Levent Börek 5 Avrupa ülkesinde şube açmaya hazırlanıyor
ADANA’da 1968 yılında küçük bir seyyar tablada börekçiliğe başlayan Levent Tamtürk, ‘Levent Börek’ markasıyla, Türkiye’de 200’e ulaşan şube sayısının ardından Avrupa’da da 5 ülkede şube açıyor. Levent Tamtürk “Hollanda, Almanya, Belçika, Macaristan ve Polonya’da şube açmak için sözleşmeleri imzalandık. Aralık ayında açılışlarımız olacak. Amacımız ülke ekonomisine değer katmak ve yöresel lezzetlerimizi Dünya’ya yaymak” dedi.

Türkiye’de 200’e yaklaşan şubesiyle önemli bir istihdam yaratan ve ekonomiye katma değer kazandıran Levent Tamtürk, tablada başlayan “Levent Börek” lezzetinin Avrupa’ya taşınacağını duyurdu.
SÖZLEŞMELERİMİZİ İMZALADIK
Tamtürk konuya ilişkin açıklamasında, “Babamın tarifiyle böreğin yapılışını öğrendiğim zaman bunu daha güzel yapabilmenin yollarını aradım. Önceki yıllarda su böreğinin üretiminde beyaz tuzsuz peynir kullanılırdı. Ben ise Adana’da kaşarlı su böreği yapan ilk kişi oldum. Üzerine koyarak, sürekli araştırarak ve müşterilerimin damak zevklerine uygun yenilikler yaparak ‘Levent Börek’ lezzetini bu noktaya getirdim. 2018’de ise mağazacılıkta deneyimli bir grupla yaptığımız iş birliği bizi daha da büyüttü. Bugün Türkiye’de 200’e yaklaşan şubemiz ve yurt dışında Kıbrıs şubemizin ardından Avrupa’da Hollanda, Almanya, Belçika, Macaristan ve Polonya’da şubeler açmak için sözleşmelerimizi imzaladık, inşaat çalışmaları tamamlanma aşamasında. Aralık ayında tamamlanan şubelerimizin açılışını yapmayı planlıyoruz. Amacımız, ülke ekonomisine değer katmak ve yöresel lezzetimizi dünyaya yaymak. Oluşturduğum lezzetin sevilmesi, geniş kitlelere ulaşması benim için tarif edilemez mutluluk oldu” dedi.
“HER AN ÜRETİMİN TÜM AŞAMALARININ BAŞINDAYIM”
Börekte lezzete büyük önem verdiklerini aktaran Levent Tamtürk, “Böreğin lezzetinin korunması için tüm üretimi, Adana’daki tesislerimizde yapıyor, tüm şubelere gönderiyoruz. Üretimin başında bizzat bulunarak titizlikle seçilen yüksek kalite standartlarındaki hammaddeleri dikkatle işliyoruz. Üretimde kalite, lezzet ve hijyene büyük önem veriyoruz. Lezzeti önemsediğimiz için üretimde makineleşmeye gitmedik. Hijyen kuralları konusunda eğitim alan personelimizin üretim aşamaları, uzman gıda mühendislerimiz tarafından kontrol ediliyor. Son aşamada ise şoklanan ürünler Frigofirik araçlar ile soğuk zincir bozulmadan şubelerimize ulaştırılıyor” diye konuştu.
Milliyet
Naklico, Macaristan’daki ofisiyle Avrupa’daki faaliyetlerini hızlandıracak
Minivanlarla Avrupa’ya 48-72 saat içinde teslimat sağlayan Naklico, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de açtığı ofisiyle yurt dışı faaliyetlerini hızlandıracak. Naklico Kurucu Ortağı Alper Par, “Budapeşte’deki ofisimizle Türkiye-Avrupa hattındaki varlığımızı pekiştirmeyi ve AB içi lojistik faaliyetlerde aktif pozisyona gelmeyi hedefliyoruz. Yakında mikro ihracat faaliyetlerine de başlayacağız” dedi.

