milyonlarca insanı ağırlıyor. Turizm konusunda artarak büyük bir ivme yakalayan şehir, global markaların gözdelerinden.

Kaynak ve devamı (ve fotoğraflar)

16,474FansLike
639FollowersFollow