2026. Ocak 22.
Türkinfo Blog Oldal 137

Budapeşte’de ‘meydan mücadelesi’: Aşırı sağ, Onur Yürüyüşü’nü engellemeye çalışıyor

Son birkaç yıldır Macaristan’daki yeni yasalar ve yasal düzenlemelerle temel haklarının kademeli olarak ellerinden alındığından yakınan LGBTİ+ topluluğu, 2022 yılı yürüyüşüne  “Geleceğini geri al!” sloganı altında bir gövde gösterisi yapmak için hazırlandı.

Muhafazakar ve milliyetçi kesim ise Onur Yürüyüşü katılımcılarını şehrin ana meydanlarına sokmamak için hazırlık yapıyor.

Pride düzenleme komitesi, şehrin merkezindeki Andrássy caddesi boyunca gerçekleştirmeyi düşündüğü geleneksel yürüyüş güzergahını elde edebilmek için başvuruda bu yıl da geç kaldı.

Geçen sene olduğu gibi bu yıl da o bölgede etkinlik  hakkı, aynı güzergah için başvuran milliyetçi aşırı sağ “Mi Hazánk” (Bizim Vatan) partisinin oldu.

Ancak Bizim Vatan partisi rezerve ettiği bölgede bugün hiçbir etkinlik düzenlemeyeceğini duyurdu. Açıklamada, “Biz şehrin merkezini normal vatandaşlarımıza bırakıyoruz” ifadeleri yer aldı. Diğer muhafazakar ve milliyetçi kesimle birlikte radikal sağın, Onur Yürüyüşü’ne katılanları rahatsız edebilmek için, göstericilere yakın köşe başlarında “karşı gösteriye” hazırlandıkları sır değil.

Macaristan’daki miting ve gösteri yasalarına göre, herhangi bir toplumsal derneğin, partinin, hatta şahsın şehrin herhangi bir yerinde gösteri yapmak için izin alması gerekmiyor. Sadece resmi makamlara nerede ve ne zaman gösteri düzenlemek istediğini bildiriyor.

Ancak bu bildirimin de bir süresi var. Bir toplantı ya da yürüyüş için başvuru, gösteri tarihinden en erken 3 ay, en geç de 48 saat önce yapılabiliyor. İşte milliyetçi radikal Bizim Vatan partisi de bu olanağı kullanarak, geçen yıl olduğu gibi bu yıl için de, gösteri tarihinden 3 ay önce, bildirim yapma periyodunun başladığı ilk dakikalarda Pride Yürüşü güzergâhında, Pride ile aynı tarihte bir etkinlik yapacağını ileri sürerek o bölgeyi rezerve etti.

Pride Komitesi de zorunlu olarak yürüyüş için başka bir bölge saptadı. Tuna kıyıları boyunca devam edecek olan Pride yürüyüşü, anlamlı bir yerde “Özgürlük Meydanında” (Szabadsgág tér) son bulacak.

Eşcinsel hakları ne durumda?

Son birkaç yıldır Macaristan’daki gelişmeler LGBTİ+ kesimini oluşturan vatandaşların haklarının tırpanlanması olarak nitelendiriliyor ve Macar hükümeti bu nedenle eleştiriliyor.

Geride kalan yıl, bir masal kitabı, toplumsal sosyal ve cinsel farklılıklar içeren masalları çocukların gündemine getirdiği için önce Bizim Vatan partisi sempatizanları tarafından toplanıp yakılmış, sonra da resmi kurumlarca masal kitabının kütüphanelerden çıkarılması ve  “poşette” satılması kararı alınmıştı.

Ardından  LGBTİ+ hakları daha ciddi bir darbe aldı: Aile ve çocukları daha iyi koruma gerekçeleriyle, eşcinsel kişilerin oluşturduğu ailelerde çocuk evlat edinme ve çocuk büyütme hakları yasal düzenlemelerle olanaksızlaştırıldı. “Aile bir anne ve bir babadan oluşur” cümlesi anayasaya kadar girdi.

