2026. Temmuz 27.
Türkinfo Blog Oldal 143

Roby Lakatos, Tekfen Filarmoni’yle çalacak

Şef Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni, 6 Ekim’de Ankara’da, dünyanın en sevilen keman sanatçılarından Roby Lakatos ve günümüzün önde gelen kanun virtüözlerinden Göksel Baktagir’i ağırlayacak. 

Ülkemizin sayılı özel sanat kurumlarından Tekfen Filarmoni, Ekim ayında İstanbul ve Ankara’da arka arkaya vereceği konserlerle kuruluşunun 30. yılında klasik müzik severlerle buluşmaya devam ediyor. Daimî şef ve sanat direktörü Aziz Shokhakimov yönetiminde 5 Ekim’de İstanbul Zorlu PSM’de çalacak olan orkestra, 6 Ekim’de de Başkent Kültür Yolu Festivali kapsamında CSO Ada Ankara’da konser verecek. Orkestranın dünya çapında büyük beğeniyle takip edilen ünlü Macar keman virtüözü Roby Lakatos ve Grubu’na eşlik edeceği yüksek tempolu programda, dinleyiciler konuk sanatçısı ve Tekfen Filarmoni ile uzun yıllardır iş birliği yapan Göksel Baktagir’in kanunuyla Macarların geleneksel çalgısı olan cimbalom ile doğaçlama atışmasına tanık olacak.

Dünyanın yaşayan en usta keman sanatçısı

Benzersiz sanatçı kişiliğiyle Çingene kemancı, şeytanın kemancısı, klasik virtüöz, caz doğaçlama sanatçısı, besteci ve aranjör olarak tanınan Roby Lakatos, dünyanın yaşayan en usta keman sanatçılarından biri. Roby Lakatos, 1965 yılında, “Çingene Kemancıların Kralı” János Bihari’nin yedinci kuşaktan torunu olarak dünyaya geldi. Bihari, zamanında, Ludwig van Beethoven’ın takdirini kazanmış, Johannes Brahms’ı, bestecinin Macar Dansları adlı eserine ilham kaynağı olan ezgilerle tanıştırmış ve Franz Liszt’in hakkında “Sihirli kemanından süzülen ahenkli notalar, büyülenmiş kulaklarımıza adeta bal çalıyor,” diyerek söz ettiği bir kişiydi. Lakatos, devraldığı mirasa sahip çıkarak klasik müzik eserlerini, caz parçalarını ve anavatanı Macaristan’ın halk şarkılarını ustalıkla icra eden çok yönlü müzisyen kimliği ile dikkat çekiyor.

Devamı

Avrupa Parlamentosu: Macaristan’daki rejim demokrasi değil ‘seçimli otokrasi’

Tarık Demirkan | Budapeşte

Avrupa Parlamentosu tarafından Perşembe günü büyük oy çoğunluğu ile kabul edilen rapora göre Macaristan’da var olan siyasi rejim demokrasi olarak değil, seçimlerin de var olduğu bir otokratik ara rejim olarak tanımlanabilir.

Avrupa Parlamentosu’nda 28 çekimser ve 123 hayır oyuna karşılık 433 evet oyuyla kabul edilen Macaristan raporu, yıllar boyunca süre gelen hukuk devleti ihlalleri nedeniyle Macaristan’ın artık demokratik bir ülke olarak tanımlanamayacağını iddia ediyor ve Avrupa Birliği Komisyonu’nu Macaristan’a AB tarafından verilen yardım ve yapısal dönüşüm fonlarının ödenmesini durdurmaya çağırıyor.

Avrupa Birliği ana sözleşmesi ve mevzuatı bakımından Avrupa Parlamentosu tarafından hazırlanan bu rapor doğrultusunda alınan kararın bir yaptırım gücü bulunmuyor.

