2026. Ağustos 4.
Türkinfo Blog Oldal 313

Alf karakterine hayat veren Michu Meszaros kimdir?

Michu Meszaros, Macar asıllı Amerikalı cüce oyuncu, sirk sanatçısı ve dublördür. Meszaros sirklerde gösteri yaparken Hollywood yapımcılarının dikkatini çekmiştir.

forrás: Pinterest

NBC’de yayınlanan ve Türkiye’de de izlenme rekorları kıran doksanlı yılların meşhur dizisi Alf’i canlandıran Michu Meszaros, kariyerine 14 yaşında Ringling Brothers sirkinde başladı. Sanatçı için çekimler boyunca kostüm giymek zorunda olduğu Alf karakteri kariyerinde bir dönüm noktası oldu. 20 Eylül 1939 Budapeşte doğumlu oyuncu, diziden sonra da farklı projelerde yer almasına rağmen Alf rolüyle hafızalara kazınmıştı.

forrás: twitter.com/nerdecekildi

ABD’de 2016 Haziran ayının başında evinin banyosunda bilinci kapalı bir şekilde menajeri tarafından bulunan 76 yaşındaki Meszaros, Los Angeles’taki bir hastanede komada yaşam mücadelesi veriyordu. Oyuncunun menajeri Dennis Varga, 12 Haziran 2016. sabah yaptığı açıklamayla Meszaros’un hayatını kaybettiğini duyurdu.

Dünyanın en kısa adamı olarak anılan Meszaros, 84 santimetre boyundaydı.

Kaynak: ntv.com.tr ve Vikipedi

Erdem Éva – Türkinfo

Avrupa’nın en fazla alkol tüketen ülkeleri açıklandı

Avrupa’da en az alkol tüketen ülkeler, İtalya ve Norveç oldu

 

 

 

Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa ülkelerinde kişi başına düşen yıllık alkol tüketimi listesini açıkladı. Listede kişi başına yılda 15 litre alkol tüketimiyle Litvanya ilk sırada yer aldı.

Sputnik’in haberine göre, Dünya Sağlık Örgütü’nün 30 Avrupa ülkesinde alkollü içeceklerin tüketimine ilişkin yayınladığı raporda Çekya, kişi başına yılda 14.4 litre alkol tüketimiyle ikinci sırada, Almanya ise 13.4 litrelik tüketimle üçüncü sırada yer aldı.

İrlanda, Lüksemburg, Letonya, Bulgaristan, Fransa, Romanya ve Slovenya listede ilk ona giren ülkeler oldu.

Avrupa’da en az alkol tüketen ülkeler, kişi başına yıllık 7.5 litreyle İtalya ve Norveç oldu.

Devamı

THY’den şimdi de Orta Avrupa kampanyası

THY, Kuzey Avrupa kampanyasının ardından Orta Avrupa’ya yönelik de ayrıcalıklı fiyatlarla bir kampanya başlattı.

 

 

 

Türk Hava Yolları (THY), Kuzey Avrupa kampanyasının ardından Orta Avrupa’ya yönelik de ayrıcalıklı fiyatlarla bir kampanya başlattı.

THY Basın Müşavirliği’nden yapılan açıklamaya göre, dünyanın en çok ülkesine uçan havayolu şirketi THY, transfer merkezi İstanbul Havalimanı’ndan Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya, İsviçre, Macaristan, Çekya, Polonya ve Lüksemburg’daki 24 noktaya gidiş-dönüş her şey dahil 129 dolar başlayan fiyatlarla uçma fırsatı sunuyor.

Sınırlı sayıda koltuk için geçerli olan indirimden yararlanabilmek için uçuş biletlerinin 15 Eylül’e kadar satın alınması gerekiyor.

Seyahatlerin 1 Kasım 2019 – 25 Mart 2020 ve 27 Nisan 2020 – 17 Mayıs 2020 tarih aralığında gerçekleştirilebileceği bildirilirken, THY’nin resmi internet sitesi ekonomi sınıfında 129 dolardan başlayan fiyatlar, bilet satış ofisleri ve acentelerde değişiklik gösterebileği belirtildi.

