Korservasyon ve restorasyon uzmanının da yer aldığı 5 kişilik uzman ekip tarafından temizlenirken, cami koruma altına alındı.
Antalya’nın Serik ilçesi Abdurrahmanlar-Gebiz karayolu üzerinde, Gebiz Mahalle merkezine yaklaşık 1,2 kilometre uzaklıkta ve 2013 yılında Antalya Koruma Bölge Kurulu tarafından tescillenen 13-15. yüzyıla tarihlenen tarihi Macar Camii, Antalya Valiliği Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı’nca (YİKOB) tarafından restore edilerek hem ibadete açılacak hem de turizme kazandırılacak.
İHA’da yer alan habere göre; Uzman Arkeolog Yiğit Kılıç, Macar Camii’nin 13. ve 14. yüzyılda Macaristan’dan gelen Yörük Türkmenlerinin, daha sonra 15. yüzyılda buraya tamamen yerleştikten sonra inşa ettikleri kervan yolu camisi olduğunu söyledi.
Döneme ait bulgular
Kılıç, “Burada kervansaray mantığı ile durup dinlenip ibadetlerini gerçekleştirdikten sonra devam ettikleri yol güzergahında bulunan bir camidir. Buradaki süslemeler ise 18. yüzyıl işlemeleridir. Bunu o döneme ait olduğunu yaptığımız çalışmalardan biliyoruz.” diye konuştu.
Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de, Türk Konseyi Budapeşte Temsilcilik Ofisi ve Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) tarafından düzenlenen etkinlikte, “Macar Türkologlar” adlı kitabın tanıtımı yapıldı.
Macar Bilimler Akademisi’nde düzenlenen programa, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, Türkiye’nin Budapeşte Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Birinci Müsteşar Meltem Güney, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Budapeşte Temsilcisi Özgür Ezel, Türk Konseyi Budapeşte Temsilcilik Ofisi Direktörü Büyükelçi Dr. Janos Hovari, Budapeşte Yunus Emre Türk Kültür Merkezi (YEE) Müdürü Mustafa Aydoğdu ve çok sayıda davetli katıldı.
TÜRKSOY Genel Sekreteri Raev, etkinlikte yaptığı konuşmada, Macaristan’ın Türk Dünyası ile çok yönlü ve sağlam ilişkileri olduğunu, TÜRKSOY ile arasındaki iş birliğinin de son zamanlarda güçlenerek kurumsal bir nitelik kazandığını söyledi.
Düzenlenen ortak faaliyetlerle de halklar arasındaki kültürel yakınlaşmaya önemli katkılar sağladıklarını belirten Raev, “Çok güçlü tarihi ve kültürel bağlarımızın olduğu kardeş Macar halkının yetiştirdiği en önemli Türkologları anmak ve alanında ilk olan bu eseri tanıtmak için bir araya geldiğimiz bu toplantının hayırlara vesile olmasını diliyorum. Alanında önemli bir eksikliği gideren bu eşsiz çalışmayı Türkoloji camiasının istifadesine sunmaktan dolayı büyük bir memnuniyet duymaktayız.” diye konuştu.
Raev, tanıtımı yapılan eserin Türk Dünyası’nda Türkoloji çalışmalarının gelişimine önemli katkıda bulunacağını ümit ettiğini, söz konusu eserin Türk dili, edebiyatı, kültürü ve sanatına dair çalışmalara ışık tutacağına ve TÜRKSOY ile Macaristan arasındaki yeni iş birliklerine imkan sağlayacağına yürekten inandığını vurguladı.
“Macar Türkologlar” adlı kitabın TÜRKSOY, Macaristan’ın Ankara’daki Büyükelçiliği ve Liszt Enstitüsü-İstanbul Macar Kültür Merkezi iş birliğiyle hazırlandığını belirten Raev, eserin hazırlanmasında yoğun çaba ve emekleri olan kitabın editörü Gabor Fodor’a ve diğer yazarlara teşekkür etti.
