Macaristan’da hükümet, kürtaj talebinde bulunmak isteyen kadınları muayene eden doğum uzmanının, ceninin hayati fonksiyonlarının işleyişini hastalara açık ve net bir şekilde göstermesi zorunluluğu getirdi.
Resmi Gazete’de yayımlanan ve 15 Eylül’de yürürlüğe girecek olan kararnameye göre doktorlar, kürtaj talebinde bulunan kişilere, ceninin hayati fonksiyonlarının işleyişini hastalara açık ve net bir şekilde gösterecek.
Sırbistan hükümetinin, Cumartesi günü gerçekleştirilmesi planlanan Avrupa Onur Yürüyüşü’nü yasaklaması, Brüksel ve Belgrad ilişkilerini gerginleştirdi. Avrupa Komisyonu, Sırbistan makamlarına yasağı iptal etme çağrısı yaptı.
Geçen yıl Kopenhag’da düzenlenen yürüyüşün ardından bu yıl yürüyüşün Belgrad’da yapılmasına karar verilmişti.
Yasak gerekçesi olarak ‘güvenlik endişesi’ gösterildi.
Milliyetçi muhafazakar kesimler, yürüyüşün yasaklanması için çağrı yapıyordu.
Belgrad’da daha önce de bu tür gösteriler düzenlenmişti.
2001 yılındaki yürüyüşe göstericilerin müdahale etmesi sonucunda olaylar çıkmış ve çok sayıda insan yaralanmıştı.
Ancak daha sonraki yıllarda başkentteki yürüyüşleri olaysız gerçekleşmiş, hatta bir yürüyüşe o dönem Sırbistan’ın ilk eşcinsel başbakanı Ana Brnabic de katılmıştı.
O yürüyüş Avrupa’nın en büyük Onur Yürüyüşü olarak anılmıştı.
Yasak gerekçesi olarak ne gösterildi?
Bu yıl Avrupa LGBTİ+ örgütlerinin nihai yürüyüşü, Belgrad’da düzenleyeceklerini açıklamalarının ardından Sırbistan’da muhafazakar çevreler gösteriyi engellemek için organize oldu.
Milliyetçi ve muhafazakar çevreler, Onur Yürüyüşü’nün planlandığı 17 Eylül’de Belgrad’da “Aile Yürüyüşü” düzenleyeceklerini duyurdu. Bu durum bazılarınca başkentte olayların çıkabileceğinin işareti olarak değerlendirildi.
Avrupa Birliği karşıtı Sırbistan milliyetçilerinin de LGBTİ+ karşıtı çevrelere destek vereceğinin ortaya çıkmasıyla birlikte hükümet, her iki tarafın gösterisinin de yasaklandığını duyurdu.
İçişleri Bakanı Aleksandır Vulin, “Var olan jeopolitik koşullar içinde Onur Yürüyüşü’nün gerçekleşmesi Belgrad sokaklarının sıcak çatışmalara sahne olması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin tamamen tehlikeye atılması anlamına gelecektir, bu nedenle de gösteriye izin vermiyoruz” dedi.
LGBTİ+ örgütleri temsilcileri ise bu kararı kabul etmeyeceklerini açıkladılar.
Yürüyüş düzenleme komitesi adına konuşan Goran Miletic, basına verdiği demeçte, hükümetin yürüyüşü iptal etme hakkına sahip olmadığını söyleyerek, gösteriyi her koşul altında gerçekleştireceklerini duyurdu.
Avrupa Birliği ne diyor?
Avrupa Birliği, bu yürüyüşleri, toplum içindeki azınlıkların kendi hak ve çıkarlarını korumak için gündeme getirdikleri etkinlikler olarak algılıyor ve bunu Avrupa Birliği temel ilkelerinin hayata geçirilmesi olarak görüyor.
Eylül başlarında Sırbistan’da Onur Yürüyüşü tartışmaları başladığında AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borell, bu yürüyüşün AB için önemini vurgulamış ve Sırbistan makamlarını bir çözüm bulmaya çağırmıştı.
Bugün gösterinin yasaklandığının açıklanmasından sonra da Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Dunja Miyatoviç, Sırbistan hükümetine “Tarihte iyi ve haklı olanların yanında yer almalarını, yasaklama kararını iptal etmelerini” tavsiye etti.
Salı günü akşam saatlerinde Avrupa Konseyi Dışişleri Komiserliği de konuyla ilgili bir basın açıklamasıyla birliğin hayal kırıklığını dile getirdi.
Açıklamada, Avrupa LGBTİ+ kuruluşları açısından Belgrad’daki Onur Yürüyüşü’nün çok önemli olduğu ve Cumartesi gününe kadar mutabakata dayalı bir çözüm bulunacağının umulduğu dile getirdi.
Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de düzenlenen “Anadolu Destanı” defilesi büyük ilgi gördü.
Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de düzenlenen “Anadolu Destanı” defilesi büyük ilgi gördü.
Türkiye’nin Budapeşte Büyükelçiliği İkametgahında, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı İzmir Olgunlaşma Enstitüsü küratörlüğüyle, Türk Hava Yolları ve Ramada Hotel’in sponsorluğunda gerçekleştirilen defileye çok sayıda büyükelçi ve davetli katıldı.
Kaynak: T.C. Budapeşte Büyükelçiliği/Turkish Embassy in Budapest Facebook
Türkiye’nin Budapeşte Büyükelçisi Gülşen Karanis Ekşioğlu, etkinlikte yaptığı konuşmada, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Olgunlaşma Enstitülerinin, Türk el işlemeleri ve sanatlarının üretiminde ve yaşatılmasında önemli bir görev üstlendiğini söyledi.
Geleneksel Türk motiflerinden ve Anadolu mimarisinden ilham alınarak işleme, takı, seramik, minyatür ve diğer el sanatları ile zengin Türk kültürünü yansıtan koleksiyonların üretildiğini belirten Ekşioğlu, atılan bu adımlarla Türk el sanatları ve giyim kültürünün, aslına sadık kalınarak korunduğunu ve Türkiye’nin sanat hafızasının arşivlenerek gelecek nesillere aktarıldığını kaydetti.
Ekşioğlu, “Anadolu Destanı” temasına sahip bugünkü defilenin Selçuklu ve Osmanlı dönemleri de dahil olmak üzere farklı dönemlere ait motifleri yansıttığını ifade etti.
Macaristan Devlet Bakanı Gergely Gulyas, Hükümetin çözüm için tasarruf tedbirleri aldığını, bu kapsamda kamu kurumlarında doğalgaz kullanımının yüzde 25 azaltılması kararı alındığını ifade eden Gulyas, kamu kurumlarının 18 dereceye kadar ısıtılabileceğini duyurdu.
Enerji krizine çözüm arayan Avrupa’da halkı bu kış soğuk günler bekliyor.
Kaynak: Jonathan Kemper on Unsplash
Macaristan’da hükümet, enerji krizini hafifletmek için kamu kurumlarında doğalgaz kullanımını yüzde 25 azaltma kararı aldı.
Macaristan Devlet Bakanı Gergely Gulyas, düzenlediği haftalık basın toplantısında, tüm Avrupa’da enerji tedarikinde yaşanan zorluklar ve enerji fiyatlarındaki artış yüzünden çeşitli sorunlar yaşandığını söyledi.
Hükümetin çözüm için tasarruf tedbirleri aldığını, bu kapsamda kamu kurumlarında doğalgaz kullanımının yüzde 25 azaltılması kararı alındığını ifade eden Gulyas, kamu kurumlarının 18 dereceye kadar ısıtılabileceğini bildirdi.
Gulyas, Macaristan’ın doğalgaz tedarik konusunda herhangi bir sorun yaşamadığını ama artan fiyatlar yüzünden hem halkın hem de şirketlerin hızlı bir şekilde doğal gaz kullanımını azaltması gerektiğini belirtti.
Rusya’ya uygulanan yaptırım politikalarının beklenen sonuçları vermediğini savunan Gulyas, bu yüzden enerji fiyatlarının ciddi şekilde arttığını, artan enerji fiyatları yüzünden de enerji krizi oluştuğunu kaydetti.
Macaristan’ın ilk Sınır Avcı Alayı Budapeşte’de düzenlenen bir törenle sınır muhafızlığı görevine başladı.
Macaristan’da sınırları korumak amacıyla yeni
bir askeri gücün oluşturulmasına 2015 yılındaki büyük sığınmacı akınından sonra
karar verilmişti.
And
içme töreninde bir konuşma yapan başbakan Viktor Orban, “sınırları olmayan bir
ülkeyi kabuğu olmayan bir yumurtaya” benzetti ve Avcı Alayı’na ülke sınırlarını
koruma faaliyetlerinde başarılar diledi.
Macaristan hükümeti, Avrupa Birliği (AB) tarafından yöneltilen en önemli eleştirilerden biri olan ülkede AB fonlarının dağıtımı ile ilgili şaibeleri ortadan kaldırmak için Yolsuzlukla Mücadele Ajansı kuracağını açıkladı. Macar hükümetinin yolsuzluklarla mücadele konusunda aldığı bu karar, AB’nin eleştirilerinin bir kısmını bertaraf etmeye yönelik girişimlere yeşil ışık yakıldığı anlamına geliyor.
Başbakan Viktor Orban tarafından yayımlanan kararnameye göre Kasım ayı sonuna kadar kurulacak olan Yolsuzlukla Mücadele Ajansı ve bu kurumun faaliyetlerini denetleyecek “bağımsız” komisyon, ülkedeki yolsuzluk şaibelerinin ortadan kaldırılması ve AB’nin ikna edilmesi için çalışacak.
