Evkaf İyilik Gönüllüleri, BM’nin UNESCO CIOFF Dünya Komitesi etkinliği kapsamında Budapeşte’ye gitti.
Mağusa Evkaf İyilik Gönüllüleri Koordinatörü Özlem Kadirağa ve beraberindeki heyet, Birleşmiş Milletler (BM) UNESCO CIOFF Dünya Komitesi için Macaristan’ın başkenti Budapeşte’ye gitti.
Toplamda 68 ülkenin bulundu etkinlikte, Evkaf İyilik Gönüllüleri İngilizce olarak bastırdıkları iyilik günlüğü (diary of kindness) defterlerini dağıttı. Aynı zamanda gönüllü gençlerin giydikleri montların üstünde Evkaf’ın kuruluşunun 450. yılını gösteren amblemlerin oluşu da dikkatlerden kaçmadı.
Dağıtılan günlükleri diğer ülkelerden gelen gönüllüler de çok beğendi ve diğer ülke vatandaşları kendi ülkelerinde de bunu uygulamak istedi.
Evkaf İyilik Gönüllüleri tarafından hazırlanan günlükler JPG olarak tüm ülkelerin e-maillerine gönderilecek.
İlk olarak Kıbrıs’ta başlatılan günlük projesinde, çocuklar her gün “ben bugün ne iyilik yaptım” başlığı altında içlerinden geleni yazıyor.
Korku ve sınırlamalarla çevrili gündelik hayatımızda şiire yer var mı? Bu sorunun cevabı, altıncı kez düzenlenen „Metroda Şiir” girişimi tarafından veriliyor.
8 Kasım – 20 Aralık tarihleri arasında, Başkent Belediyesi partnerliğinde, Sofya da Polonya Kültür Enstitüsü ve “Literaturen vestnik” edebiyat gazetesi, bizleri bir kez daha, önceden tutum ve beklentilerden uzak, kafiyeli kelimelerin büyülü dünyasında yolculuk etmemizi sağlayacak. 14 Avrupalı şairin orijinal ve Bulgarcaya çevrilmiş şiirleri Sofya metrosunun vagonlarına ve istasyonlarına, kelimelerin güzelliğini, ruhunu yansıtacak. Benzer bir girişim ilk defa Polonya’da gerçekleştiriliyor ve büyük bir beğeniyle karşılanıyor. 2015 yılında ise, Sofya’daki Polonya Kültür Enstitüsü’nün o zamanki müdürü Yaroslav Godun’un fikri üzerine, EUNIC Cluster Bulgaria (Avrupa Birliği Milli Kültürel Enstitüler Ağı) ile birlikte Bulgaristan’da da “Metroda Şiir” girişimi gerçekleştiriliyor.
„ Her yıl hangi eserlerin ve şairlerin seçileceğine kültür merkezleri kendileri karar veriyor. Organizatörler olarak bizim için önemli olan 20. ve 21. yüzyılın çağdaş şiirlerinden örnekler sunmak, günümüz şairlerinden en çok okunanları ve katılımcı ülkeler için önemli olanları sunmak. Projemizin hem metro yolculuğunu daha keyifli hale getirmesini, hem de yolcuların moralini yükseltmesini umuyorum“ dedi.
“Literaturen vestnik” edebiyat gazetesinin baş editörü Prof. Ameliya Liçeva, Bulgaristan Radyosuna verdiği demeçte şunları söyledi: “Etkinliğin düzenlendiği yıllar boyunca çok farklı konularda birçok Bulgar ve uluslararası şair gösterildi. Böylece projenin hedefine ulaşıldı ve edebiyat dünyasına yeni okuyucular, yeni bir kitle kazandırılmış oldu” dedi.
Bulgaristan’dan şair seçme görevi her yıl Prof. Liçeva ve ekibine düşüyor. Bu yıl Bulgaristan’ı temsil edecek şair ise, hikayeler anlatan ve gerçeği keşfeden, kısa şiirin ustası olan Petır Çuhov. Ameliya Liçeva şair hakkında şunları söyledi:Bulgaristan Radyosuna konuşan, Sofya’da Polonya Kültür Enstitüsü’nde görevli Pamela Kaçmarek etkinlik ile ilgili şunları söyledi:
„ Petır Çuhov, çok ilginç ve en iyi çağdaş Bulgar şairlerinden biri. Ayrıca çok kısa şeyler yazıyor, ki bu bizim seçimimiz için çok önemli, çünkü şiirlerin insanlar tarafından daha kolay ve çabuk algılanabilmesi için çarpıcı ve kısa olması lazım“ dedi.
Girişimde ilgi çeken bir nokta ise Macaristan’ın, şair Akos Fodor’un Bulgarcaya tercümesi Petır Çuhov tarafından yapılmış haiku ile katılması. Projeyi başlatan Polonya, etkinliğe geçen yüzyılın en önemli sanatçılarından biri olan Tadeusz Ruzewicz’in eseri ile katılacak.
