2026. Temmuz 26.
Türkinfo Blog Oldal 109

Acil iniş yapan THY uçağında 11 yaşındaki bir çocuk öldü

Türk Hava Yolları’nın TK003 sefer sayılı New York-İstanbul uçağı, bir çocuğun havada bilincini kaybetmesi sonucu Budapeşte’te acil iniş yaptı. ABD’li çocuk kurtarılamadı.

DUVAR – Türk Hava Yolları’nın New York seferini yapan TC-JOA kuyruk tescilli Airbus 330 tipi uçağı 287 yolcusuyla 08.50’de İstanbul Havalimanı’ndan havalandı. Kalkıştan bir süre sonra yolculardan ABD’li bir ailenin 11 yaşındaki engelli çocuğu fenalaştı.

DHA’nın haberine göre yolcuya ilk müdahaleyi kabin ekipleri yaparken, aynı anda ‘doktor’ anonsu yapıldı. Yolcular arasında bulunan bir doktor, fenalaşan ve durumu ağırlaşan ABD’li çocuğa kalp masajı yaptı.

Devamı

Eserler İstanbul’a taşındı: Macar seramiğinde Osmanlı izleri var

Asırlara uzanan Macar çömlekçiliği ve seramik sanatının izleri İstanbul’a taşındı…

 Liszt Enstitüsü-İstanbul Macar Kültür Merkezinde açılan “Yerel ve Modern” başlıklı sergiMacaristan’ın güney bölgesinden yüzyıllara dayanan sanat tecrübelerini çeşitli eserlerle yansıtıyor. Sergi, halk çömlekçiliğinden sanatla ilgili tarzlara kadar geniş bir yelpazede seramik sanatını ele alıyor. 

Kaynak: Liszt Enstitüsü-İstanbul Macar Kültür Merkezi Facebook


Osmanlıların Macaristan’a hâkim olduğu 150 yıllık devirde Anadolu’dan Macaristan’a birçok seramik taşındı. Macar halkı, gelişmiş seramik kültürüyle bu şekilde tanıştı. Bu tesir ayrıca, Macar halk çömleklerinin şekil ve süslemelerinde kendini gösterdi. 19. asrın sonunda ise Macar seramik atölyeleri Doğu’nun süsleme sanatını yeniden keşfetti. Sergide yer alan bazı eserler, Osmanlının işte bu tesirini de ortaya koyuyor. 

Kaynak ve devamı

KİRAZ FESTİVAL TAM LİSTE PROGRAM AKIŞI 2023

Tekirdağ Kiraz Festivalinde 10 Haziran Macaristan kültürel etkinlikleriyle dolu.

3.Gün
10 HAZİRAN 2023 CUMARTESİ
Macar Günü

AÇIK DENİZ YÜZME ETKİNLİĞİ “MİKES KELEMEN KUPASI”
Saat: 10.00 Başlangıç Noktası: Cumhuriyet Mah. Paşa Sahili Varış Noktası: Rumeli İskelesi
YELKEN YARIŞLARI ‘‘RAKOCZİ KUPASI’’
Saat: 11.00 Yer: Rumeli İskelesi
YELKEN YARIŞLARI ‘‘RAKOCZİ KUPASI’’ ve AÇIK DENİZ YÜZME ETKİNLİĞİ “MİKES KELEMEN KUPASI” ÖDÜL TÖRENİ
Saat: 12.30 Yer: Rumeli İskelesi
FLYBOARD GÖSTERİSİ “FLYBOARD TÜRKİYE ŞAMPİYONU KAHRAMAN AKTAŞ SHOW”
Saat: 13.00 Yer: Sahil Dolgu Alan
ÇELENK SUNMA TÖRENİ
Saat: 14.00 Yer: Rakoczi Müzesi
ANI PLAKETİ KONULMASI
Saat: 14.45Yer: Barış ve Özgürlük Parkı
MACAR ve YABANCI MİSAFİRLER İÇİN SÜLEYMANPAŞA MİLLET BAHÇESİ GEZİSİ
Saat: 15.30Yer: Süleymanpaşa Millet Bahçesi
MİKES KELEMEN SERGİ AÇILIŞI
Saat: 16.00Yer: Süleymanpaşa Millet Bahçesi
GO KART PİSTİ AÇILIŞ TÖRENİ
Saat: 17.00Yer: Karadeniz Mah. Paşa Spor Vadisi
MACARİSTAN TANITIM STANDININ AÇILIŞI
Saat: 19.00Yer: Festival Konser Alanı

