2026. Ağustos 5.
Türkinfo Blog Oldal 359

Bir fotoğrafçının gözleri ile Macaristan Fotoğraf Evi

Mehmet Yasa FIAP (Uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu) tarafından AFIAP (Artist of FIAP) ünvanı ile ödüllendirilmiştir. İzmir doğumlu fotoğrafcı 2002 yılından bu yana İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde Restoratör olarak çalışmaktadır. Fotoğrafla ilgilenmeye 2003 yılında başladı. Ağırlıklı olarak mimari, kent, insan ve belgesel fotoğraflar çekiyor.

2006′da İFOD (İzmir Fotoğraf Sanatı Derneği) üyesi oldu. 2011 yılında İFOD Yönetim Kurulu Üyeliği’ne seçildi. İFOD ve DEÜ GSF Fotoğraf Bölümü işbirliğiyle 2011, 2013 ve 2015 yıllarında düzenlenen “Uluslararası İzmir Fotoğraf Günleri”nin Organizasyon Komitesinde yer aldı.

2017’te kurduğu „Fotoğraf yolcusu” ile değisik coğrafyalara geziler düzenlemekte ve fotoğraf rehberliği yapmaktadır.

Inglitere’de bulanan Chartered Institute of Building (CIOB) tarafından „Art of Building 2017 Yılın Fotoğrafcısı” ünvanını kazanmıştır.

Kendisini ve bircok fotoğrafını  web siteside tanıyabiliriz.

Özel fotoğraflarla tamamlanan “Mai Mano Evi” ile ilgili yazılarını okuyalım.

MACAR FOTOĞRAF EVİ

Macaristan’ın başkenti Budapeşte’te bulunan Macaristan Fotoğraf Evi binası 1894 yılında inşa edilmiş. Bina, İmparatorluğun resmi fotoğrafçısı Mai Mano (1855-1917) tarafından ev ve işyeri olarak kullanılmış. Bu sebeple binanın adı “Mai Mano Evi” olarak da geçiyor. Mai Mano’nun ölümünden sonra bir süre fotoğraf stüdyosu olarak kullanılan yapı zaman içinde farklı amaçlarla da kullanılmış ve 1996 yılında gerçek işlevi olan fotoğraf ile buluşarak “Macaristan Fotoğraf Evi” olarak tekrar açılmış.

Macar Fotoğrafçılar Birliği tarafından yönetilen fotoğraf evi, ülkenin çağdaş fotoğrafının merkezi konumunda. Birbirinden güzel sergilere ev sahipliği yapan bina Budapeşte’nin tiyatrolar bölgesinde yer alıyor. Fotoğraf evi bünyesinde sergi salonları, kitap satış birimi, kütüphane ve bir de kafe barındırıyor. Asma katta bulunan ve kitaplığın da yer aldığı Kis Mano Galerisi’nde küçük ölçekli güncel sergiler düzenleniyor.

Kitaplıkta  çeşitli fotoğraf albümleri, teknik kitaplar, dergiler ve Mai Mano Evi’nin kendi yayınları satılıyor.    Birinci katta bulunan dört büyük odada yerli ve yabancı fotoğraf ustalarının retrospektif sergileri ile çeşitli grup, dernek ve kişilerin tematik sergileri yapılıyor. İkinci katta bulunan “Mai Mano Günışığı Stüdyosu” ön cepheye bakan büyük pencereleri aracılığı ile muhteşem ışık alıyor. 20. yüzyılın başlarında portre fotoğrafı çekmek için yapılan ve 1996 yılında restore edilen stüdyonun restorasyonu sırasında, Mai Mano’nun arka plan olarak kullandığı orijinal fresk ortaya çıkarılmış.

Üçüncü kattaki kütüphaneye üye olan Macar fotoğraf severler, buranın zengin arşivinden ücretsiz faydalanabiliyorlar. Binadaki vitraylar ünlü cam sanatçısı Miksa Roth tarafından yapılmış.

Macar fotoğrafının çok güçlü bir tarihsel temeli var. Robert Capa, Andre Kertesz, Martin Munkacsi ve Brassai bu isimlerin başında geliyor. Mai Mano Evi’nin amacı, Macar fotoğrafının gelişimini ilerletmek ve bir sanat olarak fotoğrafın ulusal prestijini yükseltmektir.

