2026. Temmuz 29.
Türkinfo Blog Oldal 181

Erzurum Devlet Tiyatrosu Ferenc Karinthy’nin”Peynirli Yumurta” oyununu sahneleyecek

Erzurum Devlet Tiyatrosu (EDT), “Peynirli Yumurta” oyununu yarın seyirciyle buluşturacak.

Erzurum Devlet Tiyatrosu (EDT), “Peynirli Yumurta” oyununu yarın seyirciyle buluşturacak.

Ferenc Karinthy’nin yazdığı Çiğdem Aydın’ın çevirdiği ve Eray Eserol’un yönettiği tek perdelik oyunda, Macaristan’da yaşamak zorunda olan bireyin özgürlük özlemi, var olma çabası ve yaşadıkları sorunlar, bar sandalyesinde oturan bir kişinin kendisi ve çevresiyle hesaplaşması üzerinden anlatılıyor.

Dekoru Sinan Yardımedici, kostümleri Esra Selah, ışık tasarımını Rahmi Özan’ın yaptığı oyunda, Bayram Atila Karagöz ve Merve Gül rol alıyor.

Oyunun yönetmeni Eray Eserol gazetecilere yaptığı konuşmada, salgın nedeniyle kasım ayında internet üzerinden oyunun çalışmalarına başladıklarını söyledi.

Eserol, 3 farklı kentte çalışma yaptıklarını belirterek, “Dramatik tarafları ve karakterlerin değişimlerini Erzurum, İzmir ve Ankara’da yaptık. İnternette oyunun temelini attık ve Ankara’da ise provalarına başladık. Biz ortaya bir fotoğraf koyuyoruz sonra içini duygu, gerilim ve çatışma ile dolduruyoruz. Çatışma ve gerilim bizde bir şeylerin eksiklik duygusunu yaratıyor. Metne dayalı bir tiyatro yapıyoruz.* diye konuştu.

EDT Müdürü Sezai Yılmaz da ikinci oyunlarını yarın sahneleyeceklerini belirterek, Erzurum ekibi olarak Türkiye’nin dört bir yanında turnelerin devam ettiğini aktardı.

Son Dakika.com

Macarca öğrenmek isteyenler için işte fırsat!

Türkinfo Vakfı  sizi “Macarca pratik” yapmaya çağırıyor.

Macaristan’da yaşayan, çalışan Türkler için en ciddi sorunlardan biri Macarcayı yeteri kadar konuşamamak.

Bilindiği gibi üniversite öğrencileri okulda “İngilizce” ya da “Almanca” eğitim görüyorlar.

Macaristan’a çalışmak için gelen Türkler ise iş lisanı olarak İngilizceyi kullanıyor, ya da Türk şirketlerinde, Türkler arasında yaşıyor ve dolayısıyla günlük hayatta Türkçe konuşuyorlar.

Oysa bir ülkeyi, bir kültürü en iyi tanımanın yolu, o ülkenin dilini konuşabilmekten geçer.

İşte kurulduğu tarihten bu yana kültürel kamu hizmeti veren Türkinfo Vakfı bu temel gerçekten yola çıkarak, Macarcasını pratik yaparak geliştirmek isteyen Türklere bir fırsat sunuyor.

“Nyelvklub” sizin için kuruldu!

Macarcasını geliştirmek isteyenler için haftada bir kez olmak üzere, Macar öğretmenler  eşliğinde size pratik yapma olanağı sunuyoruz.

Gyere beszéljünk magyarul!

Katılım ücretsizdir!

İlk toplantımızın tarihi: 28 Ocak 2022, Cuma.

Saat: 18.00

Yer: Trap Cafe, Budapest, Erzsébet krt. 41, 1073

Macaristan’da hükümet altı temel gıda maddesinin fiyatını dondurdu

Bundan böyle şeker, un, sıvıyağ, domuz eti, tavuk ve süt fiyatları arttırılamayacak.

