2026. Haziran 20.
Türkinfo Blog Oldal 199

Macaristan’ın Pecs şehrindeki 92 yıllık ‘tango yasağı’ sona erdi

Macaristan’ın en büyük beşinci kenti olan Pecs şehrinde Belediye Meclisi, geçtiğimiz günlerde 92 yıldır yürürlükte olan ‘tango yasağını’ kaldırma kararı aldı.

Ülkenin güneyinde Macarların, Alman, Sırp ve Hırvat azınlığın yaşadığı, aynı zamanda bir üniversite şehri de olan dinamik, çok renkli ve çok kültürlü Pecs şehrinde böyle bir yasağın olduğu, yasağın kaldırılmasıyla birlikte ülkede gündem haline geldi.

Haberler şaşkınlık da yarattı.

Dünyada örneğine pek rastlanmayan tango yasağı 1922 yılında şehirde gerçekleştirilen bir sokak festivalinin ardından getirilmişt,.

1922’de şehrin açık alanlarında birkaç gün süren festivalin ardından şehrin önde gelen muhafazakârlarının önerisiyle Pecs emniyet müdürlüğü “genel ahlaka aykırı, hınzır düşüncelere yol açan, müstehcen ve fazla erotik” bulduğu tangoyu, dönemin moda olan shimmy, one step, foxtrott gibi danslarıyla birlikte yasaklamıştı.

Ancak bu yasak tüm dünyada olduğu gibi o yıllarda Macaristan’da esen tango rüzgârlarını tümden dindiremedi.

Müziği, ritmi ve dansı çok seven Macarlar tangodan vazgeçmedi. Diğer şehirlerde açılan dans okullarında eğitmenler popüler dansları öğrenmek isteyenlerin taleplerine yetişemezken Pecs, suskunluğa büründü.

Sonunda Pecs şehrinin eğitmenleri mahkemeye başvurup bu adaletsiz durumun ortadan kaldırılmasını talep etti. Diğer şehirlerde serbest olan tangonun Pecs’de de serbest bırakılmasını istediler.

Mahkeme bu talepleri haklı buldu fakat emniyet müdürlüğünün yasak kararına da dokunmadı.

Bulunan çözüm, tüm tarafları memnun etmeye yönelik oldu.

Mahkeme Pecs şehrinde yasağın devam etmesine karar verdi, ancak şehrin dans eğitmenlerinin de önünü açtı: Tangoyu “erotik olmayan, seyredeni tahrik etmeyen” bir şekilde yorumlamak kaydıyla tango kursları düzenleme hakkı verdi.

Nihayetinde yasak unutulup gitti ancak böylece 92 yıl boyunca yürürlükte kaldı.

Şimdi şehir belediyesi bu yasağı “resmen” kaldırdı. 23 Eylül’de Osmanlıdan kalma bir caminin de bulunduğu şehir meydanında bir de tango festivali düzenlenecek.

Bu festival tangonun ana yurdu sayılan Arjantin’den gelen ekiplerle de renkleniyor.

Ancak yine de tangonun bu zaferi elde edilirken bir şaşkınlık daha yarattı. Çünkü 2010 yılında, İstanbul’la birlikte “Avrupa Kültür Başkenti” seçilen Pecs şehrinin belediye meclisinde tango yasağının kaldırılması oybirliği ile değil, 21 ‘evet’ oyuna karşı bir ‘hayır’ oyuyla alındı.

Tarık Demirkan – BBC

Eski Trabzonsporlu Marko Marin, Ferencvaros’a transfer oldu

Kaynak: transfermarkt.com

2015-16 sezonunda Chelsea’den kiralık olarak Trabzonspor forması giyen Alman orta saha Marko Marin, Suudi Arabistan’ın Al-Ahli takımından ayrıldıktan sonra Macaristan ekibi Ferencvaros’a transfer oldu.

Trabzonspor ‘un eski oyuncularından Marko Marin’in yeni durağı belli oldu. Marin, Macaristan ekiplerinden Ferencvaros’a transfer oldu.