Yolu Budapeşte’ye düşen fotoğraf severlerin bu güzel yapıyı ziyaret etmelerini ve Macar fotoğrafını daha yakından tanımalarını tavsiye ederim.

Mehmet Yasa © 2012

Efsanevi Caz Piyanisti Macar Béla Szakcsi Türk Caz Müzisyenleri ile Aynı Sahnede!

”Gül Baba Mirası Koruma Vakfı”, Türkiye ve Macaristan arasındaki kültürel ilişkileri geliştirmek amacıyla düzenlediği konserde Béla Szakcs ve Türkiye’den önemli caz müzisyenlerini aynı sahnede buluşturuyor.

 

 

Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanlığı tarafından da desteklenen konser 25 Kasım’da Salon IKSV’de gerçekleşecek.

Özellikle son zamanlarda Türk ve Macar ilişkilerini geliştirmek adına önemli projelere imza atan ”Gül Baba Vakfı” önemli caz sanatçılarını bir araya getirdiği İstanBuda projesiyle müzikseverlere unutulmaz bir deneyim yaşatacak.

Devamı

Gazprom, TürkAkımının güzergahını belirledi

Gazprom, TürkAkımı boru hattının Bulgaristan, Sırbistan, Macaristan ve Slovakya üzerinden geçeceği duyurdu.

 

 

Rus Kommersant gazetesinde yer alan haberde, Bulgaristan ve Sırbistana doğalgazın 2020 yılından, Macaristana 2021 yılından ve Slovakyaya 2022 yılının ikinci yarısından itibaren gideceği belirtildi.

Bulgaristandaki şirketler boru hattı için ihaleleri Aralık ayında düzenleyecekler. Macaristan, Slovakya ve Avusturya ise Ekim ayı sonunda yeni kapasiteler için ihale düzenlemişlerdi.

Kommersantın kaynaklarından elde edilen bilgilere göre, Gazprom Türk Akımının iki hattını da 2020 yılından itibaren hayata geçirmeyi planlıyor, 2022 yılından itibaren ise Ukrayna üzerinden transit yapmayı bırakacak.

Devamı

Hendekli Karateciler Macaristan Yolcusu

24 -25 Kasım Tarihlerinde Macaristan’ın Budapeşte Kentinde yapılacak olan 4. Budapeşte Open Karate Turnuvası’na Hendek Karate Kulübü’nden 6 sporcu katılacak.

 

 

Hendek Karate Kulübü sporcuları Elanur Kaya, Berra Duman, Beyza Duman, Emirhan Hane, İlker Eren Özel ve Mehmet Efe Kayacık turnuvada mücadele edecek.

13 Ülkeden, 36 kulüp ve 1012 sporcunun mücadele edeceği Open Karate Turnuvasında, Hendekli sporcular madalya için ter dökecek.

Sporcuları ile birlikte Macaristan’a gidecek olan Hendek Karate Kulübü ve Milli Takım Antrenörü Nurkan Kayacık, Hendek’e derece ile dönmeyi hedeflediklerini söyledi.

 

Devamı

‘2 Ülke, 1 Kamera’ sergisi açıldı

TÜRK ve Macar fotoğrafçıların, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de desteklediği ‘2 Ülke, 1 Kamera’ adlı proje kapsamında çektiği fotoğraflardan oluşan sergi, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde açıldı.

 

 

Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir ve Tokaj kentlerinde çekilen fotoğrafların yer aldığı serginin iki ülke arasındaki tarihi bağları daha da güçlendireceğini söyledi.

Türkiye-Macaristan ilişkilerinin geliştirilmesi amacıyla hayata geçirilen ‘2 Ülke 1 Kamera’ projesi kapsamında Türk ve Macar fotoğrafçıların kaydettiği karelerden oluşan sergi, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde açıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Macaristan’ın Ankara Büyükelçiliği ile İzmir Fahri Konsolosluğu işbirliğindeki proje çerçevesinde hazırlanan serginin açılış törenine iki ülkeden davetliler katıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun ev sahipliği yaptığı törende Macaristan Milli Meclisi Sözcüsü Dr. Laszlo Köver ve Büyükelçi Gabor Kiss ile çok sayıda davetli yer aldı.

Devamı

Macaristan’a 400 milyon Euro yatırım

 

Polat Holding, Macaristan’da yatırıma hazırlanıyor. Macaristan’ı Avrupa’da bir üs olarak ele aldıklarını söyleyen Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat, 3-4 yıl içinde Macaristan’da yenilenebilir enerji ve gayrimenkul yatırımı yapacaklarını ifade etti.

Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de arsa alacaklarını dile getiren Polat, “Karma veya sadece işyeri ve rezidans olan projeler yapacağız. Toplamda 300-400 milyon Euro’luk bir gayrimenkul yatırımı planlıyoruz” dedi.

HEDEF 6 MİLYAR DOLAR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın 9 Ekim’de açılışını yaptığı Gül Baba Türbesi’ne düzenlediği basın gezisinde gazetecilerle bir araya gelen Polat, bölgenin Avrupa pazarına açılmak için çok önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Ülkenin avantajlarına dikkat çeken Polat, “Mesela Kurumlar Vergisi yüzde 9. Bu da önemli bir avantaj. Türk sanayisi mesela burada bir montaj sanayii kursa ve arkasında ‘Made in Europe’ yazsa hem Avrupa ülkelerinde, hem de dünyanın her tarafında rahatlıkla ürünlerini satma imkanı elde ederler” diye konuştu. Aynı zamanda DEİK Türkiye-Macaristan İş Konseyi Başkanı olan Polat, Macaristan ile Türkiye’nin ticaret hacminin 2 milyar dolardan, 3 milyara çıktığını anlatırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni hedefi 6 milyar dolar olarak belirlediğini anlattı. Polat, “Buradaki Türk yatırımları da 80 milyon Euro’dan 1.5 milyar Euro’ya çıktı. Türk iş adamlarına burayı Avrupa üssü olarak tavsiye ediyorum” dedi.

Macaristan Başbakanı Viktor Orbán gazetecilere yaptığı açıklamada Türkler ve Macarların güçlü dostluğuna vurgu yaptı. Orban, “Buradaki insanlara sorduğunuz zaman Türkler hakkında çok pozitif cevaplar alırsınız. Ben de Türkler tarafından çok büyük saygı görüyorum. Türkiye yapı olarak çok güçlü bir ülke. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın gelecekte Türkiye’nin en iyi 10 ekonomi içinde olacağı fikrine katılıyorum. Türkiye ile elimizden geldiği kadar işbirliği yapmamız Avrupa’nın menfaatine. Türkiye ve Avrupa arasında stratejik işbirliği olması gerekiyor. Avrupa’nın Türkiye’ye ihtiyacı var” dedi.

Hürriyet

TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Macaristan Meclis Başkanı Laszlo Köver ile ikili görüşmede bulundu

TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Macaristan Meclis Başkanı Laszlo Köver ile ikili görüşmede bulundu.

TÜRKPA 8. Genel Kurulu kapsamında, TBMM Başkanı Yıldırım’ın başkanlık ettiği ve üye ülkelerin meclis başkanları ile TÜRKPA Genel Sekreteri Altınbek Mamayusupov’un katıldığı TÜRKPA Asamble Konseyi’nin ardından aile fotoğrafı çektirildi.

Daha sonra ikili görüşmelere geçildi.

TBMM Başkanı Binali Yıldırım, gözlemci ülke statüsündeki Macaristan’ın Meclis Başkanı Laszlo Köver ile ikili görüşmede bulundu.

Görüşme basına kapalı gerçekleşti.

Hürriyet

Bir fotoğrafçının gözleri ile Budapeşte

Mehmet Yasa FIAP (Uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu) tarafından AFIAP (Artist of FIAP) ünvanı ile ödüllendirilmiştir. İzmir doğumlu fotoğrafcı 2002 yılından bu yana İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde Restoratör olarak çalışmaktadır. Fotoğrafla ilgilenmeye 2003 yılında başladı. Ağırlıklı olarak mimari, kent, insan ve belgesel fotoğraflar çekiyor.

2006′da İFOD (İzmir Fotoğraf Sanatı Derneği) üyesi oldu. 2011 yılında İFOD Yönetim Kurulu Üyeliği’ne seçildi. İFOD ve DEÜ GSF Fotoğraf Bölümü işbirliğiyle 2011, 2013 ve 2015 yıllarında düzenlenen “Uluslararası İzmir Fotoğraf Günleri”nin Organizasyon Komitesinde yer aldı.

2017’te kurduğu „Fotoğraf yolcusu” ile değisik coğrafyalara geziler düzenlemekte ve fotoğraf rehberliği yapmaktadır.

