2026. Temmuz 30.
Türkinfo Blog Oldal 199

Almanya seçimleri: Aşırı sağcı AfD, ülkenin doğusunda en güçlü partiye dönüşmesi sonrası radikalleşiyor

Almanya’da genel seçimler sonrasında dikkatler koalisyon görüşmelerine çevrilmiş olsa da, siyaset dünyasının bugünlerde konuştuğu bir diğer önemli konu, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’nin radikalleşmesi ve doğu eyaletlerinde birinci parti olması.

2013 yılında Euro krizine tepki hareketi olarak doğan, 2015 yılındaki sığınmacı krizi sonrasında aşırı sağcı, İslam ve göçmen karşıtı söylemle çok ciddi olarak yükselişe geçen AfD, artık Almanya siyasetinin temel aktörlerinden biri haline gelmiş durumda.

Çoğulcu, çok kültürlü liberal demokratik sisteme meydan okumakla eleştirilen AfD, özellikle eski Doğu Almanya eyaletlerinde seçmen tabanını güçlendirmiş görünüyor.

Aşırı sağcı parti, Thüringen’de yüzde 24, Saksonya’da ise yüzde 24,6’lık oy oranıyla sandıktan birinci parti olarak çıktı.

AfD; Brandenburg, Saksonya Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde de üçüncü parti olarak çok sayıda milletvekili çıkardı.

2017 seçimlerinde ilk kez barajı geçerek Federal Meclis’e girmeyi başaran AfD’nin son seçimlerde yeni bir rüzgar yakalayamamasına rağmen, yine de yüzde 10’un üzerinde oy toplaması dikkat çekti.

Uzmanlar, AfD’nin artık bir tepki hareketi olmaktan çıktığını belirtirken, son seçimler bu partinin siyaset sahnesindeki yerini sağlamlaştırdığının göstergesi olarak görülüyor.

Yeni meclisteki radikal isimler

AfD hakkında endişeleri arttıran bir diğer neden, son seçimde Federal Meclis’e giren milletvekillerinin radikal görüşleriyle bilinen isimler olmaları.

83 AfD’li milletvekili arasında, neo-Nazi gruplarla bağlantıları bulunan, Adolf Hitler liderliğindeki Nasyonal Sosyalizm dönemini savunan, orduda görevinden açığa alınmış isimler bulunuyor.

Bu milletvekilleri arasında, İslam karşıtı hareketleri destekleyenler, tehlikeli aşırı sağcı gruplardan biri olarak görülen Kimlik Hareketi’yle yakın bağları olanlar da dikkat çekiyor.

Seçim sonrasında büyük kriz

AfD’li yeni milletvekilleri arasında en dikkat çeken isimlerden biri Matthias Helferich.

33 yaşındaki avukat Helferich’in kendisini “Nasyonal Sosyalizm’in gülen yüzü” olarak tanımladığı yazışmaları bir süre önce basına sızmış kamuoyunda tepkiye yol açmıştı.

Ancak seçimlerinden hemen sonra Federal Meclis’teki tüm milletvekillerine gönderilen bir e-posta, AfD içinde yeni bir krize yol açtı.

Helferich’in aslında bir “Nazi” olduğu belirtilen e-postada, milletvekillerinden bu isme karşı çok dikkatli olmaları istendi. E-posta’nın ekinde Helferich’in yakın geçmişte Hitler’den alıntı yaptığı, Nazi dönemini olumladığı sohbet yazışmalarına da yer verildi. Ayrıca bu milletvekilinin, Dortmund kentindeki neo-Nazi çevrelerle yakın bağlantıları olduğu da kaydedildi.

Bu kentte 2006 yılında, Türkiye kökenli Mehmet Kubaşık, aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü (NSU) tarafından öldürülmüştü.

