2026. Ağustos 4.
Türkinfo Blog Oldal 329

Szólítlak – Téli Márta

Kép: youtube

Macaristan’dan 3. ülke vatandaşlarına rekor sayıda oturma izni

 

Başbakan Viktor Orbán’ın göçmen karşıtı söylenmelerine rağmen Macar hükümeti Avrupa Birliği dışı ülkelerden başvurulara rekor seviyede oturum izni sağladı.

Raporlara göre Macaristan’da 2017 yılında AB. dışı başvurularda verilmiş oturum izinleri bir önceki yıla göre  %113 artarak 54 728’den 117 026’ya  kadar yükseldi.

En çok oturum izni Ukraynalılara (13,196) ve Ruslara (6,978) verilmiş.

Bazı Güney ve Doğu Avrupa ülkelerinde benzer artışlar görülmüş:  Bulgaristan (%41), Slovakya (%21) ve Hırvatistan (%18).

İsveç ve Finlandiya gibi Kuzey Avrupa ülkelerinde verilen oturma izinlerinde küçük artışlar gözlemlenirken İtalya ve Yunanistan bazı ülkelerde oturum izinlerinde azalma da var.

Toplam rakamlara bakıldığında Avrupa Birliğinde AB dışı vatandaşlara 20,3 milyon oturum izni verilmiş.

Bu rakamın 4/3’ünü Almanya (%23), İtalya (%18), Fransa (%14), İspanya (%13) ve Birleşmiş Krallık (%8) oluşturuyor

Macaristan’daki artışın başlıca sebebi iş gücü sorunu olarak gözüküyor.

Macaristan’da açıklanan rakamlar gösteriyor ki; uygulanan pratik Macaristan Başbakanı Victor Orbán’ın partisinin Avrupa Seçimleri için yürüttüğü kampanyanın sloganı olan “Göçmenlik, Avrupa için en büyük tehdittir” ile ters düşüyor.

 

Senhür Yüksel

Türkinfo

Kaynak: https://dailynewshungary.com

MACAR PAŞALAR KARS’TA ADLARIYLA YAŞAMAK İSTİYOR

Macaristan Hükümeti, 19. Yüzyılın ortalarında Kars’ı Ruslara karşı savunan Macar generaller Hurşit Paşa (Guyon Rıchard Tabornok) ile İsmail Paşa’ya (György Kmety) ait bazı eşya, belge ve hatıratları Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi olarak restore edilen Kanlı Tabya’nın bir bölümünde sergileme projesini bir kez daha gündeme taşıdı.

3 yıl önce konu ile ilgili olarak Kars’a gelen Macaristan’ın Ankara Büyükelçi Yardımcısı Viktor Matis, bu defa büyük elçi olarak Beraberinde Macaristan’ın İstanbul Büyükelçiliği Kültür Merkezi Müdürü Gabor Fodor ve Macaristan’ın Ankara Büyükelçiliği Kültür Ataşesi Bence Grezsa ile birlikte Kars’a gelerek bir dizi ziyaretler ve görüşmeler gerçekleştirdi.


Büyükelçi Viktor Matis, Vali Türker Öksüz, Belediye Başkanı Ayhan Bilgen, Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Hüsnü Kapu, Kültür ve Turizm İl Müdürü Hakan Doğanay ve Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ertuğrul Alibeyoğlu ile bir araya gelerek Macaristan Hükümeti’nin söz konusu projesini anlattı.

Ziyaretlerinde 2016 yılının Haziran ayında AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Hansjörg Haber başkanlığındaki 18 Avrupa Birliği üyesi ülkenin büyükelçileriyle birlikte Kars’a geldiğini hatırlatan Matis, 19. Yüzyılın ortalarında Macar generaller Hurşit Paşa (Guyon Rıchard Tabornok) ile İsmail Paşa’nı (György Kmety) Kars’ı Ruslara karşı savunmak için Kars’a geldiklerini söyledi.

Viktor Matis, gerçekleştirdiği görüşmelerinde Vali Türker Öksüz, Belediye Başkanı Ayhan Bilgen, Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Hüsnü Kapu, Kültür ve Turizm İl Müdürü Hakan Doğanay ve Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ertuğrul Alibeyoğlu’na, geçmişten günümüze süregelen Macaristan ile Türkiye dostluğunun önemine değindi.

