Macaristan kritik oylamada, eski lider Orban dünya şampiyonasında

Macar Parlamentosu, Viktor Orban döneminin mirasını silmeyi hedefleyen 17. anayasa değişikliğini kabul etti. Eski başbakan Orban ise “demokrasinin sonu” olarak nitelediği bu değişikliğin yapıldığı gün, Dünya Kupası finalini izlemek için ABD’ye gitti. Peki bu yeni değişiklikler ne anlama geliyor?

“Herkesin yası farklıdır: Orban da Dünya Şampiyonası’nda finali seyrederek yas tutuyor.”

Seçimlerden bu yana en kritik günlerini yaşayan Macaristan’daki durumu ifade eden bu alaycı cümleler, ülkenin önemli mizahçılarından Edina Pottyondy’ye ait.

Haftalardır beklenen ve Péter Magyar’ın vaatlerini gerçekleştirebilmesi için zorunlu ön adım sayılan ünlü 17. anayasa değişikliği teklifi 13 Temmuz Pazartesi günü Macar parlamentosunda oylanarak kabul edildi. 

Ve aynı gün sosyal medyada “Macaristan’da demokrasi 2026’da sona ermiştir” paylaşımı yapan eski başbakan Viktor Orban, “Dünya Kupası finallerini seyredeceğim” açıklamasıyla Macaristan’ı terk etti, New York’a uçtu.

Oysa Orban’ın lideri olduğu FIDESZ grubu, “demokrasinin sonu” diye tanımladıkları bu anayasa değişikliğini protesto etmek için neler yapmamıştı: Tüm muhalif parlamenterlerin istifa etmesi alternatifi değerlendirilmiş ama bu adımdan sonra vazgeçilmişti. 

Parlamentonun önünde mumlar yakılmış, anlamlı demokrasi nöbetleri tutulmuştu.

Tüm FİDESZ’li parlamenterlere o gün siyah matem kıyafetleriyle meclise gelmeleri talimatı verilmiş ve herkes de buna uymuştu.

İşte tüm bunlar olurken, son yirmi yıla damga vuran büyük şef “Viktor Orban” ki Peter Magyar onu parlamentoda naklen yayınlanan konuşmalarında kürsüde hep “mafya lideri” olarak anıyordu, ülkeyi terk etmişti.

Çünkü Dünya Kupası yarı final ve final maçlarını yerinde, canlı izlemesi gerekiyordu!

“Bir yandan ülkede demokrasinin sonunu ilan ederken bir yandan da maç izlemeye ta ABD’ye gidemezsiniz,” diyen siyaset bilimci Gabor Török’e göre bu hareket sona eren şeyin aslında demokrasi değil, bizzat Victor Orban’ın siyasi kariyeri olduğunu gösteriyor.

Ünlü “17. anayasa değişikliği” nedir?

Yeni hükümet, ülkede Orban rejiminin iskeletini oluşturan kurumsal çerçevenin bu düzenlemelerle değiştirileceğini ve de Orban hükümetinin devletin değişik mevkilerine özenle yerleştirdiği “mayınların” bu şekilde temizleneceğini söylüyor.

Şimdi bunların neler olduğuna bakalım:

Parlamento’da kabul edilen 17. anayasa değişikliği metninin belki de en önemli maddesi, teklifin yasalaşmasıyla birlikte cumhurbaşkanının görevinin sona ereceği hükmü.

Yani bu değişiklikle Peter Magyar devlet mekanizmasının işlerliğinin sağlanmasında en önemli engel olarak gördüğü ve Viktor Orban’ın kuklası diye tanımladığı cumhurbaşkanı Tamas Sulyok’u görevden almış oluyor.

Cumhurbaşkanı parlamentoda kabul edilen anayasa değişikliği metnini imzalayarak aslında kendi idam hükmünü imzalamış oluyor. Ama elinde karşı çıkmak için başka bir imkân da yok. En fazla görüş istemek için değişiklik metnini Anayasa Mahkemesi’ne gönderebilir. 

Ancak bu da durumu değiştirmiyor, çünkü eğer beş gün içinde anayasa değişikliği yasası imzalanmaz ise hükümet Cumhurbaşkanı hakkında görevi kötüye kullanma soruşturması açacak ve Meclis, cumhurbaşkanını görevden azledip yetkilerini parlamento başkanına devredecek.

Anayasa değişikliğinin ikinci önemli kısmı parlamenter olabilme hakkı ile ilgili. Değişiklik bu süreyi 12 yılla, yani üç seçim dönemiyle kısıtlıyor. Eğer bir Macar vatandaşı üç seçim döneminde parlamentoda görev yapmışsa, dördüncü dönem için artık aday gösterilemiyor. 

Kabul edilen değişiklik metnine göre bu on iki yıllık sınırlama geriye dönük olarak da uygulanıyor. Muhalefet bu yasağın doğrudan Viktor Orban’ı ve 1990 yılından bu yana parlamentoda görev yapan FİDESZ’in ağır toplarını siyaset dışına itmekten başka amacının olmadığını iddia ediyor.

