Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi arasında imzalanan ve mesleki eğitim ile reel sektörü birbirine entegre edecek Mesleki Eğitim İşbirliği Protokolü kapsamında Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nın da (TTSO) yönetiminde yer aldığı Ortahisar Prof. Dr. Necmettin Erbakan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin Protokol Yürütme Kurulu (PYK) toplantısı gerçekleştirildi.
Toplantıya, PYK Başkanı ve TTSO Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, PYK üyesi ve Trabzon Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Eyyüp Ergan, PYK üyesi ve TTSO Başkanı Yardımcısı Tolga Avcı ile diğer ilgililer katıldı. Toplantının ilk bölümünde, öğretmenler ve öğrenciler tarafından elektrikli araçlarda kullanılan parçaların üretimi konusunda Macaristan’a yapılan inceleme ziyaretiyle ilgili bilgi verildi.
“Gabor Schering adlı bir Macar siyaset bilimci, ülkesi Macaristan’ın görünürde liberal-demokratik bir konsensüsten liberalizme ve değerlerine düşman bir seçim sistemine kaymasının nedenlerini (Demokrasi: Otoriter Kapitalizm ve Macaristan’da Birikim Durumu,” Belgrave, 2020) adlı kitabında ele alıyor. Schering, kısaca, küreselleşmiş kapitalizm çağında siyasi liberalizmin krizinin, tarihsel olarak burjuvazi ile işçiler arasında oluşmuş olan liberal konsensüsün “maddi temeli” kaybetmesi olduğunu söylüyor. “
Streeck, AB’ye karşı halk öfkesinin, neoliberalizmi herkese dayatan ve böylece kendi kaderinizi belirleme yeteneğinizi kısıtlayan bu “sınırlama/limit”e karşı olduğunu savunuyor.
İslam Özkan’ın Amir Muhsin’den çevirisi
Alman iktisatçı Wolfgang Streeck, Avrupa Birliği’nin neden farklı toplumsal kesimler tarafından giderek daha fazla reddedildiğine ilişkin analizinde, halkın bu kesimlerinin öncelikle “liberalizme” veya “elitlere” karşı oldukları veya kültürel izolasyonu savunan milliyetçi bir saplantıya bağlı oldukları için AB’ye düşman olmadıklarını söyler. Streeck’e göre tüm bu eğilimleri güçlü bir siyasi karaktere büründüren şey, AB’nin kıta Avrupasında halklar için neoliberalizme karşı bir “mekanizma”ya veya bir “koruyucu”ya dönüşmüş olmasıdır. “Geçmişte” diyor Streeck, “birliğin belirli alanlardaki (enerji, kömür, teknoloji vb.) kooperatif kurumları, ülkeleri birleştirmek ve değiştirmek için değil, her Avrupa ülkesindeki ‘ulusal’ kalkınma modellerini desteklemek ve güçlendirmek için kuruldu. Bugün, birliğin örgütsel anlamda birincil işlevi, “üç özgürlüğü” (insanların, malların ve sermayenin serbest dolaşımı) korumak ve herhangi bir ülkenin bunları ihlal etmesini önlemek, kendi şirketlerine tavizler koparmak, belirli bir ülkenin küreselleşmiş pazara entegrasyonunu engellemek ve bağımsız bir para sistemi yaratmaktır.
Uluslararası Modern Pentatlon Birliği (UIPM) tarafından düzenlenen Dünya Kupası’nda mücadele eden milli pentatlet İpek Akşin, elemeleri geçerek yarı finale kaldı.
Ankara
Türkiye Modern Pentatlon Federasyonundan yapılan açıklamaya göre, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de yeni formatla düzenlenen ve 23 ülkeden 61 sporcunun katılımıyla devam eden Dünya Kupası’nda, bugün kadınlar eleme müsabakaları yapıldı.
Eskrimle başlayan, yüzme ve laser run etaplarıyla devam eden şampiyonada, A Grubu müsabakalarında yarışan milli sporcu İpek Akşin, toplam bin 55 puan toplayarak elemeleri geçti ve 29 Nisan’da düzenlenecek yarı finale kaldı. Akşin, bu turu da geçmesi halinde 30 Nisan’da 18 sporcu ile yapılacak yeni formatlı finale adını yazdıracak.
A Grubu’nda mücadele eden diğer milli sporcu Yaren Nur Polat ise 989 puanla elemeleri geçemedi.
Avrupa Birliği (AB) mali yardımların kesilmesine neden olabilecek cezai işlemlerin başlatıldığını Çarşamba günü Budapeşte’ye resmen bildirdi.
