2026. Haziran 14.
Türkinfo Blog Oldal 156

Macaristan Büyükelçiliğine Gülşen Karanis Ekşioğlu atandı

Resmi Gazete’de yayınlanan büyükelçi görevlendirmeleri neticesinde Türkiye’nin Macaristan Büyükelçiliğine, Cavidan Gülşen Karanis Ekşioğlu atandı.

Cavidan Gülşen Karanis Ekşioğlu kimdir?

1981 yılında Ankara doğumlu olan Cavidan Gülşen Karanis Ekşioğlu, Ankara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu.

Üniversite yıllarında Almanya’da yaptığı çalışmalar ve aldığı eğitimlerle kendini geliştiren Ekşioğlu, TBMM’de milletvekili danışmanlığı ile iş hayatına atıldı.

İş hayatına atılmasına rağmen kendini geliştirmekten geri durmayan Cavidan Gülşen Karanis Ekşioğlu, yüksek lisans ve doktora çalışmalarına atıldı.

“Küresel Siyaset ve Uluslararası İlişkiler” alanındaki doktorasına devam eden Ekşioğlu, dünya genelinde katıldığı çok sayıda forum ve etkinlikle alanında yetkinliğini perçinledi.

Ekşioğlu, aynı zamanda Antalya Diplomasi Forumu’nun eş koordinatörlerinden birini sürdürmekte.

Çocukluk aşkı olan eski futbolcu Ekrem Ekşioğlu’yla evli olan Cavidan Gülşen Karanis Ekşioğlu’nun 3 çocuğu bulunuyor.

Ekşioğlu Ailesi ayrıca İstanbul’da ikamet ediyor.

Şiir ve şair yüklü ‘Şiir Hatları Treni’ yola çıkıyor!

Yurt içinden ve dışından 14 şairi taşıyan ‘Şiir Hatları Treni’ 5 Haziran’da İstanbul’daki tarihi Sirkeci Garı’ndan yola çıkıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca düzenlenen ‘Başkent Kültür Yolu’ festivali kapsamında gerçekleşecek etkinlikte, yerli ve yabancı şairler tren yolculuğunda edebiyat öğrencileriyle bir araya gelecek.

Şiir ve şair yüklü ‘Şiir Hatları Treni’ yola çıkıyor. Yurt içinden ve dışından 14 şairi taşıyan ‘Şiir Hatları Treni’ 5 Haziran’da İstanbul’daki tarihi Sirkeci Garı’ndan yola çıkıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca düzenlenen ‘Başkent Kültür Yolu’ festivali kapsamında gerçekleşecek etkinlikte, yerli ve yabancı şairler tren yolculuğunda edebiyat öğrencileriyle bir araya gelecek. Son durağı Ankara Garı olan etkinlik boyunca şiir okumalarının yanı sıra birçok atölye çalışması gerçekleşecek.

Devamı

Kadınların emeği uluslararası zirvede

Kaynak: www.pikrepo.com

Kadınların Karşılıksız Emeğinin Farkına Varalım” projesinin zirve toplantısı gerçekleşti. Programda, kadın istihdamının artırılmasına yönelik görüşler sunuldu.

Avrupa Birliği tarafından desteklenen İşte Kadın Derneği ile Macaristan JOL-LET Derneği ve Adıyaman Genç Kuşak Kadın Girişimciler ve İstihdam Derneği (AKİD) ortaklığıyla yürütülen “Kadınların Karşılıksız Emeğinin Farkına Varalım” projesinin zirve toplantısı gerçekleşti.

2021 Nisan ayı itibarıyla başlayan proje kapsamında İstanbul-Adıyaman-Budapeşte arasında STK’lar aracılığıyla kadın girişimciler için kurumsal kapasite artırımına yönelik bir dizi eğitim ve farkındalık faaliyetleri gerçekleştirildi. Önemli ve derin araştırma içeren bu projede temel hedef, kadınların ücretsiz emeğinin farkına varılması ve ücretli emeğe dönüştürülmesi oldu. Projenin Türkiye’de istihdam ve sosyal politika üzerinde olumlu bir etki oluşturması hedefleniyor.

SGK, İŞKUR, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetleri’nden yetkililer, AB uzmanları, Kıdemli Araştırma Görevlisi Dr. Dorottya Szikra, Ohio APSAC Çocuk Politikası Başkanı Kıdemli Araştırma Görevlisi Dr. Maria Herczog, iş adamları ve gazetecilerin de konuşmacı olarak katılım sağladığı programda konuklar, kadın istihdamının artırılmasına yönelik görüşlerini sundu.