Başbakan Viktor Orban tarafından açıklanan bu önlem ile son zamanlarda enflasyon nedeniyle artan hayat pahallılığının dar gelirliler üzerindeki etkisinin azaltılmasına çalışılıyor.

Bu altı ürünün fiyatı geçtiğimiz ekim ayındaki düzeyde olmak üzere sabitlenecek.

Son zamanlarda Avrupa Birliği içinde tüm ülkelerde olmak üzere enflasyonda yavaş da olsa bir artış söz konusuydu.

Macaristan’da 2021 yılı enflasyonu % 7,4 olarak açıklandı.

 2021 sonbaharında hükümet enflasyonla mücadele kapsamında akaryakıt fiyatlarını da sabitlemişti.

Macaristan’ın nüfusunda son 145 yılın en sert düşüşü kaydedildi

Macaristan Merkezi İstatistik Ofisi, Macaristan’da 1876’dan bu yana en sert nüfus düşüşünün kaydedildiğini bildirdi. Ülkede ayrıca 1945’ten bu yana en yüksek ölüm sayısı kaydedildi.

Macaristan’ın nüfusunda 1876’dan bu yana en sert düşüşün kaydedildiği bildirildi.

Yerel basının Macaristan Merkezi İstatistik Ofisi (KHS) verilerine dayandırdığı haberine göre, Macaristan’da 2021’de 150 bin kişi hayatını kaybetti. Böylelikle ülkede 1945’ten bu yana en yüksek ölüm sayısı kaydedildi.Ülkede 2021’de 93 bin bebeğin dünyaya geldiği, bunun da son 10 yılda kaydedilen en yüksek doğum sayısı oldu.

MACARİSTAN’DA NÜFUS 145 YILDAN SONRA İLK KEZ 57 BİN AZALDI

Son 10 yılda nüfusun yaklaşık 350 bin azaldığı Macaristan’da, düşüş bu şekilde veya hızlanarak devam ederse nüfusun 2040’ta 8,5, 2070’te de 6 milyona düşmesi öngörülüyor.

COVID-19 KAYNAKLI CAN KAYBI 40 BİNİ AŞTI

Macaristan Covid-19 salgınında, 1 milyon kişi başına düşen ölü sayısı sıralamasında 4. sırada yer alıyor. Nüfusu 9 milyon 730 binin üstünde olan ülkede, Covid-19 kaynaklı toplam can kaybı sayısı da 40 bini aştı. Ülkede Nisan 2021 sonuna kadar 5 milyondan fazla kişiye iki doz, şimdiye kadar da 3,3 milyon kişiye hatırlatma dozu uygulandı.

MACARİSTAN’DA DOĞUM POLİTİKASI

Ülkede 2020’de erkeklerin ortalama yaşam süresi 72,5’ti. Budapeşte yönetimi, nüfustaki düşüşle baş edebilmek için “göç yerine doğum” yaklaşımını benimsiyor.

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, 23 Eylül 2021’de yaptığı açıklamada, nüfus azalmasına karşı devletin ailelere destek vermesi gerektiğini belirtmişti.

Demografi sorununu göçle değil nüfusu artırarak çözmek istediğini söyleyen Orban, şunları kaydetmişti:

“Göç bizim için bir kimlik meselesidir. Avrupa’da bir ülke ancak orada yaşayan insanların temel konularda aşağı yukarı aynı değerleri paylaşması durumunda hayatta kalabilir. Aksi takdirde bu ülke, bu millet dağılacaktır.”

AA/Birgün

Snow in Budapest

Macaristan 3 Nisanda sandık başına gidiyor

Macaristan’da genel seçimlerin 3 Nisan 2022 tarihinde yapılacağı açıklandı. Cumhurbaşkanı Janos Ader tarafından tarihi belirlenen genel seçimlerin gerçekleşeceği gün ülkede aynı zamanda hükümet tarafından önerilen bir referandum için de oy kullanılacak.