Bu girişim AB tarihinde bir milat, çünkü daha önce hiçbir üye ülkeye karşı AB resmi kurumları tarafından böylesi bir cezai işlem başlatılmadı.
AB mevzuatına göre bu tür cezai işlemler, “hukuk devleti kuralları gerektiği gibi işletilmeyen” üye ülkelere karşı gündeme getirilebiliyor.
Macaristan’a karşı yöneltilen suçlamalar öncelikle AB tarafından verilen mali yardımların suiistimal edildiği iddialarını kapsıyor: Bunlar arasında ülkede uygulanan ihale sisteminin yolsuzluklara açık olması, AB fonlarının dağıtımının takip edilememesi, mali denetimlerin yetersiz kalması, yolsuzluk iddialarının kovuşturulmaması ve yardımların dağıtılmasında devlet denetiminin göstermelik olması gibi gerekçeler sıralanıyor.
Prosedür nasıl işleyecek?
Çarşamba günü cezai takvim işlemeye başladı. Resmi tebligatın Budapeşte’ye iletilmesinin ardından Macar hükümeti iki ay içinde iddialara yanıt hazırlamakla yükümlü.
Bu yanıt eğer Komisyon tarafından tatmin edici bulunursa suçlamalar geri çekilecek ve yardımlar Macaristan’a ödenmeye devam edilecek.
Ancak komisyon yanıt mektubunu ikna edici bulmaz ise Macaristan’a verilen yardımların tümden durdurulmasını önerecek. Bu durumda karar taslağının başkanlar zirvesine götürülmesi gerekiyor.
Mevzuata göre zirvede kararın oylanıp, “iki koşullu onay” alması gerekiyor: Yardımın iptal edilebilmesi için birinci koşul, 27 üye ülkenin % 55’inin, yani 15 ülkenin “Evet” oyu kullanması. Ancak ikinci koşula göre de “Evet” oyu kullanan 17 ülkenin AB toplam nüfusunun % 65’ini kapsamanı gerekiyor.
Gözlemciler Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından Macaristan ve Polonya’nın başını çektiği ve V4 ülkeleri olarak anılan dört Doğu Avrupa ülkesi arasında güç dengelerinin değişmesinin; geçen hafta gerçekleşen ve sol-liberal partilerin zafer kazandığı Fransa ve Slovenya seçimlerinin ardından söz konusu bu koşulların gerçekleşeceğini düşünüyor.
Bu noktaya nasıl gelindi?
Macaristan ve Polonya AB tarafından yıllardır hukuk devletini ihlal eden uygulamaları nedeniyle eleştiriliyor.
Macaristan’a yönelik iddialar, öncelikle ekonomik yolsuzlukları, özgür basını kısıtlayan uygulamaları, sivil ve muhalif kurum ve partiler üzerindeki yaptırımları içeriyor. Polonya ise bağımsız yargıyı tasfiye etmeye ve yargı sistemini hükümete bağlamaya yönelik yargı reformu nedeniyle AB’nin tepkisini çekiyor.
Ancak AB mevzuatı, yeni üye kabulünde çok net olmakla birlikte, hukuk dışı uygulamalarda ısrar eden üye ülkelere karşı nasıl bir tepki gösterilebileceği konusunda açık değildi.
Üyelikten çıkarmaya kadar varabilecek son tedbir olan 7. madde ise tüm üyelerin mutabakatını gerektirdiğinden pratikte uygulanamayacak bir maddeydi.
Sonunda AB’nin çaresizliğini 2018 yılında Almanya, Danimarka, Hollanda ve İsveç tarafından geliştirilen “cezai işlem” maddesi çözdü.
Macaristan’ın eleştirilere karşı takındığı vurdumduymazlığa karşı formüle edilen bu yeni madde üye ülkelere verilen mali yardımların kesilmesine imkân sağlayacaktı.
Yeni geliştirilen cezai işlem maddesine karşı Viktor Orban’ın veto tehdidinde bulunmasına rağmen, araya giren Covid salgını ve acil mali yardımların dağıtılması zorunluluğu gündemi değiştirdi.
Söz konusu maddenin bir idari tedbir olarak değil, önceden alınacak bir mahkeme kararıyla uygulanabilmesi üzerine bir mutabakat doğdu.
Söz konusu ön koşul olan mahkeme kararı Şubat 2022’de alındı, böylece cezai işlemlerin gündeme gelmesi de Macaristan’daki seçimler sonrasına kaldı.
Cezai işlemlerde Polonya neden gündemde değil?
Farklı gerekçelerden yola çıkarak da olsa, şimdiye kadar benzer prosedür uygulanan Polonya, cezai işlemler konusunda öyle anlaşılıyor ki, şu an itibarıyla AB’nin hedefinde değil.
