2026. Temmuz 30.
Türkinfo Blog Oldal 196

Türk Konseyi, Macaristan mı, Ukrayna mı diyecek?

Kaynak: hu.wikipedia.org

Ukrayna, iki yıldır Türk Konseyi’ne gözlemci üye olma isteğini dile getiriyor.

Türk Dilini Konuşan Ülkeler İş Birliği Konseyi, Türk devletlerinin bir araya geldikleri önemli bir çatı kuruluşu… Son yıllarda kendinden bahsettiren ve günbegün büyüyen bu kuruluşa tam veya gözlemci üye olmak isteyen ülke sayısı artıyor. Onlardan en istekli olanı da Ukrayna!

Ukrayna’nın bu isteğine olumsuz görüş bildiren ülkelerden birisinin, Türk Konseyi’nin en batıdaki gözlemci üyesi Macaristan olduğunu söyleyelim.

Ukrayna ve Macaristan arasında uzun zamandan beri var olan sorunlar gittikçe daha karmaşık bir hâle geliyor. Macaristan, Ukrayna’nın çeşitli baskı ve yıldırmalarla ülkedeki Macar azınlığın dil ve eğitim özgürlüğünü kısıtladığını ileri sürerek, Ukrayna’nın tavır değişikliğine gitmediği sürece Ukrayna’yı dünya siyasi arenasında bloke etmeye devam edeceğini açıkça deklare ediyor. Yeni Ukrayna eğitim yasasına göre, ülkedeki Macar azınlık kendi ana dillerinde lise ve üniversite eğitimi göremiyor. Resmî dairelerde de kendi dillerini konuşamıyor.

Peki sorun sadece bu mu?

Tabii ki hayır! Macaristan geçtiğimiz ay Rusya ile yeni bir doğalgaz protokolü imzaladı ve akabinde Ukrayna, anlaşmayı Avrupa enerji mevzuatına aykırı olduğu gerekçesiyle Avrupa Birliği Komisyonuna götürdü. Ukrayna’nın bu tavrına oldukça sert tepki gösteren Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Peter Szijjarto’nun şu sözlerinden, iki ülke arasındaki sorunların gittikçe büyüdüğünü anlıyoruz:

“Macaristan’ın hangi ülke ile anlaşma yapıp yapmaması Ukrayna’yı ilgilendirmez. Ülkemizin güvenli gaz talebini, halkımızın evlerinin ısınmasını, sanayimizin işleyişini engellemeye çalışmak, Macaristan’ın egemenliğini ve ulusal çıkarlarını ağır bir şekilde ihlal etmektedir. Bu nedenle Ukrayna’nın Budapeşte Büyükelçisini Bakanlığımıza çağırdık!”

Türkiye’nin her iki ülke ile oldukça sıcak ilişkileri bulunuyor ancak Macaristan’a rağmen, Ukrayna’nın Türk Konseyi’ne gözlemci üyeliği konusunda nasıl bir tavır gösterecek? Nitekim Ukrayna, işgal altında bulunan Kırım’ın asıl ahalisi olan yüz binlerce Kırım Tatarı ve Kırım Millî Meclisi’ne ev sahipliği yapıyor. Her türlü imkânı Kırım Tatarları’na sunan Ukrayna Devletinin, Türkiye ile özellikle savunma sanayi ürünleri başta olmak üzere pek çok alanda çok ciddi ticari anlaşmaları var…

Peki Türk Keneşi’nin Ukrayna’ya tutumu ne yönde olur?

Macarlar gibi kendilerini Türklerin “Kıpçak” soyundan geldiğini söyleyen Kazakistan ve Kırgızistan’ın meseleye nasıl yaklaşacağı asıl merak konusu… Özellikle ilgili ülkelerin dışişleri bakanlarının karşılıklı ziyaretleri ve sıklaşan temasları göz önünde bulundurulduğunda neticeyi tahmin etmek çok zor değil! Tabii bir de ilgili ülkelerin yakın temas içinde bulundukları Rusya faktörünü unutmamak lazım! Azerbaycan’ın tıpkı Türkiye gibi Ukrayna ile sıcak temasları var ve Azerbaycan’ın da son tahlilde Macaristan ve Ukrayna arasında nasıl bir tercih yapabileceğini kestirmek şimdilik güç görünüyor.