Türk Konseyi Budapeşte Temsilcilik Ofisi Direktörü Büyükelçi Hovari de AA muhabirine yaptığı açıklamada, 98 Macar Türkoloğun hayatının ve önemli eserlerinin yer aldığını ve bu eserin, Türk Dünyasında ilk ve tek olduğunu söyledi.
Macaristan’daki Türkoloji çalışmalarının Türk Dünyası’nda bilindiğini ama yeterince tanınmadığını ifade eden Hovari, bu eserin Macaristan Türkolojisinin son 150 yılda neler yaptığını detaylı bir şekilde anlattığını sözlerine ekledi.
Dünyadaki pek çok merkez bankası yükselen enflasyona karşı parasal sıkılaşma adımlarını hızlandırdı. ABD, Kanada, Hindistan, Macaristan, Brezilya ve İsviçre’de merkez bankaları son iki haftada faiz artırdı.
Dünya üzerinde artan emtia, gıda ve enerji fiyatları, tedarik zincirlerinde ortaya çıkan bozulmalar ile Rusya-Ukrayna savaşının getirdiği sorunlar nedeniyle pek çok ülke enflasyonla boğuşmak zorunda kalırken merkez bankaları ekonomileri soğutarak genel fiyat düzeyini aşağı çekebilmek adına faiz artışlarına başvurdu.
Macaristan, UEFA Uluslar Ligi’nde dün akşam deplasmanda İngiltere’yi 4-0 mağlup etti ve Almanya ve İtalya’nın da olduğu zorlu grupta 7 puanla ilk sıraya yerleşti. Macar basınında ve kamuoyunda karşılaşma, “ülkede futbolun kaderini etkileyecek tarihi bir an” olarak değerlendirildi.
Haber basına genel olarak “Büyük zafer”, “Tarihi galibiyet”, “İnanılmaz mucize” gibi manşetlerle taşındı. Ancak yayın politikalarına bağlı olarak haberi “İngiltere’yi dört parça ettik” ya da “diz çökerek bizi provoke eden İngilizlere hadlerini bildirdik” türü dikkat çeken başlıklarla manşete çıkaran gazeteler de vardı elbette.
Ama sonuçta bir gerçek var ki, Macaristan’da sporla ilgisi olsun olmasın, kimse bu skora kayıtsız kalmadı. Çünkü bu belki de uzun bir süredir beklenen Macar milli takımının uluslararası futbol dünyasına geri dönüşünün habercisiydi.
Macarların futbolda ‘Altın Takım’ mirası
Macaristan’da futbol bir spor dalı olmasının çok ötesinde sosyal tarihsel etkileri de olan bir olgu. Toplum içinde yarattığı dalgalanmalar açısından bakıldığında belki de Güney Amerika uluslarının futbola olan gizemli bağıyla kıyaslanabilir.
Biraz abartılı gelebilir belki, ama Macarlara toplumsal bilinçte yer eden iki çok önemli mağlubiyet nedir diye sorulsa, bunlara “Biri Mohaç yenilgisi, diğeri de 1954’de İsviçre’de düzenlenen Dünya Kupası finalini Almanya’ya karşı 3-2 kaybetmek” diyecek çok insan çıkar.
1954 Macar futbolunun Puskas, Hidegkuti, Kocsis gibi ünlü futbolcularla dünya zirvesinde olduğu yıldı.
1953’de İngiltere’ye karşı Wembley’de kazanılan 6-3’lük zafer de içinde olmak üzere, o yıllarda dünyanın tüm futbol devlerini dize getiren Macar milli takımı “Altın Takım” lakabıyla anılıyordu.
Ancak 1956 ayaklanmasıyla birlikte “Altın Takım” dağıldı, oyuncuların bir kısmı yurt dışına gitti, bir kısmı futbolu bıraktı ve efsane kuşağın ardından Macar futbolu da bir türlü belini doğrultamadı.
Ancak o tarihten beri Macarlar, Godo’yu bekler gibi yeni bir futbol kuşağının gelmesini ve milli takımlarının yine dünyanın korkulu rüyası olmasını bekliyorlar.