Cumhurbaşkanı Janos Ader ve başbakan Viktor Orban

Son yılların en çekişmeli seçimi olması beklenen 3 Nisan seçimlerine Macar toplumu, iktidar ve muhalefet olarak iki kamp halinde hazırlanıyor.

2010 yılında başbakan Viktor Orban’ın FIDESZ partisi ve onunla seçim ittifakı içinde hareket eden Hristiyan Demokratlar Partisi parlamentoda üçte iki çoğunluğu kazanmıştı. FIDESZ’in zaferi daha sonraki seçimlerde de devam etti.

Ancak Viktor Orban’ın muhalefet tarafından pek çok bakımdan eleştirilen, dayatmacı ve popülist bulunan uygulamaları ve özellikle de Avrupa Birliği ile olan çatışmacı ilişkileri nedeniyle ülkede yaşanan gerginlikler de tırmanmaya devam etti.

Genel seçimlerde iktidar karşısında başarılı olamayan muhalefet açısından dönüm noktası 2019 yerel seçimleri olmuştu. Büyük merkezlerde tabandan gelen baskının da bir sonucu olarak işbirliğine giden muhalefet, bu ittifak sonucunda başkent Budapeşte’de ve bazı önemli şehirlerde FIDESZ karşısında belediye başkanlıklarını kazanmıştı. Hatta Budapeşte’de belediye başkanı seçilen Gergely Karacsony’un başbakan adayı olabileceği ihtimali de gündeme gelmişti.

Muhalif liderler: sağdan Peter Marki Zay ve Gergely Karacsony

Bu seçimlerin ardından muhalefet cephesinde önemli bir ittifak arayışı gerçekleşmişti. Sosyal demokratlardan, milliyetçi sağa, liberallerden sivil toplum hareketlerine dayanan oluşumlara kadar siyasi arenanın çok farklı renklerini oluşturan altı parti iktidara karşı seçim işbirliği yapma konusunda anlaştılar ve kendi aralarında gerçekleştirdikleri bir ön seçim sonucunda da her seçim bölgesinde muhalefet adına tek bir aday çıkarma konusunda da mutabakata vardılar.

Muhalefetin başbakan adayı da, muhalefet partilerinden hiçbirinin üyesi olmayan bir siyasetçi.  Peter Marki Zay Fidsez’in kalesi olarak bilinen taşradaki küçük bir şehirde belediye başkanlığını kazanarak dikkatleri çekmişti. Ardından da muhalefet partilerinin önseçim sürecinde televizyon tartışmalarında ılımlı ve temkinli tavrıyla güven vermişti.

Kamuoyu yoklamalarına göre şu an itibarıyla Macaristan’da iktidar ve muhalefet birbirine çok yakın bir destek oranına sahip.

3 Nisan seçimlerinde gerçekleştirileceği açıklanan referandum ise hükümet tarafından “aileyi ve çocukları koruma” referandumu olarak adlandırılsa da muhalefet bu referandumda gündeme getirilen soruların eşcinsellik konusunda toplum içinde ayrımcılığı güçlendireceğini öne sürüyor.

Referanduma sunulan 4 soru LGBT haklarının ve bu alandaki özgürlüklerin sınırlandırılmasını amaçlayan girişimler olarak algılanıyor.

Türkinfo

DESH – KUKÁSAUTÓ

David Schwarz

David Schwarz (20 Aralık 1850 – 13 Ocak 1897) bir Macar havacılık öncüsüydü. Schwarz’ın Keszthely’de doğduğu söylenir. Macaristan Krallığı, o zamanlar Avusturya İmparatorluğu’nun bir parçası idi.