2021 Türkiye için ihracatta rekor seviyelere ulaşılan bir yıl oldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, ilk 10 aydaki ihracat geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla %33,9 artarak 181 milyar doları aştı. İhracattaki hızlı yükselişin yeni yatırımları beraberinde getirdiğini belirten Naklico Kurucu Ortağı Alper Par, “Minivan araç sahipleriyle yurt dışına ürün göndermek isteyen şirketleri buluşturan Naklico olarak sevkiyatlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Budapeşte’deki ofisimiz sayesinde Avrupa’daki müşterilerimizle daha hızlı iletişime geçerek hizmet kalitemizi artıracağız. AB bünyesindeki faaliyetlerimizi genişletmeye yönelik yatırımlarımızı sürdüreceğiz” dedi.
Mikro ihracat yükselişte
Pandemi ile ihracattan aldığı payı artıran e-ticaretteki gelişim, mikro ihracat faaliyetlerine hareketlilik getirdi. Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre, e-ticaretin büyüklüğü yılın ilk 6 ayında 2020’nin aynı dönemine göre %75,6’lık artışla 161 milyar TL’ye ulaştı. Aynı dönemde sipariş adetleri %94,4 artışla 1,5 milyarı aştı. Küresel ticaret trafiğinden daha fazla pay almak isteyen şirketler, mikro ihracata yönelmeye başladı. Mikro ihracatın KOBİ ölçeğindeki binlerce şirketin e-ihracat yolculuğuna yön verdiğini belirten Alper Par, “Mikro ihracat, şirketler için önemli ölçüde maliyet avantajı yaratıyor. Bu alanda talep vardı ama arz yoktu. E-ticaretteki hareketlilikle arz-talep dengesi büyük ölçüde oluşmaya başladı. Mikro ihracat, kurdaki yükselişin de sağladığı avantajla büyük bir gelişim gösterdi. Biz de Naklico olarak bünyemizde oluşturduğumuz ekibimizle mikro ihracat faaliyetlerine başlıyoruz” dedi.
Minivan araçlarıyla ekspres taşımacılık
Minivan taşımacılığının hızlı teslim edilmediğinde üretim bandının durmasına neden olabilecek jant, otomobil yedek parçası, tütün mamulleri ve dondurulmuş gıdalar gibi ürünlerin sevkiyatında en çok tercih edilen lojistik çözüm olduğunu belirten Alper Par, “Türkiye ile Avrupa arasındaki ithalat – ihracat hacmi her geçen gün büyümeye devam ediyor. Fabrikalardaki üretim bantlarının durmaması için hızlı lojistik çözümleri hayati önem taşıyor. Minivan sahipleri ile yurt dışına yük göndermek isteyen şirketleri buluşturan bir pazaryeri olarak ekspres taşımacılık hizmeti sunuyoruz. Ürünlerin Türkiye’den Avrupa’ya 48-72 saat içinde güvenli şekilde teslim edilmesini sağlıyoruz.” dedi.
Hibya
Kaykayın Budapeşte’deki tarihini anlatan “Burası Kaykay Parkı Değil” sergisi sanatseverlerle buluştu, sergide Türkiye’de üretilen ilk kaykay da yer alıyor
Dünyada hobiden bir alt kültüre dönüşen kaykay sporunun Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deki tarihini anlatan “Burası Kaykay Parkı Değil” sergisi Macar Kültür Merkezi’nde sanatseverleri bekliyor. 29 Ocak 2022’ye kadar ziyarete açık olan serginin küratörlüğünü Zsolt Petrányi üstleniyor. Budapeşte’deki Deák 17 Gallery’nin hazırladığı sergide ayrıca, Türkiye’de üretilen ilk kaykay da yer alıyor. Serginin ortaya çıkışını ve sergide yer alan işleri küratör Zsolt Petrányi ile konuştuk.