AfD meclis grubunun ilk toplantısında yaşanan hararetli tartışmalar üzerine Helferich’in şimdilik gruba üye olmama kararı aldığı duyuruldu. Aşırı sağcı milletvekilinin bir süre misafir üye statüsünde toplantılara katılabileceği belirtiliyor.

Kışlaya adım atması yasaklanan eski asker artık milletvekili

AfD’li yeni milletvekilleri arasında radikal görüşleri nedeniyle dikkatlerin çevrildiği bir diğer isim de Alman ordusunda hakkında soruşturma başlatılan Hannes Gnauck.

29 yaşındaki Gnauck, askeri istihbarat kurumu olan MAD tarafından Anayasa’ya bağlılığı olmayan, çok tehlikeli bir aşırı sağcı olarak sınıflandırılmış, açığa alınmış, üniforma giymesi yasaklanmıştı.

Geçen seneden bu yana kışlaya adım atması yasaklanan Gnauck, artık Federal Meclis milletvekili.

Nazi söylemlerini kullanan emekli hakim

AfD’nin yeni milletvekillerinden Gereon Bollmann ise emekli bir hakim. Seçim kampanyası sırasında, Nazilerin söylemlerine atıfta bulunması, “sistem partileri” kavramını kullanması, büyük tepki toplamıştı. Bollman daha önce Schleswig-Holstein’da yüksek mahkeme tarafından da kınama cezası almıştı.

Almanya’nın AB üyeliğini eleştiren, göçmen karşıtı açıklamalar yapan Bollmann, Alman annelerin doğum oranlarının düştüğünü, “Almanların bu yüzyılın ikinci yarısında kendi ülkelerinde azınlık konuma geleceğini” iddia ediyor. AfD’li milletvekili, hükümetin Alman ailelerin daha fazla çocuk yapmalarının teşvik edecek adımlar atmasını talep ediyor.

En tehlikeli gruplar

Daha önce Saksonya-Anhalt’ta eyalet milletvekili olan, aşırı sağcı gruplarla bağlantıları tartışma konusu olan Jan Wenzel Schmidt de AfD listesinden federal milletvekili seçilen radikal isimler arasında.

Schmidt, Almanya’daki en tehlikeli aşırı sağ gruplardan biri olarak görülen ve iç istihbarat tarafından izlenen Kimlik Hareketi’nin çeşitli etkinliklerine konuşmacı olarak katılmasıyla biliniyor. AfD’li milletvekilinin çalışma ekibinde tanınmış aşırı sağcı isimler de bulunuyor.

Aras’ı hedef alan isim de mecliste

AfD’nin yeni federal milletvekillerinden Christina Baum da, partinin en radikal isimlerinden biri olarak görülüyor. Göçmen karşıtı görüşleriyle tanınan Baum, Başbakan Merkel’in Almanya’nın kapılarını sığınmacılara açmasını, Almanlara karşı bir komplo olarak nitelendirmişti. AfD’li siyasetçi, bu yolla gizli bir planın devreye sokulduğunu, büyük bir “nüfus değişiminin” amaçlandığını iddia etmişti.

Baum’un, Baden-Württemberg’in ilk göçmen kökenli eyalet meclisi başkanı Muhterem Aras’a yönelik sözleri de büyük tepki toplamıştı. Müslüman bir kişinin eyalet meclisi başkanı olmasını eleştiren AfD’li siyasetçi, bunun “Almanya’nın büyük bir hızla İslamlaştığının açık bir göstergesi” olduğunu iddia etmişti. Christina Baum seçim kampanyasında, aşırı sağcı QAnon gibi grupların komplo teorilerine sıklıkla yer vermişti.

Seçilen yeni milletvekilleri ile AfD içindeki radikal kanat daha güçlenmiş görünüyor. Bu gelişme Almanya’daki demokratik kitle partileri için de zorlu bir döneme işaret ediyor.