Schwarz’ın özel bir teknik eğitimi olmamasına rağmen, ilk olarak 1880’lerde hava gemileriyle ilgilenmeye başladı. Bazı orman arazilerinin kesilmesini denetlerken karısı akşamları okuması için ona kitaplar gönderiyordu. Bunlar arasında bir mekanik ders kitabı da vardı.

Schwarz heyecanlansa da bunun ona kendi zeplini inşa etmesi için ilham verdiği sanılmakta. Kereste işi takıntısı nedeniyle zarar gördü ve diğer havacılık öncüleri gibi projesi de alay konusu oldu. Yine de karısı Melanie onu destekledi. Schwarz, kasalı balon iskeleti için o zamanlar çok yeni bir malzeme olan alüminyumu önerdi. Tamamen metal bir kasalı balon tasarımı üzerinde çalışan Schwarz, fikirlerini Avusturya-Macaristan savaş bakanına sundu. Bir miktar ilgi gösterildi, ancak hükümet mali destek sağlamaya hazır değildi.

Teknik olarak eğitimli bir adam olan Rus askeri ataşesi, Schwarz’a projesini St. Petersburg’da sergilemesini tavsiye etti. 1892’nin sonlarında sanayici Carl Berg’in alüminyumu ve gerekli finansmanı sağlamasıyla projenin yapımına başladı.

Gaz doldurma sırasında sorunlar ortaya çıktı. Şişirirken iskelet çöktü. Görünüşe göre Schwarz, metal kaplamanın gazı doğrudan dahili gaz torbaları olmadan tutmasını amaçlamıştı. Rus mühendis Kowanko, balon olmamasının iniş ve çıkışlarda yüzeyde gerilime neden olacağına dikkat çekti. Ayrıca, yüzey hava geçirmez değildi.

1894’te Carl Berg, Kraliyet Prusya hükümetine kasalı balon üretmek için bir sözleşme yaptı ve fikrin yaratıcısı olarak Schwarz’a atıfta bulundu. Berg, o zamanlar yeni olan alüminyumla çalışma deneyimine zaten sahipti ve bu deneyimini kasalı balon denen ilk hava gemisi için bileşenler üretecekti. Berg ve firmasının mali ve teknik yardımı ile kasalı balon tasarlandı ve yapımına başlandı.

İnşaat, 1895’te Berlin’deki Tempelhof sahasında başladı. Bir süre için Prusya Hava Gemisi Taburu, arazisini ve personelini Schwarz’ın emrine verdi. Bileşenler Carl Berg’in Eveking Westphalia fabrikasında üretildi ve Schwarz’ın yönetimi altında Berlin’de bir araya getirildi. Yine alüminyumdan bir gondol çerçeveye sabitlendi. Gondola bağlı, alüminyum pervaneleri çalıştıran 12 hp (8,9 kW) Daimler motoru vardı. Pervanelerden biri gemiyi yönlendirmek için kullanıldı.

Hava Gemisi ilk olarak gazla dolduruldu ve gecikmeler nedeniyle 9 Ekim 1896’da test edildi, ancak sonuçlar tatmin edici değildi çünkü Leopoldshall’dan (Staßfurt’un bir parçası) Vereinigte Chemische Fabriken tarafından verilen hidrojen gerekli saflıkta değildi ve bu yüzden de yeterli kaldırma gücü sağlamadı. Ancak bazı kaynaklar 8 Ekim 1896’da bir test yapıldığını iddia ediyor.

Schwarz, kasalı balonunun uçtuğunu görecek kadar yaşamadı. 1892 ve 1896 arasında sık sık seyahat etti ve bu da sağlığını etkiledi. David Schwartz ikinci test uçuşunu göremeden, Alman Ordusu’nun projesini kabul ettiğini bildiren telgrafı okurken 13 Ocak 1897’de Viyana’daki “Zur Linde” restoranının önünde sevinçten kalp krizi geçirerek 47 yaşında öldü. Tarihsel kaynaklar blutsturz’den (hemoptizi veya hematemez anlamına gelen bir terim) söz eder. David Schwarz, Viyana Zentralfriedhof’a gömüldü.

