2026. Ağustos 2.
Türkinfo Blog Oldal 278

Komünizmin Çöküşünün Hafızası: Memento Park, Budapeşte

Memento Park, Budapeşte’de Komünizmin çöküşünü ibretlik şekilde gözler önüne seren bir açık hava müzesi. Macaristan Hükümeti, 1947 ve 1989 arasında süregelmiş komünist rejim döneminde rejimi kutsamak için dikilen dev heykel ve anıtları yok etmek yerine onları bir Momento Park’ta teşhir ediyor.

Park’ın orijinal ismi Heykel Parkı (Szoborpark) ancak artık Memento Park olarak biliniyor. Eskinin sembol anıtlarını yok etmek yerine onları muhafaza ederek unutma stratejisi uygulamay tercih ettiler. Bu şekilde Macaristan’ın komünist geçmişi her zaman hatırlanacak ve ondan kurtuluşunun kutlamaları yapılacaktı. Bu yüzden parkı adı da Memento, yanı Hafıza Parkı adını koydular.

Devamı

Macar orkestra, otomobille sokak sokak gezerek Budapeştelilere klasik müzik dinletiyor

Sokağa çıkma yasağı uygulanan çoğu ülkenin önde gelen kültür-sanat kurumları etkinlik ve performanslarını dijital ortamda sürdürüyor. Macaristan’ın MAV Senfoni Orkestrası ise sıradışı bir yol seçti. Otomobille sokak sokak gezip Strauss’u, Mozart’ı halkın ayağına götürüyorlar.

Her gün orkestra üyesi bir grup üzerine hoparlör yerleştirilen iki araçla yola çıkıyor ve başkent Budapeşte’de tur atıyor. Eski konserlerin kayıtlarını çalarak geçtikleri sokaklardaki Budapeştelilere dinletiyor.

“Bu ortamda neşeli şeyler çalmaya çalışıyoruz” diyen orkestranın kemancılarından Attila Kovács, insanların cama, balkona çıkıp dinlediğini ve genellikle alkışla, tempo tutarak, el sallayarak, hatta tek başına dans ederek memnuniyetini dile getirdiğini ifade ediyor.

“Sadece bir kere bir kadın hışımla kapının önüne çıktı ve çocuğunu uyuduğunu söyleyerek müziği kapatmamızı istedi” diyen trompetçi Kálmán Kovács ise müziğin zor zamanlarda insanlara iyi geldiğinin altını çiziyor.

Budapeşte’de, orkestra üyelerinin kendi sokaklarına uğramasını isteyenler Facebook sayfası aracılığıyla ‘istek’ yapabiliyor.

Diken

Budapeşte’de salgın her an patlayabilir

Macaristan Salgın Operasyon Merkezi’nin bugün gerçekleşen bilgilendirme toplantısında yapılan açıklamalara göre Macaristan’da şu ana kadar 733 kişi salgına yakalandı ve toplam 34 kişi de hayatını kaybetti. 13 435 kişi ise ev karantinası altında

Yapılan tespitler Macaristan’daki tüm hastaların % 42’sinin Budapeşte’de yaşadığını ortaya koyuyor.

Budapeşte ve çevresindeki küçük yerleşim yerleriyle birlikte oluşan Peşte İli ise tüm hastaların % 62’sinin tedavi altına alındığı bölge alarak dikkat çekiyor.

Salgın Operasyon Merkezi adına açıklama yapan Hükümet baştabibi   Cecilia Müler bu veriler nedeniyle salgının Budapeşte’de patlama noktasına gelme riskinin de yüksek olduğunu söyledi.

Cecilia Müler bu nedenle Budapeşte sakinlerinden sokağa çıkma kurallarına mutlaka uymalarını da rica etti. Baştabip gündüz 9-12 saatleri arasında gıda marketlerinde 65 yaş ve üstü vatandaşların alışveriş edebilme imkânına sahip olmalarının bu insanlara sosyal ilişkileri sürdürme izni verildiği anlamına gelmediğinin de altını çizdi.

Salgın Operasyon Merkezi görevlileri hastalığa yakalananların % 12’sinin sağlık görevlileri olduğunu da açıkladı.

Budapeşte’de iki eczanede de koronavirüs tespit edildi. Bu eczanelerde çalışanlar karantina altına alındı.

Avrupa Mahkemesi mülteciler konusunda Vişegrad ülkelerini haksız buldu

Macaristan, Slovakya, Çek Cumhuriyeti ve Polonya AB mülteci kotalarını uygulamadıkları için Avrupa Mahkemesinde mahkûm edildiler.

Mahkeme  bu ülkelerin mülteci, kabul etmeme gerekçesini temelsiz buldu.

Visegrad ülkeleri, ulusal güvenlik tehdidi oluşturduğu için, Avrupa Birliği’nin kararına rağmen ülkelerine mülteci almayacakları kararını almış ve bunu uygulamışlardı.

Avrupa Birliği’nin, ülkelere yönelik kota programına göre Macaristan’ın 1294 mülteci kabul etmesi gerekiyordu.

AB’nin kota kararının geçerlilik süresi 2017’de sona erdiği için şimdi alınan Mahkemenin kararının, uygulanma açısından bir yaptırımı olmayacak. Ancak mahkeme bu ülkelere bir para cezası verebilir.