AB işleyiş yasalarına göre parlamento tarafından alınan bu tür tavsiye kararlarının uygulanması, Avrupa Birliği’nin yürütme organı olan Komisyon’un yetki alanına giriyor

Ancak AB Komisyonu parlamentonun, bizzat Komisyon’u da Macaristan’a karşı fazla hoşgörülü olmakla ve yaptırımlar konusunda işi ağırdan almakla suçladığı bu kararını uygulamak konusunda şimdi artık iyice baskı altına girmiş durumda.

Rapor Macaristan’ı hangi konularda eleştiriyor?

Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen rapor, yıllardır gündeme gelen hukuk devleti ve temel haklardaki eksiklikleri tekrarlıyor.

  • Buna göre Macaristan’da:
  • Anayasal süreçlerin ve seçim sisteminin işleyişinde eksiklikler var.
  • Yargı sisteminin bağımsızlığı yeterli değil.
  • Yolsuzluklar önlenemiyor.
  • Siyasi rejim basın ve medya da dahil olmak üzere söz ve görüş bildirme hakkını garanti edemiyor.
  • Vatandaşların din ve vicdan özgürlüğü, örgütlenme, gösteri  ve toplanma özgürlüğü garanti altına alınmıyor.
  • LGBTQI hakları sık sık ve kabaca ihlal ediliyor.
  • Göçmenlerin, sığınma talep eden mültecilerin temel hakları göz ardı ediliyor.

Rapor tüm bu eksikliklerden yola çıkarak, Macaristan’ın Avrupa Birliği’nin üzerinde yükseldiği ana temel olan hukuk devleti ilkelerini ihlal ettiği saptamasını yapıyor ve yaptırım uygulaması için Avrupa Komisyonu’nu göreve çağırıyor.

Macar hükümeti ne diyor?

Raporun kabul edilmesinin ardından Macar hükümeti tarafından resmi bir açıklama yapılmadı ve henüz bir tepki gösterilmedi.

Ancak geçen haftadan itibaren, raporun ayrıntıları basında yayınlanmıştı ve dolayısıyla bu konuda hükümete yakın çevreler ve siyasetçiler tarafından dile getirilen yorumlar da olmuştu.

Bu yorumlara göre Avrupa Birliği’nin tavrı öncelikle siyasi bir tavır.

Macar hükümeti Avrupa Birliği yönetimini, liberal ve sol çevrelerin etkisi altında kalarak ulusal değerleri, ulusal devleti ve egemenliği savunan Macar hükümetini cezalandırmakla itham ediyor.

Yine hükümet çevrelerinde, Avrupa Birliği’nin yardımları kesme tehdidini, Nisan 2022’deki genel seçimleri FIDESZ’e karşı kaybeden sol ve liberal kesimlerin bir intikamı olarak algılama eğilimi de var.

Bundan sonra ne olacak? AB yardımları kesilecek mi?

Avrupa Birliği işleyişine göre Parlamento tarafından alınan tavsiye kararının uygulama yetkisi Komisyon’a ait.

Avrupa Komisyonu zaten geçen yıl Macaristan ile ilgili olarak, yine hukuk devleti ihlalleri konusunda işlem başlatmıştı.

Ancak şimdi parlamento bir an önce yaptırım uygulanmasını ve yardımların kesilmesini de talep ediyor.

Avrupa Komisyonu, Macar hükümetinden bazı konularda somut adımlar atılmasını ve bazı somut yasaların çıkarılmasını istemişti.

Macar hükümeti önce Covid ve ardından da savaşa bağlı olarak enerji fiyatlarının artması  nedeniyle dünyayı da etkisi altına alan ekonomik kriz ortamında AB tarafından verilmesi gereken fon ve yardımlara şiddetle ihtiyaç duyuyor.

Bu nedenle de Macar hükümeti geçen hafta çok eleştirilen yolsuzluklar konusunu araştırmak üzere, AB’nin isteği doğrultusunda bir komisyon kurmayı kabul ettiğini açıklamıştı.

Ancak Brüksel bunun yeterli olmayacağını, Macar hükümetinden başka adımlar atılmasını da beklediğini belirten işaretler vermişti.