Sağlık problemi sebebiyle bir süredir hastanede bulunan İşte Kadın Derneği Başkanı Gülhan Akyazı, toplantıya video konferans metoduyla katılarak projeyi yürütmenin önemine dikkat çekti. Türkiye ve Macaristan’daki kamuoyu, STK’lar ve özel sektör kuruluşları arasında diyaloğu artırmanın yanı sıra Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik müzakerelerine ve istihdam için politika önerilerine katkıda bulunacağına inandığını söyleyen Akyazı, projede emeği geçenlere teşekkür etti. Derneğin Başkan Vekili Fatma Çınar da hedeflerinin bu projeyle tarihte bir iz bırakacak, kadınların gerçekten hayatlarını değiştirecek ve onları olumlu etkileyecek bir politika önerisi sunmak olduğunun altını çizdi. AKİD Başkanı Birsen Günay ise “Dernek olarak kadınlarımızın emeklerine ve geleceğine katkıda bulunacak bu projede yer almaktan gurur duyduk” dedi.

Toplantıya katılan, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı AB Uzmanı Ayşe Deniz Arıcan, Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı’nın STK’lara yönelik yeni proje çağrılarından bahsederek şunları söyledi: “STK’ların karar alma süreçlerinde daha fazla yer almalarını sağlayan bir hibe programımız olacak. Buna odaklanan çalışmalar desteklenecek. Ayrıca sosyal girişimciliği odağına alan bir destek programımız olacak. Şu an uygulaması devam eden bir Erasmus programı var. Bu kapsamda sivil toplum kuruluşları, çok çeşitli alanlarda iş birlikleri geliştirebilecekleri ve yapmak istedikleri çalışmalara form bulabilecekler.”

“Türk ortaklarımızdan çok şey öğrendim”

JOL-LET Denetim Kurulu Başkanı Dr. Zsolt Nemeskri ise üç gündür İstanbul’da olduğunu belirterek Türk ortaklarından çok şey öğrendiğini söyledi. Dr. Nemeskri sözlerini şöyle sürdürdü: “Yuvarlak masa görüşmeleri yaptık. En önemli şeylerden biri, iyi tartışmalar için çok yemek yememizdi. Çok lezzetliydi. Macar JOL-LET vakfının başkanı olmak, esenlik-refah demektir. Bu vakıf ve ben vakfımızın Türk ortaklarla ilk projesinde yer almaktan dolayı çok mutluyum. Bu, vakfımızın hayatında büyük bir adımdır. 20 yıldır işverenlerle, cinsiyet programları ile çalışıyoruz. Türk ortağımızla birlikte olmak bizim için gerçekten önemli. Çünkü belki Macaristan’da da benimseyebileceğimiz bir şeyler vardır. Ben aynı zamanda bir üniversite profesörüyüm. Ortaklığınız ve arkadaşlığınız için çok teşekkürler.”

Daha sonra söz alan Kıdemli Araştırma Görevlisi, Sosyal ve Kamu Politikası Araştırma Departmanı’ndan Dr. Dorottya Szikra ise Macaristan’daki aile politikalarından ve doğum izinlerinin öneminden bahsederek, “Macaristan’da doğum izinleri ücretsiz emeğin ücretli emeğe dönüşmesine yardımcı oluyor. Böylece her yerde kadınlar tarafından tamamen ücretsiz bakım işi olmak yerine devlet tarafından ödeniyor” dedi.

Kıdemli politika analisti, İnsan Hizmetleri Enstitüsü, Columbus, Ohio Çocuk Politikası Merkezi Başkanı ve Program Direktörü Dr. Maria Herczog, Türkiye’de Aile ve Sosyal Hizmetler ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı olarak yürüttüğü projelerden bahsetti. Herczog, “Yüzleşmemiz gereken en önemi sorunlardan biri bakım emeği krizi. Türkiye’de çoğunlukla büyükanne ve büyükbabalar küçük çocuklara bakıyor. Bu iyi çalışıyorsa, harika bir şey. Türkiye’de geleneksel aile yapısı şehirlerde de büyüyor fakat sanırım siz de bu konuda artan bir gerilimle karşı karşıyasınız. Macaristan’da sorun şu ki, akrabalarına evde bakılanlar için ödenen ücretler çok çok düşük” dedi.