Carl Berg, sırlarını satmak için kaçtığından şüphelenerek Schwarz’ın ölümünün onaylanmasını istedi. Yine de Berg, Schwarz’ın dul eşi Melanie ile çalışmaya devam etti ve Kasalı Balon Taburu ile birlikte bir gaz tahliye vanası ekleyerek hava gemisini tamamladılar.

İkinci kasalı balon 3 Kasım 1897’de Almanya, Berlin yakınlarındaki Tempelhof’ta kısmi başarı ile test edildi. Hava Gemisi Taburu tamircisi Ernst Jägels gondola tırmandı ve öğleden sonra 3’te havalandı. Ancak, zeplin yer bağlantısından kurtuldu ve hızla yükseldiği için Jägels dikey eksenli ‘kaldırma’ pervanesini devre dışı bıraktı. Yaklaşık 130 m (430 ft) yükseklikte, tahrik kayışı sol pervaneden kayarak geminin “…rüzgara doğru dönmesine ve bunun sonucunda ön ipin serbest kalmasına neden oldu. Gemi 510 m’ye (1,670 ft) yükselirken, tahrik kayışı sağ pervaneden kaydı ve böylece zeplin tüm itiş gücünü kaybetti. Jägels daha sonra yeni takılan gaz tahliye vanasını açtı ve güvenli bir şekilde karaya çıktı, ancak gemi ters döndü ve çöktü ve onarılamayacak şekilde hasar gördü.

Bu arada Kont Zeppelin, kendi gemisi için alüminyum satın almak için Herr Berg’in firmasıyla pazarlık yaptı. Ancak firma, hava gemileri için alüminyum tedarik etmek üzere münhasıran Schwarz teşebbüsü ile sözleşme altındaydı. Kont Zeppelin’e alüminyum teslim etmeden önce Schwarz’ın varisleri ile anlaşması gerektiğini bildirdi.

Ferdinand Adolf Heinrich August Graf von Zeppelin; (8 Temmuz 1838 – 8 Mart 1917) Württemberg Bakanı ve Hofmarschall Friedrich Jerôme Wilhelm Karl Graf von Zeppelin (1807-1886) ve eşi Amélie Françoise Pauline (doğum Macaire d’Hogguer) (1816-1852) oğluydu. Ferdinand, çocukluğunu kız kardeşi ve erkek kardeşi ile Konstanz yakınlarındaki Girsberg malikanesinde geçirdi, burada özel öğretmenler tarafından eğitildi ve ölümüne kadar orada yaşadı.

1853’te Kont Zeppelin Stuttgart’taki politeknik okuluna gitmek için ayrıldı ve 1855’te Ludwigsburg’daki askeri okulda bir öğrenci oldu ve ardından Württemberg ordusunda bir subay olarak kariyerine başladı.

1858’de Zeppelin teğmenliğe terfi etti ve o yıl Tübingen’de bilim, mühendislik ve kimya okumasına izin verildi. Würtemberg’in Avusturya-Sardunya Savaşı için seferber olması, 1859’da Ulm’daki Ingenieurkorps’a (Würtemberg mühendislik birlikleri) çağrıldığında bu çalışmayı kesintiye uğrattı.

Zeppelin, Almanya doğumlu gezgin baloncu John Steiner ile karşılaştı ve onunla ilk uçuşunu 19 Ağustos’ta St. Paul şehir merkezindeki International Hotel yakınlarındaki bir bölgeden yaptı.