2015-16 sezonunda Chelsea’den kiralık olarak Trabzonspor forması giyen Marin, sonrasında Olympiacos, Kızılyıldız, Al-Ahli ve kiralık Al-Raed maceraları sonrası serbest oyuncu konumundayken Ferencvaros ile sözleşme imzaladı.

Transfer sonrası Transfermarkt’a açıklamalarda bulunan Marin, “Uygun bir teklif olmasaydı bırakmayı düşünebilirdim ama devam etmek adına yeterince formda ve güçlü hissediyorum. Bırakmak için erken olurdu. Macaristan’ın dışında başka ülkelerden de teklifler vardı ama Alman kulüpleriyle bir temasım olmadı. Son yıllarda Ferencvaros ile zaman zaman grüşmelerimiz olmuştu” ifadelerini kullandı.

Kaynak: www.fanatik.com.tr

Macaristan Milli Takımı’na ‘ırkçı tezahürattan’ 2 maç seyircisiz oynama cezası

Kaynak: commons.wikimedia.org

FIFA Disiplin Kurulu, Macaristan Milli Futbol Takımı’na 2 maç seyircisiz oynama cezası verdi.

FIFA’dan yapılan açıklamaya göre, 2 Eylül’de Macaristan’ın İngiltere’yi ağırladığı 2022 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri I Grubu maçında yaşanan olaylar sebebiyle başlatılan disiplin soruşturması tamamlandı.

Macaristan Futbol Federasyonu (MLSZ), taraftarların ırkçı tezahüratta bulunması, sahaya madde atılması, meşale yakılması ve stattaki merdivenlerin dolu olması nedeniyle FIFA organizasyonlarındaki 2 maçını seyircisiz oynama cezası aldı.

Kurul, seyircisiz oynama cezalarının ikincisini, 2 yıllık deneme süresine bağlı olarak tecil etti. MLSZ’ye ayrıca 200 bin İsviçre frangı para cezası verildi.

Kaynak: tr.euronews.com

Macaristan Başbakanı Orban’dan seçim hazırlığı: Vergi iadesi ve asgari ücrete zam Access to the comments

Kaynak: flickr.com

Macaristan’da hükümet 2022 yılı başında ailelere toplamda 2 milyar dolar tutarında vergi iadesi yapacağını ve asgari indirimde büyük bir artışa gideceğin açıkladı.

Parlamento açılışında Başbakan Viktor Orban’ın duyurduğu kararlar gelecek yıl yapılacak genel seçimlere hazırlık olarak yorumlandı.

Macar Başbakan için zorlu bir sınav olacak gibi görünen seçimler öncesinde Orban, koronavirüs salgını sonrası hızla toparlanan ekonomi sayesinde bütçede böyle bir adım için kaynak oluştuğunu aktardı.

Ekonominin bu yıl yüzde 5,5’ten daha fazla büyümesinin beklendiğini belirten Orban, şimdiden işçi bulmakta zorlanıldığını vurguladı.

Avrupa Birliği’nin Covid-19 destek fonundan gelecek paranın Brüksel ve Budapeşte arasındaki eşcinsel hakları ve basın özgürlüğü krizi nedeniyle gecikme ihtimalinin artmasının ardından Macaristan geçtiğimiz hafta sürpriz bir şekilde uluslararası piyasalardan 4.4 milyar euro borçlanmıştı.

Hükümet önümüzdeki yıl şubat ayından itibaren ailelere vergi iadesi yapmaya başlayacak. İade asgari ücretlilerin ödediği gelir vergisi miktarıyla sınırlandırılacak.

167 bin 400 forint ( 4 bin 793 lira) olan asgari ücretin de 200 bin forinte (5 bin 726 liraya) çıkarılması planlanıyor.

Orban daha önce de seçim yatırımı olarak görülen ev tadilat destekleri ve zor durumdakilerin kredi ödemelerinin 2022 ortasına kadar durdurulması gibi adımlar atmıştı.

Ayrıca 25 yaşın altındakilerin gelir vergisi ödeme zorunluluğu da kaldırılacağını duyuran Orban emeklilerin de yükselen enflasyon nedeniyle ek ödeme alacağını belirtti.