Matis görüşmelerinde Macaristan Hükümetinin Osmanlı – Rus savaşları sırasında Kars’ı savunan Hurşit Paşa (Guyon Rıchard Tabornok) ile İsmail Paşa’nın (György Kmety) bazı eşya, belge ve hatıratlarını Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi’nin bir bölümünde veya başka bir tarihi mekânda sergilemek istediklerini anlattı.

Geçtiğimiz günlerde bu konuyu Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı ve Kars Milletvekili Yunus Kılıç ile de görüştüğünü söyleyen Macaristan’ın Ankara Büyükelçi Viktor Matis, gazetemize yaptığı açıklamada, bazı projeleri hayata geçirmek Kars’a 3 yıl sonra bir kez daha geldiklerini ve görüşmeler gerçekleştirdiklerini açıkladı.

Türkiye ile Macaristan ilişkilerinin geçmiş yıllara dayandığını da hatırlatan Matis, Hurşit Paşa ve İsmail Paşa’yı neredeyse Kars’ta hiç kimsenin tanımadığına dikkat çekerek, her ülkenin tarihinde önemli yeri olan paşaları ve yaşanan gerçekleri anlatmak ve tarihi ilişkileri canlandırmak istediklerini söyledi.

Bu konuda nihaiyi kararı Kültür ve Turizm Bakanlığının vereceğini de söyleyen Büyükelçi Matis: “Bu anlamda kalıcı şeyler yapmak istiyoruz. Kanlı Tabya’nın Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi olarak hizmet vermesi son derece güzel ve önemlidir. Kültür ve Turizm Müdürü Hakan Doğanay bize müzeyi anlattı. Müzeyi gezdik ve çok beğendik. Projemizi anlattık. Doğanay da zaten hikâyeyi ve bizim amacımızı biliyor. Tabiî ki nihai kararı Kültür ve Turizm Bakanlığı verecek. Ben geçtiğimiz günlerde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı ve Kars Milletvekili Yunus Kılıç ile görüştüm. Ve bu konu ile ilgileneceklerini söylediler. Merkezi Budapeşte’de bulunan ve 1845’ten bu yana faaliyet gösteren Macaristan Milli Müzesi Genel Müdürü ile de görüştük ve kendisine durumu anlattık. 2014 yılının Mayıs ayında Kafkas Üniversitesinde “Tarih boyunca Macarlar ve Türkler” konulu bir panel düzenlemişti. Panelde Macar Bilimler Akademisi Sosyal Bilimler Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Pal Fodor katılımcıları bilgilendirmişti. Panelde ayrıca Tarihçi Prof. Dr. Röbert Hermann’ın “1848-49 tarihlerinde Osmanlı – Macar İlişkileri” ve Macaristan Milli Müzesi Genel Müdürü Prof. Dr. Laszlo Csorba’un da, “Kars’ın Macar Kahramanları ve Londra” konularında bilgilerini paylaşmıştı. Kafkas Üniversitesi bize destek vermişti.”dedi.

UZMAN HEYETLE TEKRAR KARS’A GELECEĞİZ

Görüşmeleri ile ilgili olarak Macaristan hükümeti yetkilileri ve Türkiye Kültür Bakanlığı ve diğer yetkililer ile görüşmelerinin ardından uzman heyetle birkaç ay sonra tekrar Kars’a geleceklerini de açıklayan Büyükelçi Matis: “Türk tarafı ile bir anlaşama yapmak lazım. Daha sonra bir uzman heyet ile tekrar Kars’a gelerek neler olabilir izi ve nasıl yapabilir izi tartışacağız. Daha sonra bir planla Kars’a gelerek projemizi gerçekleştirmek için sayın ilgililere sunacağız. Her türlü masrafını ve oluşumunu Macar Hükümeti üstlenecek ve Türk tarafı ise sadece yer temin edecek. En azından kalıcı bir sergi yerimiz olacak. Kanlı Tabya’nın bir veya iki odası veya başka bir mekan da olabilir. Kanlı Tabyayı artık her kes biliyor, yerli ve yabancı ziyaretçilerin akınına uğruyor. Vali Bey Kent Müzesi yapmak istediklerini söyledi. Bu hikaye kentin tarihi içinde çok önemlidir. Eğer Kanlı Tabya’da bir yer olmaz ise şehrin başta tarihi bir mekanında küçük bir yer de olabilir. Veya bir Anı levhası, olmazsa küçük bir vitrin gibi özel bölüm yapılacak olan kent müzesinde küçük bir yer ayrılabilir. Biz o bölümü çok özel bir şeklide doldurabiliriz. Kars Kalesini de gezdik. Zaten bütün hikaye kale üzerinde kuruludur. Kars Kalesinde de bir anı levhası yapmak da isteriz. Bir veya ikisinde olabilir. Biz sadece girişimlerde bulunuruz ama kararı verecek olan Türk tarafıdır. Kars’ın tarihine bir renk katmak istiyoruz.