“Macaristan’daki ilk kaykaycılardan biri, ilk kaykayını 1970’lerde Türkiye’den aldı”
Deák 17 Gallery’nin hazırladığı, küratörlüğünü Zsolt Petrányi’nin yaptığı “Burası Kaykay Parkı Değil” adlı sergi, İstanbul’daki Macar Kültür Merkezi’nde açıldı. Budapeşte’de bir hobiden önemli bir alt kültüre dönüşen kaykayın, 1980’li ve 1990’lı yıllar boyunca yaşam tarzı ve gençlik üzerindeki etkisinin incelendiği sergide objeler, arşiv fotoğrafları, grafikler, videolar ve video röportajlar yer alıyor. Sergide kaykayın Türkiye’deki serüveni de izlenebiliyor. Bu kısımda Kaykay Milli Takım Antrenörü Tuncay Koçal’ın koleksiyonundan yer alan, 1978’de Türkiye’de üretilen ilk kaykay, kaykaycıların arşiv fotoğrafları ve çeşitli videolar sergileniyor.
Duvarlara çizilen resimler, grafikler ve yazılarla desteklenen sergi, kaykayı ekonomik, siyasi ve sosyal bağlamda irdeliyor. Sergide yer alan arşiv fotoğraflarını ve videolarını Budapeşte’deki ilk kaykaycılardan ikisinin fotoğraf makinesine ve kamerasına borçlu olduklarını anlatan Petrányi, serginin ilk önce Budapeşte’de seyircilerle buluştuğunu, daha sonra İstanbul’a geldiğini söyledi. Bu serginin ikinci ayağını neden İstanbul’da yapmak istediklerini sorduğumuzda Petrányi, şu cevabı verdi: “İstanbul’u çok önemsiyorum çünkü Macaristan’daki ilk kaykaycılardan biri 70’li yıllarda, ilk kaykayını Türkiye’den aldı.”
Kaynak: edyascope.tv
OGM Ormanspor Macaristan’da farklı kazandı
OGM Ormanspor Kadın Basketbol Takımı, FIBA Avrupa Kupası F Grubu 5. hafta maçında deplasmanda Macaristan ekibi Ludovika-FCSM Csata’yı 86-66 yendi.
Ankara ekibi, başkent Budapeşte’deki Nemzeti Spor Salonu’nda oynanan maçın birinci periyodunu 24-18, ilk yarısını da 49-40 önde tamamladı.
Üçüncü periyotta 9 sayılık farkı (54-63) koruyan OGM Ormanspor, maçı 86-66 kazandı.
Grupta 4. galibiyetini alan OGM Ormanspor, liderliğini sürdürdü ve son 32 turuna yükselmeyi garantiledi.
OGM Ormanspor, sezonun ikinci haftasında sahasında karşılaştığı Ludovika-FCSM Csata’yı 70-52 mağlup etmişti.
Slovakya hükümeti kısırlaştırılan Roman kadınlardan özür diledi
Slovakya 1966-1989 yılları arasında resmi makamların girişimi ile sağlık sisteminin kadın doğum servislerinde kısırlaştırılan Roman kadınlardan resmen özür diledi.
Bu işleme tabi tutulan kadınların sayısı hakkında sadece tahminler yürütülebiliyor, ancak bu rakamın binlerle ifade edilebileceği söyleniyor.
Resmi olarak kabul edilmese de o yıllarda toplumda Roman nüfusun oranının artmasının böylesi yöntemlerle önüne geçilebileceği düşünülmüştü.

4 partili Slovakya hükümetinin özür açıklamasıyla gündeme gelen trajedi, toplumun Roman azınlığı arasında memnuniyetle karşılandı.
Şimdi Roman hak örgütleri, hükümet temsilcileri ve Avrupa Konseyi yetkilileri arasında tazminat konusu ve miktarı üzerine görüşmelere başlandı.
Geçtiğimiz aylarda Çek hükümeti de Romanlardan özür dilemiş ve tazminat konusunda bir çalışma başlatmişti.





