Ferdinand von Zeppelin, Amerikan İç Savaşı sırasında Birlik Ordusu’nda (Union Army) resmi gözlemci olarak görev yaptı. Yarımada Seferi sırasında, Lowe’un hizmetleri Ordu tarafından sonlandırıldıktan kısa bir süre sonra Thaddeus SC Lowe balon kampını ziyaret etti. Von Zeppelin daha sonra Almanya doğumlu eski Ordu baloncusu John Steiner’in bağlı uçuşlar sunduğu St. Paul, MN’ya gitti. Bu ziyareti sırasında Saint Paul, Minnesota’da yaptığı ilk balon tırmanışının, daha sonra havacılığa olan ilgisinin ilham kaynağı olduğu söyleniyor.

1896’nın başlarında, Zeppelin’in Alman Mühendisler Birliği’ne (VDI) verdiği yönlendirilebilir kasalı balon tasarımları üzerine verdiği ders onları o kadar etkiledi ki VDI, onun için mali destek için halka açık bir çağrı başlattı. Bu, Zeppelin’in test ettiği alüminyum alaşımlarını tedarik eden Carl Berg ile iletişime geçmesine yol açtı ve Mayıs 1898’de Philipp Holzmann, Daimler, Max von Eyth, Carl von Linde ve Friedrich Voith ile birliktelik oluşturdular. Hisse senedi şirketi Gesellschaft zur Förderung der Luftschiffart, Zeppelin’in toplam sermayenin yarısından fazlası olan 441.000 Mark yatırdı. Daha sonra ilk başarılı kasalı hava gemisi olacak olan kasalı balon LZ1’in yapımına başlandı.

Berg’in projeye dahil olması daha sonra Zeppelin’in David Schwarz’ın 1897 tarihli zeplin patentini ve tasarımlarını kullandığı yönündeki iddialara neden olacaktı. Berg, Schwartz ile bir sözleşme imzalamıştı ve bu şartlar altında başka herhangi bir kasalı hava gemisi üreticisine alüminyum tedarik etmemeyi taahhüt etmişti. Kont Zeppelin, bu anlaşmayı feshetmesi için Schwartz’ın dul eşine ödeme yaptı.

2 Temmuz 1900’de Kont Zeppelin, güney Almanya’daki Friedrichshafen yakınlarındaki Konstanz Gölü üzerinde LZ 1 ile ilk uçuşunu yaptı. Kasalı balon, yeni adıyla “Zeppelin” yerden yükseldi ve 20 dakika havada kaldı, ancak iniş sırasında hasar gördü. Onarım ve bazı değişikliklerden sonra, Ekim 1900’de LZ 1 tarafından iki uçuş daha yapıldı.

Prusya’dan 50.000 marklık bir katkı alındı ve Kont Zeppelin, karısının mülklerini ipotek ederek gerekli paranın geri kalanını topladı. Daimler ve Carl Berg tarafından desteklenen, ikinci zeppelin LZ 2’nin inşaatına Nisan 1905’te başlandı. 30 Kasım’da tamamlandı ve ilk defa hangarından çıkarıldı, ancak bir yer hizmetleri kazası, baş tarafının suya çekilerek ileri kontrol yüzeylerine zarar vermesine neden oldu.

Bir fırtına sırasında yüzer hangarın demirlemesinden ayrılması sonucu hasar gören LZ 3, onarıldı: aynı zamanda 8 m uzatıldı. 21 Ekim 1908’de yeniden şişirildi ve bir dizi kısa test uçuşundan sonra 27 Ekim’de Kaiser’in kardeşi Amiral Prens Heinrich ile 5 saat 55 dakikalık bir uçuş gerçekleşti. 7 Kasım’da Veliaht Prens William yolcu olarak Kayzer’in kaldığı 80 km (50 mil) uzaktaki Donaueschingen’e uçtu. Kötü hava koşullarına rağmen, uçuş başarılı oldu. İki gün sonra LZ 3 Hükümet tarafından resmen kabul edildi ve 10 Kasım’da Zeppelin, Kaiser tarafından Friedrichshafen’e resmi bir ziyaretle ödüllendirildi, bu sırada Konstanz Gölü üzerinde kısa bir gösteri uçuşu yapıldı. Zeppelin, Kara Kartal Nişanı ile ödüllendirildi.

