2026. Ocak 20.
Türkinfo Blog Oldal 108

„Enkazdan kurtardığımız çocukların babalarıyla birlikte ağladık” – Fotoğraflı röportaj

Türkinfo, deprem bölgesinde arama kurtarma çalışmalarına katılan Macar ekiple bir röportaj yaptı.

 Mark Szabo, Macar Huba Rescue 24 arama Kurtarma ekibi koordinatörü sorularımızı yanıtladı, Kahramanmaraş deprem bölgesinde yaşadıklarını anlattı:

“Türk halkına yardım edebildiğimiz için çok mutluyuz. Deprem bölgesinde bize karşı gösterilen misafirperverliği ve minnet duygularını da asla unutmayacağız”

Orada nelerle karşılaştınız? Başlayan kurtarma çalışmalarını nasıl buldunuz? Koşullar yeterli miydi?İlk yaptığınız şey ne oldu?

Oraya vardığımızda ilk yaptığımız şey, koordinasyonu sağlamak oldu. Diğer ülkelerden gelen ekiplerle bir paylaşım yaptık. Herkes kendine düşen alanda bir ana kamp oluşturdu ve ardından hemen çalışmalara başladık.  Kurtarma çalışmalarına Türk ordusu ekipleri, AFAD  ve diğer Türk arama kurtarma ekipleri de katılmıştı. İkinci ve üçüncü güne kadar artık çok iyi bir koordinasyon doğmuştu aramızda.  Türk ordusu bütün arama kurtarma ekipleri için askeri kamyonlar ve otobüsler tahsis etmişti. Bu araçlarla ana kamptan faaliyet alanına gidip geliyor, donanım ve ekipmanları taşıyorduk.

Arama kurtarma çalışmalarında en önemli sorun neydi?

Karşılaştığımız en önemli sorun binaların yapısı nedeniyle çok sayıda beton parçalarının ve yığınla tuğlanın oluşturduğu enkazın durumuydu. Enkaz altında olası depremzedelere ulaşmak için bunların arasından geçitler, yollar açmak gerekiyordu.  Hastanelerin ve ambulansların kapasitelerinin ötesinde dolu olması da bir diğer sorundu. Bu sorun yaralıların yaşam şansını ciddi oranda azaltıyordu.

Yıkılan binaların altından kaç kişiyi canlı olarak kurtarabildiniz?

Bizim ekibimiz yani Huba Rescue 24 ekibi (toplam on dokuz kişiydik) 7 yaralıyı enkaz altından çıkardık. Ayrıca bizim köpeklerimizin bulduğu üç kişiyi de Türk ekipleri kurtardı. Macar ekipleri olarak toplamda 167 kişiydik ve 22 özel arama köpeğimiz vardı.  Toplamda 35 yaşam kurtardık.

Yaşadıklarınızı, tanık olduklarınızı, bir yaşam boyu sizinle olacağını söylediğiniz anılarınızı anlatır mısınız?

Oraya gittiğimizin ilk gününde genç bir kadını ve bir erkeği kurtardık. Bir sonraki günde bir aileyi çıkardık enkaz altından.  Altı kişiden beşini canlı olarak çıkardık. Kurtarma çalışmaları çok katı kurallar çerçevesinde sürüyor.  Bazen, eğer kurtarılması çok uzun bir zaman alacaksa birini enkazda bırakmak gerekiyor, çünkü o kadar zaman içinde birçok başka kişiye ulaşılabilir. Zamana karşı yarışıyoruz. O an hissettiğimiz de fiziki yorgunluk değil, ruhsal yorgunluk. Çocukları enkaz altında kalan babanın yakarışlarına dayanmak kolay değil mesela.  Ya da enkaz altında üç metre ötede babalarıyla konuşan iki kardeşi duyuyorsunuz, yüreğiniz parçalanıyor.  Bir keresinde aramayı durdurmamız istendi, çünkü çok zaman kaybediliyordu, ama aile de oradaydı ve içeride çocuk vardı. Ben de “benim çocuğum olsa gerekirse tırnaklarımla kazar, yine kalırım orada” diye düşündüm ve bize gelen geri çekilme direktifini reddettik. Yeni donanımlar getirdik ve sonunda aramıza katılan Türk ekibin de yardımıyla çocuğu çıkarmayı başardık. O zaman ekibimizin şefi, ki kendisi de çok çocuğu olan bir babaydı, enkazdan kurtardığımız çocuğun babasıyla birlikte ağlıyordu.

 Genel koordinasyon nasıldı?

Kurtarma çalışmalarının koordinasyonu Birleşmiş Milletler yönlendirmesiyle Hollanda arama kurtarma ekibi (UCC) tarafından idare ediliyordu.  Yani şehrin bölgelere ayrılması, ekiplerin bu bölgelere yönlendirilmesi bu şekilde gerçekleşiyordu. Uluslararası ekiplerin katılımıyla günde iki kez böyle bir toplantı yapılıyordu. Bu toplantılara Türk ordusu ve AFAD yetkilileri de katılıyordu.  Böylece ortaya çıkan genel koordinasyon içinde bilgi akımı ve deneyim alışverişi oluşuyordu.