Şimdi Macar hükümeti önümüzdeki haftanın başlarında Brüksel’e, çok eleştirilen konularda yeni bazı teklifler götürecek.

Bu yeni tekliflerin kabul edilip edilmeyeceği ve Macaristan’a verilen yardımların kesilip kesilmeyeceği de önümüzdeki hafta netleşecek.

Macaristan’daki muhalefet rapora nasıl yaklaşıyor?

Macaristan’da iktidar partisine muhalefet eden ve yıllardır hukuk devleti eksikliklerini dile getiren siyasi partiler Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen raporda dile getirilen eleştirilere tamamen katılıyorlar.

Ancak muhalefet Avrupa Birliği tarafından Macaristan’a verilen yardımların kesilmesinin Macar hükümetini değil, öncelikle Macar ekonomisini ve Macar halkını çok zor durumda bırakacağını düşünüyor.

Muhalefete göre Avrupa Birliği’nin Macaristan’a verdiği fon ve yardımlar kesilmemeli, ancak bu yardımlar gerekirse hükümete değil, bazı mekanizmalarla doğrudan halka ulaştırılmalı.

Muhalefet bunun  için de yardımların bir şekilde belediyelere, kamu kuruluşlarına ve sivil kurumlara ulaşmasını mümkün kılacak mekanizmalar  yaratılmasını öneriyor.

Kaláka Müzik ve Şiirin Keyifli Birlikteliği

KALÁKA MÜZİK VE ŞİİRİN KEYİFLİ BİRLİKTELİĞİ // 23 EYLÜL // ÇOK AMAÇLI SALON // 20.00Dünya çapında tanınan ve 53. sanat yılını kutlayan Macar müzik grubu Kaláka ikinci kez İstanbul’a geliyor. İsmini Erdel bölgesi Macarlarına ait “birlikte çalışmak” anlamına gelen “kaláka” dan alan grup, Macar şiirinin en güzel örneklerinden yaptığı besteleri halk müziği formunda seslendiriyor. Orkestrada kontrbas ve gitarda Gábor Becze; flüt, kanun, pan kavalı, klarnet ve tárogató da Dániel Gryllus; gitar, charango ve ağız kopuzunda Vilmos Gryllus; mandolin, 12 telli gitar, ukulele ve kalimbada Balázs Radványi yer alıyor. Liszt Enstitüsü Macar Kültür Merkezi iş birliği ile AKM Çok Amaçlı Salon’da gerçekleşecek konserde, Macarca yapılan açıklamaların Türkçe çevirisi de olacak.

Konser

AKM Çok Amaçlı SalonPaylaş

Müzik ve Şiirin Keyifli Birlikteliği: Kaláka

53. sanat yılını kutlayan ve dünyaca tanınan Macar müzik grubu Kaláka ikinci kez İstanbul’a geliyor.

İsmini Erdel bölgesi Macarlarına ait “birlikte çalışmak” anlamına gelen “kaláka”dan alan grup, Macar şiirinin en güzel örneklerinden yaptığı besteleri halk müziği tarzında seslendiriyor.

Kaláka
Gábor Becze: 
kontrbas, gitar
Dániel Gryllus: 
flüt, kanun, pan kavalı, klarnet, tárogató
Vilmos Gryllus: 
gitar, charango, ağız kopuzu
Balázs Radványi: 
mandolin, 12 telli gitar, ukulele, kalimba

Konser sırasında Macarca yapılan açıklamaların Türkçe çevirisi gerçekleşecektir.

Devamı

Ryanair, Macaristan üzerinden yapılan bazı uçuşları iptal etti

İrlandalı düşük maliyetli hava yolu şirketi Ryanair, Macaristan hükümeti ile yaşadığı anlaşmazlıktan dolayı Macaristan üzerinden 8 rotaya yaptığı uçuşları iptal ederken, diğer 7 rotada ise uçuşları azaltma kararı aldı.