MACAR MÜZİK GRUBU “TÖRÖK TILLA FOLK EXPERIENCE”
Saat: 20.00Yer: Festival Konser Alanı


GECE KONSERİ “MUSTAFA CECELİ”
Saat: 21.00Yer: Festival Konser Alanı
DRONE GÖSTERİSİ
Saat: 22.00Yer: Festival Konser Alanı
FLYBOARD GÖSTERİSİ“FLYBOARD TÜRKİYE ŞAMPİYONU KAHRAMAN AKTAŞ SHOW”
Saat: 22.15Yer: Festival Konser Alanı
GECE KONSERİ “FUNDA ARAR”
Saat: 22.30Yer: Festival Konser Alanı
AÇIK HAVA SİNEMA FİLMİ GÖSTERİSİ (MACAR SİNEMASI)
Saat: 00.00Yer: Sahil Dolgu Alan

Kaynak

László Krasznahorkai: Şeytan Tangosu

Şeytan Tangosu Kitap Açıklaması

Yalnız olmadığına sevindi; Pisicik hâlâ ısıtıyordu karnını. “Evet,” dedi sesini yükseltmeden önüne bakıp, “melekler bunu görür ve anlar.” İçinde bir huzur hissetti ve dört bir yanındaki ağaçlar, yol, yağmur ve gece de hep birlikte bir huzur yayıyordu. “Olan biten her şey iyi,” diye düşündü. Her şey basitleşmişti, mutlak biçimde. Yolun iki yanında düzgün adımlarla ilerleyen, dımdızlak akasya ağaçlarına, birkaç metre önünde artık karanlığın içinde yitiveren kırlara baktı. Yağmur ve çamurun boğucu kokusunu duyuyor, doğru ve tam olması gerektiği gibi davrandığını yanılmaz bir şekilde biliyordu.

Yaşamın fiilî olarak durduğu bir Macar köyünde, güz yağmurları başlamıştır. Gelecekten umudunu, birbirine güvenini, içindeki iyilik duygusunu, dayanışma ruhunu yitirmiş insanlar, o diyardan gitmenin planlarını yapmaktadır. Bir kurtarıcı arayışı, yıllar önce öldüğünü sandıkları Irimias’ın dönüşüne dek sürer. İnsanlar ilk kez birlik içinde davranır ve kendilerini Irimias’ın kararlarına teslim ederler. Simgelerden yola çıkarak anlatır Krasznahorkai yaşamı; olay örgüsünü bir döngü etrafında biçimlendirir. Sürekli ağ ören örümcekler, gökte dönüp duran kargalar, başıboş atlar, birbirinin tekrarı mevsimler…

Çevirmen: Bülent Şimşek

Tekrar Baskı Tarihi: Mayıs 2023

İlk Yayın Tarihi: 1985

İzmir Film ve Müzik Festivali 16 Haziran’da başlıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 3. İzmir Uluslararası Film ve Müzik Festivali 16 Haziran’da Elhamra Sanat Merkezi’ndeki törenle başlayacak. 7 mekanda 100 filmin gösterileceği festival kapsamında Nuri Bilge Ceylan’ın üç filmden seçilen on bir sahne üzerine bestelenen caz parçalarından oluşan “Taşra Üçlemesi” projesinin de dünya prömiyeri yapılacak.

Uluslararası yarışmada 10 film var
Uluslararası Yarışma jüri başkanlığını ise Macar yönetmen Krisztina Goda üstleniyor, diğer jüri üyeleri ise Alexandra Enberg, Pelin Batu ve Serdar Kökçeoğlu. Uluslararası Yarışma kapsamında Fransa’dan Arjantin’e, Avustralya’dan Pakistan’a, Hollanda’dan Gürcistan’a dünyanın farklı ülkelerinden 10 film bulunuyor. 


Yarışacak filmler şunlar:

Carmen (Benjamin Millepied / Avustralya Fransa),

Dans Başlasın (Empieza el Baile, Marina Seresesky / Arjantin, İspanya)

Davulcu (Drameri, Kote Kalandadze / Gürcistan)

Divertimento (Marie-Castille Mention-Schaar / Fransa)

Heart by Tribal Galaxy (Ömer Safa Umar / Türkiye),

Joyland (Saim Sadiq / Pakistan, ABD)

Kapr Code / Lucie Kralova / Çekya, Slovakya)

Ren Altını  (Rheingold, Fatih Akın / Almanya)

Terezin (Gabriele Guidi / İtalya, Çekya, Slovakya)

ve Habiszti -Çünkü! ( Habiszti – Csak ezért is!, György Dobray / Macaristan)