AFAD hakkında görüşünüz nedir? Tüm deprem bölgesi düzeyinde koordinasyon nasıl sağlanıyordu?

Deprem bölgesi arama kurtarma genel koordinasyonu da Hollanda ekibinin yönetimindeydi. Ama AFAD’ın rolü de çok önemliydi. Yöreyi ve dili bilen onların ekibi elemanlarıydı. Yani kurtarma faaliyetlerinde anahtar durumundaydılar.

Türkiye deneyiminden yola çıkarak bir sonraki benzer kurtarma faaliyetlerinde nelere dikkat etmek gerektiğini söyleyebilirsiniz?

-Koordinasyonun çok çabuk oluşması gerek. Arama kurtarma çalışmalarında ilk üç gün çok önemli bu süre zarfında birbirini çok iyi tanıyan uzmanların çalıştığı sıkı bir ekip alanda faaliyet gösterir hale gelmeli.

Türkinfo

Macar ekibini Cumhurbaşkanı Novak ve Türk Büyükelçi Ekşioğlu karşıladı

Macaristan Cumhurbaşkanı Katalin Novak ve Türkiye’nin Budapeşte Büyükelçisi Gülşen Karanis Ekşioğlu, Macaristan’a dönen arama-kurtarma ekiplerini dün ağırlayarak kendilerine teşekkür etti. Arama-kurtarma köpeklerine ‘Kahramanımız’ yazılı tasma hediye edildi.

Macaristan’dan 6 Şubat depremleri sonrasında Türkiye’ye gelen profesyonel kentsel arama-kurtarma ekiplerinin yanı sıra aralarında bulunan Pest ilinden gönüllü ekipler, kademeli olarak ülkelerine döndü. Macaristan Cumhurbaşkanı Katalin Novak ve Türkiye’nin Budapeşte Büyükelçisi Gülşen Karanis Ekşioğlu, ekipleri ve beraberindeki arama-kurtarma köpeklerini Sandor Sarayı’nda ağırlayarak teşekkür etti.

Devamı

Mikrofonu açık unuttu, hakaretini tüm komisyon duydu

Avrupa Birliği Komşuluk ve Genişlemeden Sorumlu Üyesi Oliver Varhelyi, katıldığı oturumda mikrofonu açık unutunca “Daha kaç aptal var?” dediğini tüm komisyon duydu. Tepkilerin üzerine açıklama yapan Varheyli sözlerinin yanlış anlaşıldığını ifade etti.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Oliver Varhelyi, Avrupa Parlamentosunda (AP) katıldığı oturumda mikrofonunu kapatmayı unutunca milletvekillerine ettiği hakaret, salondakiler tarafından duyuldu. Varhelyi, dün AP Genel Kurulunda “Batı Balkanlar’a yönelik güçlendirilmiş genişleme politikası” konulu oturuma katılarak, milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Devamı

Müzik yaraları sarar

Müziğin iyileştirici gücünden yararlanmak için kurumlar seferber oldu.

Depremin yarattığı büyük şok ve acının yaralarını sarmak için herkes seferber olurken kültür sanat dünyası da harekete geçti. Büyük felaket ve ulusal yas ilanının ardından bütün etkinliklerin iptal olmasının üzerinden bir hafta geçti; ulusal yas bugün itibarıyla son buldu. Yarıya inmiş bayrakları göndere çekmenin dışında da yapılacak şeyleri sormak için belli başlı sanat kurumlarının yöneticileriyle görüştük. “Ortada sadece popçular, rockçılar var. Klasik müzik konserleri yeniden başlayamaz mı? Müzik iyileştirir, acıları dindirir, yardım konserleri yapılabilir” diyerek planlarını sorduk.  

ORTAK PROJELER 

Umut veren gelişmeleri İKSV Genel Müdürü Görgün Taner anlattı. Dün itibarıyla BKM, Zorlu, Pozitif, Borusan’la ortak toplantı yapacaklarını ve neler yapabileceklerini görüşeceklerini söyledi. Yapmayı düşündükleri arasında önce bölgedeki sanatçılara yardımcı olmak, müzik eğitimine devam etmek isteyen gençleri korumak ve ortak yardım konserleri düzenlemek geliyor. Fonlama için Avrupa Birliği’ne sundukları projeleri de yeni duruma göre revize edeceklerini söyleyen Görgün Taner, uzun süreli çalışmalar yapılması gerektiğini ve bunu sanat kurumlarıyla beraber el ele gerçekleştirmeyi düşündüklerini anlattı. 

AKM Genel Müdürü Remzi Buharalı da sanatın tarih boyunca insanların yaşama tutunmaları için araç olduğunu, sanatın iyileştirici gücünün psikolojik destek olarak topluma ulaştırılması gerektiğini anlatarak depremde kimsesiz kalmış çocukların AKM Çocuk Sanat Merkezi’ndeki atölyelerde rehabilite edilmesi konusunda Kültür ve Turizm Bakanlığı’na öneri sundu.