Inglitere’de bulanan Chartered Institute of Building (CIOB) tarafından „Art of Building 2017 Yılın Fotoğrafcısı” ünvanını kazanmıştır.

Kendisini ve bircok fotoğrafı  web siteside tanıyabiliriz.

Özel fotoğraflarla tamamlanan Budapeşte ile ilgili yazılarını okuyalım.

Tuna’nın İncisi : BUDAPEŞTE

Macaristan’ın başkenti Budapeşte, Berlin’den sonra Orta Avrupa’nın en büyük ikinci şehri ve aynı zamanda en güzellerinden birisidir. Mimarlık harikası yapılar, asırlık evler, sokaklar, Tuna nehri üzerindeki köprüler, sanat şaheseri heykellerin olduğu meydanlar, geçmişi ve bugünü birlikte yaşıyorlar, yaşatıyorlar…

Macarlar, Prens Ar­pad’ın li­der­li­ğin­de 896 yı­lın­da Kar­pat dağ­la­rı­nı aşa­rak bu­gün yaşadık­la­rı top­rak­la­ra ge­lmişler. Kanuni Sultan Süleyman tarafından ilk olarak 1526’da fethedilen şehir, bir buçuk asırlık bir Osmanlı hakimiyetinden sonra 1686’da Habsburglar tarafından işgal edilir. Hakimiyet 1867 yılında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na geçer. 1873’te Buda ile Peşte birleşerek Budapeşte şehri oluşur. II. Dünya Savaşı’nda Ruslar Budapeşte’yi ele geçirdiğinde şehirdeki binaların dörtte üçü yıkılır ve yarım milyona yakın Macar hayatını kaybeder. 1956 yılında çıkan halk ayaklanmasının  Sovyetler tarafından sert bir şekilde bastırılması sadece 12 gün sürer. 1990 yılında ilk serbest seçimler gerçekleşir ve ülke demokratik bir cumhuriyet haline gelir. 1991’de son Sovyet askeri de ülkeden ayrılır ve Macaristan aynı yıl Avrupa Birliği’nin sınırlı üyesi olur. 1999’da NATO’ya katılan ülke 1 Mayıs 2004 günü Avrupa Birliği’nin tam üyesi olur.

Tuna Nehri Budapeşte’nin ortasından geçerek bu güzel şehri batı yakasında Buda, doğu yakasında Peşte olarak ikiye böler. Batı kıyısında eski Kraliyet Sarayı ile ortaçağdaki Buda kasabasının yeri olan Kale Tepesi’ne tırmanılır. UNESCO Dünya Kültür Mirasları Listesi’nde yer alan Kale Tepesi 800 yıllık süre içinde 31 kere işgal edilmiş ve sayısız defa moloz yığınına çevrilmiş olsa da şehrin, Avrupa’nın en etkileyici ortaçağ yerleşim yerlerinden biri olarak kalmasına yetecek kadar sağlam kalmıştır. Kale Tepesi’ne ulaşmanın en kolay yolu Kraliyet Sarayı’na çıkan 19. yüzyıl füniküler sistemini kullanmaktır. Kraliyet Sarayı, Kale Bölgesi’nin güneyinde, kent silüetinin hakim yapısıdır.  Yapımına 13. yüzyılda Buda Kalesi olarak başlanan saray, doruk noktasına 1400’lerde Kral Matyas döneminde ulaşmıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ihmal edilen saray 1686 işgalinde yıkılmış, sonraki iki asır boyunca Neo-Barok tarzda yeniden inşa edilmiştir. 19. yüzyılda restorasyon geçirerek bugünkü haline gelen Kraliyet Sarayı günümüzde Macar Ulusal Galerisi,  Budapeşte Tarihi Müzesi, Szechenyi Ulusal Kütüphanesi ve Çağdaş Sanatlar Koleksiyonu’na ev sahipliği yapmaktadır.