BU KONUDA KARS’TA BİR PANEL DÜZENLEMEK İSTİYORUZ

Kafkas Üniversitesinin Macaristan’daki üniversiteler ile her hangi bir ilişkileri yok. Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Kapu ile görüşmelerimizde Türkiye’nin birçok yerinden tarihçilerin da katılacağı bir panel düzenlemek istiyoruz. Daha önce de yapmıştık. Aynı tarihlerde şehir merkezinde de aynı konu üzeride faaliyetler yapmak istiyoruz. Kültür programı da olabilir. Çünkü geçmişte Osmanlı ile Macaristan arasında derin kardeşlikler yaşanmış ve yaşanmaya da devam ediyor. Coğrafi olarak Macaristan ile Türkiye hele ki Kars bir birine çok uzak ama gönül olarak çok yakınız. Ülkelerimizin biri birini daha da yakından tanıması çok önemlidir. Bu tarihi hikâyeyi anlattığımızda insanlar geçmişe dayalı bu kardeşliği daha iyi anlayacak. Biz Kars’tan Ankara’ya döner dönmez bir ajanda hazırlayacağız.” Şeklide açıklamada bulundu.

HURŞİT PAŞA VE İSMAİL PAŞA; KARS’I RUSLARA KARŞI SAVUNARAK BÜYÜK BAŞARILAR KAZANDI. AMA BUNU KİMSE BİLMİYOR

Macaristan Büyükelçi Yardımcısı Viktor Matis, açıklamasında ayrıca; 19 yüzyılın ortalarında Osmanlı ordusunda görevli Macar asıllı Hurşit Paşa (Guyon Rıchard Tabornok 1813 – 1856) ile İsmail Paşa’nın (General György Kmety 1813 – 1865) Kars’ı Ruslara karşı savunarak büyük başarılar kazandıklarını söyledi.

Coğrafik olarak Macaristan’ın Kars’a çok uzak olmasına karşın iki ülke arasında tarihi bağlarının derin ve anlamlı olduğunu da ifade eden Matis, 2 yıl önce Kafkas Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Tarih boyunca Macarlar ve Türkler” konulu panelin ardından dönemin Macaristan Eski Büyükelçisi Jonos Hovari ile Macaristan Milli Müzesi Genel Müdürü Prof. Dr. Laszlo Csorba’nın Kanlı Tabya ve Kars Müzesini ziyaret ettiklerini hatırlattı.

Matis, Jonos Hovari ile Prof. Dr. Laszlo Csorba’nun dönemin Kars Valisi Eyüp Tepe ve Müze Müdürü Necmettin Alp ile görüştüklerini ve restore edildikten sonra Savaş Müzesi olarak kullanılacak olan Kanlı Tabyanın bir bölümünde Hurşit Paşa ve İsmail Paşa’ya ait Macaristan’da bulunan savaş malzemeleri, bazı eşyalar, belgeler ile hatıra defterlerin kopyalarının sergilemesini istediklerini de bir kez daha anlattı.

MACAR GENERALLER OSMANLI HİZMETİNDE

Macaristan Büyükelçi Yardımcısı Viktor Matis, Kanlı Tabya’yı ziyareti sırasında Macar -Türk Dostluk Derneği tarafından yayınlanan, Macaristan’ın, Avusturya İmparatorluğu’na karşı yaptığı 1848-49 Özgürlük Savaşı’nın hemen ardından Osmanlı İmparatorluğu’na sığınan Macar komutanlar György Kmety (İsmail Paşa) ve Richard Guyon’un (Hurşit Paşa) hayatlarını anlatan “Macar Generaller Osmanlı Hizmetinde” adlı kitabı da görüştüğü her kese hediye etti.