Kapsam dışı seyahat dönemleri ve kampanya ile ilgili ayrıntılı bilgilere “www.turkishairlines.com” internet adresinden, “444 0 849” numaralı çağrı merkezinden veya satış ofislerinden ulaşılabileceği kaydedildi.

Devamı

Avrupa’nın seçkin hukukçuları Çeşme’de buluşuyor

Bu yıl 22.’si düzenlenen “Uluslararası İnsan Hakları Akademisi Yaz Çalıştayı” kapsamında Avrupa üniversitelerinin seçkin hukukçuları Çeşme’de bir araya geliyor.

 

 

 

Bu yıl 22.’si düzenlenen “Uluslararası İnsan Hakları Akademisi Yaz Çalıştayı” kapsamında Avrupa üniversitelerinin seçkin hukukçuları Çeşme’de bir araya geliyor.

İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) Hukuk Fakültesi, her yıl geleneksel olarak düzenlediği Uluslararası İnsan Hakları Akademisi Yaz Çalıştayı’nın 22.’sini bu yıl Çeşme’de gerçekleştiriyor. Almanya, Macaristan, İtalya, Avusturya, Hırvatistan, Portekiz, Fransa ve Rusya olmak üzere 8 ayrı ülkeden akademisyen, avukat ve öğrencilerin katılacağı çalıştay, 9-16 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek.

Türkiye ve Avrupa’dan önemli isimler katılıyor

İKÜ Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Bahar Akıngüç Günver, İKÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Güzel ve İKÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dr. h.c. mult. Bahri Öztürk’ün ev sahipliğinde organize edilen çalıştayda Yargıtay 13. Ceza Dairesi Başkanı ve Yargıtay İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Vuslat Dirim, Anayasa Mahkemesi raportörü Dr. Taylan Barın, Yargıtay Üyesi Hikmet Kanık, Almanya’nın önemli Ceza Hukukçularından ve Freiburg Max-Planck Enstitüsü Onursal Müdürü Prof. Dr. Dr. h.c. mult. Albin Eser, Federal Almanya Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Dr. Klaus Tolksdorf, Almanya Leipzig Üniversitesi’nden Prof. Dr. Dr. h.c. Helmut Goerlich, Almanya Giessen Üniversitesi’nden Prof. Dr. Dr. h.c. Walter Gropp, Almanya Leibniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Michael Nagel, Osnabrück Üniversitesi Avrupa ve Uluslararası Ceza Hukuku Çalışmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Prof. h. c. Arndt Sinn, Miskolc Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Akos Farkas, Max-Planck Uluslararası Karşılaştırmalı Hukuk Enstitüsünün Türkiye sorumlusu Dr. Dr. h.c. Silvia Tellenbach, Zagreb Üniversitesi’nden Prof. Dr. sc. Zlata Durdevic gibi dünyanın önde gelen hukukçularının yanı sıra Avrupa’da ses getiren davalarla adını duyurmuş ünlü avukatlar olacak.

Devamı

Szilard’ların trajedisinin kaynağı ne?

Ender Helvacıoğlu

Macar asıllı ABD’li fizikçi Leo Szilard (1898-1964), Enrico Fermi ile birlikte ilk zincirleme çekirdek tepkimesini gerçekleştirmiş ve atom bombasının yapımında etkili olmuştu. Döneminin önde gelen çoğu fizikçisi gibi o da “atom bombası trajedisi” yaşamıştı. Hem de en derinden yaşayanlardan biriydi.

Üniversite hayatı Almanya’da geçen Szilard, 1930’ların başında Hitler’in iktidara geleceğinden ve savaşın kaçınılmaz olduğundan emindi. 1933’ten önce Almanya’yı terk ederek İngiltere’ye göçtü.

Zincir reaksiyonun patenti
Eylül 1933’te Szilard’ın da katıldığı İngiltere’de düzenlenen bilimsel bir toplantıda ünlü fizikçi Lord Rutherford atom enerjisinin asla gerçekleşemeyeceğine ilişkin fikirler ileri sürer. Bu “asla” sözcüğü Szilard’ın kafasına yatmaz ve konu üzerinde düşünmeye karar verir.