Kraliyet Sarayı’ndan kuzeye doğru ilerleyince, Budapeşte’nin önemli yapılarından olan Matyas Kilisesi ve Balıkçılar Burcu karşımıza çıkıyor. Ortaçağ’dan kalma Matyas Kilisesi, zamanında birçok taç giyme törenine ev sahipliği yapmış, 1541 yılından sonra Osmanlı Döneminde 145 yıl boyunca cami ve kilise olarak kullanılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman bu topraklardaki ilk Cuma namazını Matyas Kilisesi’nde kılmış. Rengarenk çatısıyla etkileyici bir  yapıdır. Kilisenin önündeki meydanda  kenti veba salgınından koruması için yapılmış olan Kutsal Üçlü Anıtı yükseliyor. Kilisenin çevresini, 1895’te balıkçılar loncası için yapılmış olan ve Balıkçılar Burcu diye adlandırılan, kulelerle bezenmiş bir kale duvarı çevreliyor. Bu duvarlar ve kuleler çevreye masalsı bir hava yüklüyor. Tuna’nın nefis manzarasını buradan izlemek mümkün.

Budapeşte manzarasını en iyi gören bir diğer nokta da Kraliyet Sarayı’nın güneyinde kalan Gellert Tepesi’dir. Adını Aziz Gellert’ten alan tepenin zirvesinde Budapeşte’nin 1945’te Rus ordusu tarafından kurtarılışının anısına dikilmiş, Tuna boyunca hemen hemen her yerden görülen Özgürlük Anıtı bulunuyor. 30 metre yüksekliğindeki elinde defne dalı tutan bu ihtişamlı bronz kadın heykeli barışı simgeliyor.

Budapeşte’de gezerken Türk izlerini görmekte mümkün. Orta Avrupa’da kalan önemli eserlerimizden birisi Gül Baba Türbesi bunlardan birisi. 1541 yılında Kanuni Sultan Süleyman’la katıldığı Budin kuşatmasında şehit düşen Bektaşi dervişi anısına yapılmış olan türbe özellikle Türk ziyaretçilerin akınına uğramakta. Türbenin önemli bir özelliği de Avrupa’da Türkiye Cumhuriyeti’nin restore etmesine izin verilen ilk yapı olması. Ayrıca, Budin Kalesi’ne çıkan yolda “Kemal Atatürk”  adı verilen bir gezinti yolu bulunuyor. Hun İmparatoru Attila’nın buralarda çok sevilmesi ve Attila’nın adının verildiği cadde ve sokaklar olması, Estergon Kalesi, Attila’nın mezarının Tuna üzerinde bir adada olduğu rivayeti, yürürken karşınıza çıkan “Török Utca (Türk Caddesi)” tabelası ve daha onlarcası Budapeşte’deki Türk izlerinin göstergesi.

Budapeşte’de iki yakayı birbirine bağlayan 9 tane köprü bulunuyor. Bunların en ünlüsü Zincirli Köprü’dür (Szechenyi Köprüsü). Köprüye adını veren Kont Istvan Szechenyi, ülkenin en sevilen ve sayılan kişilerinden biriymiş. Köprünün yapılış öyküsünü şöyle anlatılıyor:

Genç Szechenyi bir kış günü Viyana’daki babasının ölüm haberini almıştı. O zamanlar Tuna’da karşıdan karşıya portatif köprülerle geçiliyordu. Ama hava rüzgarlı olduğu için portatif köprü kaldırılmıştı. Szechenyi karşıya geçebilmek için bir hafta beklemek zorunda kalmıştı. İşte bu olaydan sonra Tuna’nın üstüne sabit bir köprü yaptırma fikrini aklına koymuştu. Bunun için tüm Avrupa’yı gezdi. Sonunda Adam Clark adlı bir mimarla anlaştı. Kente bu önemli eseri kazandıran Szechenyi, 1860 yılında gözaltındayken intihar etti. Bu hazin olaydan sonra oğlu Ödön İstanbul’a gidip, Osmanlı devletinden iş istedi ve “Seçenyi Paşa” adıyla İtfaiye teşkilatının başına geçti.

Bu köprü Tuna nehrinin üstündeki köprülerin en güzeli. 1849’da açılan köprü Buda ile Peşte arasındaki ilk bağlantı olmuş. Köprünün karayla birleştiği noktalardaki heybetli aslan heykelleri, Zincirli Köprü’ye ayrı bir güzellik ve asalet katıyor. Tuna nehri üzerindeki tüm köprüler gibi bu köprü de,  II.Dünya Savaşı sonrasında yıkılmış, ancak 1949 yılında eski planlarına sadık bir şekilde tekrar inşa edilmiştir.