Son yasama döneminde Federal Meclis, AfD ile diğer partiler arasında gerginliklere, sert tartışmalara sahne olmuştu. AfD’yi, Almanya’daki demokratik sistemi baltalamaya çalışmakla suçlayan diğer siyasi partiler, AfD’liler ile herhangi bir işbirliğini reddediyor, mücadeleye devam edecekleri mesajını veriyorlar.

Duvar yıkıldı ama…

Seçim sonuçları; Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ve Almanya’nın birleşmesinin üzerinden 31 yıl geçmesine rağmen, toplumlar arasındaki kopukluğun, derin siyasi görüş farklılıklarının sürdüğünü de göstermiş oldu.

AfD her ne kadar batıdaki eyaletlerde de ciddi oy almış olsa da, en büyük desteği doğu eyaletlerinde görmeye devam ediyor. Üstelik sadece yaşlı seçmenler arasında da değil. İki Almanya’nın birleştiği 1990 yılından sonra doğan, demokratik bir sistemde yetişen gençler arasında da, aşırı sağcı, göçmen karşıtı AfD’ye ilgi büyük.

Seçimler öncesinde gençlerin katılımıyla yapılan anketlerde AfD, hem Saksonya hem de Thüringen eyaletlerinde birinci parti oldu.

Merkel’den demokrasi mesajı

Aşırı sağ, Angela Merkel’in başbakanlığı döneminde en büyük iç güvenlik tehdidi ilan edildi.

Siyasete yakında veda etmeye hazırlanan Merkel, Almanya’nın birleşmesinin yıl dönümü olan 3 Ekim’de yaptığı konuşmada, bir kez daha tüm vatandaşları demokrasiye sahip çıkmaya çağırdı, isim vermeden AfD’yi sert ifadelerle eleştirdi.

“Demokrasi saldırı altında” ifadelerini kullanan Merkel, toplumsal birliğin sınamalarla karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu ve şöyle devam etti:

“Sınır tanımadan, utanmadan, demagoji, yalanlar ve dezenformasyon yoluyla kin ve nefretin körüklendiğine tanık olduğumuz bir dönem yaşıyoruz. Kökenleri, görünüşleri ya da inançları nedeniyle sadece bireyler ve gruplar karalanmıyor, saldırıya hedef olmuyor, aynı zamanda demokrasiye saldırılıyor.”

Son yıllarda aşırı sağcıların işlediği terör saldırılarını tek tek sıralayan Merkel, demokratik kazanımlarının hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.

Merkel, “Demokrasi için, gün be gün, yeniden, birlikte çalışmak zorundayız” sözleriyle, aşırı sağa karşı güçlü tavır alınması çağrısında bulundu.

Bu çağrının Alman toplumunda ne kadar karşılık bulacağını önümüzdeki dönem gösterecek.

bbc.com/turkce/haberler-dunya

Başkan Soyer, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi için Macaristan’a gidiyor

Kaynak: www.izmir.bel.tr

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin (YBYK) Fransa Strazburg’da yapılacak Genel Kurul toplantısı öncesinde 4-5 Ekim 2021 tarihlerinde Macaristan’ın Vişegrad şehrindeki Büro Toplantısı’na katılacak.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin (YBYK) 26-28 Ekim 2021 tarihleri arasında Fransa’nın Strazburg kentinde yapılacak Genel Kurul toplantısı öncesi 4-5 Ekim 2021’de Macaristan’ın Vişegrad şehrindeki Büro Toplantısı’na katılacak.
Toplantıda Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin (YBYK) Avrupa Konseyi içindeki konumu, demokratik standartların gelişimindeki rolü, Kongre’nin geleceğine ilişkin görüş alışverişleriyle beraber bütçe değerlendirmesi yapılacak.
Başkan Soyer, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi (YBYK) Bölgeler Meclisi Başkan Yardımcısı ve Kongre’nin Türkiye’den tek Encümen Üyesi.

Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi (YBYK)
Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi (YBYK), Avrupa Konseyi’nin yerel ve bölgesel politikalarını belirlemekle yükümlü organı niteliğini taşıyor. 47 üye devletten 150 binin üzerinde yerel yönetimi temsil eden Kongre, yerel ve bölgesel yönetimlerle ilgili politikaların çerçevesini belirleyen sözleşmeler hazırlayarak bunların uygulanmasını sağlıyor. Kıtadaki yerel ve bölgesel yönetimin seçilmiş temsilcilerinin sorunlarını tartıştıkları, deneyimlerini paylaştıkları ve görüşlerini hükümetlere ifade edebildikleri bir forum ortamı sağlayan Kongre, başta diğer Avrupalı kurumlar olmak üzere ulusal ve uluslararası organizasyonlarla yakın işbirliği içinde.

Kaynak: www.izmir.bel.tr

Serbest Dalış Dünya Şampiyonası Kaş’ta başlıyor

Kaynak: IHA

Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nun (TSSF) ev sahipliği yaptığı Dünya Sualtı Aktiviteleri Konfederasyonu (CMAS) 5. Serbest Dalış Outdoor Dünya Şampiyonası ve CMAS 1. Master’lar Serbest Dalış Outdoor Dünya Şampiyonası 5-9 Ekim’de Antalya’nın Kaş ilçesinde gerçekleştirilecek.

Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nun (TSSF) ev sahipliği yaptığı Dünya Sualtı Aktiviteleri Konfederasyonu (CMAS) 5. Serbest Dalış Outdoor Dünya Şampiyonası ve CMAS 1. Master’lar Serbest Dalış Outdoor Dünya Şampiyonası 5-9 Ekim’de Antalya’nın Kaş ilçesinde gerçekleştirilecek.

Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu, Antalya’nın Kaş ilçesinde 2 dünya, 2 Türkiye rekorunun kırıldığı ve 5 madalya kazandığımız CMAS-TSSF 4. “Kaş Başka” Serbest Dalış Outdoor Dünya Kupası’nın hemen ardından CMAS 5. Serbest Dalış Outdoor Dünya Şampiyonası ve CMAS 1. Master’lar Serbest Dalış Outdoor Dünya Şampiyonası yarışmalarını gerçekleştirecek. 5-9 Ekim tarihleri arasında Kaş İnceboğaz Belediye Halk Plajı açıklarında yapılacak CMAS 5. Serbest Dalış Outdoor Dünya Şampiyonası’na Türkiye dahil 26 ülkeden 82 sporcu katılıyor. İlk kez düzenlenen CMAS 1. Master’lar Serbest Dalış Outdoor Dünya Şampiyonası ise 4 ülkeden 6 sporcu ile başlayacak. Dalışlar sabit ağırlık (CWT), paletsiz sabit ağırlık (CNF), çift paletli sabit ağırlık (CWT-BF) ve ip destekli sabit ağırlık (FIM) disiplinlerinde yapılacak.

“AÇILIŞ TÖRENİ KORTEJ YÜRÜYÜŞÜYLE BAŞLAYACAK”

Şampiyonanın açılış töreni 4 Ekim Pazartesi günü CMAS Başkanı Anna Arzhanova, TSSF Başkan Prof. Dr. Şahin Özen, Kaş Kaymakamı Şaban Arda Yazıcı, Kaş Belediye Başkanı Mutlu Ulutaş ve 26 ülkenin sporcularının katılacağı kortej yürüyüşle başlayacak. Kortej yürüyüşünün sona ereceği Kaş Cumhuriyet Meydanı’nda saat 17.00’da saygı duruşu ve açılış konuşmaları yapılacak.

