Mengü, Polonya’da katıldığı paneldeki izlenimlerini aktardı
Gazeteci Nevşin Mengü, Polonya’da gençlere yönelik, ‘Otoriter Rejimlere Karşı Akıllı Telefon Devrimi’ konulu çalıştaydaki izlenimlerine ilişkin olarak kaleme aldığı yazısında, “İktidarın basını kontrolünden İstanbul Sözleşmesi alerjisine, muhalefet partilerinin de kendi aralarında bloklaşmasına dek Polonya (ve Macaristan) ile benzerliklerimiz çok. Buna adeta bir Ekrem İmamoğlu havası bulunan Varşova Belediye Başkanı Rafal Tzaskowski dahil” yorumunu yaptı.
İngiltere ile oynadığı maçın ardından Macar milli takımı, radikal taraftarları “Ultralar” nedeniyle zor durumda.
Perşembe akşamı Budapeşte’de oynanan ve Macaristan’ın İngiltere’ye karşı 4-0 kaybettiği maçın ardından soruşturmalar başladı.
Dünya Futbol Şampiyonası grup maçında Macar taraftarların taşkınlıkları ve ırkçı sloganları nedeniyle İngiltere Futbol Federasyonu FIFA’ya maç hakkında soruşturma açılması için başvuruda bulundu.
Öte yandan Macar Futbol Federasyonu da polis nezdinde suç duyurusunda bulundu.
Karşılaşma öncesinde milli marşların ardından gerçekleşen saygı duruşu esnasında İngiliz futbolcular ırkçılık karşıtlığını ifade için diz çökerken, Macar taraftarlar İngiliz milli takım oyuncularını ıslıklarla protesto etmişlerdi.
Macar taraftarların ırkçı tezahüratları maç esnasında da devam etmiş ve özellikle top İngiliz milli takımının siyahi oyuncuları Raheem Sterling ve Jude Bellingham’a geldiğinde doruğa çıkan protestolar, bazı Macar taraftarların maymun hareketleri yapmalarıyla ve sahaya boş bardak ve bira kutuları atmalarıyla hiç istenmeyen noktalara ulaşmıştı.
Macar milli takımının maçlarında organize bir şekilde statta yer alan ve her maça ayrı bir performansla hazırlanan fanatik taraftarların bu maçta da olay çıkarma ihtimalinin yüksek olduğu biliniyordu.
Bu nedenle de hem Macar Futbol Federasyonu ve hem de Macar milli takımı teknik direktörü İtalyan Marco Rossi, maç öncesi taraftarlara özel çağrı yapmış ve “Ultralar” adı verilen Macar taraftar grubundan çok dikkatli olmalarını istemişlerdi.
UEFA, daha önceki maçlarda da gündeme gelen ırkçı taşkınlıklar nedeniyle Macar milli takımına 2 maç seyircisiz maça çıkma cezası vermişti.
Ancak tribünlere hakim fanatik taraftar grubu Ultralar, Macar Futbol Federasyonu’nun ve teknik direktörün çağrısına uymadılar ve çıkan olaylar nedeniyle Macar milli takımı büyük bir ihtimalle yeni cezalarla karşı karşıya kalacak.
Kim bu fanatik taraftar grubu?
Peki, kendilerini Ultralar olarak adlandıran bu fanatik seyirciler kimlerden oluşuyor ve ne yapmak istiyorlar?
Genellikle üzerinde Macaristan yazan siyah tişörtler giyen, Macar bayraklarıyla, tarihi Macar sancaklarıyla tribünlere çıkan, hatta Erdel gibi bugün artık Macaristan’a bağlı olmayan, ancak hala Macarların da yaşadığı bölgelerin simgelerini kullanan bu taraftar grubunun ırkçı ve radikal milliyetçi görüşler taşıyan kişilerden oluştuğu söylenebilir.
Tek örnek siyah kıyafetleri ve son derece örgütlü yapılanmalarıyla birkaç bin kişilik bir grupla bile 50-60 binlik statlara hakim olmayı başarıyorlar.
Milli maçlar öncesi genellikle stat dışında toplanıp, marşlar, davullar ve meşaleler eşliğinde kıtalar halinde stada yürüyor ve ardından tribünlerde liderliği ele alıyorlar.
Atılan sloganlar genellikle Macar ulusunu yücelten ve aynı zamanda Macarların ezeli düşmanı olarak görülen komşu halkları aşağılayan ırkçı sloganlardan oluşuyor.
Ultralar maç öncesi miting havasında gerçekleşen, saflar halinde organize edilen stat yürüyüşlerini yurt dışındaki milli maçlarda da gerçekleştirmiş ve bazı ülkelerde polisle çatışmalara da neden olmuşlardı.
Futbol, ulusal duyguları güçlendirmenin aracı olarak görülüyor
Macaristan – İngiltere maçındaki olaylar nedeniyle Macar Futbol Federasyonu da radikal taraftarlar hakkında suç duyurusunda bulundu. Ancak bu suç duyurusu, ırkçı sloganlar ve siyahları aşağılayan tavırlar nedeniyle değil, sahaya atılan yabancı maddelerle ilgili.