Pamela Kaçmarek, „Projede bu yıl, Bulgarca ve 13 Avrupa dilinde orijinal statik olarak sunulan şiirlerle birlikte başkentin metro istasyonlarındaki ekranlara grafik sanatçı Anna Simeonova’nın eseri olan animasyon yansıtılacak” dedi.
Prof. Ameliya Liçeva şiir hakkında şunları söyledi:
„Günümüz koşullarında birçok kriz ile başa çıkmaya çalışırken, şiirin insanın kendisi hakkında bazı cevapları bulabileceği bir yol olduğuna inanıyorum“dedi.
Bulgaristan Ulusal Radyosu ve Bulgaristan Ulusal Televizyonu, girişimin medya ortaklarıdır.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın 9-10 Aralık 2021 tarihlerinde ev sahipliği yapacağı Demokrasi Zirvesi’ne Türkiye, Azerbaycan ve Macaristan gibi ülkeler davet edilmedi.
ABD Başkanı Joe Biden, dünya genelindeki demokratik ülke liderlerini ilk görev yılında buluşturma sözü vermişti.
Beyaz Saray’dan yapılan yazılı açıklamada zirvenin üç ana başlık etrafında tartışılacağı bildirildi. Bu başlıklar otoriterliğe karşı demokrasiyi savunmak, yolsuzlukları tespit edip onlarla mücadele etmek ve insan haklarını savunmak olarak belirlendi.
Politico’nun elde ettiği ve 107 ülkenin bulunduğu belgeye göre ABD’nin NATO müttefiklerinden olan Türkiye ve Macaristan zirveye davet edilmedi. Listede Angola, Gana gibi ülkeler yer alırken, Türkiye ve Macaristan’ın yanı sıra İran, Rusya, Çin ve Afganistan gibi ülkeler de bulunmuyor.
Politico’ya göre liste üzerinde çalışmalar henüz sonlanmış değil ve davetli listesi değişebilir.
Demokrasi Zirvesi’nde liderlerin, otoriter hükümetlerin baskılarına karşı internetin erişilebilir olmasını, veri güvenliği, siber güvenlik ve teknoloji platformlarına yönelik regülasyon konusunda iş birliği yapma gibi konuların da ele alınması bekleniyor.
Beyaz Saray: Demokrasi tehdit altında
Beyaz Saray’dan zirve ile ilgili daha önce yapılan yazılı açıklamada dünya genelinde demokrasi ve insan haklarının tehdit altında olduğuna dikkat çekilerek demokrasiyi savunmada demokratik ülkelerin dayanışma içinde olmasının önemi vurgulanıyor.
Açıklamada “Toplumda oluşan güvensizlik ve hükümetlerin buna bir çözüm üretmede başarısız olmaları, siyasi kutuplaşmaları ve demokratik kurumların altını oyan liderlerin yükselmesine neden oldu. Joe Biden, demokrasinin hala işlediğini ve insanların hayatını iyileştirebileceğini söyledi. Bunu yapmak için de demokrasilerin bir araya gelmeleri gerekiyor.” denildi.
Moon da iki ülke arasındaki iyi ilişkilerin stratejik iş birliği düzeyine çıkarılmasının söz konusu olduğunu söyledi.
Macaristan Cumhurbaşkanı Janos Ader, ülkesinin ve Güney Kore‘nin karbon emisyonunu 2050’ye kadar sıfıra indirmeyi hedeflediğini söyledi.
Başkent Budapeşte’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda bir araya gelen Cumhurbaşkanı Ader ve Güney Kore Cumhurbaşkanı Moon Jae-in, görüşme sonrası ortak basın toplantısı düzenledi.
BUDAPEŞTE – Kültür ve Turizm Bakanlığı, Macaristan’ın en büyük devlet kütüphanesine 200 kitap hediye etti.
Türkiye tarafından Macaristan’ın en büyük devlet kütüphanesi olan Széchenyi Kütüphanesi’ne kitap hediye edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gönderilen 200 kitap, Türkiye’nin Budapeşte Büyükelçisi Ahmet Akif Oktay tarafından kütüphanede düzenlenen törenle teslim edildi.
Büyükelçi Oktay ve beraberindeki heyet, Széchenyi Kütüphanesi Genel Müdürü David Rózsa ve Genel Müdür Yardımcısı Judit Gerencser tarafından karşıladı. Rozsa, Türkiye’nin kendilerine hediye ettiği kitaplardan dolayı teşekkür ederek, söz konusu kitapları kütüphanelerinde bulunan Türk Köşesi’ne koyacaklarını ve bu kitaplarla Türkiye ve Macaristan ilişkilerine katkıda bulunacaklarını açıkladı. Rózsa ayrıca, Büyükelçi Oktay’a kitap hediye etti.