Hâl böyle iken, Türk Konseyi için oldukça önemli olan Macaristan gibi bir gözlemci üyenin karşıt yönde tepki gösterme gibi bir durumu söz konusu olabilir. Türk Konseyi’nin Avrupa Temsilciliğinin Macaristan’da bulunduğunu da belirtelim.

Yaklaşık üç hafta sonra İstanbul’da yapılacak Türk Konseyi Liderler Zirvesinde bu konunun nasıl şekilleneceği merak konusu. Ancak bu zirvede tam üyelik konusunda Türkmenistan’ın bir sürpriz yapması bekleniyor. Türk Konseyi, Türkmenistan ile inşallah çok önemli bir merhale kaydedecek…

Hasılı, bakalım Türk Konseyi Macaristan mı Ukrayna mı diyecek?

Kaynak: m.turkiyegazetesi.com.tr

Macaristan faiz artırdı

Macaristan Merkez Bankası, politika faizini 15 baz puan artırarak yüzde 1,80 seviyesine çıkardı.

Macaristan Merkez Bankası, yükselen enflasyona karşı savaşında frene basmaya devam ediyor.

Banka, Eylül ayında politika faizi 15 baz puan artırarak yüzde 1,65’e çıkardıktan sonra Ekim’de de 15 baz puanlık bir artırım ile politika faizi yüzde 1,80’e çekti.

Macaristan Merkez Bankası, Avrupa Birliği ülkeleri arasında en fazla faiz artıran ülke olmaya devam ediyor.

Macar forinti Eylül ayında faiz artırımlarının yavaşlamasıyla agresif faiz artırımlarının başladığı Haziran ayından bu yana olan kazançlarını sildikten sonra euro karşısında yüzde 2 kayba geçti. Macaristan’ın 10 yıl vadeli tahvil faizi geçen ay 74 baz puan artarak yüzde 3,89’a çıktı.

Devamı

Orban’ı devirmek, Macar deneyimi

Dünyayı etkisi altına alan ve toplumları canından bezdiren popülist sağ liderlere karşı çarpıcı mücadele deneyimleri ortaya çıkıyor. Bunların en dikkat çekeni ise kuşkusuz ki Macaristan. Orta Avrupa’nın bu şaşalı mazisinin gölgesinde yaşayan ülkesinde, on yıldır ülkeyi adeta “demir yumruk”la yöneten Victor Orban’a karşı siyasi yelpazenin farklı kutuplarındaki 6 muhalefet partisinin bir araya gelmesiyle Türkiye’deki gibi çarpıcı bir ittifak deneyimi ortaya çıktı. Solcusu, sosyalisti, sosyal demokratı, liberali, yeşili, sağcısı, muhafazakârı, aşırı sağcısı bir konsensus etrafında buluşan muhalefet bileşenleri Nisan 2022’de yapılacak seçimde ortak adayla yarışacak.

Orta Asya köklerinden olsa gerek Macaristan fena halde Türkiye’ye benziyor. Gerek gücü elinde toplayan muhafazakar sağcı lideriyle, gerekse de iki partili koalisyon blokuyla gerekse de muhalefetin kurduğu “çatı ittifakı”yla. Orban’ın lideri olduğu Fidesz’in, küçük ortağı sağ muhafazakâr Hıristiyan Demokratik Halk Partisi. “Macar Dayanışma İttifakı” adı altındaki bu iki partili koalisyon ülkeye hükmediyor. Bir nevi bizdeki Cumhur İttifakı.

Muhalefet partilerinin 2010’dan bu yana işbaşında olan Orban’dan kurtulmak için “ortaklaşması“, insan haklarını hiçe sayan, yabancı düşmanlığını ayyuka çıkaran, sağcı liderin otoriter yönetimi altında ezilen ülkede bir “umut” vesilesi oldu.