İşte dün akşamki maç da, henüz biraz ihtiyatlı bir şekilde olsa da, bunun işareti olarak algılanıyor.
Yükselen değer: Futbol
Macar futbolunun son dönemdeki yükselişi, Macaristan’daki spor politikasındaki değişikliklerle elbette yakından bağıntılı bir olay.
Son 20 yıl içinde futbol, spor dalları arasında özel öneme sahip bir “pilot alan” olarak tespit edildi.
Ülkenin pek çok yöresinde devlet desteğiyle sıfırdan inşa edilen modern statlar alt yapıyı hazırlarken bu alana kaynak aktarımını da şirketlere vergilerinin bir kısmını spor kulüplerine bağışlama kapısının açılması sağladı. Kulüpler canlandı, futbol hareketlendi.
Ancak bu süreçte belki de en talihli adım milli takımın başına İtalyan Marco Rossi’nin getirilmesi olmuştu.
Otoritesini sadece futbolcular arasında değil herkese karşı uygulayabilen; başbakan da dahil sokaktaki insana kadar herkesin futbol uzmanı olduğu Macaristan’da, kimseye pabuç bırakmadan yeni bir takım inşasına başlayan İtalyan teknik direktör başarıyı yakaladı.
Rossi, kulüpler düzeyinde hiçbir başarısı olmayan Macaristan futbolundan, milli takımlar düzeyinde dünyanın zirvesinde olan ülkelerle boy ölçüşebilen bir milli takım ortaya çıkardı.
Ve başarısının anahtarı da dayanışmayla, taktik ve stratejik alan kapatmayla, savunma ve atakta birlikte hareketle, birey değil takım olabilmekti.
Uluslar Ligi’nde Ölüm Grubu”
Futbol otoriteleri, son yıllarda güçlenen Macar milli takımının aldığı kayda değer başarılara dikkat çekiyorlardı. Ancak başarıların ardından zaman zaman gelen yenilgiler, bu başarıların kalıcı olmayacağı endişelerini de yaratmıyor değildi.
Bu süreçte en son gelişmeler, yine sürpriz başarılarla geçen yıl Uluslar Ligi’nde A Ligi’ne yükselen, yani futbolun en iyileri arasına giren Macar milli takımının çekilen kuralarda “ölüm grubu” olarak adlandırılan gruba düşmesiyle yaşanmıştı.
Bu grupta son Avrupa Şampiyonu İtalya, son Avrupa ikincisi İngiltere ve Almanya vardı. Şu an itibarıyla dünya sıralamasında 40. sırada olan Macar milli takımı açısından bir kabus ya da bir mucize beklemekten başka alternatif yoktu.
İşte Macar milli takımı bu grupta İngiltere’yi önce Budapeşte’de sonra da dün Wolverhampton’da olmak üzere iki kez yenmeyi başardı.
Dünkü maça ait başka ilginç istatistiki bilgiler de var: Macaristan 69 yıl sonra İngiltere karşısında deplasmanda galip gelmişti ve İngiltere, tarihinde ilk kez 4 gol yediği bir maçta, gol atamadan mağlup olmuştu.
İngiltere milli takımının futbol piyasasındaki değeri Macar milli takımının 12 katıydı. Ancak bunun sahada bir önemi yoktu. Futbol maçı bir futbol borsasında değil, yeşil sahalarda oynanıyordu, 11 futbolcunun, yine 11 futbolcuya karşı 90 dakika süren kıyasıya mücadelesiydi ve bir futbol maçı her zaman üç ihtimalliydi.
İşte buna inanan Macar milli takımı “ölüm grubunda” İngiltere’yi iki kez yendi, Almanya ile berabere kaldı ve İtalya’ya yenildi. Bu sonuçlarla şu an itibarıyla Macaristan grubunda lider.
Beklendiği gibi görkemli futbol zaferi, siyaset sahnesinde de bir ulusun yükselişinin işareti olarak algılandı ve tüm politikacılar kendi meşrebine göre bunu yorumladı.
