2026. Temmuz 29.
Türkinfo Blog Oldal 188

Ignác Kúnos’tan Edit Tasnádi’ye: “Binbir Gündüz Masalları”

Edit Tasnádi’nin çevirisi “Ezeregynappal meséi -Binbir gündüz masalları”  (Ignác Kúnos’un notlarıyla- Doksan Sekiz Türk Halk Masalı) kitabının tanıtımı gerçekleştirildi. Kitabın çevirmeni Edit Tasnádi çoğumuzun yakından tanıdığı, Türk edebiyatının Macaristan’da tanınmasını sağlayan bir isim.  György Hazai Şarkiyat Araştırmaları Vakfı  tarafından düzenlenen kitap tanıtım etkinliği geçtiğimiz günlerde vakfın kütüphanesinde yapıldı.

Edit Tasnádi

Etnolog halk bilim uzmanı Mihály Hoppál  Macar ve Türk halk masallarındaki motiflerin benzerliğini vurgulayan bir konuşma yaptıktan sonra sözü kitabı yayına hazırlayan ve masalları Macarca’ya  çeviren Edit Tasnádi’ye bıraktı.

Edit Tasnádi; ünlü türkolog Ignác Kúnos’un   1887-1889 yıllarında yazdığı iki ciltlik eserinin içinde yer alan masalların Macar okuyucu ile buluşturmayı öğrencilik yıllarından beri istediğini, bu hayalini gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduğunu belirtti.  İmza töreninden ve konuşmaların ardından verilen resepsiyonda vakfın kurucuları Cecilia Hazai  ve Dr. Kinga Hazai, kitabın çevirmenine pasta sunarak sürpriz yaptılar. Edit Tasnádi aynı gün hem yeni kitabının yayınlanmasını,  hem de doğum günü pastasındaki mumları üfleyerek çifte kutlama yaptı.

Kitabın öyküsü

Macar türkolog Ignác Kúnos ( 1860- 1945) Türk dili, halk edebiyatı ve halk bilim konusundaki çalışmalarıyla tanınmıştır. Almanca ve İngilizce yayınladığı makale ve kitaplarla Türk halk edebiyatının batı ülkelerine tanıtılmasında öncü olmuştur. Hocası Ármin Vámbéry  gibi o da Osmanlı topraklarına seyahat etmiş, yirmi beş yaşında İstanbul’a gelerek  Macar Osman Paşa’nın (doğumu Adolf Farkas) ailesine misafir olmuştur. Paşanın kızı Şair Nigar Hanım ve paşanın Türk olan karısından masallar dinlemiştir. Bilahare Anadolu’yu dolaşmıştır. 1885’te gerçekleştirdiği bu seyahati sırasında pek çok derleme yapmıştır.

Ignác Kúnos

Kúnos verimli geçen gezinin ardından, derlediği yüzlerce atasözü, hikaye, türkü, bilmece, mani ve masal içeren çalışmasını iki cilt halinde (1887-1889) yayımladı: Macarca 43 sayfalık geniş bir önsöz ile yayımlanan “Oszmán-török népköltési gyűjtemény”  ( Osmanlı- Türk Halk Edebiyatı Derlemesi) başlıklı bu eserde (ilk cildinde 74, ikinci cildinde 24 adet) toplam 98 adet Türk Halk Masalı yer almaktadır. 

Kúnos, masalları transkripsiyonla yazdı; Türkçe olarak, Latin harfleriyle, duyduğu şekliyle aktardı.

Büyük ihtimalle iki ciltlik eserin Macarca olan ismi ve 43 sayfalık Macarca önsözü  araştırmacılarımızın masallara ulaşmasının önünde engel oluşturdu. Zira, Türkiye’de yayınlanan Kúnos derlemeleri hep İngilizceden tercüme edildi. Bu alandaki eksiklik ancak 2018 yılında yayımlanan Prof. Meral Ozan’ın (Ocaktan gelen haber:  Török népmesek-Turhan Kitabevi) kitabıyla giderilebildi. 

Benzer bir biçimde Macarların da masallara ulaşabilmeleri Türkçe transkripsiyonlu metinler nedeniyle bugüne değin mümkün olamamıştı. Bu eksikliğin öğrencilik yıllarından beri farkında olan Edit Tasnadi “Oszmán-török népköltési gyűjtemény” adlı iki ciltlik eserin içinde yer alan Türkçe transkripsiyonlu  98 masalı  Macarcaya çevirdi.