Orban’a karşı ittifak yapan partiler şunlar; Macaristan Sosyalist Partisi-MSZP, liberal sol görüşlü Demokratik Koalisyon-DK, Momentum Hareketi-MM, aşırı sağcı Daha İyi Bir Macaristan için Jobbik, merkez sol Macaristan için Diyalog ve Macaristan’ın Yeşil Partisi-LMP.

SAĞI SAĞ İLE

ALT ETME STRATEJİSİ

Orban karşısında yarışacak adayı belirlemek için yapılan seçim de oldukça “demokratik” oldu. Tepeden belirleme ya da kapalı kapılar ardında gizli pazarlıklarla atama olmadı. Biri Eylül diğeri de Ekim ayında (17 Ekim) olmak üzere iki turlu ön seçim yapıldı. Seçimden de Herkesin Macaristan’ı Hareketi adayı Peter Márki-Zay çıktı. Der Standard’ın haberine göre ülke genelinde kurulan sandıklarında Marki-Zay oyların yüzde 56’sını, Demokratik Koalisyon adayı Klara Dobrev ise yüzde 43’ünü aldı. Bu sonuçla, seçimlerde Başbakan Viktor Orban’ın karşısına Marki-Zay’in çıkması kesinleşti.

Ön seçimin ilk turunda sosyal demokrat Dobrev yüzde 34,8 ile birinci, Budapeşte’nin liberal-yeşil belediye başkanı Karácsony yüzde 27,3 ile ikinci, Marki-Zay ise yüzde 20 ile üçüncü olmuştu. Karácsony‘in ikinci turda Márki-Zay lehine çekilmesiyle Dobrev seçimi kaybetti. Viyana merkezli Die Presse’nin aktardığına göre Karácsony ve Márki-Zay kampanya süresince sosyal demokrat Dobrev’in muhafazakar Orban’a karşı seçimi kazanamayacağını, Orban’ı ancak muhafazakar sağ bir ismin alt edebileceğini dillendirdi. Benzerini burada da gördüğümüz sağı sağla alt etme stratejisi. Dobrev’in ülkeyi 2004-2009 yılları arasında yöneten tartışmalı eski başbakan Ferenc Gyurcsány ile olan evliliği de öne sürülen gerekçelerdendi.

OLAĞANÜSTÜ ŞARTLAR
OLAĞANÜSTÜ İTTİFAK

İçinde farklı hikâyeler barındıran bu ittifakın önceli de var. Siyasi yelpazenin zıt kutuplarında yer alan partileri bir araya getiren temel dürtü Orban otoriterizmi. Olağanüstü koşulların bu olağandışı ittifakının temeli birkaç yıl önce atıldı. Normal şartlar altında bir araya gelmeyecek taraflar ilk olarak üç yıl önceki yerel seçimlerde işbirliğine gitti.

25 Şubat 2018’de ülkenin güneydoğusundaki 45 bin nüfuslu küçük Hódmezővásárhely kentinde muhalefetin desteklediği aday belediye başkanlığı ara seçimini kazandı. Orban’ın sağ muhafazakar partisi Fidesz’in (Genç Demokratlar) kalesi olan kentteki seçimi kazanan o isim işte Nisan ayında Orban’a karşı başbakan adayı olarak yarışacak Péter Márki-Zay’ın kendisiydi.

Bir yıl sonra 13 Nisan 2019 yerel seçimlerinde, Budapeşte Belediye Başkanlığı’nda benzer bir ittifaka imza atıldı. Muhalefet bileşenlerinin ortak adayı Gergely Karácsony seçimi kazanarak yeni başkan seçildi. Karácsony’yi kamuoyu İstanbul seçiminin ardından Ekrem İmamoğlu’na yaptığı ziyaret ve yaptığı “İstanbul’daki değişim Budapeşte için de ümit kaynağı oldu” açıklamasıyla hatırlar.

Macaristan da Türkiye gibi bir yol ayrımında. Sıkışan Orban her geçen gün baskıyı artırırken ülkeyi de uluslararası arenada yalnızlaştırıyor. Kendisi gibi sağ-aşırı sağ liderlerle çemberi kırmaya çalışan Orban, Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki ve İtalyan Lig Partisi lideri Matteo Salvini ile birlikte Avrupa genelinde yeni bir sağcı ittifakın temellerini atan isim de. Geçen yıl Budapeşte’de buluşan sağcı liderler “Hristiyan değerler üzerine kurulu Avrupa rönesansı” başlatma sözü verirken adeta Avrupa’nın geri kalanına meydan okuyorlardı.