Macar hükümeti “mülteciler konusunda Macaristan’ın tavrı haklıydı, ama yine de mahkeme önüne çıkarılan biz olduk. Ancak mahkeme kararının bir hükmü yine de olmayacak” açıklamasını yaptı.

Türkinfo

A nógrádi geopark

Karantina Altındaki Bir Fotoğrafçı, Güvenlik Kameralarıyla İtalya’yı Görüntüledi

Macaristanlı fotoğrafçı Milan Radisics, pandemi olan COVID-19 sebebiyle dışarıya çıkıp fotoğraf çekemediği için İtalya’nın hayalet şehir hâline gelmiş olan bazı şehirlerine ait güvenlik kamera görüntülerini kullanarak farklı bir projeye imza attı.

İtalya halkının karantina altında olması ve sokağa çıkma yasağı bulunması ile beraber meydanlar boş kaldı. Bu durumu görüntülemek isteyen ve aynı zamanda kendisi de karantina altında olan bir fotoğrafçı ise fotoğrafları çekmek için alışılagelmedik bir yöntem kullandı.

Dünya geneline yayılan ve pandemi hâline gelen Çin merkezli yeni tür koronavirüs COVID-19, hızlı bir şekilde yayılmasıyla ve ölümcül olmasıyla biliniyor. Halkını bu virüsten korumak isteyen devletler ise gerektiği durumlarda sokağa çıkma yasakları ilan etme gibi yöntemlere başvuruyor.

COVID-19’un en ağır vurduğu ülkeler arasında bulunan İtalya’da yetkililer, durumu kontrol altına alabilmek ve virüsün yayılmasına engel olabilmek için sokağa çıkma yasağı ilan etmiş durumda. Bir fotoğrafçı ise bu anları alışılagelmedik bir yöntemle kaydetti.

Devamı

Koronavirüs salgını: Macaristan Parlamentosu, hükümete süresiz OHAL yetkisi verdi

Macaristan Parlamentosu bugün hükümete, Başbakan Viktor Orban tarafından talep edilen ülkeyi “koronavirüs salgını boyunca” kararnamelerle yönetme yetkisi verdi.

Muhalefet partilerinden 53 milletvekilinin “Hayır” oyuna karşın iktidar partisi FİDESZ ve ortağı Hristiyan Demokrat Parti’nin milletvekillerinin 138 “Evet” oyuyla kabul edilen karar hükümete, süresi belirlenmemiş bir zaman dilimi süresince ülkeyi kararnamelerle yönetme hakkı tanıyor.

Buna göre hükümet gerekli gördüğü uygulamaları parlamentonun onayı gerekmeden, kararname çıkarak yürürlüğe koyabileceği gibi, eğer engel olarak görürse yürürlükte olan bazı yasaları da iptal edebilecek ve olağanüstü uygulamaları hükümet kararnamesiyle acil olarak gündeme alabilecek.

OHAL, bugünkü parlamento kararına göre hükümete “süresi belirlenmemiş bir zaman dilimi boyunca” bu hakkı tanıyor. Kararın resmi metninde bu zaman dilimi “salgın tehlikesi geçinceye kadar” şeklinde ifade ediliyor.

Muhalefet neden karşı çıkıyor?

Muhalefet partileri, Başbakan Viktor Orban tarafından Parlamento’da gündeme getirilen hükümete olağanüstü yetkiler tanınması talebini reddetmemekle birlikte, bu yasaya OHAL uygulamalarının belirli bir takvimi olması gerekçesiyle karşı çıkmışlardı.

Muhalefet, OHAL’ın iki ya da üç ay için geçerli olmasını, gerekirse daha sonra uzatılmasını önermişti. Ancak bu öneriler parlamentodaki iktidar çoğunluğu tarafından reddedildi.

Muhalefet milliyetçi sağdan, sosyalist sola kadar bu yasanın işlevinin aslında Viktor Orban’ın iktidarını parlamentoya rağmen güçlendirmek olduğunu, yasanın pratikte parlamentonun işlevinin feshi anlamına geleceğini savunuyor.

Hükümetin gerekçeleri neler?

Hükümet ise acil durumlarda hızlı karar alabilmek için parlamento oylaması gibi normal uygulamalara zaman olmayacağını, acil hareket edilmemesi halinde insan hayatının ve kamu düzeninin tehlikeye girebileceğini savunuyor.

Yine hükümetin tezine göre, salgın hastalığın hızlı gelişmesi halinde parlamentonun normal işlevi de tehlikeye girebilir ve parlamento oturumu ya da bir karar alınabilmesi için anayasada gerekli olan çoğunluk sağlanamayabilir. Bu durum ise kamu düzeni açısından ciddi bir risk oluşturabilir.

Anayasaya göre OHAL Yasası hükümeti ülkenin karşı karşıya kaldığı herhangi bir tehlike ve felaket anında memleketin asayişi, vatandaşların can ve mal güvenliği ve kamu hayatının kesintisiz devam edebilmesi için olağanüstü yetkilerle donatıyor.

Bu yasaya göre söz konusu “tehlikenin sona erme anına kadar” ülkede seçim ya da referandum uygulanamayacak.

Ancak Anayasa Mahkemesi, OHAL döneminde de görevine devam edecek.

Tarık Demirkan

BBC Türkce

16,474FansLike
639FollowersFollow