7 mekanda 100 film gösterilecek


Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Institut français, Goethe Enstitüsü, İstanbul İtalyan Kültür Merkezi, Liszt Kültür Merkezi, Macaristan Ulusal Sinema Kurumu, İsveç İstanbul Başkonsolosluğu ve Özgörkey Holding destekleri ile gerçekleşecek festivalde 7 gün süresince 7 mekanda 100’ü aşkın film gösterilecek. İstinye Park Teras’ın iki salonu festivalin iki yarışmasının mekanı olacak. Festivalde bu yıl Ulusal Yarışma’nın yanı sıra müzik temalı kurmaca ve belgesel filmlerin yarışacağı Uluslararası Yarışma da yer alıyor. Programın diğer bölümleri ise: Dünya Festivallerinden, Müziğin Yıldızları, Müziğin İzinde, İki Arada Bir Derede (Göç temalı filmler), Ustaya Saygı: Luchino Visconti, Hayatın Ritmi, Hayal Ülkesi, Kısaca Müzik.

Kaynak

Program

TARIK DEMİRKAN: “ESKİ BİR KONAĞIN ANLATACAĞI ÖYKÜLER VARDIR”

Daha önce özellikle derlediği ve çevirdiği masallarla tanıdığımız gazeteci yazar Tarık Demirkan’ın çocuklar için yazdığı ilk romanı “Tarihi Konağın Gizemi”, Can Çocuk etiketiyle okurla buluştu. Maceraperest ruhları bir hayli içine çekecek romanın peşine düştük, Tarihi Konağın Gizemi’ni yazarıyla konuştuk.

SÖYLEŞİ: NİLÜFER TÜRKOĞLU

Can Çocuk’tan yakın zamanda çıkan “Tarihi Konağın Gizemi”, çocuklar için yazdığınız ilk roman. Daha önce bir masallar serisiyle küçük okurla buluşmuştunuz. Çocuklar için bir ilk roman yazmak nasıl bir deneyimdi? Yazar olarak kurgu aşamasında ve dili kullanırken zorluklar yaşadınız mı?

Masalları ve çocuk edebiyatını seviyorum. Pek çok masal derlemem yayınlandı, masal serileri hazırladım. Farklı yaş gruplarına, masal türünde yaşamın hangi öyküleriyle ve daha da önemlisi hangi dille “seslenmek” gerektiği üzerine oldukça deneyim sahibiyim. Masal söz konusu olduğunda  kısa öyküsünden çok dili önemli. Ancak roman elbette farklı. Uzun soluklu bir çalışma, okuyucuda, hele bir de gençse dikkatin ve merakın sonuna kadar dağılmamasını sağlamaya çalışmak öne çıkıyor, bu da kurguyla ilintili. Romanda “gerilim” hep ayakta kalmalı, okuyucu bir sonraki sayfadaki gelişmeleri büyük bir merakla beklemeli. Zorluk yaşamadım, ancak bu konuya özel önem verdiğimi söyleyebilirim. Sonuçta heyecanın bir an için bile düşmediği sürükleyici bir roman çıktı ortaya.


Kesinlikle! Budapeşte’de yaşayan ikiz kız kardeşler Eda ve Seda’nın Bartın ve Amasra’nın büyüleyici coğrafyasında geçirdikleri yaz tatili üzerine macera dolu bir roman bu. Sırlarla dolu eski ve gizemli bir konağın öyküsü dile geliyor satırlarınızda. Bu hikaye nasıl oluştu, yazma sürecinden bahseder misiniz?

Roman, yazarın dünya ile olan ilişkilerinin bir yansımasıdır. Kendi duygu ve düşünce dünyasından süzdükleri, deneyimleri, anıları, tanık oldukları, insanın başına gelebilecek sevinç ve acılar, bir kurguyla bütünleşerek okuyucuya sunulur. Yani roman bir yanıyla kurgudur, diğer yanıyla da “yaşanmış” ya da yaşanması da “olası” tabloların bir öykü içinde harmanlaşmış anlatımıdır. “Tarihi Konağın Gizemi”,  bir şeyleri keşfetme dayanılmaz arzusunu duyan ve macera peşinde koşan bir grup çocuğun yaşadıklarını anlatıyor. Bu duygu elbette kendi çocukluğumdan da çok tanıdık, romandaki ana mekân olan “Tarihi konak” ve deniz tatilleri de öyle. Hepsinden de önemlisi, çocukların bir amaçla bir araya gelip bir şeylerin peşinde nasıl heyecanla koşmaya başladıklarını da yine kendi anılarımdan çok iyi biliyorum. Diğer yandan her eski konağın, eğer sormasını bilirseniz, anlatacağı öyküleri vardır. Bartın ve Amasra gibi tarihi çok eskilere uzanan kentlerin de bilinmesi gereken ilginç efsaneleri çok değerli bir hazine gibi önümüzde duruyor. Çocuklara bunları anlatmak istedim.