“DÜNYA REKORTMENLERİ KAŞ’TA”

Rusya’dan Alexey Molchanov, Slovenya’dan Alenka Artnik, İtalya’dan Alessia Zecchini gibi dünyanın en iyi sporcularının katılacağı CMAS 5. Serbest Dalış Outdoor Dünya Şampiyonası’nda Cenk Devrim Ulusoy’un antrenörlüğündeki 7 kişilik Serbest Dalış Milli Takımı’mız ülkemizi temsil edecek. Serbest Dalış Türk Milli Takımı şu isimlerden oluşuyor: Şahika Ercümen, Yaren Türk, Fatma Uruk, Birgül Erken, Rüstem Derin, Görkem Gedik ve Serkan Toprak.

“KATILAN ÜLKELER”

Türkiye ile birlikte 4 kıtadan 26 ülke; Avusturya, Danimarka, Slovakya, İsviçre, Ukrayna, Umman, Tunus, Güney Afrika, İsveç, Rusya, Belarus, ABD, Güney Kore, Almanya, Slovenya, Kuveyt, Fransa, Lübnan, Çekya, İtalya, İspanya, Şili, Yunanistan, Macaristan ve Hırvatistan milli takım sporcuları şampiyonluk için mücadele edecek.

“BAŞARILARIN, DÜNYA ŞAMPİYONASI’NDA TAÇLANMASINI UMUYORUM”

TSSF Başkanı Prof. Dr. Şahin Özen yaptığı açıklamada, “2 dünya rekorunun kırıldığı Dünya Kupası’nın hemen ardından Dünya Şampiyonası ve ilk kez düzenlenecek Masterlar Dünya Şampiyonası’nı gerçekleştireceğiz. Serbest dalışta dünyanın en prestijli organizasyonuna bir kez daha ev sahipliği yapmanın mutluluğunu ve heyecanını yaşıyoruz. Dünya Kupası’nda milli sporcularımız 2 altın, 1 gümüş ve 2 bronz madalyaya imza attı. Bu başarıları umuyorum ki Dünya Şampiyonası’nda taçlanır” dedi.

Kaynak: www.sondakika.com

Diyanet İşleri Başkanlığı, Amerika’dan Asya’ya 17 yeni teşkilat kuracak

Kaynak: www.cumhurriyet.com.tr

İktidarın politikalarına paralel hareket eden Ali Erbaş’ın başkanlığını yaptığı Diyanet’in 11 yeni yurtdışı müşavirliği, 6 yeni ataşeliği açılacak.

Medyadan yargıya pek çok alanda etkisini gösteren Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, toplamda 90’ı bulan yurtdışı müşavirlik ve ataşelik sayısı artacak. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararında Sao Paulo’dan Los Angeles’a, Budapeşte’den Varşova’ya kadar pek çok ülkede Diyanet için 17 yeni teşkilat kurulacağı belirtildi. CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, “Diyanet’i Cumhur İttifakı’nın 3. kolu olarak piyasaya sürdüklerini söylüyorduk. Anlaşılan sınırlarımız buna yetmemiş. ‘Yurtta barış dünyada barış’ yerine ‘ihvan politikası’ izleniyor” dedi.

Laikliği hedef alan açıklamalarıyla tepki çeken Ali Erbaş’ın başkanlığını yaptığı Diyanet’in yurtdışı teşkilatını güçlendirecek bir adım atıldı. Resmi Gazete’de dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karara göre, Dakka, Jakarta, Ottava, Budapeşte, Yaounde, Darüsselam, Varşova, Helsinki, Bangkok, Manilave Vagadugu’da Din Hizmetleri Müşavirliği açılacak. Los Angeles, Sao Paulo, Kudüs, Barselona, Filibe ve Odessa’da ise, Din Hizmetleri Ataşeliği kurulacak. Böylece 11 yeni müşavirlik, 6 yeni ataşelik açılmış olacak.
‘ZEMİN KAZANMA ÇABASI’

İktidarın medyadan yargıya Diyanet’in etkisini artıran hamlelerini değerlendiren CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, alınan karar için, “Türkiye Cumhuriyeti’nin büyükelçilerinin, diplomatik misyonlarına iktidar tarafından üvey evlat muamelesi yapıldığı, beyfendinin görüşmelerine tercüman bile alınmadığı bir dönemde bu adım laik devletten farklı bir politikaya geçmektir” yorumunu yaptı. “İhvan politikası” izlendiğini söyleyen Bayraktutan, “Bana göre bu bir PR (halkla ilişkiler) çalışması. Hem içeride hem dışarıda kaybettiği zemini kazanmak için çabaları var” diye konuştu.

