2026. Ocak 21.
Türkinfo Blog Oldal 125

Macaristan’dan Rus petrolü hamlesi! AB’de çatlak: Komşu ülke ile anlaşma sağlandı…

Avrupa Birliği’nin Rus enerjisine yönelik yaptırımlarına ekonomisinin kötü etkileneceği gerekçesiyle muhalefet gösteren Macaristan’dan bloğu sarsacak bir hamle geldi. Macaristan, komşusu Sırbistan’la Rus petrolünün tedariğinde anlaştı.

Macaristan ve Sırbistan, Rus petrol tedariki için yeni rota üzerinde anlaştı. Budapeşte, iki ülkenin Druzhba enerji ağına bağlanacak bir boru hattı inşa edeceğini duyurdu.

Macar hükümeti yaptığı açıklamada, Budapeşte ve Belgrad’ın Sırbistan’a Druzhba enerji sistemi üzerinden Rus Ural ham petrolünü tedarik etmek için yeni bir boru hattı inşa edeceklerini belirtti.

Devamı

Enflasyon % 20 ile rekor kırdı

Macaristan’da yıllık enflasyon % 20’ye ulaşarak son 25 yılın rekorunu kırdı.

 Bir önceki yılın Eylül ayı fiyatları ile kıyaslandığında Macaristan’da gıda ürünleri  % 35,2, enerji fiyatları ise % 62,1 oranında arttı.

Gıda maddeleri arasında ise rekor % 76,2 ile ekmek fiyatlarında. Peynirdeki fiyat artışı % 68, süt ürünlerinde ise % 66,3.

Enflasyona bağlı olarak Macar ulusal para birimi forint de tarihinin en kötü performansını gösteriyor. Dolar ve Euro karşısında sürekli gerileyen Forint’in sadece Ağustos ayındaki değer kaybı % 4,1’e ulaştı.

Enflasyonun AB içinde genel olarak yükseldiği de bir gerçek.

Ancak Macaristan’da enflasyon % 20’ye ulaşırken, AB ortalaması % 10.

Fen Lisesi öğrencileri Erasmus ile Macaristan’a gitti

Kargı Fen Lisesi öğretmen ve öğrencileri Erasmus projesi kapsamında Macaristan’ın başkenti Budapeşte’yi ziyaret etti.

Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan AB Erasmus+ okul ortaklıkları programı çerçevesinde Kargı Fen Lisesinden 2 öğretmenin de yer aldığı proje ekibi 25 Eylül-1 Ekim 2022 tarihleri arasında Macaristan ülkesinin Budapeşte şehrinde proje çalışmalarına katıldılar. Proje ziyaretine Çorum merkez ve ilçelerindeki 6 farklı okuldan toplam 10 öğretmenin katıldı.
Öğretmenler, Budapeşte’deki okulda Dijital Okuryazarlık ve Yetkinlik Gelişimi, Yeni Nesil Web araçları (Web 2.0 Araçları), Dijital Eğitim Becerileri, Uzaktan Eğitim Pedagojisi ve Metodolojisi, Hibrit Eğitim Metodolojisi, Dijital Medya Okuryazarlığı gibi konularda eğitim aldı.
Ayrıca öğretmenler, oryantasyon etkinlikleri kapsamında Budapeşte, Estergon ve Viyana’daki tarihi ve kültürel yerleri ziyaret etti.

Devamı

Macaristan Teknik Direktörü Rossi: ‘Euro 2024 elemelerinde İtalya ile karşılaşmadığımız için mutluyuz’

marco rossy Macaristan’ın 2024 Euro’ya katılmaya hak kazanabileceğinden umutluydu ve İtalya’nın kendi tarafına bakmayacağı için minnettardı.

Macaristan, Sırbistan, Karadağ, Bulgaristan ve Litvanya ile birlikte G Grubuna çekildi ve Almanya’daki bir sonraki Avrupa Şampiyonasına katılmaya çalışırken şansları konusunda kendilerine güven verdi. İtalya C Grubu’nda İngiltere, Ukrayna, Kuzey Makedonya ve Malta ile mücadele edecek.