Milli takımın ırkçı taraftar kümesi olan Ultralar kurumsal yapısı da olan organize bir grup. Milli Takımı Destekleme Derneği etrafında bir araya gelen bu radikal taraftarlar aslında milli maçlarda canlı bir atmosfer yaratabildikleri için üstü örtülü bir şekilde destek de görüyorlardı.
Bu, Macaristan’da futbolun ve milli takımın taşıdığı önemin artmasından kaynaklanıyor. Viktor Orban’ın başbakanlığı döneminde ekonomik zorluklara rağmen Macaristan’ın pek çok yöresinde büyük statlar inşa edilmesinin gerisinde bu gerçek vardı.
Macaristan’da spor ve özellikle de futbol ulusal duyguları güçlendirecek en önemli faktörlerden biri olarak görülüyor. Bu nedenle de sporda uluslararası rekabete dayanabilecek maddi güce sahip kulüpler yaratabilmek amacıyla özel yasalar çıkarıldı.
Bu yasalar firmalara ve devlet şirketlerine spor kulüplerine aktaracakları kaynakları vergiden düşme şansı veriyor. Böylece son yıllarda spora önemli kamu fonları aktarıldı.
Son birkaç yıl içinde Macar futbolunun kulüpler ve milli takımlar düzeyinde şampiyonalarda adından daha fazla söz ettirmesinin gerisinde de bu yatıyor.
Suzuki’nin Macaristan’daki fabrikası çip sorunu nedeniyle üretime iki hafta ara verdi.
Japon otomobil üreticisi Suzuki, küresel mikroçip sıkıntısı nedeniyle Eylül ayında Macaristan’daki fabrikasında üretimi iki hafta askıya almayı planlıyor. Esztergom’daki tesisin, 6-8 Eylül tarihleri arasında üretimi durduracağı açıklandı.
Daimler’in Macaristan’daki Mercedes fabrikası ve Audi’nin Macar birimi, yarı iletken sıkıntısı nedeniyle bu yazın başlarında üretimi askıya almıştı.
Zonguldak Sınav Koleji ve Paydaş Eğitim Kültür ve Sanat Derneği Sosyal girişimcilik konulu Macaristan ulusal ajansı tarafından hibelendirilen 2020/1 -HU01-KA201-078610 hibe sözleşmesi numaralı sosyal girişimcilik konulu Erasmus + Projesi için Macaristan’ın ev sahipliğinde Slovenya, Türkiye,Yunanistan ‘dan eğitimcilerin katıldığı proje toplantısına katıldı.
Toplantıdan dönen Sınav Koleji Kurucu Müdürü Halil Vecdi Ilgın verimli geçen toplantının ardından pandemi nedeni ile geçen süreç ile ilgili yeniden yol haritalarının belirlendiğini,sosyal girişimciliğin arttırılması için yapılacak çalışmaların belirlendiğini kültürler arası etkileşimin arttırılması için yapılacak faaliyetlerin belirlendiğini ifade ederek bu kapsamda 60 öğrenci ve öğretmenin ulus ötesi eğitime katılacağını ifade ederek , öğrencilerinin şimdiden değişik kültürler ile iletişim kurmaya başlayacaklarını açıkladı.Bundan sonraki toplantının Türkiye ‘de Zonguldak Sınav Koleji ile Paydaş Eğitim ve Kültür Derneğinin ev sahipliğinde Zonguldak ‘ta yapılacağını belirtti.
Çekya Başbakanı Andrej Babis, Slovenya’da düzenlenen ve bu yılki konusu “Avrupa’nın Geleceği” olan Bledi Stratejik Forumu öncesinde, Afganistan’da Taliban zaferinin ardından ortaya çıkan yeni durum üzerine AB’nin acil olarak Türkiye ile görüşmesi gerektiğini söyledi.
Çekya Başbakanı Babis, Avrupa Birliği’nin göçe karşı doğru düzgün ve tüm üye ülkelerin katıldığı bir stratejisinin olmadığını, bu nedenle de Afganistan’daki gelişmelerin Avrupa için çok ciddi bir tehlike oluşturacağını savundu.
Andrej Babis, Avrupa’yı “kaçak göçmenlerin istila etmesinden” korumak gerektiğinin ve bunun yolunun da Türkiye ile görüşmek olduğunun altını çizdi.
Çekya Başbakanı’nın görüşleri aslında sadece Çek Cumhuriyeti’nin mültecilerle ilgili tavrını yansıtmıyor.
Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Slovakya ve Polonya’dan oluşan ve kendilerini Vişegrad Ülkeleri olarak tanımlayan bu dört Orta Avrupa ülkesi, Babis’in bugün dile getirdikleriyle benzer resmi politikalara sahipler.
