2026. Temmuz 30.
Türkinfo Blog Oldal 207

Gelmiş geçmiş en büyük 20 Ağustos kutlaması

Tarihi Macar devletinin kuruluşunun da kutlandığı 20 Ağustos Aziz Istvan bayramı, Macaristan’ın en önemli tarihsel günüdür. Macarlar bu ulusal bayramı her yıl coşkuyla kutluyorlar ama bu sene kutlamalar çok daha büyük ölçekte organize ediliyor.

Etkinliklerle turizmin canlandırılması da hedeflendiği için bütün gösteriler hükümet tarafından finanse edilecek.

Bu sene program 18 ağustosta başlayıp 22 ağustosta bitecek, fakat en büyük etkinlik 20 Ağustos günü olacak.

Aziz Stefan günü şehrin pek çok noktasında geleneksel etkinliklerle başlayacak ama günün en önemli etkinliği saat 21:00 başlayacak olan havai fişek gösterisi.

2019 yılı havai fişek gösterisi

Havai fişek gösterisi Margaret köprüsü ve Petöfi köprüsü arasında 4 km boyunca gerçekleşecek. Gösteri en az 35 dakika sürecek ve 40.000 adet havai fişek kullanılacak.

Etkinlikler boyunca birçok yabancı ülkeden gelen 149 sanatçı 18 farklı adreste sahne alacak. Aynı zamanda Macar müziği de önemli Macar sanatçıları tarafından seslendirilecek.

Macar savunma güçleri de geçit töreni için hazırlanıyor. Parlamentonun önünde 200 asker askeri yeminlerini edecekler ve hava kuvvetleri de gösteri yapacak.

Ziyaretçiler de parlamento binasına ücretsiz girme ve Kutsal Macaristan Tacını görme fırsatı bulacaklar.

Programlar: https://szentistvannap2021.hu/musorok

Sanatçılar: https://szentistvannap2021.hu/eloadok

Harita: https://szentistvannap2021.hu/helyszinek

Senhür Yüksel – Türkinfo

Kaynak

Macaristan’da otobüs kazası

Macaristan’da otobüsün devrilmesi sonucu 8 kişi öldü, 48 kişi yaralandı.

Macaristan’da yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği, 48 kişinin yaralandığı bildirildi.

Otobüsün bir günlük Hırvatistan turuna katılan bir frup olduğu açıklandı. Kazanın nedeni araştırılıyor.

Budapeşte 1919: Bir Avangard Doğuyor

Kaynak: flickr.com

1914’e kadar Macaristan, daha doğrusu Avusturya-Macaristan monarşisi, kapitalizmin yoluna girmekle birlikte feodal yapılarını muhafaza eden bir ülkedir. Modernist hareketler geleneğe ve İmparatorluğa birer hakaret olarak görülür. Resmî dil Almanca, kültür ise Viyana’nınki. Entelektüeller arasında Fransızca konuşmak yeğlenirken, Macarca konuşan ve ulusal geleneği canlı tutanlar köylüler.

Feodal sistemin kudreti Macaristan’ı felç noktasına getirmiş göründüğünden en çılgın hayaller kültüre yöneltilir. Toplumu değiştirmek mümkün görünmez, o halde kültürü değiştirmek gerekir. Bu bağlamda, aniden bir dergi ve bir şair, toplumsal bir dönüşüme özlem duyanların etrafında toplanacağı birer sembol haline gelir: Nyugat topluluğu ve Endre Ady.

Nyugat (Batı) her şeyden önce Macar kültürünün geleneksel formlarında açılan bir gedik. Miadı dolmuş bir gelenek karşısında, dergi ve çevresinde oluşan topluluk yüzünü Batı’ya döner. Nietzsche, Bergson ve özellikle de sembolizm yorumlanır. Bu edebiyat dergisine paralel olarak daha sosyolojik nitelikteki –Huszadik Szazad (Yirminci Yüzyıl) veya Sosyal Bilimler Topluluğu gibi– başka yayınlar gelişir ve muhafazakarlığa karşı mücadeleyi genişletir. Bartok ve Kodalyi, Macar halk müziği hakkında belgeler toplarken, genç entelektüeller bir Macar tiyatrosuna hayat vermeye çabalar. Aralarında Georg Lukács’a rastlarız. Nyugat yalnızca bir sanat dergisidir fakat modernlik ve yenilenme, hatta devrim hayalini kuranların simgesi haline gelir. Endre Ady, 1906’da Yeni Şiirler’ini (Uj Versek) yayınladığında, bu cilt bir manifesto yerini tutar. Ya skandal ya tapınma konusu olur. Ady’nin yanında ya da karşısında yer almak, modernite, Macar edebiyatı ve bizzat Macaristan’dan ne beklendiği konusunda tutum almak anlamına gelir.