Çalışmaları sonucunda, bir nötronla bir atoma vurulursa atomun parçalanacağı ve iki nötronun serbest kalacağı, böylece zincirleme bir reaksiyon elde edileceği fikri kafasında oluşur. Bu konuda bir patent almak için, içinde “zincir reaksiyon” deyiminin geçtiği bir makale yazar ve bu makale 1934’te dosyaya girer. Fakat Szilard patenti gizli tutmak ister. Savaşın yaklaştığını hissetmiş, ortaya attığı fikrin kötüye kullanılmasını önlemek istemiştir. Szilard’ın talebiyle patent İngiliz Bahriye Nezareti’ne devredilir ve gerçekten de savaş sonrasına dek yayımlanmaz.

Devamı

İspanyol İç Savaşı Sırasında Çekilen 500 Fotoğraf Gün Yüzüne Çıkarıldı

Macar fotoğrafçı Kati Horna tarafından İspanyol iç savaşı sırasında çekilen 500’den fazla fotoğraf gün yüzüne çıkartıldı.

 

 

1937-1938 yılları arasında CNT Anarşist Sendikası için çalışan Macar fotoğrafçı Kati Horna tarafından İspanyol iç savaşı sırasında çekilen 500’den fazla fotoğraf gün yüzüne çıkartıldı.

Macar Fotoğrafçı Kati Horna’nın unutulmuş mirası, İspanyol bir tarihçi tarafından CNT Anarşist Sendikası’nın arşivinden 48 tahta kutunun içinden çıkarıldı. Kutular, 1937-1938 yılları arasında, 1912 yılında Budapeşte’de bir Yahudi bankacının kızı olarak doğan Kati Horna’nın İspanyol iç savaşı sırasında CNT Anarşistlerine ve İberya Anaşist Federasyonu’na hizmet etmek amacıyla çekilen 500’den fazla siyah-beyaz fotoğraf içeriyor.

 

Bu olağanüstü keşif, 1983 yılında Horna tarafından İspanyol devletine iki milyon pesata satılan (Bugünün parası ile 12000 avro) ve Salamanca’da bulunan Tarihsel Belge Belgelendirme Merkezi’nde tutulan 250 siyah-beyaz fotoğraf serisini tamamlıyor.

El Paísin aktardığına göre, bu 250 fotoğraf Horna tarafından kurtarıldı ve küçük bir teneke kutuda sürgüne taşındı. Horna’nın İspanya dışına olan bu yolculuğu sanatçı olan hayat arkadaşı Jose Horna’nın bildikleri sayesinde oldu.

 

Bu yolculuk sırasında Fransa’da tutuklanan ve toplama kampına gönderilen çift, Nazi istilasından kaçtı ve Horna’nın fotoğrafçı ve sürrealist olarak kariyerini geliştirdiği Meksika’ya yerleşti. İç savaşa ait olan fotoğrafların geri kalanının nerede olduğu, o zamana dek sır olarak kalmıştı.

zekitap.com

Varsány

Tarlakuşu

Macar edebiyatının hem komik hem de melankolik klasiklerinden biri olan Tarlakuşu, hayatları kızlarının etrafında dönen ve onun dertleriyle dertlenen bir anne ve babanın ruh dünyasının derinliklerine dalmaya davet ediyor bizi.

 

 

 

 

Evlilik yaşı çoktan geçmesine rağmen evlenememiş, pek de alımlı olmayan kızlarının, nam-ı diğer Tarlakuşu’nun akrabaları ziyaret etmek için evden ayrılmasının ardından Vajkaylar çoktan unuttukları yaşam sevincine, arkadaşlara, lezzetlere ve hazlara teslim olmuş bulurlar kendilerini. Fakat bu kısa tatil göz açıp kapayıncaya dek geçecek ve çift, Tarlakuşu’nun dönüşüyle beraber kaçınılmaz gerçekle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

Devamı

16,474FansLike
639FollowersFollow