Euro 2024 eleme çekilişi sırasında Rai Sport’a konuşan Rossi, Macaristan’a yönelik beklentilerinin ve umutlarının altını çizdi.

“Avrupa Şampiyonası’nda başarılı olacağımızı umuyoruz, İtalya’yı geçemediğimiz için mutluyuz, bu yüzden sorun olmayacak. 

Devamı

Budapeşte’ye bayıldı

Bir çekim için gittiği Budapeşte’de hayranlarının yakın markajına alınan Hande Erçel hem konakladığı Türk işletmesi Matild Palace’ı hem de Budapeşte’yi çok sevmiş.

Hande Erçel, geçtiğimiz günlerde Marie Claire dergisinin çekimi için Budapeşte’de objektif karşısına geçti. Matild Palace’da ağırlanan Erçel, hem 1901 yılında inşa edilen otele hem de şehre bayılmış. Budapeşte’de üç gün kalan oyuncunun Macar hayranları ise otele akın etmiş.

Her gün otel odasını çiçek bahçesine çeviren hayranlarının fotoğraf çekme isteğini kırmayan Erçel, bol bol imza dağıtmış. Çekimlerden fırsat buldukça şehri ve otelin yakınındaki sanat galerilerini gezen oyuncu, en yakın zamanda enerjisini ve ruhunu çok beğendiği Budapeşte’ye yeniden gelmek için hayranlarına söz verdi.

Hürriyet

Macaristan Rus Doğal Gazı Alan Tek AB Üyesi

Forbes Macaristan, Rus doğalgazını Avrupa’ya taşıyan dört boru hattından üçünün hizmet dışı kalmasıyla Macaristan’ın şu anda hala Rus gazını alan tek AB üyesi ülke olduğunu yazıyor.

Rus doğalgazını Avrupa’ya tedarik edebilecek dört boru hattı var:

1) Yıllık 55 milyar metreküp (bcm) kapasiteli Nord Stream 1 (bunun teslimatları Rusya tarafından durduruldu);

2) Aynı kapasiteye sahip 55 bcm kapasiteye sahip Nord Stream 2 (Alman hükümetinin Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından onaylamayı reddetmesinden sonra bu hiçbir zaman faaliyete geçmedi).

3) En uzun boru hattı (4107 kilometre) olan Yamal Europe, Batı Sibirya’daki Yamal Yarımadası’ndan gaz tedarik etmekte olup, Almanya’da son bulmaktadır ve 33 bcm kapasiteye sahiptir. Teslimatlar Mayıs ayında Rusya tarafından durdurulmuştu.

4) Rusya’dan Karadeniz’in altından ve Balkanlar üzerinden gaz taşıyan Türk Akımı, 31,5 milyar metreküp kapasiteye sahip ve halen faaliyette olan tek boru hattıdır. Macaristan’da sona eriyor, yani şu anda Macaristan hala Rus doğalgazını alan tek AB üye ülkesi.

Rusya’nın yükselen gaz fiyatlarından elde ettiği devasa gelir ve Avrupa ile olan diğer ticaretteki büyük düşüş nedeniyle, Rusya’nın bu boru hatlarını tamamen kapatmakla ilgisi yok.

Forbes Macaristan

Roby Lakatos: Tanınmamı Çingene müziğine getirdiğim taze soluğa borçluyum

Dünyanın yaşayan en iyi keman sanatçılarından biri olarak anılan Roby Lakatos: “Belli bir üne kavuştuysam, bunun sebebi yola çıktığım yıllarda, alışılmışın tamamen dışında, ezberleri bozan bir stilde çalmamdı. İnsanları cezbeden buydu. Bir anlamda kafelerde çalınan Çingene müziğini ben sahneye taşıdım. Bugünden geriye bakarsam, tanınmamı da Çingene müziğine getirmiş olduğum bu taze soluğa borçluyum.”