Bu dört ülke Avrupa Birliği içinde mülteciler konusunda en az esnekliğe sahip ülkeleri oluşturuyor.
2015 yılındaki büyük göçte Avrupa’da ilk olarak Macaristan sınırlarını tel örgülerle kapatmış ve ardından Vişegrad ülkeleri tarafında desteklenen bu tedbir Avrupa’nın pek çok ülkesi tarafından alınıp uygulanmıştı.
Babis, Avrupa Birliği içinde serbest dolaşımı ortadan kaldıran ve sınır denetimlerini tekrar gündeme getiren 2015 mülteci krizi nedeniyle, o tarihten beri Schengen sisteminin çöktüğünü savunuyor.
‘AB Türkiye’ye mültecileri tutması için maddi yardımda bulunmalı’
Vişegrad ülkeleri Avrupa Birliği’nin mülteci politikasını fazlasıyla tavizkar bulduklarını pek çok zirve toplantısında ifade etmiş ve bu politikayı kendi ulusal sınırları içinde uygulamayacaklarını da deklere etmişlerdi.
Çekya Başbakanı’nın açıklamaları da bu çerçevede değerlendiriliyor.
Babis Afganistan’daki rejim değişikliğinin gerçekleşmesinin ardından Avrupa’ya yönelik büyük bir göçün başlamasından endişe ediyor ve bu sorunun AB tarafından olması gerektiği gibi ele alınmadığını vurguluyor.
Babis Brüksel’e derhal Ankara ile görüşmelere başlamasını öneriyor ve Afgan mültecilerin Türkiye’den batıya gönderilmemesi karşılığında Türkiye’ye maddi yardımda bulunulması gerektiğini savunuyor.
2 Eylül 2021 Perşembe akşamı saat 20:45’te Puskas Arena’da başlayacak olan 2022 Dünya Kupası I grubu müsabakasında tecrübeli Fifa kokartlı hakemimiz Cüneyt Çakır düdük çalacak. Cüneyt Çakır’ın yardımcı hakemleri her zaman olduğu gibi yine çok tecrübeli Fifa yardımcı hakemlerimizden Bahattin Duran ve Tarık Ongun. Dördüncü hakemliği Alper Ulusoy yapacak. Abdülkadir Bitigen VAR hakemi, Mete Kalkavan ise yardımcı VAR hakemi olarak görev alacaklar.
I grubunun ilk üç maçı sonrasında İngiltere milli takımı 9 puanla birinci durumda, ikinci ise 7 puanlı Macaristan. Grupta bulunan diğer takımlar ise 6 puanlı Arnavutluk, 4 puanlı Polonya. Son iki sırada ise henüz puanı olmayan Andorra ve San Marino var.
Hatırlanacağı üzere Cüneyt Çakır, Bahattin Duran ve Tarık Ongun hakem üçlüsü geçtiğimiz Haziran ayında Puskas Arena’da Portekiz ve Macaristan milli takımları arasında oynanan 2020 Avrupa Şampiyonası grup maçında görev almışlar ve Portekiz maçı 3-0 kazanmıştı.
Cüneyt Çakır ve arkadaşlarına ülkemizi temsil ederlerken üstün başarılar diliyoruz. Hakem şansı onlarla olsun!
Pfizer-BioNTech ve Moderna’nın Covid-19 aşılarında kullanılan mRNA teknolojisinin temelini atan Macar bilim insanı Katalin Kariko’nun dev duvar resmi memleketi Budapeşte’ye yapıldı.
Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin firması olan BioNTech’te halen kıdemli başkan yardımcısı olarak görev yapan Kariko’nun çığır açıcı bilimsel çalışmalarını onurlandırmak için yapılan duvar resmine “Gelecek Macarlar tarafından yazılır” sloganı da eklenecek.
Reuters’in haberine göre, söz konusu resmi çizen ressam 12 günlük çalışmanın ardından, dün öğleden sonra saatlarinde Kariko’nun dudaklarına son dokunuşlarını yaptı.
Dev duvar resmi fikrinin mimarı olan Brain Bar firmasının kurucusu Gergely Boszormenyi-Nagy, Katalin Kariko’nun “gerçek bir Macar rol modeli” olduğunu belirtti. Boszormenyi-Nagy, Kariko’nun sadece aşı geliştirme çalışmalarına katkısı açısından değil, aynı zamanda Macar genç nesiller için de “bir Macar olarak dünyada çok olumlu etkiler bırakmanın mümkün olduğunu” göstermesi bakımından örnek olduğunu sözlerine ekledi.
1985 yılında ailesiyle Macaristan’dan ayrılarak ABD’ye yerleşen 66 yaşındaki biyokimyager Karikov’un kızı Susan Francia da ABD Milli Kürek Takımında pek çok olimpiyat madalyası kazanmış bir milli bir kürekçiydi.
A weboldalon cookie-kat használunk, amik segítenek minket a lehető legjobb szolgáltatások nyújtásában. Weboldalunk további használatával jóváhagyja, hogy cookie-kat használjunk.