Zeppelin LZ 4, 5 Ağustos 1908’de Stuttgart yakınlarındaki Echterdingen’e düştüğünde, bir yardım dalgası oluştu. Belirleyici faktör, yeni bir zeplin yaratmak için Alman halkını birlikteliğe davet edildiği bir konuşmaydı. Ulusal bir bağış olarak yapılan “Alman halkının zeplin bağışı”, Zeppelin’in Luftschiffbau Zeppelin GmbH ve Zeppelin Vakfı’nı kurmasını sağlayan altı milyonun üzerinde para topladı. Kaiser’in kardeşi Amiral Prince Heinrich, Zeppelin zeplinle uçtuktan sonra, LZ 5 inşa edildi ve L II olarak Ordu hizmetine kabul edildi. 1914 yılına kadar Alman Havacılık Birliği, 37.250 kişiyi 1.600’den fazla uçuşta olaysız bir şekilde taşıdı. Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle LZ 11, LZ 13 ve LZ 17 daha sonra Alman ordusuna teslim edildi. 1914’ten itibaren Birinci Dünya Savaşı için savaş hava gemileri inşa edildi. İlk başta, hava gemileri, bombardıman uçakları ve keşif uçakları olarak savaşın önemli bileşenleriydi. Daha sonra gelişen uçaklar, giderek zeplinin yerini aldı.

Bugün bile böyle lüks bir ticari uçuş yapmanız olası değil.

Zeppelin’i tanıyalım.

Mühendislik zekası, düzgün bir irade, sabır ve çalışma ile gelişir.

Bilimsel yaklaşım için, bilimsel eğitim, süreklilik, ARGE ve yatırım desteği gerekir.

Scientia non habet inimicum nisp ignorantem

Bilimin tek düşmanı cehalettir.

www.airporthaber.com

www.servetbasol.com

Dünyaca ünlü Macar besteci Liszt’in İstanbullu öğrencisi Faik Bey Della Sudda etkinlikle anıldı

Macar Kültür Merkezi, dünyaca ünlü besteci Ferenc Liszt’in İstanbullu Öğrencisi Faik Bey Franz Della Suda üzerine yayınladığı kitapla konuya dikkat çeken Ömer Eğecioğlu’nun sunumuna ev sahipliği yaptı. Eğecioğlu sunumunda ayrıca Liszt’in İstanbul’a yaptığı ziyaretle ilgili belgelere yer verdi.

Liszt Enstitüsü – İstanbul Macar Kültür Merkezi, Kırmızı Kedi Yayınları’ndan 2021 yazında çıkan “Franz Liszt’in İstanbullu Öğrencisi” kitabıyla müzik çevrelerinde dikkat çeken Ömer Eğecioğlu’nun, büyük besteci Ferenc Liszt’in üç seneden fazla öğrencisi olmuş İstanbullu müzisyen Faik Bey Franz Della Sudda üzerine keyifli sunumuna ev sahipliği yaptı.

Eğecioğlu sunumuna, böylesi bir araştırmayı “Liszt Enstitüsü” çatısı altında yapmanın verdiği mutluluğu dile getirerek başladı. Sunumunda, İstanbullu ünlü eczacı Della Sudda ailesinden Faik Bey’in (1859-1940) Liszt’in şerefine dillerden düşmeyen bir ziyafet vermesi, 1882’de Wagner’in son operası Parsifal’ın prömiyerinde Bayreuth’da Richard Wagner’le kadeh tokuşturması gibi genelde bilinmeyen tarihsel anlara değindi.

Ayrıca, Faik Bey’in Türkiye’ye döndüğünde öğrencisi olarak kabul ettiği, Cumhuriyet döneminin önemli simalarından, kendisi de değerli bir müzis

Devamı

16,474FansLike
639FollowersFollow