Macaristan hükümeti, Avrupa Birliği (AB) tarafından yöneltilen en önemli eleştirilerden biri olan ülkede AB fonlarının dağıtımı ile ilgili şaibeleri ortadan kaldırmak için Yolsuzlukla Mücadele Ajansı kuracağını açıkladı. Macar hükümetinin yolsuzluklarla mücadele konusunda aldığı bu karar, AB’nin eleştirilerinin bir kısmını bertaraf etmeye yönelik girişimlere yeşil ışık yakıldığı anlamına geliyor.
Başbakan Viktor Orban tarafından yayımlanan kararnameye göre Kasım ayı sonuna kadar kurulacak olan Yolsuzlukla Mücadele Ajansı ve bu kurumun faaliyetlerini denetleyecek “bağımsız” komisyon, ülkedeki yolsuzluk şaibelerinin ortadan kaldırılması ve AB’nin ikna edilmesi için çalışacak.
AB, Macaristan’da hukuk devletinin temel kurallarının ihlal edildiği gerekçesiyle Macaristan’a verilen AB fonlarının ödenmesini 2022 başında durdurmuştu.
AB tarafından Macaristan’a yöneltilen eleştirilerin başında da yargı sisteminin bağımsızlığı, ülkenin toplumsal mutabakat aranmayan yasa ve kararnamelerle yönetilmesi, basın özgürlüğünün eksikliği ve Macaristan’a verilen AB fonlarının dağıtımında var olduğu ileri sürülen yolsuzluk şaibeleri ile ilgili olarak işlem yapılmaması geliyordu.
Macaristan’ın sicili kötü
Dünyada yolsuzlukları araştıran en önemli kurumlardan Transparency International’ın 2022 yılı başında açıkladığı verilerine göre Macaristan, AB içinde en fazla yolsuzluk yapılan ülkeler sıralamasında Bulgaristan’ın ardından ikinci sırada.
Macaristan’da kamu ihalelerinin dağıtılmasında eş dost ve tanıdıklara öncelik verildiği iddiaları bir türlü gerektiği gibi soruşturuluyordu. Bu iddiaları güçlendiren veriler de vardı.
Örneğin, AB fon ve kaynaklarının nasıl dağıtıldığı araştırılırken, açılan ihalelerin % 40’ına neden sadece tek bir şirketin katıldığı, yani ihalelerin neden adrese teslim hazırlandığı eleştirilerine tatmin edici bir yanıt da verilemiyordu.
Yolsuzlukla Mücadele Ajansı’nın kurulmasına paralel olarak kamu ihalelerinde tek bir şirketin katılımıyla gerçekleşen ihale sayısının % 40’lardan % 15’in altına indirilmesi planlanıyor.
Yolsuzlukla Mücadele Ajansı AB fonları için yeterli olacak mı?
Yolsuzlukla mücadelenin kurumsal bir nitelik kazanması elbette olumlu bir adım. Ancak bunun içeriğinin nasıl oluşturulacağı, yani yolsuzlukla gerçekten mücadele mi edeceği, yoksa AB fonları için göstermelik bir adım mı olacağı konusunda tereddütler de var.
Yolsuzlukla Mücadele Ajansı’nın kurulmasında, plan ve taslakların hazırlanmasında hiçbir sivil kuruluşun çalışmalara dâhil edilmemesi önemli bir uyarı.
“Bağımsız” komisyon için adı geçen kişilerin arasında isimleri daha önce yolsuzluklarla anılan bazı hükümet üyelerinin ve ekonomi dünyası isimlerinin de bulunması bu kuşkuları güçlendiriyor.
Gözlemciler yolsuzlukla mücadele konusunda Macar hükümetinin AB’nin eleştirileri doğrultusunda adım atmasının önemli olduğunu ancak sadece bu gelişmenin kesilen fonların musluklarının açılması için yeterli olmayacağını düşünüyorlar.