Bazıları öncelikle onur ve kutlama içeren mesajlar yayınlarken bazılarının mesajlarında ise “Macarlara sataşmayın, sonucuna katlanırsınız” türünden meydan okumalar da görülüyordu.
Ancak ihtiyatlı olanlar ve yaşanan gururun değerini arttırmayı hedefleyenler de vardı.
Başbakan Viktor Orban, en büyük seçim zaferinden sonraki mesajını tekrarlamakla yetindi:
Attila Szalai ile Macaristan milli takımı formasını giyen Adam Nagy için Trabzonspor’un devrede olduğu öne sürüldü.
FenerbahçeliAttila Szalai‘ninMacaristan Milli Takımı’ndan arkadaşı olan Adam Nagy ile İtalyan basınından flaş bir transfer iddiası ortaya atıldı. Habere göre 26 yaşındaki ön libero için Trabzonspor devrede.
Calciomercato’nun haberine göre Trabzonspor, Serie B’de Pisa forması giyen 26 yaşındaki Macar Milli oyuncu Adam Nagy ile yakından ilgileniyor. Kulübüyle 3 yıl daha sözleşmesi bulunan oyuncu geride kalan sezonda 34 maça çıktı.
Süleymanpaşa Belediyesi, 56. Uluslararası Tekirdağ Kiraz Festivalinin üçüncü gününü Macar Günü olarak ilan etmişti. Macar Günü etkinlikleri, 60’ın üzerinde üst düzey Macar misafirden oluşan heyetin katılımıyla gerçekleştirildi.
YELKEN YARIŞI VE AÇIK DENİZ YÜZME ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ
Macar Günü Etkinlikleri, Açık Deniz Yüzme Etkinliği ile başladı. Alkaya Sahili’nden startı verilen etkinlik, Macar Halk Kahramanı ve bağımsızlık mücadelesinin öncüsü Prens Ferenc Rakoczi’nin yol arkadaşı Mikes Kelemen’in anısına düzenlendi. Süleymanpaşa Belediyesinin davetlisi olarak, 56. Uluslararası Tekirdağ Kiraz Festivali kapsamında resmi ziyaret gerçekleştiren Macaristan Türkiye Büyükelçisi Viktor Mátis, İstanbul Başkonsolosu László Keller, Macaristan-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Atilla Tilki ve Dostluk Grubu Heyeti ile Macaristan’ın çeşitli şehir ve ilçelerinden 38 belediye başkanı, etkinliğin startını birlikte verdiler. Yaklaşık 4 kilometrelik parkuru yüzerek Rumeli İskelesi’ne gelen 156 açık deniz yüzücüsünü aynı heyetle birlikte karşılayan Süleymanpaşa Belediye Başkanı Cüneyt Yüksel, yüzücülere madalya takdim etti.
Macar Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen bir diğer spor aktivitesi ise Rakoczi Kupası adıyla düzenlenen Yelken Yarışları oldu. Rumeli İskelesi açıklarında Optimist kategorisinde gerçekleştirilen yarışta dereceye giren sporculara madalyalarını protokol üyeleri ile birlikte takdim eden Başkan Yüksel, hem yüzücüleri hem yelken sporcularını tebrik etti.
UEFA Uluslar A Ligi Grup 3’te Macaristan, sahasında ağırladığı Almanya ile 1-1 berabere kalırken Fenerbahçeli Attila Szalai, ilk 11 başladığı maçta 90 dakika forma giydi.
UEFA Uluslar A Ligi Grup 3’te Macaristan, Puskas Arena’da grubun güçlü ekiplerinden Almanya‘yı konuk etti. İlk 10 dakika içinde gelen gollerle karşılaşma 1-1 sona erdi. Macaristan, 6. dakikada Zsolt Nagy ile öne geçerken Almanya 9. dakikada Jonas Hofmann ile beraberliği yakaladı.
A weboldalon cookie-kat használunk, amik segítenek minket a lehető legjobb szolgáltatások nyújtásában. Weboldalunk további használatával jóváhagyja, hogy cookie-kat használjunk.