Aslında sizin hikayenizde de Bartın’ın ve Budapeşte’nin izlerinin olduğunu görüyoruz. Bartın’da doğmuşsunuz, Budapeşte’de yaşıyorsunuz. Kitabınızda bu şehirlerin dokusundan söz ederken en çok nelere dikkat çektiniz?

Evet, Bartın ve Budapeşte benim hayatımda çok önemli yer tutan iki şehir. Çocukluğum Bartın, gençliğim İzmir ve yetişkinliğim de Budapeşte’dir. İnsan vatanını, yaşadığı, kişiliğine damga vuran şehirleri, hayat onu nereye götürürse götürsün yanında, içinde taşıyor. Bu romanım bu iki şehri bir anlamda birbirine de bağlıyor. Özellikle Bartın ve Amasra, kendi tarihi kişilikleriyle okura kendi gizemli dokularını sunuyorlar. Eminim ki kitabın her satırı okurlar için bilgi, merak ve heyecan taşıyor. Romanım çocukların gözünden tarihi şehirlerin gizemli dokusunu, bir macera içinde ulaşılabilir ve anlaşılabilir kılıyor. Tarihi konakları örnek alalım. Karşımıza çıkan, her direği, her kirişi yüz – yüz elli yılın ağırlığı altında esneyen bir konağı, çökmeye hazırlanan bir bina olarak da görebiliriz, ya da bu konağı birkaç kuşağın gizlerini sunmaya hazır bir hazine gibi de değerlendirebiliriz. O konağa nasıl baktığımıza, neleri aradığımıza bağlı. Her konağın, her şehrin, her insanın öyküleri vardır.


Daha önce yine Can Çocuk aracılığıyla çocuklarla buluşan Dünya Masalları serisi gibi yeni seriler yazmayı düşünüyor musunuz? Mesela ikiz kardeşlerin maceralarının devamı gelir mi, ne dersiniz? 

Daha sorunsuz toplumsal ilişkilere giden yolun, daha güzel yetişmiş bireylerden geçtiği gerçeği bugün artık tartışmasız. Toplumsal doku içinde bireylerin nasıl olacağı ise, ağırlıklı olarak çocuk yaşlarda belirleniyor. Bu nedenle de masalların ve çocuk edebiyatının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Benim yazdıklarım okurlarımda kendisiyle uyumlu, dünyaya ve yaşamın önüne çıkardığı sorulara karşı çocukça merakını hiç yitirmeyen, olabildiğince önyargısız, toplumsal duyarlılığını, insana ve diğer canlılara karşı sevgi ve dayanışma duygusunu sağlam tutan birey olmayı özendirmeyi hedefliyor. Yazmaya devam edeceğim elbette. Masallar da sürecek, ve sanırım Tarihi Konağın Gizemi’nin kahramanlarının maceralarının devamı da gelecek.

Dünya çocuk edebiyatından takip ettiğiniz yazarlar kimler?

Dünya çocuk edebiyatı, elbette yaşamı takip ederek farklı mecralar buluyor kendine. Burada ilginç nokta, son dönemlerde çocukların hayal dünyasına yön veren yazarların, fanteziyi ve tarihi çok iyi harmanlamalarıdır. Bu anlamda çok başarılı bulduğum ve yakından takip ettiğim iki yazar Amerikalı Rick Riordan ve İngiliz J.K.Rowling. İkincisi zaten Harry Potter tiplemesiyle kendine çocukların dünyasında çok önemli bir yer edindi. Diğeri de Yunan mitolojisini modern çağlara taşıyarak farklı bir kulvar yarattı.

Sizi çocukken en çok etkileyen kitaplar nelerdi? Yazar olmanıza o kitapların katkı sağladığını söyleyebilir misiniz?

Elbette Kemalettin Tuğcu, Ömer Seyfettin, Charles Dickens, Jack London çok önemliydi. Ve elbette okuduğum iyi kitaplar sadece onların eserleriyle sınırlı değildi. Bazı kitaplar vardır ki, eğer zamanında eline geçerse bir çocuğun yaşamında bir hayli belirleyici etki yapabilir. Sanırım bu benim için de geçerliydi.