Kitap’ta, General Kmety (İsmail Paşa) ve Gyon (Hurşit Paşa) 1848-1849 tarihlerinde Kossuth liderliğinde Macaristan’ın özgürlüğü için savaşmış oldukları önemle belirtiliyor. Ayrıca bu nedenle her iki paşanın Avusturya’nın vereceği cezadan kurtulmak için Türk topraklarına sığındıkları da belirtilerek: “Ancak meslekleri ve Osmanlının o zamanki subay ihtiyacı onları tekrar savaş alanlarında bulunmaya mecbur etmiştir. Bu nedenle onları Macaristan’ın ve Osmanlının savaşçı evlatları olarak anmak gerekir. Tarih ve biyografi bağlamında onların hayat hikâyeleri, onlarının doğumunun 203’üncü yılında bile hala anlam taşımaktadır.”deniliyor.

“MACAR GENERALLER OSMANLI HİZMETİNDE” ADLI KİTAPTA MACAR KOMUTANLAR GUYON RİCHARD TABORNOK (HURŞİT PAŞA 1813 – 1856) VE GENERAL KMETY GYÖRGY (İSMAİL PAŞA 1813 – 1856) ŞU ŞEKİLDE ANLATILIYOR:

GUYON RİCHARD TABORNOK (HURŞİT PAŞA 1813 – 1856)

Richard Guyon, 1850 – 1853 yılları arasında Şam’daki Arabistan Ordusunda hizmet verdi. 19 Ekim 1953’te Erzurum Ordusuna tayin oldu. Anadolu Ordusunun durumu ile ilgili bazı raporlar hazırladı. Ordunun ıslahı için İsmail Paşa ve Ferhat Paşa ile birlikte çalıştı. Erzurum tahkimatında önemli emekler verdi.

Kars savunmasında önemli payı oldu. Ancak Başkumandan’ın rüşvet yediğine ilişkin olarak yaptığı bir ihbar nedeniyle cepheden uzaklaştırıldı. Zarif Mustafa Paşa’da Kürekdere Muharebesinin kaybedilmesinde Guyon’u (Hurşit Paşa) suçlu göstermek istedi ve görevden alıp İstanbul’a gönderdiler. Zarif Mustafa Paşa’da görevden alındı. Osmanlı arşivinde bu ikisi arasındaki davanın yazışmaları var. Guyon görevden alındıysa da askerlikten uzaklaşmadı. Rütbesi Tümgeneralliğe düşürüldü. Ve İstanbul’da yaşamaya devam etti. Padişahın Cuma günkü merasim alayına katıldığı da biliniyor. Guyon’un Kmety’den kişilik olarak farklı olduğunu anlaşılıyor. Kendisine has üslubu O’nu daha lejander kişilik olarak tanımamıza neden olabilir. Mutedil sürekli görevler yanında ani çıkışlar yapmak istemiş olabilir. İstanbul’da İngiliz tüccarlarla kuru temizle işine girmesi dikkate değer. Çünkü Kırım ordusuna gelen askerlerin böyle bir gereksinimi vardı. Ancak savaş sonra erince evdeki hesap çarşıya uymamıştır. İstanbul’daki kolera salgını sırasında büyük acılar içinde ömrü tamamlanıyor. 11 Ekim 1856’da tamamlanan hayatı bir savaşçı olarak farklı coğrafyalarda çarpımlı bir asker olarak tarihe yazmıştır. İstanbul Haydarpaşa İngiliz Mezarlığında rahat uyusun…

Devamı>>>

www.karstanhavadis.com

Bela Bartok’un Türkiye Günlüğü

Müzikolog Bartok (1881-1945),bilimsel olarak Türk ve Macar halk musikisi arasındaki benzerliği bulmak ve Türk musikisinin Türk Halk ezgileri temelinde geliştirilmesi için”ilk sistemli Türk halk ezgilerini derleme” amacıyla 1936’da yurdumuza gelir. Türkiye’deki ilk haftası konferans ve konserlerle geçer. Sonra 16-29 Kasım tarihlerindeki çok kısa bir zamanda 14 yürük yerleşimi ziyaret edilir. Toplam “30 kişinin türküler fonograf ses kayıt silindirlerine kaydedilir” (Bartok, Türkiyedeki Derleme Gezilerim-1936) (1).’Nyugat” dergisindeki hatıralarında Bela Bartok, Adnan Saygun’un tercümanlık yaptığını, türkü söyleyenlere sorular sorduğunu ve şarkı sözlerini yazzdığını anlatır. Halk evleri memurları Bela Bartok’u son derece duygulandıran bir ilgiyle konaklama ve ulaşımı sağlar. Bartok rahatsızlanmasına rağmen geziyi tamamlar.