YENİ TRUMP MI? MARKİ-ZAY KİMDİR?

Bir süre (2004-2009) ABD ve Kanada’da da yaşayan ekonomi, tarih ve mühendislik okuyan ultra liberal-muhafazakâr 49 yaşındaki Marki-Zay “yeni Trump” olarak adlandırılıyor. (Politikwissenschafter Zoltán Kiszelly bezeichnete Márki-Zay gegenüber der APA als “ungarischen Trump.”- https://www.derstandard.at/story/2000130510761/liberalkonservativer-oppositionskandidat-wird-orban-herausforderer.) Küçük bir kentte yıldızı parlayarak siyaset sahnesinin merkezine yerleşen Marki-Zay’ın iktidar yolculuğu ilginç bir serüven olacak.

Sosyalisti, liberali, yeşili, merkez sağcısı ve muhafazakârının desteklediği cephenin başbakan adayı olan Marki-Zay adeta kapalı kutu. Ana sloganı ülkeyi yeniden inşa etmek. Kendisini “muhalefetin muhalefeti” ve “umut taşıyıcısı” olarak sunan Márki-Zay’ın kendi partisi olmadığı için bir nevi “partisiz” aday. Bu yönüyle de eli gelecek seçimler için oldukça rahat. Öncelikli hedefi Orban’ı destekleyen muhafazakar seçmeni çelmek. Aşırı muhafazakar fikriyatı, aile yaşamı, zihin dünyası muhafazakar çevreleri cezbedecek türden. Marki-Zay ile ilgili Alman Süeddeutsche Gazetesi’nde çıkan şu analize bir göz atılabilir. (https://www.sueddeutsche.de/politik/ungarn-viktor-orban-peter-marki-zay-opposition-gemeinsamer-kandidat-erneuerung-1.5443147)

POPÜLİST SAĞA KARŞI BİRLEŞ

Benzer bir muhalefet ittifakı denemesi Polonya, Fransa, Filipinler ve Brezilya’da da söz konusu. Sağ muhafazakar Jair Messias Bolsonaro’ya karşı muhalefet bileşenleri ortak hareket etmenin yollarını arıyor. İşçi Partisi’nin adayı Lula’nın etrafında kümelenecek olan Brezilya muhalefeti “Tropik Trump”tan kurtulmak için tüm enerjisini harcayacak.

Bir dönem dünyayı kasıp kavuran popülist sağ liderlere ve iktidarlara karşı mücadeleyi ortaklaştırmaktan başka çıkar yolu yok gibi. Türkiye’de de bunun bir benzerine tanık oluyoruz bugünlerde.

https://www.birgun.net/haber/

Good Day

İstanbul’da haftanın kültür ve sanat etkinlikleri

Macar etno funk grubu Kerekes Band’in Türkiye’deki ilk konseri, 20 Ekim’de Grand Pera Alternatif Sahne’de düzenlenecek.

İstanbul bu hafta geniş bir yelpazede birbirinden farklı etkinliklerle yerli ve yabancı sanatçıların katıldığı konser, sergi, tiyatro ve performanslara sahne olacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatrolarında, bu hafta 10 farklı oyun sahnelenecek.

Program kapsamında 20-24 Ekim arasında;

1. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Tatlı Kaçık“,

2. Fatih Reşat Nuri Güntekin Sahnesi’nde “Çın Sabahta”,

3. Sadabad Sahnesi’nde “Veba“,

4. Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde ise “Hayat Der Gülümse

5. Ümraniye Sahnesi’nde,  “12. Gece” 

6. Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde, “Matruşka” 

7. Sultangazi Hoca Ahmet Yesevi Sahnesi’nde, “Hastalık Hastası” 

8. Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, “İfigenya” 

9. Kadıköy Gazhane Müze’de “Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin

10.Kadıköy Gazhane Müze’de  “Kimse Öyle Şeyleri Konuşmuyor Artık” 

oyunları sahnelenecek.