Gençlik bu konuda tereddüde düşmez ve Ady’yi idolü, üstadı olarak benimser. Bundan böyle tüm Nyugat hareketi onun ilhamını taşıyacaktır. En ateşli hayranları arasında genç Lukács’ı buluruz. Hatta bu onun için eşsiz bir olaydır: Ady, Lukács’ın hakikaten hayranlık duyduğu tek avangard şair olacaktır, çünkü onda bütün bir dünya görüşünün sözcüsünü görür. Fakat o dönemde, kendi kuşağının birçok genç entelektüeli gibi (örneğin Béla Balázs) Lukács da yüzünü Almanya’ya dönecektir. Önce Berlin’e, ardından Heidelberg’e giderek, Bloch ve Weber’le yakınlaşarak, Macaristan’ın kültürel ve siyasal ufkunu tümüyle terk etmiş gibi görünür. Esasında hiç de öyle değildir. Ruh ve Biçimler’deki trajik dünya görüşünün olumlanışının, Dostoyevski’de aradığı ve tekrar Roman Kuramı’nda bulacağımız mesiyanik umudun ardında yatan, muhtemelen kapitalizme duyduğu nefret ve Macaristan’da devrimin imkânsız olduğuna dair kesin kanaatidir.

Oysa bu devrim gelecektir: Avusturya-Macaristan monarşisinin harabeleri üzerinden 31 Ekim 1918’de yükselecektir. Fakat demokratik burjuva devrimini temsil eden Kont Karolyi de tutunamaz. İttifak devletlerinin talepleri ve Macaristan’ın işgali tehdidi karşısında yeterince geniş bir halk desteğinden faydalanamaz. Bu desteği gerçek anlamda yalnızca Macaristan Komünist Partisi ve lideri Bela Kun elde eder. Bu parti, tıpkı kurucusu gibi –ki o da hâlâ gizemini koruyan bir simadır– uzun süre azımsanmıştır. Buna rağmen Karolyi iktidarı proletaryaya teslim etmek zorunda kalır. O sırada tutuklu olan Bela Kun hükümet başkanı olur. Ardından gelecek baskı dalgasıyla kanlı biçimde dağıtılana kadar bu “Komün” 133 gün boyunca yaşayacaktır.

Devamını oku

Kaynak: www.e-skop.com

Avrupa turizmi de salgından çok etkilendi

Visegrad ülkeleri olarak anılan Macaristan, Polonya, Slovakya ve Çek Cumhuriyetinde yapılan bir araştırma sonuçlarına göre Covid salgını nedeniyle turizmde geçen yıl yaşanan büyük gerileme en çok Macaristan’ı etkiledi.

Fotó: turizmus.com

Macaristan’da turizm sektörü geçen yıl % 57 gerilemiş. Diğer üç ülkede ise turizmdeki düşüş % 45 dolayında.

Bu sektörün milli gelire olan katkısı da aynı yıl % 32 azalmış.

Ancak Avrupa Birliği’nde turizm sektöründeki gerilemenin daha yüksek olduğu ülkeler de var. Örneğin İspanya’da ve Güney Kıbrıs’ta turizm gelirleri  % 70 azalmış.

Turizm gelirlerindeki düşüşün en az olduğu AB ülkesi ise % 30 ile Hollanda.

Macaristan ve Slovakya’nın sürgün kavgası

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Çekoslovakya’nın Macarları zorla yerinden etmesinin ve mal varlıklarına el konmasının önünü açan Beneş Kararnamesi Budapeşte ile Bratislava arasında yeniden bir kriz yarattı. Macaristan Parlamento Başkanı László Kövér, Slovakya’da Samorin’de sürgün edilenlerin anısına yapılan bir anıtın önünde Slovakya’ya özür dileme çağrısı yaptı. Slovakya Dışişleri Bakanı Ivan Korčok ise müdahaleyi geri çevirdi.