Devamı

“Gurur duyuyorum”: Macar bakanın kızı, Türkiye’deki arama-kurtarma çalışmalarında görev aldı

T24 Dış Haberler

Macaristan Kamu Diplomasisinden Sorumlu Devlet Bakanı Zoltan Kovacs, kızı ve köpeğinin Türkiye’de meydana gelen depremlerden sonra arama-kurtarma çalışmalarında görev aldığını belirtti.

Kovacs, Twitter üzerinden Macaristan’ın Ankara Büyükelçisi’nin Macar arama-kurtarma ekibinin çalışmasını gösteren bir paylaşımını alıntılayarak, “Kızımı görmekten gurur duyuyorum. Ilka ve Nila Türkiye’de hayat kurtarıyor” yazdı.

Kovacs, daha önce de, “kişisel bir paylaşım” diyerek, kızı Ilka ve köpeği Nila’nın arama-kurtarma çalışmaları için Macaristan Reform Kilisesi ekibiyle Türkiye’ye gittiğini duyurmuştu.

Devamı

Macar kurtarıcıların unutmayacağı acı: Ali

Macaristan’dan gelen Pest ili kurtarma ekibi, bugün duygusal bir paylaşım yaparak saatler süren kurtarma çalışma sırasında hayata veda eden 15 yaşındaki Ali’yi andı. Macar ekip paylaşımda “Konuşmadığımız bir şey var çünkü bizi de etkiledi. Sevgili Ali, seni sonsuza kadar unutmayacağız” ifadelerini kullandı.

Macaristan’ın Pest ilinden gelerek deprem bölgesinde Macaristan kurtarıcılarına katılan arama-kurtarma ekibi, bugün duygusal bir paylaşım yaptı. Depremlerin ilk gününden itibaren çoğunlukla çalıştıkları Hatay’dan kurtarma hikayelerinden ve görüntülerinden paylaşım yapan ekip, kurtarmaya çalıştıkları ancak aldığı kritik yaralardan dolayı hayata veda eden Ali’yi andı.

Devamı

Macaristan Büyükelçisi Matis Cumhuriyet’e anlattı: ’99 depreminde kurtarılan kız ve onu kurtaran köpeğin hikâyesi…’

Tüm dünya, Türkiye ile birlikte ‘yüzyılın felaketi’ olarak adlandırılan Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremle sarsıldı. Deprem sonrası dünyadan Türkiye’ye destek yağdı. Bu süreçte en erken inisiyatif alan ülkelerden biri de Macaristan’dı. Büyükelçi Matis, ülkesinin felaket sonrası yürüttüğü destek faaliyetlerini Cumhuriyet’e anlattı.

Macaristan Cumhurbaşkanı Katalin Novak, depremin ilk saatlerinde paylaştığı mesajında, “Bu sabah erken saatlerde Türkiye’den gelen trajik haberleri duyunca şok oldum. Türkiye’nin güneydoğusunu vuran şiddetli depremde hayatını kaybedenlerin ailelerine en içten taziyelerimi sunuyorum” ifadelerine yer verdi.

Hemen ardından, kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim olan Macaristan’ın Ankara Büyükelçisi Viktor Matis, Macar arama-kurtarma ekiplerinin en erken zamanda Türkiye’de olacağını duyurdu. İlerleyen saatlerde Başbakan Viktor Orban da Türkiye’ye acil yardım sağlanması talimatını verdiğini duyurarak depremzedelere taziyelerini iletti.

Cumhuriyet, Büyükelçi Matis’e yönelttiği sorularla Macar arama-kurtarma ekibinin faaliyetlerine mercek tuttu.

Kaynak: Pest Megyei Kutató-Mentő Szolgálat Facebook

EN ERKEN YANIT VEREN ÜLKELERDEN BİRİ

Bu tür felaketlerde, felakete maruz kalan ülkenin uluslararası sistemde yardım talebinde bulunduğunun altını çizen Matis, Macaristan’ın bu talebe en erken yanıt veren üçüncü ülke olduğunu vurguladı.

Büyükelçi, arama-kurtarma faaliyetlerine ilişkin olarak şunları söyledi:

“İlk olarak, 50 kişiden oluşan ve 2 de arama-kurtarma köpeğinin eşlik ettiği bir grup, hükümetin emriyle harekete geçti. Daha sonra bu ekibe 5 de doktor katıldı. Ekip, felaketten 26 saat sonra Antakya’ya vardı. Bu ekip şu ana kadar 27 kişiyi enkazdan canlı olarak kurtardı; bunlardan 5 ya da 6’sı çocuk, en küçüğü 1.5 yaşında. (Röportajın yayımlandığı şu saatlerde sayının artmış olduğu tahmin ediliyor.) Maalesef enkazlardan çok sayıda yaşamını yitirmiş insan da çıkarıldı…”

Devamı

16,474FansLike
639FollowersFollow