Türkinfo

AB’nin Macaristan ve Polonya’ya yapacağı yardımların kesilmesinin önü açıldı

Avrupa Adalet Divanı Savcısı bugün yayınladığı yazılı mütalaasında, Avrupa Birliği’nin (AB) Polonya ve Macaristan’a yapılacak mali yardımların hukuk devleti ilkesinin ihlali ve yolsuzluk suçlamaları yüzünden askıya alınması yolunda görüş belirtti.

Savcılık, Polonya ve Macaristan’ın kendilerine yapılacak AB mali yardımların kesilmesini isteyen AB Komisyonu’nun önerisinin reddedilmesi yolundaki başvurunun kabul edilmemesini istedi.

Polonya ve Macaristan’ın üst düzey yöneticileri, savcılığın verdiği bu mütalaayı eleştiren sert açıklamalar yaptı.

Devamı

Ryanair uçağında korku dolu anlar…

Ryanair uçağında ki bir yolcu, uçuş sırasında kapıyı açmakla tehdit ettikten sonra koltuğa bağlandı.

Yolcular ve uçuş ekibi, Ryanair uçuşu sırasında “çıldıran” ve uçuş sırasında uçağın kapısını açmaya çalışan bir yolcuyu durdurdu.

Yolcu uçuş sırasında saldırganlaştı, ancak diğer yolcuların da yardımı ile zapt edildi.

İspanyol La Razon gazetesine konuşan yolcular, uçağın Sevilla’dan Budapeşte’ye giderken bir yolcunun saldırganlaştığı, diğer yolcuların koltuklarına vurmaya, çığlık atmaya ve onları kalemle tehdit etmeye başladığını söyledi.  Erkek yolcu, uçuşun ortasında uçağın kapısını açmakla tehdit edince durum daha çok kötüleşti ve bir görevli yolcuyu gözaltına almak için müdahale etti.

Ayrıca personelin durumla başa çıkmasına yardımcı olmak için pilotlar kabini defalarca terk etmek zorunda kaldı.

Devamı

‘ Tuna Temiz Karadeniz’ projesi başladı

Düzce Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin koordinatör olarak yer aldığı “Temiz Tuna Temiz Karadeniz” Erasmus projesinin ilk hareketliliği Macaristan’ın Budapeşte şehrinde başlatıldı.

Düzce Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin koordinatör olarak yer aldığı “Temiz Tuna Temiz Karadeniz” adlı Erasmus+ projesinin ilk hareketliliği, 2 öğretmen ve 5 öğrencinin katılımıyla Macaristan’ın Budapeşte şehrinde gerçekleştirildi.

Tuna Nehri ve devamında Karadeniz’deki iyi su kalitesinin artırılması amaçlı proje kapsamında öğrenciler çeşitli etkinlikler gerçekleştirdi. Etkinliğe Düzce ve Rize’den, Avusturya-Viyana’dan, Romanya-Köstence’den ve Sırbistan-Belgrad’dan ortak okulların öğretmen ve öğrencileri katıldı.

Türkiye ve Düzce’nin tanıtıldığı etkinliklerde öğretmen grupları proje değerlendirmelerinde bulundu. Öğrenciler nehir ve deniz kirliliği hakkında afişler hazırlayarak, Tuna Nehri hakkında KAHOOT WEB2 aracında soru cevap etkinliği yaptı. Etkinlik sonunda sertifika töreni gerçekleştirildi.

Projeyle ilgili Budapeşte Atık Su Arıtma ve Geri Dönüşüm tesisi ziyaret edildi. Bu hareketlilik sayesinde öğrenciler ekosistemi tanımaları, su kirliliği çözüm yollarını öğrenmeleri, problem çözme ve olumlu akran ilişkisi ile iletişim becerilerini arttırmaları, öğretmenlerin ise meslektaşlarının eğitim ortamındaki liderlik yönlerini tecrübe ederek mesleki kazanımlar edinmeleri sağlandı.

Devamı

Levent Börek 5 Avrupa ülkesinde şube açmaya hazırlanıyor

ADANA’da 1968 yılında küçük bir seyyar tablada börekçiliğe başlayan Levent Tamtürk, ‘Levent Börek’ markasıyla, Türkiye’de 200’e ulaşan şube sayısının ardından Avrupa’da da 5 ülkede şube açıyor. Levent Tamtürk “Hollanda, Almanya, Belçika, Macaristan ve Polonya’da şube açmak için sözleşmeleri imzalandık. Aralık ayında açılışlarımız olacak. Amacımız ülke ekonomisine değer katmak ve yöresel lezzetlerimizi Dünya’ya yaymak” dedi.