En son darbeyi ise, Nisan ayında anayasaya da girmesi için halk oylamasına sunulan, ancak yeterli oy kullanma oranına ulaşılamadığı için anayasal bir madde haline gelmeyen yeni “Aile ve Çocukları koruma yasası” vurdu.

Bu yasa muhafazakâr kesimlere göre toplumun “sağlıklı” aile yapısını ve çocuk haklarını korumayı hedefliyor. LGBTİ+ kesimler için ve toplumda temel hakların korunmasını savunanlar açısından ise yasa tartışmasız bir şekilde eşcinselleri ve diğer LGBTİ+gruplarını görünmez kılmaya, toplum dışına itmeye çalışıyor.

Avrupa Parlamentosu ve AB Komisyonu bu yasayı toplum içinde bazı kesimlerin haklarını tırpanlayan bir yasa olarak görüyor ve AB temel mevzuatını ve temel insan haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle yasanın derhal geri çekilmesini talep ediyor.

Ancak Macar hükümeti yasayı geri çekmek bir yana, Anayasal bir madde haline de getirmeyi deneyince AB komisyonu da tartışmada karara varması için konuyu Lahey Adalet Divanı’na havale etti. 

18 Temmuz’da ise Budapeşte’de ABD’den Uruguay’a kadar 42 büyükelçilik ve yine Budapeşte’de faaliyet gösteren 11 uluslararası kültür merkezi ortak bir deklarasyon yayınlayarak LGBTİ+ haklarını ve Budapeşte Onur Yürüyüşü’nü desteklediklerini açıkladılar.

Tarik Demárkan – BBC

Türk kadın satranççılar, dünya listesinde ilk 15’te

Dünya genelinde 124 ülkenin Satranç Federasyonuna kayıtlı 8 bin 532 kadın sporcu bulunurken, Türkiye 65 kadın oyuncu ve 2 bin 450 puanla dünya listesine 15. sıradan giriş yaptı.

BESTENİGAR KARA

Bugün Dünya Satranç Günü… Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından 20 Temmuz 1966’da ilan edilen Dünya Satranç Günü’nün bugün 56. yıl dönümü kutlanıyor. Peki kadınların satrançta ne kadar etkin olduğunu biliyor muyuz? Pek çoğumuz kadınların satranç başarısını Netflix dizisi “The Queen’s Gambit” ten tanımış olsak da başarı uzakta değil, Türkiye Satranç Federasyonu’nun Başkanı da bir kadın.

“20 Temmuz Dünya Satranç Günü’nün 56. yıl dönümü kutlu olsun” başlığıyla bir kutlama mesajı yayınlayan Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Gülkız Tülay, “Türkiye bir satranç ülkesidir! Bu sporu bu ülke çok sevdi” diyor, ve takımların başarılarını anlatıyor.

Dijital veri platformu Turboard’un; Dünya Satranç Federasyonu (FIDE) 2020 yılı ağustos ayı verilerinden derlediği sıralamaya göre, Türkiye 65 kadın oyuncu ve 2 bin 450 standart puan ile Dünya Kadın Satranç Sporcuları listesinde 15. sırada yer alıyor.

Dünya genelinde 124 ülkenin Satranç Federasyonuna kayıtlı 8 bin 532 kadın oyuncunun yer aldığı listede; 214 sporcu ve 2 bin 675 standart puan ile Macaristan ilk sırada yer alıyor. Macaristan’ı; 1.687 oyuncu ve 2 bin 582 standart puan ile Rusya ve 198 oyuncu ve 2 bin 658 puan ile Çin takip ediyor.

Devamı

Macar meclisi, AB Parlamentosunun gücünü azaltmayı hedefleyen kanun teklifini onayladı

Macaristan’da Parlamento, Avrupa Birliği (AB) Parlamentosunun yetkilerini azaltmak için hazırlanan bir yasa teklifini oylayarak kabul etti. Aşırı sağcı Başbakan Viktor Orban hükümetinin sunduğu teklif, 130 lehte ve 50 aleyhte oyla kabul edildi. 

