Kararnamelerle Yönetim Devri Resmen Kapandı
Macaristan siyasetinde 16 yıllık Viktor Orban hegemonyasının çöküşü, sadece bir iktidar değişimiyle kalmadı; ülkenin yönetim DNA’sı da kökten değişiyor. 12 Nisan seçimlerinde sandıktan çıkan ezici sonuçların ardından başbakanlık koltuğuna oturan Peter Magyar, ilk büyük hamlesini yaparak Macaristan’da tam 6 yıldır devam eden ‘kararnameye dayalı yönetim’ sistemine son verdi. Magyar, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, 2020 yılından bu yana farklı gerekçelerle uzatılan olağanüstü hal (OHAL) uygulamasının bugün itibarıyla bittiğini duyurdu. Bu adım, Avrupa’nın göbeğinde ‘olağanüstü’ durumları bir yönetim biçimi haline getiren eski sistemin fiilen tasfiyesi anlamına geliyor.
Krizlerden Beslenen Eski Düzenin Sonu
Peki, Macaristan neden bu kadar uzun süre OHAL ile yönetildi? Veriler ve kronoloji, eski yönetimin krizleri birer siyasi kaldıraç olarak kullandığını net bir şekilde gösteriyor. Her şey 2020 yılında Kovid-19 pandemisiyle başladı. Orban hükümeti, sağlık krizini gerekçe göstererek meclisi devre dışı bırakan bir yetki alanı oluşturdu. 2022 yılına gelindiğinde ise Ukrayna’daki savaş, OHAL’in ‘savaş dönemi’ adı altında uzatılması için yeni bir zemin sundu. Ancak seçmen, 12 Nisan’da bu kalıcı ‘istisnai durum’ siyasetine noktayı koydu. Peter Magyar’ın ‘Olağan hale dönüyoruz’ çıkışı, Macar halkına vaat edilen demokratik standartların ilk somut göstergesi olarak kayıtlara geçti.
141 Sandalyelik Güç: İşte Bu Yüzden Kazandılar
Analitik bir bakış açısıyla seçim sonuçlarını incelediğimizde, Tisza Partisi’nin başarısının tesadüf olmadığı görülüyor. 199 sandalyeli parlamentoda 141 koltuk kazanan Peter Magyar, anayasal çoğunluğu elde ederek Orban’ın 16 yıllık kalesini yerle bir etti. Fidesz’in 52 sandalyeye kadar gerilemesi, Macar seçmeninin artık ‘korku ve kriz’ odaklı siyaset yerine ‘şeffaflık ve hukuk’ odaklı bir yönetimi tercih ettiğini kanıtlıyor. 9 Mayıs’taki yemin töreninden hemen sonra, OHAL kararnamelerini standart hukuk sistemine entegre eden yasanın kabul edilmesi, yeni iktidarın hız kesmeden kurumsal restorasyona başladığını teyit ediyor.
Vatandaşı Neler Bekliyor?
OHAL’in sona ermesi, Macaristan’da sadece siyasi bir zafer değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir normalleşme sinyali. Kararnamelerle yönetilen bir ülkede hukuk güvenliğinin zayıflaması, doğrudan yabancı yatırımcıyı ve yerel piyasayı tedirgin ediyordu. Şimdi, meclisin yeniden denetim kazandığı, tek bir kişinin imzasıyla mülkiyet haklarının veya ifade özgürlüğünün sınırlandırılamadığı bir döneme giriliyor. Macaristan için 14 Mayıs, ‘olağanüstü’ olanın ‘olağan’ hale geldiği bir milat olarak tarihe geçecek gibi görünüyor.
Özlem Kocabaş



