Türkiye Gazetesi Ekonomi Müdürü Canan Eraslan ise şöyle konuştu:

“Kadına pozitif ayrımcılık son dönemin önemli unsurlarından biri. Fakat ben ayrımcılığın her türüne karşıyım. Aslına bakarsanız biz hakkımız olan ama yavaş yavaş elimizden alınan hakların iadesini alıyoruz. Türk toplumu anaerkil bir toplum. Annelerin sözü geçer evlerde. Bunun genele yayılması lazım. Dünyada beğendiğiniz ya da beğenmediğiniz her şey aslında kadının yetiştirdiği insanlarla oluyor. Diktatörü de bir kadın yetiştiriyor, demokratı da; sanatçıyı da bir anne yetiştiriyor. Onun için her alanda bir izimiz var. Ben haberlerde kadının başarısını içeren haberleri yazmak istemiyorum. Çünkü kadın her işin üstesinde geliyor ve çok daha iyisini yapıyor. Sadece gölge olmayın yeter.”

Kaynak: www.iha.com.tr

Orban’a doğum günü hediyesi: AB’den Rus petrolüne kısmi yasak

Kaynak: flickr.com

Ukrayna’yı işgal etmesi nedeniyle Rusya’ya beş yaptırım paketini “kolaylıkla” devreye sokan Avrupa Birliği, oldukça sancılı geçen bir sürecin arından önceki gece altıncı yaptırım paketinde anlaştı.
Uzlaşma, Macaristan’ın yaklaşık bir aydır uyguladığı blokajı kaldırmasıyla sağlandı. Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın bu adımı atmasında ise Avrupa Birliği’nden aldığı tavizler etkili oldu. AB Zirvesi’nden, denizyoluyla gelen Rus petrolüne yıl sonundan itibaren yasak uygulanması, boru hattıyla gelen petrolün ise “geçici” olarak yaptırım kapsamı dışında bırakılması kararı çıktı.

STRATEJİK TERCİH

Dün 59’uncu yaşını kutlayan Orban için doğum günü hediyesi niteliğinde olan karar, olağan bir AB uzlaşmasının ötesine geçen boyutlara sahip. Macaristan üç ana talebi konusunda istediğini aldı: “Boru hattından gelen Rus petrolüne yasak uygulanmaması”, “sağlanan istisna için spesifik takvim belirlenmemesi”, “boru hattında sorun çıkması halinde denizyoluyla gelen Rus petrolünü alma garantisi”. En kötü senaryo olarak görülen zirvenin anlaşma sağlanmadan bitmesini engelleyen bu tablonun oluşmasında ana rolü AB’nin diğer ülkelerinin hiçbir adım atılmamasındansa önemli tavizlere dayalı da olsa adım atılmasını tercih etmeleri oynadı. Karar, Macaristan’ın yanı sıra Slovakya ve Çekya’nın da lehine.

YIL SONUNDA YÜZDE 90’I BULACAK

AB liderlerinin aldığı kararla Rus Druzhba boru hattından petrol akışı sürecek. Denizyoluyla gelen petrolün yasaklanması Rusya’nın AB’ye sattığı petrolün üçte ikisini etkiliyor. Druzhba’nın kuzey hattından petrol alan Almanya ve Polonya’nın yıl sonuna kadar bu alımı durduracağını taahhüt etmesiyle yasağın etkisinin yüzde 90’a yükselmesi bekleniyor. AB Konseyi Başkanı Charles Michel, önceki gece yaptığı açıklamada, bu orana dikkat çekerek, “Rus savaş makinesinin devasa bir gelir kaynağının kesileceği” mesajını verdi.

KAPSAMLI PAKET

Paketle Rusya’nın en büyük bankalarından Sberbank para transfer sistemi SWIFT’ten çıkarılıyor, Rus medyasına yasak genişletiliyor, yaptırım uygulanan birey ve kurumlara yenileri ekleniyor. AB, Ukrayna’ya bu yıl 9 milyar Euro destek sağlayacağını da açıkladı.

Kaynak: www.hurriyet.com.tr

Macaristan’da ucuz benzin için araçların plakaları çalınıyor

Macaristan hükümeti, komşu ülkelerden araç sahiplerinin ucuz benzin için ülkeye gelmesini engellemek amacıyla yerli plaka koşulunu getirdi. Plakalar çalınmaya başlayınca benzin istasyonları müşterilerden ruhsat da istemeye başladı.