Avrupa Parlamentosunun Avrupa demokrasisini “çıkmaza” soktuğunu öne süren metinde AB’nin yasama organının gücünün azaltılması çağrısında bulunuluyor. Karar, somut olarak, Brüksel’in üye ülkelerden uygulamasını istediği yasaları Macaristan’ın yürürlüğe koymamasına “yeşil ışık” yakıyor. Ayrıca, Avrupa Parlamentosunun Macaristan’ı etkileyen yasalar hazırlama kabiliyetini azaltıp bloğun gücünü zayıflatmasını hedefliyor. 

“Avrupa demokrasisi, Avrupa Parlamentosunun içine sürüklendiği çıkmaz sokaktan kurtarılmalıdır. Avrupa Birliği değişmelidir çünkü çağımızın zorluklarına karşı hazırlıksızdır” ifadelerinin kullanıldığı kararda ayrıca AB milletvekillerinin seçmen yerine ulusal hükümetler tarafından göreve getirilmesi gerektiği de vurgulanıyor.

Devamı

BEAUTY OF HUNGARY

Diplo – On my mind

Macar şirketi Kırgızistan’da küçük hidroelektrik santralleri projelendirecek

Kırgızistan Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı, Macaristan A-Hid adlı şirketi ile küçük hidroelektrik santrallerin projelendirilmesine ilişkin iş birliği anlaşması imzaladı.

Kırgızistan Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı, Macaristan A-Hid adlı şirketi ile küçük hidroelektrik santrallerin projelendirilmesine ilişkin iş birliği anlaşması imzaladı.

Kırgızistan Bakanlar Kurulu Başkanı Akılbek Caparov, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’e gelen Macar şirketi “A-Hid” Yönetim Kurulu Başkanı Laszlo Salom ile görüştükten sonra basına açıklamalarda bulundu.

Caparov, küçük hidroelektrik santrallerinin geliştirilmesi ve inşasının, hükümetin çalışmalarında öncelikli alanlardan biri olduğunu vurguladı.

Taraflar, görüşmeler sonuncunda 16 milyon dolar sermeyeli Kırgız-Macar Kalkınma Fonu’ndan kredilendirilecek projeye ilişkin iş birliği anlaşması imzaladı.

Devamı

Macaristan’da turizm fethi

Türkiye’yle yüzyıllara dayanan tarihsel bağları olan Macaristan, Türk turistlerin de uzun bir süredir ilgi odağında. Şimdi ise Türk yatırımcılar, bu ülkeyi turizm sektöründeki ataklarıyla adeta yeniden fethediyor.

Budapeşte – Orta Avrupa’nın yıldızları Viyana ve Prag’dır. Budapeşte onların gölgesinde kalmış, kendini yeterince tanıtamamış bir şehir. Oysa en az Viyana, Paris kadar güzel. Trafik yok, yemekleri güzel, şarapçılık çok gelişmiş. Tokai gibi çok bilinen bölgeleri dışında, şehre 20 dakika uzaklıktaki yerlerde Lenin zamanında yapılmış 60 bin metrekare büyüklüğünde şarap mahzenleri var.

 Philipp Trubchenko on Unsplash

Hem kültür hem eğlence

Türkleri seviyorlar, etrafta Türk kültürünün izlerini görebiliyorsunuz. Çok güçlü bir opera kültürü yanı sıra eğlence hayatı da çok hareketli.
Godju caddesinde hemen her apartmanın altında zemin barları var. En güzel kokteylleri çok uygun fiyata servis ediyorlar. Şehrin biraz daha dışında sağlam kulüpler, beach’ler var. Macarlar hafta sonları şehre bir saat uzaklıktaki Balaton Gölü’ne gidiyorlar.