AB, Macaristan’da hukuk devletinin temel kurallarının ihlal edildiği gerekçesiyle Macaristan’a verilen AB fonlarının ödenmesini 2022 başında durdurmuştu.
AB tarafından Macaristan’a yöneltilen eleştirilerin başında da yargı sisteminin bağımsızlığı, ülkenin toplumsal mutabakat aranmayan yasa ve kararnamelerle yönetilmesi, basın özgürlüğünün eksikliği ve Macaristan’a verilen AB fonlarının dağıtımında var olduğu ileri sürülen yolsuzluk şaibeleri ile ilgili olarak işlem yapılmaması geliyordu.
Macaristan’ın sicili kötü
Dünyada yolsuzlukları araştıran en önemli kurumlardan Transparency International’ın 2022 yılı başında açıkladığı verilerine göre Macaristan, AB içinde en fazla yolsuzluk yapılan ülkeler sıralamasında Bulgaristan’ın ardından ikinci sırada.
Macaristan’da kamu ihalelerinin dağıtılmasında eş dost ve tanıdıklara öncelik verildiği iddiaları bir türlü gerektiği gibi soruşturuluyordu. Bu iddiaları güçlendiren veriler de vardı.
Örneğin, AB fon ve kaynaklarının nasıl dağıtıldığı araştırılırken, açılan ihalelerin % 40’ına neden sadece tek bir şirketin katıldığı, yani ihalelerin neden adrese teslim hazırlandığı eleştirilerine tatmin edici bir yanıt da verilemiyordu.
Yolsuzlukla Mücadele Ajansı’nın kurulmasına paralel olarak kamu ihalelerinde tek bir şirketin katılımıyla gerçekleşen ihale sayısının % 40’lardan % 15’in altına indirilmesi planlanıyor.
Yolsuzlukla Mücadele Ajansı AB fonları için yeterli olacak mı?
Yolsuzlukla mücadelenin kurumsal bir nitelik kazanması elbette olumlu bir adım. Ancak bunun içeriğinin nasıl oluşturulacağı, yani yolsuzlukla gerçekten mücadele mi edeceği, yoksa AB fonları için göstermelik bir adım mı olacağı konusunda tereddütler de var.
Yolsuzlukla Mücadele Ajansı’nın kurulmasında, plan ve taslakların hazırlanmasında hiçbir sivil kuruluşun çalışmalara dâhil edilmemesi önemli bir uyarı.
“Bağımsız” komisyon için adı geçen kişilerin arasında isimleri daha önce yolsuzluklarla anılan bazı hükümet üyelerinin ve ekonomi dünyası isimlerinin de bulunması bu kuşkuları güçlendiriyor.
Gözlemciler yolsuzlukla mücadele konusunda Macar hükümetinin AB’nin eleştirileri doğrultusunda adım atmasının önemli olduğunu ancak sadece bu gelişmenin kesilen fonların musluklarının açılması için yeterli olmayacağını düşünüyorlar.
Macar fotoğrafçı István Zsiros’un Suriye’deki savaştan kaçan ve Budapeşte tren istasyonunda sabahlayan insanları fotoğrafladığı çalışması aşk ve umut dolu bir anı yakalıyor.
Sergiye eşlik edecek aynı isimde bir yayın ise ekim ayında Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanacak
Yapı Kredi Kültür Sanat, “Hayat, Ölüm, Aşk ve Adalet” isimli güncel sanat sergisine ev sahipliği yapıyor. Farklı coğrafyalarda yaşanan adaletsizliklere aşk, umut ve direnişle bakmayı öneren sergi, 15 Eylül 2022-2 Ocak 2023 tarihleri arasında Yapı Kredi Kültür Sanat Galeri’de ziyaretçilerini bekliyor.
Dünyanın her yerinde farklı biçimlerde yaşanan sosyal, siyasi, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ya da ekolojik sebeplerden kaynaklanan adaletsizlikler son yıllarda yeni tip Koronavirüs salgınıyla daha da belirgin hale gelirken, Türkiye’de ve yurt dışında yaşayan sanatçılar, bu durumu ele aldı.
“Hayat, Ölüm, Aşk ve Adalet” sergi için üretilen yeni eserlerin yanı sıra güncel sanatçıların yakın dönemde üretilmiş fotoğraf, yerleştirme, video ve duvar resimlerine yer veriyor. İsmini sanatçı Hale Tenger’in aynı adlı ses yerleştirmesinden alan sergi, hak ve adalet arayışına saygı ve dayanışmayla, kimsenin yaşam tercihleri nedeniyle ayrımcılığa uğramadığı bir zemin umuyor.
A weboldalon cookie-kat használunk, amik segítenek minket a lehető legjobb szolgáltatások nyújtásában. Weboldalunk további használatával jóváhagyja, hogy cookie-kat használjunk.