Güney Slovakya’da Macarca yayınlanan Új Szó, Slovakya’nın hala yürürlükte olan kararname için bir özür borçlu olduğunu söylüyor:

Güney Slovakya’da Macarca yayınlanan Új Szó, Slovakya’nın hala yürürlükte olan kararname için bir özür borçlu olduğunu söylüyor:

“László Kövér özür konusunda haklı. Slovakya bir bedeli olmayacak ve büyük bir jest olacak bu hareketi çok daha önce yapmalıydı. Slovakya parlamentosunun 1993’ten bu yana bunu başaramaması ülkenin siyasi liderlerinin dar kafalılığının göstergesi. Slovakya er ya da geç ve zor da olsa Beneş Kararnamesinin [tarihi] mirasıyla hesaplaşmak zorunda.”

Haberin devamı

Polonya’da parlamento, yabancı medya kuruluşlarını yasaklayan yeni yasa tasarısını onayladı

Kaynak: flickr.com

Polonya parlamentosu, yabancı medya kuruluşlarının faaliyletlerini kısıtlayacağı gerekçesiyle eleştirilen yeni basın yasa tasarısını onayladı.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise tasarının onaylanmasından dolayı “derin rahatsızlık duyduğunu” belirtti.

Muhafazakâr Hukuk ve Adalet Partisi (PIS) tarafından hazırlanan yasa tasarısı, Polonya’da medya ve basın alanında faaliyet gösterecek şirketlerin lisans koşullarını yeniden düzenliyor.

Yeni yasa Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde kaydolan bir şirket bile olsa mülkiyeti AB dışı şirketlere ait medya kuruluşlarının Polonya’daki faaliyetini yasaklıyor.

Bu da eğer söz konusu taslak yasalaşırsa Polonya’da muhalif yayın yapan Amerikan kökenli TVN24 medya grubunun lisans hakkının elinden alınacağı anlamına geliyor.

Blinken: Yasa, Polonya’nın yatırım ortamını baltalayabilir

Blinken yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu yasanın, Polonyalıların inşa etmek için uzun süredir uğraştığı medya ortamını önemli ölçüde zayıflatacağını savundu.

Polonya’nın güçlü bir NATO müttefiki olduğunu hatırlatan Blinken, “Yasa, Polonya’nın güçlü yatırım ortamını da baltalayabilir” dedi.

Hükümet krizine neden oldu

Hükümet tarafından meclise sunulan yasa tasarısı Polonya’da hükümet krizine neden olmuştu.

Hükümetin küçük ortağı Anlaşma partisi yeni medya yasası taslağına parlamentodaki oylamada destek vermeyeceğini açıkladı.

Bunun üzerine Başbakan Mateus Morawiecki, Anlaşma Partisi Başkanı Jaroslaw Govin’i başbakan yardımcılığı görevinden azletti.

Bu gelişmenin ardından koalisyon ortağı Anlaşma Partisi de koalisyondan ayrılma ve parlamentoda PIS hükümetinden desteğini çekme kararı aldı.

Anlaşma Partisi’nden 13 milletvekilinin koalisyondan ayrılması, PIS önderliğindeki koalisyonun artık parlamentonun alt kanadında çoğunluk sağlayamaması anlamına geliyor.

BBC’nin Varşova muhabiri Adam Easton, yasanın onay için şimdi muhalefetin çoğunluk sağladığı Senato’ya gideceğini bildirdi. Easton’ın aktardığına göre Senato yasada değişiklik talep edebilir ya da reddebebilir.

Ancak, parlamentonun alt kanadı her türlü değişikliği geri çevirebilir ve yine de sonunda tasarıyı onaylayabilir.

Analistler ise PIS’in bağımsız bazı parlamenterleri yanına çekmek için her türlü yönteme başvuracağını söylüyor.

Bağımsız haber yapabilen tek televizyon kanalı

Yeni yasadan etkilenecek olan TVN24 haber kanalı, Polonya’da bağımsız haber yapabilen tek televizyon kanalı.

Yeni medya yasasının tek amacının gelişmelere objektif yaklaşabilen yayın politikası nedeniyle çok seyredilen TVN24 kanalını susturmak olduğu saptaması yapılıyor.