Gece kulüplerinin olduğu bu bölgede şehirdeki mekânların pop-up şubeleri açılıyor. Ağustos ayında burada yapılacak Sziget Festival’e Justin Bieber, Dua Lipa ve dünyaca ünlü DJ’ler katılacak.

Kaynak: Sziget Festival Official – Facebook

Erişilebilir lüks

Öte yandan, Macaristan kendi para birimini kullandığı için de diğer Avrupa şehirlerinden çok daha ucuz bir kent.
1 forint şu anda 0,043 TL. En lüks mekânlarda, otellerde bol malzemeli omleti 3 bin ila 4 bin forinte yiyorsunuz, yani 160 ile 200 lira arasında. Sezar salata yaklaşık 170 Türk Lirası. Kahve 70, su ise 20 lira restoranlarda. Bu mu ucuz dediğinizi duyar gibiyim ama Avrupa’nın ortasında 5 yıldızlı lüks mekânlardan bahsediyorum.

Matild Palace bunlardan biri. 120 yaşına ve imparatorluk görkemine karşın bugüne kadar deneyimlediğim en ileri teknolojiyi kullanan odalara sahip. Tuna Nehri kıyısındaki bu yapıyı bir Türk şirketi restore etmiş, şimdi de otel olarak işletiyor. Macaristan’ın turistlere, özellikle de Türkiye’den giden turistlere ne vaat ettiğiyle ilgili sorularımı Matild Palace’ın Genel Müdürü Selim Ölmez yanıtladı.

Niye Budapeşte’de otel açtınız?

Budapeşte tarih, kültür, sanat, müzik ve gastronomi alanında son yılların en popüler tatil destinasyonlarından. Türkiye’den ağırladığı turist sayısıyla da dikkat çeken şehre her gün beş uçak seferi var. Şehir her mevsimin kendine özgü güzellikleriyle dünyanın farklı yerlerinden milyonlarca insanı ağırlıyor. Turizm konusunda büyük bir ivme yakalayan şehir, global markaların da gözdesi oldu. 120 yaşındaki tarihi imparatorluk sarayı Matild Palace, The Luxury Collection Hotel’in Macaristan’daki ilk yatırımı ve Fethiye merkezli Türk şirketi Özyer Group imzalı. Fethiye’den, Antalya, Kuşadası’na uzanan Liberty Otellerinin sahibi olan Özyer Group, Matild Palace Yönetim Kurulu Başkanı Metehan Özyer yönetiminde beş yıllık büyük bir restorasyon çalışmasının ardından Matild Palace projesini tamamladı ve Marriott International’ın uluslararası lüks otel zinciri The Luxury Collection Hotels & Resorts ile Macaristan pazarına giriş yaptı.

Kaynak ve davamı:

Songül Hatısaru – https://www.milliyet.com.tr/

Macaristan’da anayasa değişikliği: Vilayetler artık Sancak olarak adlandırılacak

Macar parlamentosunda üçte ikilik çoğunluğa sahip FİDESZ parlamenterleri tarafından sunulan anayasa değişikliği kabul edildi. Kabul edilen yeni idari yapı modeline göre bundan böyle Macaristan’da vilayetler, tarihi Macaristan’da olduğu gibi Sancak olarak adlandırılacak ve Valilerin yerine, başbakan tarafından atanan Sancak Beyleri görev yapacak.

Tarihisel Macar sancak beyini, kıyafet ve sembolleriyle tasvir eden bir tablo

Hükümet bu değişikliğin “bin yıllık şanlı Macar tarihinin” yaşatılıp devam ettirilmesinin bir gereği olduğunu vurguluyor, ve ulusal kökenlere geri dönmenin kaçınılmaz bir adımı olduğunu söylüyor. İkinci dünya savaşının sonuna kadar devam eden yerel idari yapıdaki sancak ve sancak beyliği modeli, savaş sonrası yeni rejim tarafından vilayetlere ve hükümet tarafından atanan valilere dönüştürülmüştü.