Kaynak: www.cumhurriyet.com.tr

Türk ve Macar ortak futbol tarihini anlatan sergi Ankara’da açıldı

Kaynak: www.trtspor.com.tr

Macar ve Türk ortak futbol tarihini anlatan “Yeşil sahada kardeşler: Birlikte, karşılaşmada” isimli sergi, Ankara’da açıldı.

Macaristan Büyükelçiliği himayesinde, Ankara Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen sergi, Zafer Çarşısı Sergi Salonu’nda izlenime sunuldu.

Sergiye, Macaristan’ın Ankara Büyükelçisi Viktor Matis, Teqball Diplomatik İlişkiler Müdürü Gergely Muranyi, Spor Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Baykan ve Ankara Büyükşehir Belediyesi temsilcileri de katıldı.

Türkiye’nin futbol tarihinde Macarların izini konu eden, küratörlüğünü Lajos Szabo’nun üstlendiği sergi, Türkiye’deki üç büyükler başta olmak üzere spor kulüplerinde görev alarak galibiyet kazandırmış isimleri, Macar futbol oyuncularına ve karşılıklı oynanan maçlara dair fotoğrafları ve gazete kupürlerini gün yüzüne çıkartıyor.

Macar tasarımcıların buluşu kavisli bir masa üstünde futbol topuyla oynanan ve yurt dışında büyük ilgi gören “Teqball”a (Masa futbolu) ilişkin detayların da yer aldığı sergi, 27 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek.

Büyükelçi Viktor Matis, açılışta yaptığı konuşmada, serginin Türkiye ve Macaristan futbol ilişkilerinin anlatılması açısından önem taşıdığını belirterek, “Hepimizin uzman olduğu bir alanda sergimizi gerçekleştireceğiz; siyaset, kovid-19, üçüncüsü ise futbol. Bu alanlarda herkesin birçok bilgisi var ama Türk-Macar ortak futbol tarihi hakkında çok detaylı bilgimiz olmayabilir. Bu nedenle İstanbul’da bir sergi yaptık. Başkente de bu sergiyi getirmemiz gerekiyor dedik. Yaklaşık bir ay süresince, bu sergiyi ziyaret etme şansı olacak.” ifadelerini kullandı.

Spor Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Baykan ise Türkiye ile Macaristan’ın futbol geçmişini tekrar hatırlayacak olmaktan mutluluk duyduğunu ve “Teqball” branşının çok kısa bir sürede Türkiye’de tanınacağına inandığını söyledi.

Konuşmaların ardından, sporcular “Teqball” gösterisi yaptı.

Kaynak: www.aa.com.tr

Çek ve Macar başbakanların basın toplantısında gazetecilere ‘kara liste’ uygulaması

Kaynak: AFP

Çekya Başbakanı Andrej Babis ve Macar mevkidaşı Viktor Orban’ı eleştiren Çek ve yabancı gazeteciler, iki liderin Çarşamba günü Çekya’da düzenlediği ortak basın toplantısına alınmadı.

Die Zeit, Le Monde ve ARD ile Seznam Zpravy ve Investigace.cz için yazan Çek gazeteciler etkinlikten men edilirken, uluslararası medya kuruluşları yaşanan durumu kınadı.