Türkiye’de 200’e yaklaşan şubesiyle önemli bir istihdam yaratan ve ekonomiye katma değer kazandıran Levent Tamtürk, tablada başlayan “Levent Börek” lezzetinin Avrupa’ya taşınacağını duyurdu.

SÖZLEŞMELERİMİZİ İMZALADIK

 Tamtürk konuya ilişkin açıklamasında, “Babamın tarifiyle böreğin yapılışını öğrendiğim zaman bunu daha güzel yapabilmenin yollarını aradım. Önceki yıllarda su böreğinin üretiminde beyaz tuzsuz peynir kullanılırdı. Ben ise Adana’da kaşarlı su böreği yapan ilk kişi oldum. Üzerine koyarak, sürekli araştırarak ve müşterilerimin damak zevklerine uygun yenilikler yaparak ‘Levent Börek’ lezzetini bu noktaya getirdim. 2018’de ise mağazacılıkta deneyimli bir grupla yaptığımız iş birliği bizi daha da büyüttü. Bugün Türkiye’de 200’e yaklaşan şubemiz ve yurt dışında Kıbrıs şubemizin ardından Avrupa’da Hollanda, Almanya, Belçika, Macaristan ve Polonya’da şubeler açmak için sözleşmelerimizi imzaladık, inşaat çalışmaları tamamlanma aşamasında. Aralık ayında tamamlanan şubelerimizin açılışını yapmayı planlıyoruz. Amacımız, ülke ekonomisine değer katmak ve yöresel lezzetimizi dünyaya yaymak. Oluşturduğum lezzetin sevilmesi, geniş kitlelere ulaşması benim için tarif edilemez mutluluk oldu” dedi.

“HER AN ÜRETİMİN TÜM AŞAMALARININ BAŞINDAYIM”

Börekte lezzete büyük önem verdiklerini aktaran Levent Tamtürk, “Böreğin lezzetinin korunması için tüm üretimi, Adana’daki tesislerimizde yapıyor, tüm şubelere gönderiyoruz. Üretimin başında bizzat bulunarak titizlikle seçilen yüksek kalite standartlarındaki hammaddeleri dikkatle işliyoruz. Üretimde kalite, lezzet ve hijyene büyük önem veriyoruz. Lezzeti önemsediğimiz için üretimde makineleşmeye gitmedik. Hijyen kuralları konusunda eğitim alan personelimizin üretim aşamaları, uzman gıda mühendislerimiz tarafından kontrol ediliyor. Son aşamada ise şoklanan ürünler Frigofirik araçlar ile soğuk zincir bozulmadan şubelerimize ulaştırılıyor” diye konuştu.

Milliyet

Naklico, Macaristan’daki ofisiyle Avrupa’daki faaliyetlerini hızlandıracak

Minivanlarla Avrupa’ya 48-72 saat içinde teslimat sağlayan Naklico, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de açtığı ofisiyle yurt dışı faaliyetlerini hızlandıracak. Naklico Kurucu Ortağı Alper Par, “Budapeşte’deki ofisimizle Türkiye-Avrupa hattındaki varlığımızı pekiştirmeyi ve AB içi lojistik faaliyetlerde aktif pozisyona gelmeyi hedefliyoruz. Yakında mikro ihracat faaliyetlerine de başlayacağız” dedi.

2021 Türkiye için ihracatta rekor seviyelere ulaşılan bir yıl oldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, ilk 10 aydaki ihracat geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla %33,9 artarak 181 milyar doları aştı. İhracattaki hızlı yükselişin yeni yatırımları beraberinde getirdiğini belirten Naklico Kurucu Ortağı Alper Par, “Minivan araç sahipleriyle yurt dışına ürün göndermek isteyen şirketleri buluşturan Naklico olarak sevkiyatlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Budapeşte’deki ofisimiz sayesinde Avrupa’daki müşterilerimizle daha hızlı iletişime geçerek hizmet kalitemizi artıracağız. AB bünyesindeki faaliyetlerimizi genişletmeye yönelik yatırımlarımızı sürdüreceğiz” dedi.