Muhalefet ise asgari ücretteki artışın zaten gecikmiş bir karar olduğunu belirtti.

Ağustos ayında yapılan 4 kamuoyu yoklamasında da Orban’ın Fidesz partisiyle muhaliflerin oluşturduğu ittifakın oy oranları bir birine oldukça yakın seyrediyor. Seçimlerin önümüzdeki baharda yapılması bekleniyor fakat net tarihi henüz açıklanmadı.

Kaynak: tr.euronews.com

Kentin kaosuna ünlem: Gör İhtarı

Kaynak: www.birgun.net

Nisan Erdem ilk kitabı Gör İhtarı ile içten içe yaşadığımız kaçış istediğine değiniyor. Erdem kitabının merkezine İstanbul’u yerleştirdiğini belirterek “Sanırım yaşanabilir şehir tanımım İstanbul’a hiç uymadı, ne üzücü…” diyor.

Rıfat Kırcı

Kentler yaşamları yutuyor. Binlerce yıllık tarihe sahip, birçok kültürün bir arada barındığı İstanbul da öyle. Gelir dağılımındaki eşitsizliğin, rantçı kentleşme politikalarının kitleleri daracık sokaklara sıkıştırdığı İstanbul’da, hal böyle olunca kaçış isteği duyan insanları da sık görmeye başladık. Yurt dışına çıkma fikriyle yanıp tutuşan gençler ya da doğaya saklanmak isteyen beyaz yakalılar… Mutsuz işçi yığınları… Genç yazar Nisan Erdem de ilk kitabındaki çoğu öyküsünde bu kaçış halini yazdı. Gitmek isteyip gidemeyeler, giden ama yalnızlık çekenler, evindeki pencerenin yandaki binanın duvarına hapsedildiği… Nisan Erdem’in bu ilk kitabı Gör İhtarı Everest yetiketiyle raflardaki yerini aldı. Biz de kendisiyle İstanbul’u ve kaçma isteğini konuştuk.

Öykülerinizde kentin yoğunluğunda sıkışmış, kaçış arayan karakterlere yer veriyorsunuz. Ancak şehirden de vazgeçememe durumu söz konusu. Bu çelişkiden biraz söz etmek ister misiniz?

Öykülerimdeki karakterlerin şehirlerle, özellikle de İstanbul’la ilişkisini yazarken kendimden esinlendim. Aynı gün içerisinde “İstanbul’u çok seviyorum!” da diyebilirim, “İstanbul’u hiç sevmiyorum!” da. İşin tuhafı birbiriyle zıt iki cümlenin de tamamen doğru olması. İstanbul çok yorucu ama çok güzel bir şehir. Bu şehrin kimi sokaklarında yürürken insan kendini aniden denizde bulacağını zannediyor. Kimi sokaklarının hem adı hem de manzarası gözü, gönlü kamaştırıyor. Dünyadaki herkes gibi her şehirden de bir tane var ama her şehrin bir tane olması İstanbul’un bir tane olması kadar anlamlı değil. Anlamlı ve önemli olan bu tekliğin içerisinde biricik olabilmek. İstanbul biricik ve böylesine eşsiz bir güzellikten hiçkimse vazgeçmek istemiyor elbette. İnsan Boğaz’ın bir Anadolu, bir de Avrupa kıyılarında durmaksızın yürümek; Fenerbahçe’den Bostancı’ya kadar kesintisiz hareket etmek, Adalar’ı seyrederek hayaller kurmak istiyor. Gelin görün ki İstanbul’u ne kadar yaşamak istersek isteyelim, şehrin şartları buna izin vermiyor. Herkesi sürekli hesap yapmak zorunda bırakıyor: “O yolda trafik var mıdır? Gideceğim yere vaktinde varmak için kaçta çıkmam gerekir? O semt kalabalık mıdır? Sevdiğim kafeye gitsem yer bulabilir miyim? Bu saatte metrobüse binersem nefes alabilir miyim? Falanca yerin onarımı artık bitmiş midir? Gökten üç yağmur damlası düştüğüne göre trafik aniden tıkanmış mıdır?” Bu şekilde yaptığımız hesapların hiçbiri İstanbul’a uymuyor. Gönlümüzce yaşamak istesek de şehrin kalabalığı, trafiği, gürültüsü bir sorun çıkarıyor. Ya bizi tamamen engelliyor ya da o günden aldığımız keyfi azaltıyor. Böyle bir şehri kim sevebilir ki? Bu yüzden pek çok kişinin İstanbul’u bir sevgili gibi karşısına alıp “E güzelsen güzelsin İstanbul ama seninle yaşanmıyor, zor birisin!” deyip sonra da kaçıp gitmek istediğini düşünüyorum. Ancak öykülerimde olduğu gibi yine de ondan bir türlü vazgeçemeyen; bu ayrılığı, kaçışı erteleyen, içinde zıt duygularla yaşayıp gidenler çoğunlukta.