Macar hükümeti enflasyon karşısında dar ve orta gelirli aileleri korumak için Ekim 2021’de bazı temel gıda maddelerinin yanı sıra akaryakıt fiyatlarını da sabitlemişti.

Bir devlet şirketi olan ve Macaristan’daki tek petrol rafinerisini işleten MOL ve benzin istasyonları arasındaki anlaşmayla benzin istasyonlarında satılan tüm akaryakıt türlerinin fiyatına tavan getirilmişti. Bu anlaşma çerçevesinde benzin ve mazotun litresi 480 forintten (Yaklaşık 1,21 Euro, 21 Türk Lirası) daha pahalıya satılamıyor.

Ancak o tarihten bu yana petrol fiyatları çok yükseldi. Özellikle de Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşın ardından ham petrol fiyatları astronomik rakamlara ulaştı.

Buna bağlı olarak da akaryakıt ürünlerine art arda gelen zamlar, Macaristan’daki ve komşu ülkelerdeki akaryakıt ürünleri fiyatları arasında büyük bir fark doğmasına neden oldu.

Akaryakıt turizmi

Bu da Avrupa Birliği (AB) içindeki serbest dolaşım hakkı nedeniyle komşu ülkelerden Macaristan’a yönelik büyük bir “akaryakıt turizmi” başlattı.

Macaristan’a sınırı olan ülkelerden insanlar akın akın Macaristan’a geliyor, depolarını Macar kentlerindeki ucuz benzinle dolduruyorlardı.

Ancak Rusya’dan ithal edilen ham petrole ambargo geleceği söylentileriyle Macaristan ve diğer AB ülkelerindeki benzin fiyatlarındaki farklar yer yer iki katına çıktı.

Macar hükümeti önlem almayı gerekli gördü ve geçtiğimiz günlerde sabit fiyattan sadece Macar plakalı araçlara benzin satılacağını duyurdu.

Buna göre yabancı plakalı araçlar Macar benzin istasyonlarında artık ancak yüksek tarifeyle depolarını doldurabileceklerdi.

Hükümetin bu kararının ardından iki önemli gelişme oldu: Birincisi, komşu ülkelerin sınır bölgelerinde yaşayan AB vatandaşları, Macar hükümetinin bu uygulamasının ayrımcılık olduğunu AB içinde buna izin verilmemesi gerektiğini öne sürüp Avusturya’da imza toplamaya başladılar.

İkinci gelişme ise daha da ilginçti: Macaristan’ın kuzeyinde Avusturya sınırındaki Mosonmagyarovar şehrinde bir gece içinde 30 aracın plakası çalındı. Başka şehirlerden de plaka hırsızlığı haberleri geldi.

Yabancı araç sahipleri bu plakalarla benzin istasyonlarından ucuz benzin alabilecekti.

Bunun üzerine hükümet bir uygulama daha başlattı: Bundan böyle benzin istasyonlarında depolarını dolduran araçların Macar plakasına sahip olması yetmiyor. Artık araç sahiplerinin ruhsat da göstermesi de gerekiyor.

BBC

Elbise-i Osmaniye’den sonra toplanan en kapsamlı koleksiyon bu müzede sergileniyor

Halk Bilimci ve Folklor Araştırmacısı Esat Uluumay’ın, Osmanlı İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü 3 kıtadaki topraklardan kendi çabalarıyla topladığı 18 ayrı koleksiyonda, din adamlarının kıyafetlerinden gelinliklere, dergah kültüründen kahve kültürüne, kapı tokmaklarından kişisel bakım malzemelerine kadar nadide parçalar Uluumay Osmanlı Halk Kıyafetleri ve Takıları Müzesi’nde sergileniyor.

Kaynak: Uluumay Vakfı Facebook

Uluumay Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Müze Bilimci Feyza Uluumay Gökalp, “Osmanlı Halk Kıyafetleri koleksiyonu, 1872 yılında Osman Hamdi’nin Viyana fuarına götürdüğü Elbise-i Osmaniye sergisinden bugüne toplanmış en büyük, en kapsamlı koleksiyondur” dedi.

3 kıtada 600 yılı aşkın süre hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu’nun, fethettiği topraklardaki halkların giydiği kıyafetler, takılar ve yaşam kültürlerine ait objeler, Bursa’daki özel koleksiyon ile ziyaretçilerini zamanda yolculuğa çıkarıyor.