Mikro ihracat yükselişte

Pandemi ile ihracattan aldığı payı artıran e-ticaretteki gelişim, mikro ihracat faaliyetlerine hareketlilik getirdi. Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre, e-ticaretin büyüklüğü yılın ilk 6 ayında 2020’nin aynı dönemine göre %75,6’lık artışla 161 milyar TL’ye ulaştı. Aynı dönemde sipariş adetleri %94,4 artışla 1,5 milyarı aştı. Küresel ticaret trafiğinden daha fazla pay almak isteyen şirketler, mikro ihracata yönelmeye başladı. Mikro ihracatın KOBİ ölçeğindeki binlerce şirketin e-ihracat yolculuğuna yön verdiğini belirten Alper Par, “Mikro ihracat, şirketler için önemli ölçüde maliyet avantajı yaratıyor. Bu alanda talep vardı ama arz yoktu. E-ticaretteki hareketlilikle arz-talep dengesi büyük ölçüde oluşmaya başladı. Mikro ihracat, kurdaki yükselişin de sağladığı avantajla büyük bir gelişim gösterdi. Biz de Naklico olarak bünyemizde oluşturduğumuz ekibimizle mikro ihracat faaliyetlerine başlıyoruz” dedi. 

Minivan araçlarıyla ekspres taşımacılık

Minivan taşımacılığının hızlı teslim edilmediğinde üretim bandının durmasına neden olabilecek jant, otomobil yedek parçası, tütün mamulleri ve dondurulmuş gıdalar gibi ürünlerin sevkiyatında en çok tercih edilen lojistik çözüm olduğunu belirten Alper Par, “Türkiye ile Avrupa arasındaki ithalat – ihracat hacmi her geçen gün büyümeye devam ediyor. Fabrikalardaki üretim bantlarının durmaması için hızlı lojistik çözümleri hayati önem taşıyor. Minivan sahipleri ile yurt dışına yük göndermek isteyen şirketleri buluşturan bir pazaryeri olarak ekspres taşımacılık hizmeti sunuyoruz. Ürünlerin Türkiye’den Avrupa’ya 48-72 saat içinde güvenli şekilde teslim edilmesini sağlıyoruz.” dedi. 

Hibya

Kaykayın Budapeşte’deki tarihini anlatan “Burası Kaykay Parkı Değil” sergisi sanatseverlerle buluştu, sergide Türkiye’de üretilen ilk kaykay da yer alıyor

Kaynak: edyascope.tv

Dünyada hobiden bir alt kültüre dönüşen kaykay sporunun Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deki tarihini anlatan “Burası Kaykay Parkı Değil” sergisi Macar Kültür Merkezi’nde sanatseverleri bekliyor. 29 Ocak 2022’ye kadar ziyarete açık olan serginin küratörlüğünü Zsolt Petrányi üstleniyor. Budapeşte’deki Deák 17 Gallery’nin hazırladığı sergide ayrıca, Türkiye’de üretilen ilk kaykay da yer alıyor. Serginin ortaya çıkışını ve sergide yer alan işleri küratör Zsolt Petrányi ile konuştuk.

“Macaristan’daki ilk kaykaycılardan biri, ilk kaykayını 1970’lerde Türkiye’den aldı”

Deák 17 Gallery’nin hazırladığı, küratörlüğünü Zsolt Petrányi’nin yaptığı “Burası Kaykay Parkı Değil” adlı sergi, İstanbul’daki Macar Kültür Merkezi’nde açıldı. Budapeşte’de bir hobiden önemli bir alt kültüre dönüşen kaykayın, 1980’li ve 1990’lı yıllar boyunca yaşam tarzı ve gençlik üzerindeki etkisinin incelendiği sergide objeler, arşiv fotoğrafları, grafikler, videolar ve video röportajlar yer alıyor. Sergide kaykayın Türkiye’deki serüveni de izlenebiliyor. Bu kısımda Kaykay Milli Takım Antrenörü Tuncay Koçal’ın koleksiyonundan yer alan, 1978’de Türkiye’de üretilen ilk kaykay, kaykaycıların arşiv fotoğrafları ve çeşitli videolar sergileniyor.

Duvarlara çizilen resimler, grafikler ve yazılarla desteklenen sergi, kaykayı ekonomik, siyasi ve sosyal bağlamda irdeliyor. Sergide yer alan arşiv fotoğraflarını ve videolarını Budapeşte’deki ilk kaykaycılardan ikisinin fotoğraf makinesine ve kamerasına borçlu olduklarını anlatan Petrányi, serginin ilk önce Budapeşte’de seyircilerle buluştuğunu, daha sonra İstanbul’a geldiğini söyledi. Bu serginin ikinci ayağını neden İstanbul’da yapmak istediklerini sorduğumuzda Petrányi, şu cevabı verdi: “İstanbul’u çok önemsiyorum çünkü Macaristan’daki ilk kaykaycılardan biri 70’li yıllarda, ilk kaykayını Türkiye’den aldı.”

Devamını oku

Kaynak: edyascope.tv

16,474FansLike
639FollowersFollow