Meclise sunulan anayasa değişikliği önerisinde, “ulusal gururun yükseltilmesine ve böylece Avrupa uygarlığının temel taşlarından olan Macar ulusal egemenliğinin vurgulanmasına” atıf yapılıyor.

Muhalefet, Sancak sistemi ve Sancak Beyi uygulamasını Avrupa’dan uzaklaşmanın yeni bir hamlesi olarak görüyor.

Bir kamuoyu araştırmasına göre, halkın % 64’ü böyle bir değişikliğin doğru olmadığını düşünüyor. Ankete yanıt verenlerin % 16’sı bu anayasa değişikliğinin halkın dikkatini ekonomik ve sosyal sorunlardan uzaklaştırmaya yönelik olduğunu ileri sürerken % 10 ise Sancak ve Sancak Beyi uygulamasına destek verdiğini söylüyor.

Riba 2020

Macar Grup Kerekes Band, Aşık Veysel’in eserini Macarca yorumlayacak

Macar Folk Grubu Kerekes Band, halk ozanı Aşık Veysel’in ‘Uzun İnce Bir Yoldayım’ eserini Macarcaya çevirerek yeni albümlerine aldı.​​​​​​​

Repertuvarında Türkçe şarkılara da yer veren topluluğun solisti Zsombor Feher, Kerekes Band grubunu, Türk müziğine olan ilgilerini ve gelecek planlarını anlattı.

Grubun 1995’te Eger’de kurulduğunu dile getiren Feher, “Macar halk müziğine aşık olduğumuzda liseli gençlerdik. Ondan önce daha çok rock müzik dinlerdik. 5-6 saat çalabileceğimiz ve halk müziği eşliğinde dans edebileceğimiz bir müzik kulübü (dans evi) kurmaya karar verdik. Bu arada okul dışında, halk müziği derlemek için köylere gittik, eski ustalarla tanıştık ve köylü müziğini ve onunla gelen yaşam biçimini elimizden geldiğince tanımak istedik” dedi.

Kaynak: Kerekes Band – Facebook, stanbul | Kerekes | East Tour | 2021

Feher, 10 yıllık halk müziği çalışmalarından sonra kendi müziklerini yapmaya karar verdiklerini aktararak, şunları kaydetti:

“Etno Funk adını verdiğimiz tür için şarkı sözü yazmaya, müzik icra etmeye ve yayınlamaya başladık. Halk enstrümanları ile çağdaş müzik yaptığımız, rock müzisyeni tavrıyla bol bol denemelere giriştiğimiz ve kendimizi geliştirdiğimiz bir süreçti. Bu sayede 30 ülkeyi turladık, 9 albüm çıkarttık, Macaristan’da ve uluslararası çapta ödüller kazandık ve Kerekes Band müziğini oluşturduk.”

“MACAR VE TÜRK MÜZİĞİ BENZER MELODİK TARZA SAHİP”

Türkiye’de 2021’de verdikleri konsere de değinen Feher, “Türklerin hüküm sürdüğü dönemin izlerinin bulunduğu memleketimiz Eger’de ikinci bölüm olarak çektiğimiz ‘Su’ temalı konserimizi salgın kısıtlamaları zamanında bir dizi konser filmi dahilinde yayınladık. Altın kubbeye sahip Türkiye’deki ılıcanın içinde ses fazla yankı yaptığı için büyük bir kadroyla çalmak mümkün olmadı. O yüzden müziğimizi akustik olarak yeniden düzenledik. Türkiye ve Türki Cumhuriyetlerden 6 şarkı seslendirdik. Bu şarkıların, ana enstrümanlarımız flüt ve lavta ile kolaylıkla yorumlanabildiğini fark ettik. Bu da aslında, Macar ve Türk müziğinin daha eski dönemlerde benzer pek çok melodik tarza sahip olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

Kaynak ve davamı

16,474FansLike
639FollowersFollow