Özgün sanatçı kişiliğiyle Çingene kemancı, klasik virtüöz, caz doğaçlama sanatçısı, besteci ve aranjör olarak tanınan, dünyanın yaşayan en usta keman sanatçılarından biri Roby Lakatos. 1965 yılında, Franz Liszt’in hakkında “Sihirli kemanından süzülen ahenkli notalar, büyülenmiş kulaklarımıza adeta bal çalıyor” diyerek söz ettiği ‘Çingene Kemancıların Kralı’ János Bihari’nin yedinci kuşaktan torunu olarak dünyaya gelen ve ailesinin müzik geleneğiyle yoğrularak büyüyen bir isim Lakatos. Devraldığı mirasa sahip çıkarak klasik müzik eserlerini, caz parçalarını ve anavatanı Macaristan’ın halk şarkılarını ustalıkla icra eden çok yönlü müzisyen kimliği ile dikkat çeken usta isim Tekfen Filarmoni’nin 5-6 Ekim’de İstanbul ve Ankara’da arka arkaya vereceği konserlerde sahne alacak. Daimî şef ve sanat direktörü Aziz Shokhakimov yönetiminde 5 Ekim’de İstanbul Zorlu PSM’de çalacak olan Tekfen Filarmoni, 6 Ekim’de de Başkent Kültür Yolu Festivali kapsamında CSO Ada Ankara’da konser verecek. Orkestranın, dünya çapında büyük beğeniyle takip edilen ünlü Macar keman virtüözü Roby Lakatos ve grubuna eşlik edeceği programda, dinleyiciler konuk sanatçı Göksel Baktagir’in kanunuyla Macarların geleneksel çalgısı cimbalom ile doğaçlama atışmasına tanık olacak. Biz de bu atışma öncesi usta kemancı Roby Lakatos ile konuştuk.

Nasılsınız? Bir üretici, bir müzisyen ve sanatçı olarak hayata dair kafanızı ne meşgul ediyor şu ara?

Son zamanlarda özellikle gençlere epey kafa yoruyorum ve vakit ayırmaya çalışıyorum. Çünkü Macaristan’da yeni bir vakıf kurdum ve bu sayede çok sayıda yetenekli genç ile beraber oluyorum. Bugünün dünyasında şunu fark ettim ki, genç müzisyenler için doğaçlama (improvisation) giderek önem kazanıyor. Bu beni çok mutlu ediyor çünkü doğaçlamanın hayatımda ve tabii sanatımda çok önemli, ayrı bir yeri var.

CANLI DİNLEMEYİ TERCİH EDEN KİTLE BENİM İÇİN CANDIR

Her şeyin dijitalleştiği ya da teknoloji bağlantısıyla esas formundan uzaklaştığı bir dönemde klasik müzik icra ediyor olmak, üstelik keman gibi bir enstrümanla bu özü korumaya çalışmak nasıl bir duygu sizin için?

Bana göre klasik müzik, daima klasik müzik olarak kalacak. Ancak şu da bir gerçek ki yeni icracılar, kemancılar ya da farklı enstrüman çalanlar, yeni tarzlar ve eğilimler sokmaya başladılar. Çokça değişiklik de getiriyorlar. Bir anlamda klasik müzik icracıları da doğaçlama yapar oldular, kendilerine has üsluplarıyla. Doğru, dijital çağda klasik müzik icra etmek bugünlerde değişik bir tecrübe! Artık herkes her yerde her şeyi dinleyebiliyor, herkes hakkında her şeyi bilebiliyor. Ancak ne olursa olsun, canlı dinlemeyi tercih eden önemli bir kitle var. Bu kitle benim için candır. Ben de klasik müzik çalmayı çok seviyorum ve aslına bakarsanız bundan neredeyse 35 yıl önce bu alanda, yani klasik müzik gibi formları en net, en belirgin müzikte doğaçlama yapan, eserleri değiştirerek çalan ilk müzisyenlerden biriyim. Demek ki bugünlermiş, yeni neslin bu stili daha çok benimseme zamanı.

ÇİNGENE MÜZİĞİNİ SAHNEYE BEN TAŞIDIM

Ünlü usta müzisyenlerin hakkınızda olumlu konuştuğu, “Dünyanın yaşayan en usta keman sanatçısı” olarak anılmak; hem geçmişiniz hem de aileniz itibariyle bu alanda doğmuş/yetişmiş biri olarak müzik yapmak özellikle yolun başlarında sizin için yorucu oldu mu?