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Yardımcısı Scott Griffen, “Endişe verici bir şekilde, bu, hem Orban hem de Babis ve Visegrad bölgesi hükümetleri tarafından eleştirel basını devre dışı bırakarak politikacıları ve kamu görevlilerini zorlu sorulardan korumak için artık çok sık kullanıldığını gördüğümüz bir taktik.” dedi.

Çek hükümeti sözcüsü ise bahsi geçen basın mensuplarının kapasite yetersizliği nedeniyle konferansa katılmalarına izin verilmediğini iddia etti. Konferansa katılan muhabirler basın toplantısı salonunda yeterli alan olduğunu söylediler. IPI, yasaklı gazetecilerin akreditasyon için çok önceden başvurduğunu da vurguladı.

Griffen, “Macaristan’daki bağımsız ve eleştirel gazetecilerin yıllardır açıklama yapılmadan kamuya açık bilgilere erişimleri ve resmi etkinlikler için akreditasyonları rutin olarak reddediliyor. Şimdi benzer olaylar son zamanlarda Çekya’da yükselişte” diyerek gelişmelere dikkat çekiyor.

IPI’nin müdür yardımcısı ayrıca, “Hem başbakanları hem de hükümetlerini, habercilere adil ve eşit erişim sağlamaya, onların çalışmalarına keyfi engellerler çıkarmamaya ve basın özgürlüğüne saygı duymaya çağırıyoruz” dedi.
Çekya da AB karşıtı söylemleri artırıyor

Ekim ayında yapılacak parlamento seçimleri öncesinde Çek Başbakan, Orban tarzı AB karşıtı söylemini artırdı.

Özellikle, Babis’in ANO partisinin üyesi olduğu Renew Europe grubu üyeleri ve AB ülkelerinin liberal devlet başkanları onu açıkça eleştirmekten bir süredir kaçınıyor. Sert uyarıların Babis’i daha da fazla Orban’ın yanına itmesinden endişe ediliyor.

Kaynak: tr.euronews.com

Macaristan’da muhalefet tarafından düzenlenen ön seçimin birinci turu tamamlandı

Kaynak: pxhere.com

Macaristan’da muhalefet partilerinin, başbakan ve milletvekili adaylarını belirlemek için düzenlediği ön seçimin birinci tur sonuçları açıklandı.

Ülkede gelecek yıl düzenlenecek parlamento seçimlerinde ortak aday göstermek için muhalefet tarafından düzenlenen ön seçimin birinci turunu Demokratik Koalisyonunun (DK) başbakan adayı Klara Dobrev kazandı.

Başbakan adaylığı için yarışan DK adayı Klara Dobrev yüzde 34, Budapeşte Belediye Başkanı Gergely Karacsony yüzde 27, Hodmezovasarhely Belediye Başkanı Peter Marki-Zay yüzde 20, Jobbik Genel Başkanı Peter Jakab yüzde 14, Momentum Genel Başkanı Andras Fekete Györ ise yüzde 3 oy aldı.

Milletvekili adayları sonuçlarına göre ise DK 32, Jobbik 29, Macaristan Sosyalist Parti (MSZP) 18, Momentum 15, Macaristan için Diyalog Partisi (PM) 7, Yeşiller Partisi (LMP) ise 5 milletvekili adayı kazandı.

Partiler arası varılan anlaşmaya göre yüzde 15 üzeri oy alan başbakan adayları 4-10 Ekim tarihlerinde düzenlenecek ikinci turda yarışacak.

Ülkede muhalefet partileri geçen yıl aldıkları ortak kararla, 2010’dan beri 3’te 2’lik çoğunlukla yöneten Fidesz (Macar Yurttaş Birliği) ve Hristiyan Demokratik Halk Partisi (KDNP) koalisyonuna karşı ortak adayları desteklemek için kendi aralarında ön seçim düzenleyeceklerini açıklamıştı.

Kaynak: www.hurriyet.com.tr

Walking tour Szeged

16,474FansLike
639FollowersFollow