HALK ve DOĞA GÖZLEMİ

Bartok’un anılarında musiki incelemesinin yanında pek ilginç gözlemlere yer verir. Öyleki yazı Adana’nın Toros yaylaklarında geçiren göçebe Türk aşiretlerinin aylardan Kasım olduğu için deniz kıyısındaki kışlağına gidilir. Bu mevsimde hava Macaristan’da Ağustos sonundaki kadar sıcaktır. Hurma, şeker kamışı, yalancı karabiber ve çiçek açmış muz ağaçları altında gezinirler. Önce şarkıcılar dinlenir ama bu gerçek halk ezgisi değildir. Dördüncü gün Osmaniye adlı bir köye gelirler. Halkı 70 yıl önce oraya yerleşmiş göçebe Ulaşoymağındandır. Uğradıkları ev Ali Bekir oğlu Bekir adında 70 yaşında bir adama aittir. Onları pek konukseverce karşılar. “Biraz konuştuktan sonra, “kemençe” adlı, “rebab’a” benzer, eski tarzda çalınan, kemandan daha büyük olmadığı halde viyolonsel gibi bir çalgı” çalar. Bartok der ki “Bu çalgı hemen hemen bizim keman gibi akort ediliyor. İhtiyar herhangi bir çegingenlik duygusuna kapılmadan, avluda bizim için ezgi söylemeye başladı. Söylediği havada, eski bir savaşın hikayesi anlatılıyordu. Kulaklarıma inanamadım, eski bir Macar ezgisinin bir çeşidi gibi gelmişti bana çünkü. Büyük bir sevinç içinde, koca Bekir’in ezgilerini iki bütün silindire kaydettim” Bu sırada güneş batar, ramazandır ve ev halkı iftar yemeği yerken saygıyla beklerler. Yemekten sonra Koca Bekir’den dinlenen ikinci hava da yine bir Macar türkü çeşididir ve Bartok’u adamakıllı şaşırtır. Kayıtlar kadınların giremeyeceği selamlıkta yapılır ve bütün çabalara rağmen türkü söyleyecek bir tek kadın bulamamak hayal kırıklığı yaratır. Ertesi gün çıkan fırtına daha uzaktaki göçebe aşiretlerinde yapacakları çalışmayı engeller. Yollar çok çamurlu arabalı ise gıcır gıcırdır. Bu yüzden civardaki Çardak köyüne giderler. Orada karşılarına çıkan eski bir milletvekili onları kendi köyüne götürür. Yetecek kadar köylüyü okul binasına, halk oyunları için de iki çalgıcıyı komşu köyden getirtir. Bartokanlatır “Ama ne oyundu o öyle! Musikisi bile sersemleticiydi. Çalgılardan biri obuaya benzer bir çalgı olan zurnayı, öbürü önüne bağlanan (bas) davula tokmakla öyle korkunç bir güçle vuruyordu ki, kulağımın zarı patlayacak sandım. Oyuna gelince dört erkekten biri oynuyor, ötekiler el ele tutuşmuş, ağır ölçülü hareketlerle ona eşlik ediyorlardı.

Devamı>>>

www.aydinlik.com.tr

Tuna Nehri’ndeki tekne kazasında hayatını kaybedenler anıldı: Enkaza ve kayıplara ulaşılamıyor

Macaristan’da Tuna Nehri’nde yolcu gemisine çarpan turist teknesinde hayatını kaybedenler için başkent Budapeşte’de Güney Kore büyükelçiliği önünde anma töreni düzenledi.

Tuna Nehri’nde Çarşamba günü yaşanan tekne kazasında Güney Koreli 7 turistin hayatını kaybettiği, 7’sinin ise kurtarıldığı bildirilmişti. Kaybolan 19’u Güney Koreli 21 kişiye ise hâlâ ulaşılamadı. Arama kurtarma çalışmaları devam ederken Macarlar, Güney Kore büyükelçiliği önünde taziye amacıyla toplandı.