Evet, çok meşhur bir kemancı ailesinden geliyorum. Soy ağacımızda baktığımızda, János Bihari’nin yedinci göbek torunuyum. Ailemizde çok sayıda kemancı arasında, dünyaca ünlü olan amcam Sándor Lakatos idi, Bihari’den sonra. 50’li yılların başında ilk kez o bir çingene orkestrasının lideri olarak klasik müzik icra etmiş ve büyük ün kazanmıştı. Doğal olarak daha küçük yaşta benim de müzisyen, kemancı olacağım aşikârdı! Babam dâhil ailenin tüm üyeleri sürekli seyahat eder, turneden turneye koşuşturur, yurt dışında konserler verirdi. Bu yüzden 19-20 yaşımda Belçika’ya taşınarak kariyerime başlamam bana son derece olağan gelmişti. Kesinlikle ‘dünyanın en iyi kemancısı’ olduğumu düşünmüyorum, hem de hiç! Belli bir üne kavuştuysam, bunun sebebi, yola çıktığım yıllarda, alışılmışım tamamen dışında, o zamanki ezberleri bozan bir stilde çalmamdı. İnsanları cezbeden buydu. Kafelerde çalınan çingene müziğini ben sahneye taşıdım. Bunu yaparken de insanların dikkatini iki saat boyunca üzerimizde tutabilmek için birtakım değişiklikler, yenilikler getirmek zorundaydık. Bu sayede kendi müziğimizde birçok şeyi değiştirerek, klasik anlamdaki çingene müziğinden bizzat Roby Lakatos ismiyle özdeşleşen bir nevi füzyon doğdu. Bugünkü gençlerin de bu istikamette devam ettiğini görmek beni mutlu ediyor. Temel öğeleri çingene müziği, Balkan ezgileri ve klasik müzik olmakla beraber, içinde sonsuz olasılıklar barındırıyor. Örneğin en son ‘element’ olarak üç yıl önce Dr. L. Subramaniam ile yapmış olduğum bir kayıtla beraber Hint müziği de artık müziğimizin bir parçası halinde geldi. Bunun yanında, Flamenco ya da Mariacchi müziği ve elbet tangodan da çok şey bulabilirsiniz müziğimde. Dediğim gibi, bugünden geriye bakarsam, tanınırlığımı çingene müziğine getirmiş olduğum bu taze soluğa borçluyum.

Yeniden anavatanınız Macaristan’a döndünüz, nasıl oldu bu?

Pandemiden hemen evvel yeniden Macaristan’a taşındım. Kızlarımdan biri evlenip memlekete döndü. İki de torunum doğunca, kızıma yardıma giden eşimi göremez oldum. En iyisi ben de taşınayım dedim. Pandemi başa gelince, orada çakıldım kaldım! Şaka bir yana sıkı bir Budapeşte aşığıyım. Ama Brüksel’e de çok sık gidiyorum, çünkü orada da ciddi bir dinleyici kitlesine sahibim.

TÜRK DİNLEYİCİSİ ÖNÜNDE ÇALMAK BİR ARMAĞAN GİBİ

Yeniden Türkiye’de, Ankara ve İstanbullu dinleyicilerinizle buluşacak olmak size ne hissettiriyor?

Türkiye’de çalmak her seferinde büyük bir keyif benim için, gerçekten. Şunu da söylemeden edemeyeceğim, Belçika’da çok Türk tanıdığım var. Dinleyicilerim arasında da öyle. Sadece İstanbul ya da Ankara’da değil daha başka birçok kentte de konserler verdim. Sonuncusu yaklaşık dört sene önceydi ve özledim! Türk dinleyicisi önünde çalmak bir armağan gibi, o nedenle elimiz boş gelmeyeceğiz, repertuvarda birçok yenilik olacak. Konserlerimde en sevdiklerimin arasında Türkiye ve Balkanlar var. Neden derseniz, seyircinin daha canlı, daha interaktif olması çok hoşuma gidiyor. Beni iyi bildikleri için Benelux ve Londra’nın bendeki yeri ayrı, bir de Meksika!