Devamı

Düğün kâbusa döndü! Patlayan bomba gelini hastanelik etti, kardeşini ise öldürdü

İngiltere’de yaşanan korkunç trajedi duyanları adeta şaşkına çevirdi. En mutlu günleri kâbusa dönen bir çift balayına gittikleri yerde yaşadıkları acıyla adeta yıkıldı…

Çok güzel bir ormanın içinde, kamp ateşinin etrafında oturup evliliklerini kutlayan çift, en mutlu günlerinin hayatlarının en büyük trajedisine dönüşeceğinden habersizdi.

31 yaşındaki Lidiia Makarchuk 43 yaşındaki Ukraynalı Norbert Varga ile evlendikten sonra Ukrayna’daki gözde tatil yerlerinden birine balayı kutlamaları için gitmişti. Yeni evliler ve yanlarındaki akrabaları ve dostları Macaristan sınırı yakınlarında, Karpat Dağları’nın eteğinde bir ormanın içinde kamp yapıyordu.

Bu mutluluk kamp yaptıkları yerde patlayan Birinci Dünya Savaşı’ndan kalma bir Bomba yüzünden adeta kâbusa döndü.

Devamı

Macaristan’da muhalefetin Orban’a karşı ortak adayı Peter Marki-Zay: Aday nasıl belirlendi?

Macaristan’da önümüzdeki yıl yapılacak genel seçimde Başbakan Viktor Orban’ın rakibi belli oldu. Muhalefet, ortak aday olarak Peter Marki-Zay’ı seçti.

Peter Marki-Zay, muhalefet partilerinden hiçbirinin üyesi değil. Bir süre ABD ve Kanada’da yaşamış, ardından Macaristan’a dönerek iktidar partisi Fidesz’in kalesi sayılan Hodmezövasarhely şehrinde, yine tüm muhalefet partilerinin desteği ile belediye başkanı seçilmişti.

Muhafazakâr görüşlere sahip Marki-Zay, ön seçimlerde sol partilerden Demokratik Koalisyon’un adayı Klara Dobrev’le yarışarak muhalefetin ortak adayı oldu.

Son 30 yıla damga vuran partilerden değil

49 yaşındaki Peter Marki-Zay mühendis ve tarih öğretmeni. Eşi ve yedi çocuğuyla birlikte küçük bir Macar şehrinde yaşarken birden ülkenin siyaset sahnesinde Orban’ın rakibi olarak yer alması ilk bakışta sürpriz olarak değerlendirilebilir.

Ancak yorumcular Marki-Zay’ın başarısının ardında, ulusal politikaya “dışarıdan gelmesinin”, yani son 30 yıla damgasını vuran sağ ya da sol siyasi partilerden olmamasının önemli bir faktör olduğunu düşünüyor.

foto: Bődey János / Telex

Milliyetçi sağdan radikal sola, yeşil hareketlerden liberallere ve sosyalist partiye kadar bütün muhalefet partileri 2022’deki seçimlerde Orban rejimini değiştirmek için ittifak yaparak katılmak üzere anlaşmışlardı.

Bu güçlü ittifak şimdi bir partiye bile sahip olmayan Marki-Zay’a seçimi kazanma şansı sunuyor.

Birleşik Muhalefet nasıl oluştu, aday nasıl belirlendi?

Ülkede Birleşik İttifak’ın özü, muhalefetin Viktor Orban’ın karşısına tek bir başbakan adayı çıkarması ve her seçim bölgesinden de o bölgede hangi parti en güçlü partiyse diğerlerinin ona destek vermesi yolundaydı.

Peki ama kimin başbakan adayı olacağına nasıl karar verilecek ve seçim bölgelerinde hangi milletvekili adayının en güçlü olduğu nasıl ölçülecekti?

Bunun yolu da ön seçime gitmekti.

Birleşik muhalefet her seçim bölgesinde “ön seçim büroları” oluşturdu. Burada bir hafta boyunca isteyen her seçmen, kimlik ve adres kartı göstererek, yani o bölgede oturduğunu kanıtlayarak oy kullandı.