Büyükelçilik önünde tören düzenleyen grup, elçilik çitine taziye mesajları bağlayarak ölenler anısına mum yaktı.

Macaristan Başbakanı Victor Orban, faciayla ilgili geniş kapsamlı soruşturma başlattığını açıkladı. Güney Kore Dışişleri Bakanı Kang Kyung-w ise kurtarma çalışmalarını gözlemlemek için Cuma günü Budapeşte’ye gitti.

Devamı>>>

tr.euronews.com

Türk-Macar İş Adamları Derneğinden iftar

Türk-Macar İş Adamları Derneğinin Budapeşte’de verdiği iftarda ülkede faaliyet gösteren Türk ve Macar sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile iş insanları bir araya geldi.
İftara katılan Türkiye’nin Budapeşte Büyükelçisi Ahmet Akif Oktay, burada yaptığı konuşmada, tüm Müslümanlar için büyük öneme sahip olan ramazan ayına bu yıl özellikle Filistin’de yapılan katliamla girildiğini belirterek, Gazze’de hayatını kaybeden Filistinlilere Allah’tan rahmet diledi.
Oktay, dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi Macaristan’da ikamet eden Türklerin de Macarlarla barış içinde yaşadığını kaydetti.

Türk-Macar İş Adamları Derneği Genel Başkanı Osman Şahbaz ise konuşmasında, derneğin bu yıl 22’ncisini düzenlediği iftar programının amacının Türk ve Macar dostluğunu pekiştirmek olduğunu söyledi.
Macaristan’ın farklı kentlerinden Budapeşte’ye gelerek davete katılanlara teşekkür eden Şahbaz, “Bugün Macar dostlarımızın yanı sıra farklı millet ve dine mensup dost ve kardeşlerimizle bir araya geldik” dedi.

devamı>>>

www.hurriyet.com.tr

Budapeşte’deki gemi kazasına karışan kaptan gözaltına alındı

Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de alabora olan gezi teknesiyle çarpışan geminin kaptanı gözaltına alındı.

64 yaşındaki Yuriy C. adlı Ukrayna vatandaşı kaptanın gemisini hatalı bir şekilde kullandığından şüpheleniliyor.

Teknenin alabora olması sonucu en az 7 kişi ölmüştü. 7 kişi kurtarılırken, kayıp 21 kişinin bulunabilmeleri için çalışmalar sürüyor.

Çalışmalarda 15 nehir kurtarma ve ambulans botu kullanılıyor.

Tuna nehri, gemi trafiğine kapatıldı.

Çarşamba akşamı kazanın meydana geldiği yerel saatle 22:00’de Budapeşte’de hava sıcaklığı 12-13 dereceydi.

Bir haftadır devam eden yoğun yağışlar nedeniyle hızlı bir akıntıya sahip olan Tuna Nehri’nde su sıcaklığının daha da düşük olması nedeniyle kurtarma ekiplerinin zamana karşı mücadele ettikleri açıklandı.

BBC

Kosova ve Sırbistan ordusu teyakkuzda

Kosova özel komando birliklerinin çoğunlukla Sırpların yaşadığı Kuzey Kosova bölgesinde bazı sırpları yolsuzluk suçlamasıyla göz altına almasının ardından önce Sırbistan sonra da Kosova ordusu teyakkuza geçirildi.

Sırp devlet başkanı Alexander Vucic Kosova özel operasyon birliklerinin Kuzey Kosova’da 23 Sırp ve Bosna kökenliyi gözaltına almasının gerisinde Kosova’nın Arnavutluk ile birleşme planları olduğunu, buna izin vermeyeceklerini ve Sırbistan sınırlarını korumak için de ordunun alarma geçirildiğini söyledi.

Vucic Avrupa Birliği’ni de Kosovayi cesaretlendirmemesi için uyardı.

Kosova Özel askeri birliklerinin bölgede tutuklamalara başlaması öncesinde yöre halkının barikatlar kurduğu ve küçük çaplı silahlı çatışmalar yaşandığ açıklandı.