Hollanda’da kurulan Polish Television Holding BV’ye bağlı olarak faaliyet gösteren TVN24 kanalının asıl sahibi ise Amerikan Discovery grubu.

Dolayısıyla yeni yasa bir Amerikan şirketini doğrudan hedef alması nedeniyle de uluslararası gerginliklere neden oldu.

Polonya’daki yeni medya yasa taslağını geçtiğimiz günlerde bir grup ABD senatörü sert bir şekilde eleştirmişti.

Bu eleştiriler basın özgürlüğünün kısıtlanmasının, ABD ve Polonya arasındaki ilişkiyi yatırımlar da dahil olmak üzere olumsuz etkileyebileceği uyarısını içermişti.

Yeni medya yasa tasarısı basın özgürlüğüne ciddi bir darbe olarak değerlendiriliyor ve bu nedenle Polonya’da birkaç gündür bu yasayla ilgili gösteriler yapılıyor.

Salı günü binlerce kişi ülke genelindeki eylemlerde bir araya geldi. Göstericiler Başkent Varşova’da parlamento önünde toplanırken; Krakow, Wroclaw, Poznan, Lublin ve Szczecin’de de mitingler düzenlendi.

Tarik Demirkan- BBC

Bachçede davul zurna ve caz!

Kaynak: Youtube

İstanbullu müzikseverlerin merakla beklediği Bachçede Yaz Festivali, bu yıl 12 Ağustos – 10 Eylül tarihleri arasında Emirgan’daki Sakıp Sabancı Müzesi Fıstıklı Teras’ta düzenlenecek.

Festivalin 12 Ağustos’taki açılışını Bach Günleri seyircisinin ilgiyle takip ettiği usta viyolonselci Jiri Barta ve piyanist Terezie Fialova, Çek asıllı besteciler Dvorak ve Janacek’in eserlerinden oluşan özel bir programla yapacak. Seyircinin çok sevdiği viyolonsel virtüözü Jiri Barta ve şairane dokunuşlarıyla piyanist Terezie Fialova, Dvorak’ın ‘Çello Konçertosu’nu bestecinin orijinal piyano partisyonlarıyla izleyiciye sunacak.

13 Ağustos’ta ise Olgu Kızılay’ın oluşturduğu yaylı sazlar topluluğu Today’s Quintet, Barta ve Fialova ile birlikte çalacak. Konser, Shostakovich çello ve piyano sonatından Gorecki piyano konçertosuna, Tchaikovsky’den Piazzolla’ya zengin bir program içeriyor.

ROMAN GECESİ

Bachçede Yaz Festivali, 26 Ağustos’ta ‘Davul Zurna Caz’ başlıklı eğlenceli bir konserle devam edecek. Türk Roman müziğinin kutlandığı ve cazla buluştuğu bu gecede, yetenekli gitar virtüözü Bilal Karaman yönetiminde usta müzisyenler Ahmet Özden, Hacı Rüstem Çembeli ve Ergün Şenlendirici sahnede olacaklar.

7 Eylül’de Macar caz grubu Peter Sarik Trio’nun ‘Bela Bartok in Jazz’ konseriyle sürecek festival, 10 Eylül’de dünyaca tanınan Can Çakmur’un piyano resitaliyle sona erecek. Dünya çapında pek çok yarışmada birincilik ödülleri olan, önemli şeflerle ve orkestralarla konserler veren piyanist, özel bir programla sahnede olacak.

Hakan Erdoğan tarafından Sabancı Müzesi’nin desteğiyle düzenlenen festivaldeki tüm konserler saat 20.30’da başlayacak.

Kaynak: www.hurriyet.com.tr

Kiraz Mevsimi Macaristan’da Ekrana Gelecek!

Kaynak: www.tvdunyasii.com

Özge Gürel ile Serkan Çayoğlu’nun başrolünü paylaştığı “Kiraz Mevsimi” dizisi 23 Ağustos’ta Macaristan’da yayınlanmaya başlayacak.

“Kiraz Mevsimi” dizisi 2014 yılında başlayıp 2015 yılında 59,bölümde final yaparak ekranlara veda etmişti. Yayınlandığı dönem ilgiyle izlenen dizi Fox Tv’de yayınlanmıştı.

Kaynak: www.tvdunyasii.com

16,474FansLike
639FollowersFollow