Bu oylama ikiliydi. Muhalif seçmen hem o bölgede kimin ortak aday olacağına ve hem de muhalefetin ortak başbakan adayının kim olacağına karar veriyordu.

Bu ön seçimle her seçim bölgesindeki en güçlü aday saptandı. Muhalefet partileri de bu adayları kampanyalarında destekleme konusunda anlaştı.

Başbakan adayının kim olacağı konusunda ise ön seçim iki kademeli oldu. Önce her partinin başbakan adayının katıldığı birinci tur seçimleri yapıldı. Bu seçimde 5 başbakan adayı yer aldı. Sonra da ikinci turda en çok oy alan iki aday arasında ön seçime gidildi.

Marki-Zay, Orban’a karşı başarılı olabilir mi?

Siyaset yorumcuları, ilk başlarda hiç şans tanımadıkları, 45 bin nüfuslu küçük bir taşra şehrinden kopup gelen bir siyasetçinin artık nihai zafer şansının da olduğunu düşünüyorlar.

Kampanyasının başından beri ceketinin yakasında “yolsuzluk karşıtı” olmayı ve temizliği simgeleyen mavi bir kurdele taşıyan Peter Marki-Zay tam da insanların birbiriyle didişen ve çekişen partilere karşı “yeter” dediği bir anda siyaset sahnesine çıktı.

Marki-Zay rejimin klasik yapılanmasına ve elitlere karşı dünyada da var olan seçmen eğiliminin Macaristan’daki temsilcisi rolünde görünüyor. Bu nedenle de 2022 yılının Nisan ayında yapılacak seçim sonrası başbakan olabilir.

Orban’ın kendi deyimiyle “liberal olmayan rejimini” devirmek için yola çıkan birleşik muhalefet şu an itibarıyla kamuoyu yoklamalarına bakılırsa birkaç puan önde görünüyor.

Başbakan Orban da bu gelişmelerden gerekli mesajı almış olmalı ki, devlet mekanizmasının Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurumu, Medya Konseyi, Sayıştay gibi pek çok önemli temel kurumuna yeni başkanlar atama planları yapıyor ve bu atamaların anayasaya göre 7 yıl boyunca değiştirilmesi de mümkün değil.

Muhalefet ise Orban rejimini adım adım da olsa değiştirmekte, parlamenter demokrasiyi ve kuvvetler ayrılığı prensibini toplumda yeniden inşa etmede kararlı.

Bunun için de, seçim sonrasında yeni bir anayasa taslağı hazırlayarak referanduma gitme ihtimalinden de söz ediliyor.

Tarık Demirkan – BBC

Peri masallarının başkenti Budapeşte

Kalesi, görkemli parlamentosu, Tuna Nehri üzerindeki köprüleri, tarihi sokakları, termal hamamları, parkları, adaları, müzeleri ve oya gibi işli mimari yapılarıyla masal gibi bir şehir Budapeşte. Uzun süre Doğu Bloku’nun bir parçası olması nedeniyle pek de bilinmeyen şehir, günümüzde dünyanın yıldız kentlerinden biri haline geldi. Etkisinde kaldığım bu güzel kentin önemli noktalarını birlikte gezelim.

Televizyon programım ‘Ayrıcalıklı Rotalar’ın Macaristan bölümünü çekmek için gittiğim Budapeşte ister özlemden deyin ister büyüsünden yine beni etkisi altına aldı. Şehri başka bir gözle görmemi sağlayan ve açılmayan kapıları açtıran bir desteğim de vardı bu yolculukta. Türkiye ile ticaret ilişkilerini canlı tutan Macaristan İhracat Teşvik Ajansı’nın (HEPA) ilgisi ve yardımları da şehrin büyüsünü bambaşka bir boyuta taşıdı benim için.