Budapest

İrlanda firması Ryanair Üst Yöneticisi (CEO) Michael O’Leary, Budapeşte’de düzenlediği basın toplantısında, Ryanair’e kesilen cezaya ve Macaristan hükümetinin hava yollarına yönelik getirdiği vergi kararına tepki gösterdi.

O’Leary, Macaristan hükümetinin ekstra kar ettiği gerekçesiyle hava yolu şirketlerine ekstra vergi yükümlülüğü getirdiğini ama Kovid-19 nedeniyle hava yolu şirketlerinin 2 yıl boyunca zarar ettiğini söyledi.

Ekstra verginin, şirketinin Macaristan’a yönelik yatırımlarını da etkileyeceğini vurgulayan O’Leary, 2023’te yolcu sayısının 4,5 milyondan 5 milyon taşıma yönünde plan yaptıklarını ama vergi nedeniyle bu rakamlara ulaşılmasının imkansız olduğunu söyledi.

Yeni verginin yürürlükte kaldığı sürece Macaristan’da yeni havalimanlarına uçuş yapmayacaklarını da belirten O’Leary, Macaristan üzerinden 8 rotaya yapılan uçuşları tamamen iptal etme, diğer 7 rotada ise uçuşları azaltma kararı aldıklarını söyledi.

Macaristan’da tüketicinin korunması kanununu ihlal etme suçundan Ryanair’e kesilen 300 milyon Macar forinti (777 bin dolar) cezayı temyize götürdüklerini de belirten O’Leary, kararın aleyhlerine çıkması durumunda olayı Avrupa Birliği (AB) mahkemesine taşıyacaklarını vurguladı.

Devamı

Agnes Denes’in “Yaşayan Piramit”i Sakıp Sabancı Müzesi’nde sanatseverlerle buluşacak

ABD’de yaşayan 91 yaşındaki Macar sanatçı Agnes Denes’in “Yaşayan Piramit” adlı eseri yarın Sakıp Sabancı Müzesi’nde sanatseverlerle buluşacak.

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nin bahçesindeki basın toplantısında Müze Müdürü Nazan Ölçer, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde 2007’deki Habersiz Buluşma sergisiyle başlayan ve iki yılda bir gerçekleşen çağdaş sanat sergilerinin bu seneki odağının, ekolojik sanatın öncü isimlerinden Agnes Denes olduğunu belirterek, “Son iki senedir bütün dünyayı etkisi altına alan pandemi, gün geçtikçe artan çevresel kaygılarımızı katlayarak yeryüzüyle olan ilişkimizi sorgulamamıza sebep oldu. Yeşil müze sertifikasına sahip bir müze olarak sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bu nedenle bu seneki bienal sergimizin sanatçısını, 1960’tan beri, tabiatın yıkımıyla ilgili sayısız eser vermiş olan, bu kaygıları bazen büyük gösterilere dönüştürerek insanları adeta sarsan, bilince çağıran bir sanatçıyla yapıyoruz” dedi.

Devamı

Macaristan kürtaj kurallarında değişikliğe gitti

Macaristan’da hükümet, kürtaj talebinde bulunmak isteyen kadınları muayene eden doğum uzmanının, ceninin hayati fonksiyonlarının işleyişini hastalara açık ve net bir şekilde göstermesi zorunluluğu getirdi.

Resmi Gazete’de yayımlanan ve 15 Eylül’de yürürlüğe girecek olan kararnameye göre doktorlar, kürtaj talebinde bulunan kişilere, ceninin hayati fonksiyonlarının işleyişini hastalara açık ve net bir şekilde gösterecek.

Devamı

Avrupa Birliği, Sırbistan hükümetine Avrupa Onur Yürüyüşü’ne izin verme çağrısı yaptı

Sırbistan hükümetinin, Cumartesi günü gerçekleştirilmesi planlanan Avrupa Onur Yürüyüşü’nü yasaklaması, Brüksel ve Belgrad ilişkilerini gerginleştirdi. Avrupa Komisyonu, Sırbistan makamlarına yasağı iptal etme çağrısı yaptı.