Uzmanlar Polonya’nın Ukrayna konusunda AB politikasına sadık kalmasının bunun nedeni olabileceğini düşünüyorlar.
Macaristan, Rusya ve Ukrayna arasında bir denge politikası izlemeye çalışırken, Polonya Ukrayna’ya tam destek veriyor ve bu da AB dış politikasına denk düşüyor.
Ancak AB ve Polonya arasında farklı görüşmelerin gündeme gelmiş olabileceğini, Polonya’nın savaş koşulları nedeniyle AB’nin itirazlarını dikkate alabileceğini, yani uysallaştığını düşünen gözlemciler de var.
Üçüncü bir alternatif de Brüksel’in bu uygulamayla Budapeşte ve Varşova arasındaki sıkı işbirliğini zayıflatmak istemiş olabileceği ihtimali.
Macar oyun yazarı Andrea Pass’in 2019 yılında Macaristan’da Sezonun En İyi Oyunu ödülünü alan “Kaybolan Hisler” oyunu Yeni Metin Projesi kapsamında Türkçeye çevrildi.
Galataperform ve Macar Kültür Merkezi işbirliğinde düzenlenecek etkinlik kapsamında 27 Nisan’da Andrea Pass’in yazdığı, Eva Aktürk’ün çevirdiği Kaybolan Hisler adlı oyunun okumasını Senem Cevher yönetecek ve okuma Bahçeşehir Üniversitesi Konservatuvarı desteğiyle BAU Pera Sahne ev sahipliğinde seyirciyle buluşacak.
Oyun sonrası; yazarın, yönetmenin ve oyuncuların katılımıyla bir söyleşi yapılacak.
Etkinlik kapsamında Andrea Pass aynı zamanda 28 Nisan’da Oyun Yazarlığı Atölyesinin konuğu olacak.
Etkinlik Detayları
🗓 27 Nisan Çarşamba
🕖20.30
📍 Bau Pera Sahne
Kaybolan Hisler
Yazan: Andrea Pass
Çeviren: Eva Aktürk
Yöneten: Senem Cevher
Yönetmen Yardımcısı: Furkan Tekbıyık
Dramaturg: Melike Saba Akım
Işık: Umut Rışvanlı
Müzik Performans: Berkan Yılmaz, Levent Doğru
Asistanlar: Yunus Emre Berber, Zehra Açıkel
Oyuncular: Banu Fotocan, Buket Çelik, Ezgi Yazıcı, Oğuz Kahraman, Ömer Vatanartıran, Yaman Ceri
📌“Kaybolan Hisler”, Macar Kültür Merkezi desteğiyle seyirciyle buluşmuştur.
CEV 17 Yaş Altı Kızlar Avrupa Şampiyonası Elemeleri 2. Raunt A Grubu’ndaki son maçında Türkiye, Macaristan ile karşılaştı. Karşılaşmayı millilerimiz, 3-0 kazandı.
Bursa’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu etaptaki son maçını kazanan Ay-yıldızlı ekip, grubu birinci sırada bitirdi.
Milli takım, 16-24 Temmuz tarihlerinde Çekya’da düzenlenecek Avrupa Şampiyonası Finalleri’ne katılmaya hak kazandı.
TEKİRDAĞ (AA) – Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tarih Topluluğunca “Türk Macar İlişkilerinin Kökeni ve Tekirdağ’ın Macar Tarihindeki Yeri” konferansı düzenlendi.
NKÜ Rektörlük Konferans Salonunda düzenlenen konferansta, Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Egemen Çağrı Mızrak, Macar tarihi hakkında katılımcılara bilgi verdi.
Macaristan’ın İstanbul Başkonsolosu Laszlo Keller de Macar tarihinde Türk halklarının, Osmanlı İmparatorluğu’nun ve Türkiye Cumhuriyeti’nin rol oynamadığı dönemin pek bulunmadığını, Türk Macar ilişkilerini geliştirmeye devam etmek için çalıştıklarını söyledi.
Kaynak: turkmagyarizi.com
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Eker ise Türk Macar dostluğunun iki ülke içinde önemli olduğunu dile getirdi.
Eker, konuşmaların ardından Keller’e üniversite tarafından hazırlanan Namık Kemal kitabını hediye etti.
Programa, Macar Kültür Merkezi Müdürü Gabor Fodor, Tekirdağ Macar Dostluk Derneği Başkanı Adem Dalgıç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
A weboldalon cookie-kat használunk, amik segítenek minket a lehető legjobb szolgáltatások nyújtásában. Weboldalunk további használatával jóváhagyja, hogy cookie-kat használjunk.