Gündüz güzel ama asıl…

Tuna Nehri’nin iki yakası üzerine kurulmuş Budapeşte. Budin ve Peşte’ymiş bu iki yakanın adları. Görkemli zincirli köprülerle birbirlerine bağlanmışlar. Tuna Nehri’nin bir tarafında, yemyeşil bir yamacın tepesine konumlanmış Buda. Bu yaka, geçmişte devlet idarecilerine ve soylulara ev sahipliği yapmış. Diğer taraftaki Peşte ise önce tüccarların bir araya geldiği, daha sonra da sanayinin geliştiği bölüm olmuş. Buda, hükümdarlığı temsil ederken Peşte anayasal rejimlere ait kurumların merkezi haline gelmiş.

Devamı

Macaristan: Teknik olarak TürkAkım’dan daha fazla gaz alabiliriz

Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Siyarto, ülkesinin TürkAkım boru hattı üzerinden daha fazla doğalgaz almak için gereken teknik imkanlara sahip olduğunu, ama henüz arzda artışın söz konusu olmadığını belirtti.

Rusya Enerji Haftası Forumu’nda konuşan Siyarto, TürkAkım’dan yapılan sevkiyatın artırılmasıyla ilgili Gazprom’la yeni anlaşma olasılığına ilişkin soruya, “Sevkiyatın artırılması için teknik tüm imkanlar var, çünkü Sırbistan’la olan ara bağlantı 8.5 milyar metreküp kapasitesine sahip. Gazprom, bu dönem için kapasitenin yüzde 32’sini rezerve etti” ifadesini kullandı.

Siyarto, sevkiyatın artırılmasıyla ilgili görüşmelerin yapılıp yapılmadığı sorusuna, “Hayır, henüz yeni yeni 15 yıllık bir anlaşma imzaladık” dedi.

Yeni anlaşmadaki gaz fiyatının, 1996’da varılan ve süresi 30 Eylül’de dolan fiyata göre çok daha uygun olduğunu kaydeden Macar bakan, fiyatın Hollanda TTF endeksine bağlı olduğunu belirterek, “15 yıllık sözleşme imzalarsanız asla bugüne odaklanmazsınız. Uzun vadede fiyat çok iyi olacak” diye konuştu.

Rusya’nın Gazprom ve Macaristan’ın MVM CEEnergy enerji şirketleri eylül ayında, Sırbistan’a biri TürkAkım diğeri Avusturya üzerinden doğalgaz sevkiyatıyla ilgili iki uzun vadeli anlaşma imzalamıştı.

Devamı

Macaristan’da Kur’ani el yazmalar ve İran minyatürleri sergileniyor

Halılarla başlayan “Kair” koleksiyonu, giderek seramiklerle, özellikle Mezopotamya’dan nadide avizeler, İran ve Moğol minyatürleri, İtalya ve Fransa’dan heykeller ve tekstillerle zenginleştirildi.

IQNA’nın raporuna göre, genişliği ve çeşitliliği nedeniyle İslam sanatı, dünyadaki birçok müzenin her zaman ilgisini çekmiştir ve çoğu müze, İslami eserler için ayrı bir bölümü olmasa bile, onu tarihsel statülerini geliştirmek için kullanmaya çalışıyorlar.

Ancak İslam sanatının ilgi odağı sadece devlet müzeleri değil. Özel koleksiyonerlerin topladığı koleksiyonların bir kısmında İslami eserler özel bir yere sahiptir. Bu, Doğu ve İslam medeniyetlerinin içsel gizemi nedeniyle Batılılar için çok ilginç ve önemlidir.

Edmund de Unger, kişisel koleksiyonunda birçok İslami eseri bulunan özel koleksiyonculardan biridir. Unger 6 Ağustos 1918’de Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de doğdu ve 25 Ocak 2011’de Londra yakınlarındaki Hamm bölgesinde öldü.

Edmund Unger, sanatçı bir ailede doğdu. Babası özel bir halı koleksiyoncusuydu ve bir başka akrabası Macaristan Ulusal Müzesi’nin mimarıydı. 1934’te İngilizce öğrenmek için Londra’ya taşındı ve daha sonra Kiel Ekonomi Enstitüsü’nde ekonomi, Budapeşte Üniversitesi’nde hukuk ve Oxford’daki Hertford Koleji’nde tarih okudu.

Devamı

16,474FansLike
639FollowersFollow