Macar fotoğrafçı István Zsiros’un Suriye’deki savaştan kaçan ve Budapeşte tren istasyonunda sabahlayan insanları fotoğrafladığı çalışması aşk ve umut dolu bir anı yakalıyor.
Sergiye eşlik edecek aynı isimde bir yayın ise ekim ayında Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanacak
Yapı Kredi Kültür Sanat, “Hayat, Ölüm, Aşk ve Adalet” isimli güncel sanat sergisine ev sahipliği yapıyor. Farklı coğrafyalarda yaşanan adaletsizliklere aşk, umut ve direnişle bakmayı öneren sergi, 15 Eylül 2022-2 Ocak 2023 tarihleri arasında Yapı Kredi Kültür Sanat Galeri’de ziyaretçilerini bekliyor.
Dünyanın her yerinde farklı biçimlerde yaşanan sosyal, siyasi, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ya da ekolojik sebeplerden kaynaklanan adaletsizlikler son yıllarda yeni tip Koronavirüs salgınıyla daha da belirgin hale gelirken, Türkiye’de ve yurt dışında yaşayan sanatçılar, bu durumu ele aldı.
“Hayat, Ölüm, Aşk ve Adalet” sergi için üretilen yeni eserlerin yanı sıra güncel sanatçıların yakın dönemde üretilmiş fotoğraf, yerleştirme, video ve duvar resimlerine yer veriyor. İsmini sanatçı Hale Tenger’in aynı adlı ses yerleştirmesinden alan sergi, hak ve adalet arayışına saygı ve dayanışmayla, kimsenin yaşam tercihleri nedeniyle ayrımcılığa uğramadığı bir zemin umuyor.
Trabzonspor’un, UEFA Avrupa Ligi H Grubu ilk haftasında deplasmanda oynayacağı Ferencvaros müsabakası öncesi bordo-mavili takımın antrenman ve basın toplantısı programı belli oldu.
Kaynak: Trabzonspor Facebook
Trabzonspor ‘un, UEFA Avrupa Ligi H Grubu ilk haftasında deplasmanda oynayacağı Ferencvarosmüsabakası öncesi bordo-mavili takımın antrenman ve basın toplantısı programı belli oldu.
Trabzonspor, Ferencvaros maçı için 7 Eylül Çarşamba günü TSİ 12.00’de özel bir uçakla Trabzon’dan Budapeşte’ye gidecek. Aynı gün TSİ 21.00’de müsabakanın oynanacağı Groupama Arena’da ilk 15 dakikası basına açık antrenman gerçekleştirecek.
Antrenman öncesi Teknik Direktör Abdullah Avcı ve Anastasios Bakasetas TSİ 20.30’da basın mensuplarının sorularını yanıtlayacak.
Trabzonspor’un UEFA Avrupa Ligi’nde deplasmanda Ferencvaros’a karşı oynayacağı maçın biletleri satışa çıktı.
Trabzonspor’un UEFA Avrupa Ligi’nde 8 Eylül Perşembe günü deplasmanda Ferencvaros ile yapacağı maçın misafir tribün biletleri satışa çıktı.
Bordo-mavili kulüpten yapılan açıklamada, UEFA Avrupa Ligi H Grubu’nda Macaristan temsilcisiyle Budapeşte’deki Groupama Arena’da oynanacak karşılaşmanın misafir tribün biletlerinin saat 17.00 itibarıyla satışa sunulduğu belirtildi.
Sınırlı sayıdaki biletlerin, e-bilet.trabzonspor.org.tr adresi üzerinden 700 lira (36 avro-37 dolar) bedelle satın alınabileceği, bilet satışının, misafir tribün kapasitesi dolana veya 5 Eylül Pazartesi günü saat 17.00’ye kadar devam edeceği kaydedildi.
Polonya, İkinci Dünya Savaşı’nın başladığı tarih olan 1 Eylül’de, savaşta verdiği zarar nedeniyle Almanya’dan tazminat talep etti.