Düzenli bir yazma rutininiz var mı? Nasıl? Varsa mutlaka bir yazı masası üzerinde mi çalışırsınız?

Yazmak benim için masanın karşısına geçip bilgisayarın tuşlarını tıkırdatmayla başlayan bir eylem değil. Başka işlerle meşgul olurken, mesela Tuna kıyısında gün batımında dolaşırken, ormanda turlarken, hatta bazen otomobil kullanırken kafamda neredeyse benden bağımsız olarak uçuşan düşüncelerim yazma ile ilgilidir. Masanın başına oturduğumda yazacaklarım artık kafamda neredeyse tam olarak şekillenmiş olur.

Şu aralar üzerine kafa yorduğunuz yeni bir kitap düşüncesi var mı? Okuru sizin tarafınızda neler bekliyor?

Evet, bir sonraki kitap, hatta iki kitap da tarih içeren macera kitapları olacak. Ancak bunlar arasında sadece çocukları değil, yetişkinleri de ilgilendiren kitaplar da var. Hazırlıklar devam ediyor.

Sizin de Türkçeye çevirdiğiniz Pal Sokağı Çocukları, yaşadığınız ülkenin en çok bilinen ve tanınan kitabı. Peki, Macaristan’ın çocuk edebiyatı hakkında biraz daha bilgi sahibi olsak, şu aralar Macar çocuklarının en sevdiği yazarlar/kitaplar kimler/neler? Ve Macar çocuk edebiyatını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Macar çocuk edebiyatı çok güçlü bir edebiyat, ki bu elbette genel olarak Macar edebiyatının köklü ve güçlü bir edebiyat olmasıyla, ve öncelikle yetişkinler için yazan  yazarların çocuklara yönelik ürünler üzerine çalışmalarıyla da ilintili. Yani çocuk ve gençlere yönelik edebiyat ürünleri Macaristan’da bugün büyük prestij taşıyor. Magda Szabó, Pál Závada, Krisztina Tóth  gibi ünlü yazarların çocuk edebiyatı da yazdıklarını biliyoruz. Macar çocuk edebiyatının en tanınmış eseri Pal Sokağı Çocukları, bu roman çoktan Macaristan sınırları aşıp evrensel bir değer haline geldi. Ama bu arada István Fekete’yi ve István Csukás’ı da unutmamak lazım. Son dönemin popüler çocuk kitaplarının yazarları olan Laura Leiner, Ágnes Mészöly, Benedek Totth gibi yazarları da burada hatırlatalım.

Ajandakolik’in özellikle yazarlara ve çizerlere sorduğu klasik bir sorusu var. Ajandanız ya da not defteriniz var mı, varsa içlerinde neler var?

Elbette bir ajandam var, ama onun içindeki notlar, tarihler, kaydedilen düşünceler, uyarılar, unutulmaması gereken hususlar yaşam kadar kaotik, yani sadece benim çözebileceğim türden şifreler.

Kaynak

Macaristan Başbakanı Orban: Tanrı’ya şükür Erdoğan kazandı, onun kazanması için çok dua ettim

Macaristan Başbakanı Viktor Orban Cuma günleri devlet radyosunda yaptığı haftalık sohbet toplantısında bu kez bir soru üzerine Türkiye’deki seçimlerle ilgili görüşlerini açıkladı. Orban, “Sayın Erdoğan’ın tekrar başkanlığa seçilmesiyle sırtımızdan büyük bir yük kalktı. Erdoğan’ın tekrar seçilmesini dilemekle kalmadık. Samimi söylüyorum, Tanrı’ya şükür Erdoğan kazandı. Onun kazanması için çok dua ettim” dedi.

“Eğer Sayın Erdoğan bu seçimi kaybetseydi bu bizim için, açık söylüyorum bir trajedi olurdu” diyen Orban’a göre Türkiye’deki seçim Erdoğan ve muhalefet lideri arasında değil, Erdoğan ve George Soros (Soros György) arasındaydı.

Bilindiği gibi liberal görüşleriyle tanınan Macar asıllı Amerikalı milyarder Macaristan’daki seçimlerde Viktor Orban tarafından “Macar ulusal çıkarlarının en büyük düşmanı” olarak görülüp gösterilmiş, seçim döneminde Macaristan sokakları Soros karşıtı afiş ve posterlerle donatılmıştı.

Devamı

16,474FansLike
639FollowersFollow