MACAR EL MATARASINDAN, OSMANLI HALK KIYAFETLERİNE 

Babasının koleksiyon merakının, çocukken kendisine hediye edilen bir Macar el matarası ile başladığını söyleyen Feyza Uluumay Gökalp, şunları söyledi:

“Bizim kapalı çarşımız var Bursa’da. Eski ahilik teşkilatından çok değerli esnafımız bulunmaktadır. O dönemlerde aynı mesleği icra edenler yan yana dükkan açarlarmış. Değişik malzemelerin bir arada satıldığı bir bölümde, babam babaannemin elinden kurtuluyor. Bir dükkana giriyor.

Detaylar

Balkan Panorama Film Festivali: Yugoslavya ruhu Buca’da

Yazar: Rıza Oylum

Sali Saliji’nin çabaları sinema namına İzmir’de bir ortak zemin yaratabilmiş. Başka festivallerde Avrupa ülkeleri dahil bir araya gelmesi çok kolay olmayan sinemacılar, bu kardeş ülkede bir arada filmlerini gösteriyor aynı sofrayı paylaşıyorlar. Bu deneyimin büyüyerek devam etmesi oldukça önemli…

8. Balkan Panorama Film Festivali, 21-27 Mayıs arasında Buca’da yapıldı. İlk defa takip etme imkânı bulduğum festivalde, Türkiye’de başka mecralarda gösterilmeyen 100’den fazla Balkan filmi örneği gösterildi.

Kaynak: Balkan Panorama Film Festival Facebook

ÜNİVERSİTE FESTİVALİNDEN ULUSLARARASI FESTİVALE

Makedonyalı akademisyen Doç. Dr. Sali Saliji’nin Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi bünyesinde başlattığı bu Balkan buluşması, giderek büyüyerek artık İzmir’in tamamını kapsayan Buca merkezli ev sahipliğiyle, 9 Balkan ülkesinden konukların geldiği butik ve tematik bir uluslararası film festivaline dönüşmüş durumda.

Arnavutluk, Avusturya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, İtalya, Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya, Macaristan, Moldova, Romanya, Sırbistan, Slovenya, Türkiye ve Yunanistan’dan film örneklerinin olduğu festivalde, ulusal ve uluslararası kategorilerde Sarı Şemsiye Ödülü için yarışmalar yapılıyor.

Yarışmada Romanya’dan Vlad Paunescu’nun “The Ladder” (Merdiven), Kuzey Makedonya’dan Igor Ivanov’un “Only Human” (Sadece İnsan), Bosna Hersek’ten Faruk Lončarević’in “So She Doesn’t Live” (O Artik Yaşamıyor), Macaristan’dan Peter Varsics’in “Perfect As You Are” (Senin Gibi Mükemmel) ve Sirbistan’dan Srđan Dragojević’in “Heavens Above” (Yukarısı Cennet) filmleri yarışıyor.

KONUK ÜLKE MACARİSTAN

Festivalde bu yıl odak ülke, Macaristan. Macaristan’dan sinemasının farklı dönemlerinden filmler festivalde gösterildi. Ayrıca Macaristan sineması hakkında bir panel de yapıldı. Macaristan Ulusal Film Enstitüsü’nden Katalyn Vajda, panelde festival direktörü Sali Saliji’nin ve izleyicilerin sorularını yanıtladı. Macaristan Kültür Ataşesi Balázs Szőllőssy, Macarca yapılan konuşmayı Türkçeye çevirdi. Türkolog ve şair olan Balázs Szőllőssy’nin çok güzel bir Türkçesi var. Türk edebiyatıyla da yakından ilgili bir ataşe. Ulusal Film Enstitüsü’nün faaliyetleri hakkında bilgi veren Katalyn Vajda da oldukça faydalı bilgiler verdi. Macaristan’ın ulusal sinemasına büyük destek veren bir ülke olduğunu öğrendik.

Soru cevap bölümünde, kendisine bir uzun metraj bir kurgu filme ortalama ne kadar destek verdiklerini sordum. 2-4 milyon euro arasında destek verildiğini söyledi. Ayrıca sinema bölümlerinin bitirme tezleri kapsamında yapacakları projeleri de destekliyorlarmış. Macaristan’da film çekmek isteyen yabancılar da destekleniyormuş. Bu bilgilerle son yıllarda ilerleme kat eden Macar sinemasının başarısının tesadüf olmadığını öğrenmiş olduk.

Detaylar

16,474FansLike
639FollowersFollow