Polonya’nın bu talebi iktidardaki Hukuk ve Adalet Partisi (PİS) lideri Jaroslaw Kaczyinski tarafından açıklanan bir raporla dünyaya duyuruldu.
Polonya iktidar partisi lideri tarafından tanıtılan raporda, savaşta verdiği zarar nedeniyle Almanya’dan talep edilen tazminat miktarı 1,3 trilyon Euro olarak yer aldı. Bu tutar Almanya’nın yıllık milli gelirinin yaklaşık üçte birine denk düşüyor.
Almanya ise Polonya’nın talebini reddetti.
Almanya’ya göre tazminat meselesi 1953 yılında Polonya’nın tazminat istemeyeceğini belirtmesiyle kapanmış ve 1990 yılında da ABD, İngiltere, Fransa ve Sovyetler Birliği arasında imzalanan Paris sözleşmesiyle nihai olarak sonlandırılmıştı.
Tazminat talebi ilk kez gündeme gelmiyor. Adalet ve Hukuk Partisi, Polonya’da iktidara geldiği 2015 yılından bu yana Almanya’ya karşı tazminat talep edilebileceğini defalarca gündeme getirmiş, ancak Almanya’ya yönelik resmi bir başvuruda bulunmamıştı.
Polonya savaşta 6 milyon kurban verdi
Kaczynski tazminat için istenen miktarın, savaşta Almanya’nın Polonya’ya verdiği zararın en asgari hesaplarla çıkarılmış sonucu olduğunu, aslında bu rakamın daha da artabileceğini de söyledi.
Alman ordularının Polonya’ya saldırmasıyla başlayan İkinci Dünya Savaşı’nda ve savaş dönemindeki Polonya işgalinde yarısı Yahudi asıllı olmak üzere yaklaşık 6 milyon Polonya vatandaşı hayatını kaybetmişti.
2 milyonu aşkın vatandaşının da Naziler tarafından çalışma kamplarına gönderildiği Polonya, savaşta en çok zarar gören, şehirleri yerle bir olan ülkelerin başında geliyordu.
Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Polonya’nın 1953’deki tazminattan feragat etme taahhüdünün geçerli olduğunu söyledi. Sözcü Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı ile ilgili olarak politik ve ahlaki sorumluluğu bundan böyle de üstleneceğini, ancak tazminat ödemeyeceğini vurguladı.
Tazminat talebi neden şimdi gündeme geldi?
Uluslararası siyaset yorumcuları Polonya tarafından gündeme getirilen ve miktarı çok yüksek olan böylesi bir tazminatın ödenmesinin mümkün olmadığını ve bunu Polonya liderleri tarafından da bilindiğini düşünüyorlar.
Peki o zaman, bu kadar yıl sonra ve kriz döneminde bu talep neden gündeme getirildi?
Uluslararası siyaset yorumcularına göre bu talebin gündeme getirilmesinin asıl nedeni Polonya’ya Avrupa Birliği tarafından verilen yapısal dönüşüm fon ve yardımlarının bu ülkedeki hukuk ihlalleri nedeniyle kesilmesi.
Yorumcular, “Polonya ikinci bir tartışma ve pazarlık konusu açarak Avrupa Birliği’nden alacağı yardımların musluğunu yeniden açmayı deniyor olabilir” diyor.
Polonya’daki muhalefete göre tazminat talebinin bir nedeni de iktidarın ülke içinde destek kazanma çabası.
2023 yılı sonbaharında gerçekleşecek genel seçimlere giderken iktidar partisinin seçim kampanyasına tazminat talebiyle başladığını düşünenlerin sayısı da az değil.
A weboldalon cookie-kat használunk, amik segítenek minket a lehető legjobb szolgáltatások nyújtásában. Weboldalunk további használatával jóváhagyja, hogy cookie-kat használjunk.