Kosova’daki NATO barış gücü KFOR birlikeri komutuanı Vincenzo Grasso da bir açıklama yaptıo. Grasso Kosova askeri birliklerinin gerçekleştirdiği oprasyonun sadece Kızey Kosova’da gercekleşmediğini ve sadece Sıprlara yönelik olmadığını bildirdi.

Uzmanlar iki ülke araısndaki gerginliğin askeri bir çatışmaya da dönüşebileceği konusunda uyarıyorlar.

Türkınfo

Son durum: Budapeşte’de Tuna gemi kazasında ölü sayısının artmasından korkuluyor -video-

 

Dün akşam saatlerinde Tuna nehrinde bir gezi teknesine bir diğer geminin çarpmasıyla meydana gelen kazada kurtarma çalışmaları sürüyor.

15 nehir kurtarma ve ambulans botunun görev yaptığı kaza mahallinin yanı sıra,  gemi trafiğine kapatılan Tuna nehri kıyıları boyunca da arama ve kurtarma ekipleri faaliyet halinde.

Çarşamba akşamı saat 22.00’de Güney Koreli 33 kişiden oluşan bir turist kafilesini ve 2 Macar mürettebatını taşıyan küçük tekneye Margit köprüsü altında büyük bir otel gemisi arkadan çarpmıştı.

Kazazedelere ulaşabilme şansı azalıyor

Kaza sonucunda ilk etapta 7 kişi hayatını kaybetmiş, 7 kişinin kurtarılmasının ardından 21 kişinin ise kayıp olduğu açıklanmıştı.

Kaza anında hava sıcaklığı Budapeşte’de 12-13 dereceydi. Bir haftadır devam eden yoğunyağışlar nedeniyle hızlı bir akıntıya sahip olan Tuna nehrinde su sıcaklığının daha da düşük olması nedeniyle kurtarma ekiplerinin zamana karşı mücadele ettikleri açıklandı.

22 kadın, 11 erkek oluşan Güney Koreli kafilenin en küçüğü 6 yaşında bir çocuk. Kafilede 71 yaşında bir yaşlının da olduğu da Güney Kore hükümeti tarafından Macar makamlarına iletilen bilgiler arasında. Güney Kore dışişleri bakanı kalabalık bir ekiple acil bir şekilde Budapeşte’ye geliyor.

Kurtarma ekipleri, dalgıçların yanı sıra, su vinçleri kullanarak ve geçici bir askeri köprü inşa ederek batan gemiye ulaşmaya çalışıyorlar. Ancak nehir akıntısının çok yoğun olması nedeniyle çalışmaların zorlukla ilerlediği de biliniyor.

Kaza neden meydana geldi?

Kazanın, kaptanların manevra hatasıyla ortaya çıkmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

“Denizkızı” adlı gezinti teknesine arkadan çarpan “Vikind Sygin” adlı İsviçre bandırası taşıyan otel gemisi, Tuna nehri üzerinde haftalık turlar düzenleyen ve yüzlerce kişiyi taşıyan lüks bir tekne.

Kazanın ardından Güney Koreli turistlerin bulunduğu teknenin sadece 7 saniye içinde battığını açıklayan uzmanlar, bu kadar kısa sürede geminin tahliyesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla kaybolanların hayatları hakkında derin endişe duyduklarını vurguluyorlar.

Macar makamları kazayla ilgili soruşturma başlattılar. Tekneye çarpan geminin kaptanının gece ifadesinin alındığı, olayla ilgili görgü tanıklarının arandığı da basına yansıdı.

Tuna nehri üzerinde bir milyon turist

Kazanın ardından Budapeşte’de Tuna üzerinde gerçekleşen gemi seferlerinin güvenliği konusu da tekrar gündeme geldi.

İstatistiklere göre yılda sayısı bir milyonu aşan turist Tuna’nın Budapeşte bölümünde hem gündüz ve hem de gece düzenlenen gezi amaçlı vapur seferlerine katılıyor.

Avrupa’nın yüzlerce kilometre boyunca gemi seferlerine elverişli tek nehri olan Tuna nehri üzerinde Karadeniz’e kadar devam eden yük ve yolcu taşıma seferleri nedeniyle zaten çok yoğun olan nehir trafiğinin yeniden ele alınması ve düzenlenmesi önerileri de kazayla birlikte tekrar gündeme geldi.

 

Türkinfo

 

 

 

 

 

 

 

 

16,474FansLike
639FollowersFollow