Kaynak: https://www.haberler.com/
Büyükelçi Oktay yaptığı açıklamada, “Bu etkinliği daha önce gerçekleştirmek istiyorduk ancak Covid-19 salgını nedeniyle ertelemek zorunda kaldık. Bugün buradayız, bu güzel 200 kitabı hibe diyoruz bu kütüphaneye, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gönderilen kitaplar bunlar. Tarihten coğrafyaya, sanattan kültüre, kadar hepsi var. Daha önce kurulan Türk Köşesinde sergilenecek ve kullanıcıların hizmetine sunulacak” ifadelerini kullanarak, kitapların iki ülke arasındaki dostluğu daha da pekiştireceğini belirtti.
FIFA, 2022 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri’nde İngiltere‘ye konuk olduğu maçta taraftarının yol açtığı olaylar nedeniyle Macaristan‘a bir maç deplasmanda seyircisiz oynama cezası verdi.
“Karlovy Vary Film Festivali’nde endüstri bölümünde kurgu aşamasındaki projelerin yarıştığı Work in Progress kategorisinde TRT ödülü kazanan Macar yapımı “Vahşi Kökler” filminin başrol oyuncusu Gusztav Dietz, uluslararası uzun metrajlı film yarışmasında En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’ne layık görüldü. “
Festival, TRT’nin Kurumsal İş Ortaklığı, Anadolu Ajansının Global İletişim Ortaklığı ve Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı iş birliğinde 23-30 Ekim arasında düzenlendi.
Dünya prömiyerini İspanya‘da San Sebastian Uluslararası Film Festivali’nde, Türkiye‘deki ilk gösterimini ise Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde gerçekleştiren yönetmen Selman Nacar’ın “İki Şafak Arasında” filmi, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması En İyi İlk Film Ödülü’nü, başrol oyuncusu Mücahit Koçak ise filmdeki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandı.
250 gr. un
120 gr. tereyağı (ya da margarin)
2 tane yumurta sarısı
60 gr. pudra şekeri
100 gr. ekşi kaymak (olmazsa süzme yoğurt)
1 çay kaşığı kabartma tozu
1 paket vanilya şekeri
limon kabuğu rendesi
bir tutam tuz
Iç harcı için:
500 gr. lor peyniri
150 gr. toz şeker
1 paket vanilyalı şeker
3 tane yumurta sarısı
200 gr. ekşi kaymak (ya da süzme yoğurt)
2 tane çörek ya da açma
50 gr. tatlı galeta unu
40 gr. kuru üzüm (isteğe göre)
2 tane yumurta akı
limon kabuğu rendesi
Üstüne:
3 tane yumurta akı
120 gr. toz şeker
kayısı marmelatı
İlk önce bir tart hamuru yapıyoruz. Soğuk tereyağını (ya da margarini) unla ovuşturuyoruz. Pudra şekeri, vanilya şekeri, kabartma tozu, limon kabuğu rendesi ve tuz ekledikten sonra harmanlıyoruz. Yumurta sarısını ekşi kaymak ile karıştırdıktan sonra una döküyoruz ve çok hızlı hamur yoğuruyoruz. Tereyağının erimesine dikkat edin. Hamuru streç folyoda kapatıp bir süre buzdolabında bekletin.
Iç harcı için lor peyniri yumurta sarısı, şeker, vanilyalı şeker, limon kabuğu rendesi ve ekşi kaymak ile bir kapta harmanlıyoruz. Yumurta aklarını mikserle yüksek devirde çırparak kabartıyoruz. Açmadan (çörekten) küçük küçük parçaları koparıp onları kuru üzümle ve çırptığımız yumurta akı ile iç harcına ilave ediyoruz.
Unla serpilmiş bir tahtada hamuru tepsi büyüklüğünde açıyoruz. Hamuru tepsiye koyduktan sonra üstünde çatalla birkaç delik açıyoruz. Önceden 180 dereceye ısıtılmış fırında 8-10 dakika kadar pişiriyoruz.
Ocaktan aldıktan sonra iç harcını hamur üstüne sürüyoruz. Aynı derecede 15-20 dakika kadar daha pişiriyoruz. Aynı zamanda yumurta aklarını şeker ile kabartıyoruz. Krema sıkma torbasına bir yıldız uç takıyoruz. Çırpılmış yumurta akını torbaya koyduktan sonra onunla ocaktan alınmış kekin üzerini kare şeklinde süslüyoruz.
Fırının sıcaklığını 60-80 dereceye azaltıyoruz. Kekimizi köpüğü kuruyana kadar, yaklaşık 20-30 dakika daha pişiriyoruz. Ocaktan aldıktan sonra kareler içine birer tatlı kaşığı, biraz su ile kaynatmış kayısı reçeli koyuyoruz.
A weboldalon cookie-kat használunk, amik segítenek minket a lehető legjobb szolgáltatások nyújtásában. Weboldalunk további használatával jóváhagyja, hogy cookie-kat használjunk.