Dünyanın en iyi gece aydınlatmasına sahip kentlerinden biri olan Budapeşte’de hava kararmaya başladıkça yanan ışıklarla birlikte muhteşem görüntüler ortaya çıkıyor. Zincirli köprü geceleri Tuna’nın üstünde bir gerdanlık gibi parıldıyor.

Tepelik ve engebeli Buda’dan düz ve alçak bir ova üzerinde kurulu olan Peşte’ye geçince şehrin büyülü güzellikleri devam ediyor. Macaristan’ın en önemli yapısı olan Parlamento binası Tuna nehrinin kenarında tüm ihtişamıyla şehre göz süzüyor. Almanya ve İngiltere’den sonra Avrupa’nın üçüncü büyük parlamentosu olan bina yirmi yılda (1884-1904) inşa edilmiş. Bu gösterişli binanın uzunluğu 300 metre, en yüksek noktası 96 metre yüksekliğindedir. 18 bin metrekarelik bir alanı kaplayan binada tam 691 oda bulunuyor. Dış cephesini 300 heykelin süslediği bu binaya 27 ayrı kapıdan giriliyor. Binadaki süslemeler için tam 40 kilo altın kullanılmış.

Parlamento binasının arkasında, Tuna nehri kıyısında “Tuna ayakkabıları” isminde çok anlamlı bir heykel gurubu bulunmakta. Bu heykel gurubu II. Dünya Savaşı’nda, Tuna kenarında vurularak ölen Yahudilerin anısına, gerçek boyutlarında ve demirden yapılmış, bazıları tek, bazıları kadın, bazıları erkek ayakkabılarından oluşuyor. Hatta bir çift çocuk ayakkabısı da bulunuyor. Ziyaretçiler bunların içlerine çiçekler bırakıyorlar.

Andrassy Caddesi Budapeşte’nin en ünlü caddesidir. Cadde boyunca içlerinde Türk konsolosluğunun da yer aldığı birbirinden güzel tarihi yapılar sıralanıyor. Bu caddenin sonundaki Kahramanlar Meydanı’nın ortasındaki 36 metrelik sütunun üzerinde kanatlı Cebrail heykeli var. Meydanı çevreleyen yarım dairelerde ise Macar krallarının yan yana dizilmiş heykelleri bulunuyor. Macaristan’ın bininci yılı anısına 1896 yılında yapılmaya başlanmış ancak tamamlanması epey zaman almıştır.

Andrassy Caddesi’nin altından geçen Budapeşte metrosu dünyanın en eski ikinci metrosudur. 1979 yılında UNESCO Dünya Mirasları Listesi‘ne dahil edilen metro hem istasyonlarıyla hem de vagonlarıyla tarihin içinde yolculuk hissi yaşatıyor. Budapeşte’deki metro ağı, üç hattan oluşuyor. Dördüncüsü de yapılmakta. Kent içi ulaşımında tramvay, troleybüs ve otobüs de sıklıkla kullanılıyor. 24 saatlik biletle tüm ulaşım araçlarından çok ucuza yararlanmak mümkün.

Peşte bölümünün dikkat çeken bir diğer caddesi ise Vaci Utca. Trafiğe kapalı olan bu uzun caddede hediyelik eşyaların satıldığı dükkanların yanı sıra büyük alışveriş mağazaları ve kafeler yer alıyor.

Budapeşte dünyanın en önemli kaplıca kentlerinden biridir. Ülke genelinde 1300 tane, başkentte 130 tane kaplıca bulunuyor. Osmanlılar zamanında da şehre birçok hamam yapılmış. Rudas, Racfürdo ve Sokollu Mustafa Paşa’nın yaptırdığı Kiraly o günlerden kalan hamamlar. Avrupa’nın ilk hamamı olan Szechenyi’nin avlusundaki sıcak su dolu havuzlar, şifalı sularının yanı sıra burada mayoyla oynanan satranç turnuvalarıyla da ünlü.

Tuna nehrindeki tekne gezileri ile Buda ve Peşte’nin muazzam görüntüsünü seyrederek, şehirle ilgili gözlemlerde bulunmak mümkün. Orta Avrupa’nın bu muhteşem kenti özellikle yaz aylarında ziyaretçilerin akınına uğramakta. Tarih, kültür ve sanat dolu bir seyahat için Budapeşte doğru bir tercih…

MEHMET YASA

www.zmyasa.com

16,474FansLike
639FollowersFollow