Bu iddiada doğruluk payı var çünkü yasanın yürürlüğe girmesiyle hem FİDESZ’in hem de radikal sağcı Bizim Vatan partisinin lider kadrosu bir sonraki seçimde aday olamayacak pozisyona itilmiş oluyor. Magyar’ın lideri olduğu TİSZA partisi ise tüm kadrolarıyla 2026 seçimlerine kadar siyaset dışında kalan insanlardan oluştuğundan bu risk onlar için geçerli değil.

Mayınlar temizleniyor

Macaristan’da yeniden düzenlenen sadece siyaset sahnesi değil. Anayasa değişikliği on altı yıl boyunca hukuk devletinin “yargının bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı” ilkesini alttan alta oyan Orban hükümetinin uygulamalarını da düzeltmeyi amaçlıyor.

Bu on altı yıl boyunca, Viktor Orban parlamentodaki üçte ikilik çoğunluk sayesinde tam 16 anayasa değişikliği yapmış ve devletin temel kurumlarının başına uzun görev süreleriyle FIDESZ kadroları yerleştirilmişti.

Yeni değişiklikle Anayasa Mahkemesi üyeliğine yaş haddi getiriliyor, üyelik 70 yaşla sınırlandırılıyor. Böylece bu kurumlara Orban tarafından tayinle dokuz yıllığına atanan dört Anayasa Mahkemesi üyesi devre dışı bırakılmış oluyor.

Anayasa Mahkemesi’ne, Orban rejim döneminde elinden alınan bütçe ve vergi ihlalleri konusunda soruşturma izni geri veriliyor.

Aynı değişiklikler en üst yargı organlarından olan Danıştay’ı ve Hâkimler Yüksek Kurulu’nu da ilgilendiriyor. 70 yaş sınırı orada da gençleşmenin yolunu açıyor. Hakimler Yüksek Kurulu üyeliği dokuz yıldan altı yıla indiriliyor ve başkanı seçme hakkı da siyasilerden alınıp mahkeme üyelerine hak olarak tanınıyor.

“Temizlik Ateşi” daha ne kadar körüklenecek?

Peter Magyar’ın geçen ay parlamentoda “Temizlik Ateşi Harekâtı başlamıştır” mesajıyla duyurduğu operasyon, şimdi işte bu değişikliklerle birlikte yasal bir temele de oturdu. Şimdi yasal mevzuatın değiştirilmesiyle, hükümet eski rejimin yolsuzluklarını bulup sorumlulardan hesap sormaya başlayacak.

Bu iş için Ulusal Varlıkları Geri Alma ve Koruma Kurumu gibi süper yetkilerle donatılmış bir devlet soruşturma organı kuruluyor.

Doğrudan başbakana bağlı çalışacak bu kurum, savcılık yetkilerine de sahip olacak. Yani savcılık makamı gibi resmî soruşturma hakkıyla istediği yerde, uygun gördüğü şekilde dosya açabilecek, evrakları inceleyebilecek.

Anayasa değişikliği ile yasalaşan mevzuata göre devletin tüm makamları, toplumun tüm özel ya da  kamu kurumları bu yeni oluşturulan süper yetkili kurum müfettişlerinin istediği her bilgiyi vermek zorundalar.

Bu kurumun başkan ve başkan yardımcısı altı yıllığına parlamento tarafından, üçte ikilik çoğunlukla seçilebilecek. Kurumun başkan ve başkan yardımcısının siyasi bağımsız olması gerekiyor. Yani parti üyeliği ya da siyasi geçmişi olan bir kadro bu çok önemli soruşturma organında görev yapamayacak.

Süper yetkilerle donatılmış bu kurumun Orban’ın karşı çıktığı ama Magyar hükümeti döneminde Macaristan’ın resmen tanıdığı Avrupa Savcılığı kurumuyla eşgüdüm içinde çalışması bekleniyor. Bu iki kurum elbirliği ile son yıllarda toplumu bir ahtapot gibi saran yolsuzlukları ortaya çıkarıp, devlet varlıklarını geri alacak ve yolsuzlukların sorumlularından da hesap soracak.

Toplumun beklentileri çok yüksek

Şurası bir gerçek ki toplum, seçimlerden bu yana giderek artan bir oranda, Peter Magyar hükümetinden, artık bir an önce hesap sormaya başlamasını bekliyor.

Geçmişte yandaşlara oluk oluk akıtılan para musluklarının seçimlerle birlikte kapatılması artık kimse için yeterli değil. İnsanlar artık hesap sorulmasını, Orban yandaş elitinin kasalarına indirdiği kamu varlıklarının geri alınmasını talep ediyor ve birilerini demir parmaklıkların ardından görmek istiyor.

Toplumun beklentileri ve giderek artan “hesap sorulsun” talebi, bir yandan Peter Magyar hükümetine olan desteğin artması gibi algılanabilir. Fakat diğer yandan da kamuoyunun bu sabırsızlığı ve bir an önce sorumluların ortaya çıkarılması talebinin yarattığı baskı, hükümetin hatalar yapmasına ya da demokratik olmayan adımlar atmasına neden olabilir. Bunu zaman gösterecek.

Ancak şu an görünen, toplumun Peter Magyar hükümetine verdiği açık çekin hâlâ yürürlükte olduğu ve kredinin kolay kolay da tükenmeyeceği şeklinde.

Tarık Demirkan

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here