Devamını oku

Kaynak: www.birgun.net

Eszter Jeles için Veliefendi Hipodromunda veda töreni düzenlendi

Kaynak: www.tjk.org

18 Eylül Cumartesi günü, verdiği yaşam savaşını kaybederek bizleri derinden üzen Macar Kadın binici Eszter Jeles için 19 Eylül Pazar günü İstanbul Veliefendi Hipodromunda veda töreni düzenlendi.

Winner Circle’da gerçekleştirilen tören öncesinde Türk ve Macar bayrakları ile birlikte Eszter Jeles’in fotoğrafının bulunduğu masaya kırmızı karanfiller bırakıldı, ardından tüm hipodrom merhum binici için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.

Duygusal anların yaşandığı törende bir konuşma yapan Eszter Jeles’in annesi Andrea Molnar Jelesne; “Yaşadığımız duyguları tarif etmek çok zor. Eszter Türkiye’yi at binmek için özellikle seçmişti. Yıllar önce sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda, ‘Eğer bir gün hız tutkumdan dolayı ölürsem sakın üzülmeyin çünkü ben o sırada gülüyor olacağım’ ifadelerine yer vermişti. Türkiye’de geçirmiş olduğumuz süre zarfında başta Türkiye Jokey Kulübü olmak üzere bizimle ilgilenen herkese minnettarız, desteklerinizi hiç unutmayacağız” şeklinde konuştu.

Hayatını kaybeden Macar binici Eszter Jeles’e Allah’tan rahmet, başta ailesi olmak üzere yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz.

Kaynak: www.tjk.org

Macar Mimarların Projeleri Sergileniyor

Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminden Cumhuriyetin ilk dönemine, Türkiye’de Macar mimarların çoğunluğu gerçekleştirilmemiş projeleri Bodrum’da sergileniyor.

Oasis Toplantı Salonu’nda açılan sergi, Osmanlı İmparatorluğu’nun son ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk döneminde, ünlü Macar mimarlar tarafından yapılan, daha önce hiç bu formda bir arada bulunmamış ve birçoğu hayata geçmemiş bina planları ve projelerini birbiriyle iletişimli bir şekilde bir araya getiriyor.

Mimar Aysun Bilgi’nin girişimleri ile Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği ve Macar Kültür Merkezi işbirliği ile açılan sergi, ülkenin o dönemdeki mimarlık çevresinin önemli bir değişim geçirdiği döneme tanıklık ediyor.

Serginin açılışında bir konuşma yapan Mimarlar Odası Bodrum Temsilcisi Gamze Türk, “Macar mimarların Geç Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyetin ilk yıllarında tasarladıkları ama birçoğu gerçekleşmemiş projelerin, hayata geçmemiş projelerin sergisi bu. Bir döneme tanıklık etmesi bakımından çok önemli. Türk mimarlığına katkısı olmuş, bakış açısı getirmiş çalışmalar diyebiliriz. İlk olarak İstanbul ve Ankara’da düzenlenen bu sergi üçüncü yer olarak Bodrum’da düzenleniyor. Daha sonra İzmir, Ordu gibi illerde devam edecek.” dedi. 

Onlarca projenin yer aldığı sergi, 21 Eylül tarihine kadar Oasis Toplantı Salonu’nda açık kalacak. 