Geçen yıl Kopenhag’da düzenlenen yürüyüşün ardından bu yıl yürüyüşün Belgrad’da yapılmasına karar verilmişti.

Yasak gerekçesi olarak ‘güvenlik endişesi’ gösterildi.

Milliyetçi muhafazakar kesimler, yürüyüşün yasaklanması için çağrı yapıyordu.

Belgrad’da daha önce de bu tür gösteriler düzenlenmişti. 

2001 yılındaki yürüyüşe göstericilerin müdahale etmesi sonucunda olaylar çıkmış ve çok sayıda insan yaralanmıştı.

Ancak daha sonraki yıllarda başkentteki yürüyüşleri olaysız gerçekleşmiş, hatta bir yürüyüşe o dönem Sırbistan’ın ilk eşcinsel başbakanı Ana Brnabic de katılmıştı.

O yürüyüş Avrupa’nın en büyük Onur Yürüyüşü olarak anılmıştı.

Yasak gerekçesi olarak ne gösterildi?

Bu yıl Avrupa LGBTİ+ örgütlerinin nihai yürüyüşü, Belgrad’da düzenleyeceklerini açıklamalarının ardından Sırbistan’da muhafazakar çevreler gösteriyi engellemek için organize oldu.

Milliyetçi ve muhafazakar çevreler, Onur Yürüyüşü’nün planlandığı 17 Eylül’de Belgrad’da “Aile Yürüyüşü” düzenleyeceklerini duyurdu. Bu durum bazılarınca başkentte olayların çıkabileceğinin işareti olarak değerlendirildi.

Avrupa Birliği karşıtı Sırbistan milliyetçilerinin de LGBTİ+ karşıtı çevrelere destek vereceğinin ortaya çıkmasıyla birlikte hükümet, her iki tarafın gösterisinin de yasaklandığını duyurdu.

İçişleri Bakanı Aleksandır Vulin, “Var olan jeopolitik koşullar içinde Onur Yürüyüşü’nün gerçekleşmesi Belgrad sokaklarının sıcak çatışmalara sahne olması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin tamamen tehlikeye atılması anlamına gelecektir, bu nedenle de gösteriye izin vermiyoruz” dedi.

LGBTİ+ örgütleri temsilcileri ise bu kararı kabul etmeyeceklerini açıkladılar. 

Yürüyüş düzenleme komitesi adına konuşan Goran Miletic, basına verdiği demeçte, hükümetin yürüyüşü iptal etme hakkına sahip olmadığını söyleyerek, gösteriyi her koşul altında gerçekleştireceklerini duyurdu.

Avrupa Birliği ne diyor?

Avrupa Birliği, bu yürüyüşleri, toplum içindeki azınlıkların kendi hak ve çıkarlarını korumak için gündeme getirdikleri etkinlikler olarak algılıyor ve bunu Avrupa Birliği temel ilkelerinin hayata geçirilmesi olarak görüyor.

Eylül başlarında Sırbistan’da Onur Yürüyüşü tartışmaları başladığında AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borell, bu yürüyüşün AB için önemini vurgulamış ve Sırbistan makamlarını bir çözüm bulmaya çağırmıştı.

Bugün gösterinin yasaklandığının açıklanmasından sonra da Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Dunja Miyatoviç, Sırbistan hükümetine “Tarihte iyi ve haklı olanların yanında yer almalarını, yasaklama kararını iptal etmelerini” tavsiye etti.

Salı günü akşam saatlerinde Avrupa Konseyi Dışişleri Komiserliği de konuyla ilgili bir basın açıklamasıyla birliğin hayal kırıklığını dile getirdi. 

Açıklamada, Avrupa LGBTİ+ kuruluşları açısından Belgrad’daki Onur Yürüyüşü’nün çok önemli olduğu ve Cumartesi gününe kadar mutabakata dayalı bir çözüm bulunacağının umulduğu dile getirdi. 

Tarık Demirkan – BBC

16,474FansLike
639FollowersFollow