HAYALİMDE BİR ROBY LAKATOS FESTİVALİ VAR!

Gerçekleştirmek istediğiniz bir hayaliniz var mı?

Olmaz mı, çok hayalim var. Bir hayli hayalperest biriyim. Bir kere, nereye gitsem, daimi olarak yeni sesler, ezgiler peşindeyim. Ama somut bir örnek vermek gerekirse, kurduğum vakıf aracılığıyla 2019 yılında ilk kez düzenlediğim keman yarışmasının yeri çok özel. Dünyanın ilk doğaçlama keman yarışmasıdır çünkü. Ne yazık ki büyük başarısına rağmen pandemi nedeniyle duraksatmak zorunda kaldık, umarım bu kış ikincisini düzenleyebileceğiz. Sonra bir Roby Lakatos Festivali var hayalimde, dünyanın her yerinden, en iyi müzisyenlerinin katılacağı. Bir de tabii yeniden bol bol seyahat edebilmek. Meğer ne çok özlemişim havalimanlarında, omzumda kemanla uçaklara yetişmeyi!

aksam.com.tr/cumartesi/roby-lakatos

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası sezonu Macar şef Varga ile açıyor

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası (İZDSO) 2022-2023 sezonuna dünyaca ünlü Macar sanatçı Gilbert Varga şefliğindeki konserle “merhaba” diyecek.

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) 7 Ekim’de düzenlenecek konserde yine uluslararası çapta ün yapmış Alman piyanist Severin von Eckardstein solist olarak sahne alacak.

Severin, konserde Edvard Grieg’in La Minör Piyano Konçertosu’nu seslendirecek.

Açılış konserinin ikinci bölümünde de İZDSO, Antonin Dvorak’ın Yeni Dünya olarak bilinen 9. Senfonisi’ni müzikseverlerle buluşturacak.

İZDSO, sezon boyunca Gürer Aykal, Gülsin Onay, Johannes Moser, Kerson Leong, Soyoung Yoon, Michal Nesterowicz, Svetlin Roussev, Yeol Eum Son, Bruno de Sa, Nayden Todorov, Aniello Desiderio, Naoko Shimizu, Özgür Aydın, Nil Venditti, Gökhan Aybulus, Jamal Aliyev’in de aralarında olduğu gibi şef ve solistleri ağırlayacak.

Sezon, 26 Mayıs 2023’te kapanış konseriyle son bulacak.

DÜNYACA ÜNLÜ ŞEF VARGA’DAN ÖVGÜ

Babası ünlü kemancı Tibor Varga’dan 4 yaşında aldığı keman eğitimi ile müzik kariyerine başlayan, Almanya ve Fransa’daki birçok orkestranın şefliğini üstlenen Gilbert Varga, İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ile açılış konseri öncesi prova yaptı.

Gilbert Varga, Türkiye’ye daha önce de konserler için geldiğini, yeniden bir organizasyon için İzmir’de bulunmaktan gurur duyduğunu söyledi.

Varga, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nin kaliteli bir salona sahip olduğunu, İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nın da çok iyi bir performans gösterdiğini dile getirdi.

İzmir’de sezona enerjik bir başlangıç yapacaklarına inandığını anlatan Varga, müzikseverleri konsere davet etti.

habertürk


2022 Ekim Kapak Yıldızımız Hande Erçel İle Kısa Kısa

O, kuşkusuz son zamanların en çok merak edilen ve sevilen oyuncularından biri. İçgörüsü sağlam, kendisiyle ilgili oldukça net. Hande Erçel ile Budapeşte’nin büyüleyici ve tarihi atmosferinde gerçekleştirdiğimiz kapak çekimimize davetlisiniz.

Resim çizmeye olan merakın ve tutkun nereden geliyor?

Çocukluğumdan beri çizime çok meraklıyım. Kendimi ifade etmenin, duygularımı dışa vurmanın en güzel yolu resim benim için. Çizim yaparken kendimi, zamanı ve olduğum yeri unutuyorum.

En sevdiğin yemek? Deniz ürünleri.

En son mesaj attığın kişi? Gamze.

Devamı

16,474FansLike
639FollowersFollow