Macar mimarlar ve sergilenen bazı projeleri:     
 1856 – Imre Henszlmann: Kırım Savaşları’nda şehit düşen İngiliz askerlerini anmak üzere İstanbul’da kurulacak bir kilisenin proje yarışmasına teslim edilmiş olan tasarımı, Soli Deo Gloria takma ismiyle – Beyoğlu, İstanbul
1937 – József Vágó: TBMM binası tasarım yarışması – Çankaya, Ankara
1937 – Alfréd Bardon ve Károly Dávid: Karaköy’deki Uluslararası Liman Ziyaretçi Salonu proje yarışması için teslim edilmiş olan, ‘Yelken’ isimli proje – Karaköy, İstanbul
1938 – Ferenc Hillinger: İstanbul Boğaziçi’nde bir konutun taslak krokisi – İstanbul
1956 – LAKÓTERV (István Janáky, József Körner, Péter Molnár, Antal Vass ve István Zilahy): Kavala Oteli projesi – Fenerbahçe, İstanbul
1957 – LAKÓTERV (István Janáky, György Jánossy, Olga Mináry, Lajos Zalaváry): İşhane (apartman ve ofis binası) – Ulus, Ankara

kenttv

Macaristan’da Bitcoin’in mucidi olduğuna inanılan Satoshi Nakamotu’nun heykeli dikildi

Macaristan’da kripto para birimi Bitcoin’in ‘mucidi’ olduğuna inanılan Satoshi Nakamoto anısına heykel dikildi. Başkent Budapeşte’de Tuna Nehri yakınlarındaki bir iş yerkeşkesinde açılan heykelin Bitcoin’in yaratıcıları için yapılan ilk eser olduğu tahmin ediliyor.

Satoshi Nakamoto lakabıyla tanınan Bitcoin’in kurucusunun gerçek kimliği bilinmiyor. Bronz büstün altındaki taşa da Satoshi’nin adı yazıldı.

Projeyi başlatan Bitcoin gazetecisi Andras Gyorfi “Satoshi’nin bütün kripto para endüstrisini yarattığını düünüyoruz. O Bitcoin’i yarattı, blok zincir teknolojisini yarattı, o bu pazarın Tanrısı” diye konuştu.

Gyorfi heykel projesini Nakamoto’nun anısına saygı göstermek ve blok teknoloji ve kripto para birimlerine olan farkındalığı arttırmak amacıyla geliştirdiklerini belirtti.

Proje kapsamında büstün yapılması için kripto para birimi olarak 10 bin dolar toplandı. Ancak heykeltraşların kripto para kabul etmemesi nedeniyle bu para Macar forintine çevrildi.

tr.euronews.com

Prof. Dr. Nermin Abadan Unat: Yılmak yok, direnin

İlk kadın siyaset bilimci, Türkiye’nin ilk kadın akademisyen ve gazetecilerinden, hocaların hocası Prof. Dr. Nermin Abadan Unat, Cumhuriyet’e konuştu. Unat, son olarak Boğaziçi’nde gerçekleşen ‘Kayyum Rektör’ protestolarına ilerleyen yaşına rağmen katılarak destek vermişti.

İlk kadın siyaset bilimci, Türkiye’nin ilk kadın akademisyen ve gazetecilerinden, hocaların hocası Prof. Dr. Nermin Abadan Unat, 18 Eylül’de tam 100 yaşına basacak. Asırlık bir çınar gibi hiç eğilmeden, ömrü mücadeleyle geçen Unat, son olarak “kayyum rektör” protestolarının sürdüğü Boğaziçi Üniversitesi’nde dik duruşuyla bir kez daha karşımızdaydı. “Ben iyimser ölmek istiyorum” diyen Unat, “Atatürk’ün açtığı yollardan hiçbiri kapanmadı. Bazı insanlar kötümser. Ben bardağın yarı dolu olduğunu görüyorum. Ne yaparsanız yapın Türkiye, bir kralın oturtulduğu Ortadoğu ülkeleri gibi değil, olmaz” diyor. Unat, gençlere ve kadınlara da “Yılmak yok, dayanın, gitmeyin!” diye sesleniyor.

Devamı

16,474FansLike
639FollowersFollow