10. Boğaziçi Film Festivali’nde birçok usta isim masterclass verecek
Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu, 10. Boğaziçi Film Festivali’nin onur konukları usta yönetmenler Lav Diaz ve Ildıko Enyedi, festival kapsamında masterclass verecek.

Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından bu yıl 21-28 Ekim tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak festival, Türkiye ve dünya sinemasından seçkin örneklerin gösterimleri, ustalık sınıfları ve söyleşileriyle sinemaseverleri ağırlayacak.
Festivalin endüstri bölümü olan Bosphorus Lab kapsamında yapılacak masterclassların yanı sıra yerli ve yabancı sektör profesyonellerinin katılımıyla da söyleşi ve paneller gerçekleştirilecek.
Filipinli yönetmen Lav Diaz’a festivalin açılış gecesinde “Onur Ödülü” takdim edilirken, 23 Ekim’de düzenlenecek masterclass ile sinemaseverlerle buluşacak olan usta yönetmen deneyimlerini aktaracak. Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleştirilecek etkinlik, saat 13.00’da başlayacak.
Bosphorus Film Lab kapsamında 24 Ekim’de yazar Dücane Cündioğlu’nun katılımıyla “Sinema ve Hakikat” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirilecek. Atlas 1948 Sineması’nda saat 21.00’da başlayacak etkinlikte Cündioğlu, deneyimlerini paylaşacak
10. Boğaziçi Film Festivali’nin bir diğer onur konuğu olan Macar senarist ve yönetmen Ildiko Enyedi de sinemaya dair tecrübelerini 26 Ekim’de Atlas 1948 Sineması’nda saat 18.30’da düzenlenecek masterclass ile aktaracak.
Kaynak: Anadolu Ajansı – devamı
10. Boğaziçi Film Festivali’nin Uluslararası Yarışması’nda yer alan filmler açıklandı

10. Boğaziçi Film Festivali Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması Filmleri
A LONG BREAK – Davit Pirtskhalava / Gürcistan
ASHKAL – Youssef Chebbi / Fransa, Tunus
EUROPE – Philip Scheffner / Almanya, Fransa
LOVE DOG – Bianca Lucas / Polonya, Meksika, ABD
RODEO – Lola Quivoron / Fransa
SIX WEEKS – Noémi Veronika Szakonyi / Macaristan
SUGHRA’S SONS – Ilgar Najaf / Azerbaycan, Almanya, Fransa
TO THE NORTH – Mihai Mincan / Romanya, Fransa, Yunanistan, Bulgaristan, Çekya
VICTIM – Michal Blaško / Slovakya, Çekya, Almanya
WORKING CLASS HEROES – Miloš Pušić / Sırbistan
21-28 Ekim tarihleri arasında seyircisiyle buluşacak olan 10. Boğaziçi Film Festivali’nin biletleri 17 Ekim’de satışa sunulacak.
KF41 Lynx ZMA Macaristan’a teslim edildi
Macaristan Silahlı Kuvvetleri, Almanya merkezli Rheinmetall’in geliştirdiği KF41 Lynx zırhlı muharebe araçlarını teslim almaya başladı. Bu kapsamda Macaristan, KF41 Lynx zırhlı muharebe aracını tedarik eden ilk NATO ülkesi konumunda. Ek olarak Yunanistan, Avustralya, Irak ile de görüşmeler sürmektedir.

2020 yılında Rheinmetall ile Macaristan Silahlı Kuvvetleri’nin imzaladığı anlaşmaya göre 218 adet KF41 Lynx zırhlı aracı Macaristan’a teslim edilecek. Anlaşma dahilinde şirket, Macaristan’ın Zalaegersze şehrinde üretim fabrikası kuracak. İlk aşamada Almanya’da üretilen 46 adet KF41 Lynx Macaristan’a teslim edilecek, 172 adet KF41 Lynx ise Macaristan’da kurulacak fabrikada üretilecek.
KF41 Lynx zırhlı muharebe aracı Temmuz 2022’de Yunanistan’da test edilmişti. Rheinmetall, Yunan Ordusu’na toplam 170 adet KF41 Lynx ZMA ve 200 adet Marder 1A3 tedarik etmeyi planladıklarını açıklamıştı. Ayrıca bu teklife ek olarak Rheinmetall’in Yunan Leopard tanklarını da modernize etmeye yönelik teklifte bulunduğu aktarılmıştı. Yeni ZMA’ların satın alınmasına yönelik teklifle birlikte Rheinmetall, Yunanistan’da bir dizi endüstriyel yatırım yapmayı da teklif etmişti.
Şoförümüzün Kötü Günü
“Resmi yırtmadan önce tozunu siliyorum. Bir bankta genç, solgun yüzlü bir kadın oturuyor, sağ elini midesine doğru uzatmış, titriyor belki de. Yanında ifadesiz yüzlü, sinekkaydı tıraşlı, kolalı yakalı sevimsiz bir erkek, yapmacık bir ilgiyle bu hareketi izliyor. Arkalarında nereden çıktığı belirsiz bir ağaçta solmuş olmasına rağmen hatları görünen kediye benzer kocaman, kapkara bir hayvan var. Resmin üstünde iyi cins siyah mürekkeple ‘Zsófi, Vilmos Bajza ile Hayvanat Bahçesi’nde. 1911’ yazılı. Zsófi benim annem oluyor, Vilmos Bajza kim bilir kim, belki de babamdır, kediyi andıran hayvan ise bir kara panter.”

Kossuth Ödüllü Adam Bodor, Gün Benderli’nin özenli çevirisiyle ilk kez Türkçede!
Macaristan’ın en önemli yazarlarından Adam Bodor, Şoförümüzün Kötü Günü’ndeki öykülerinde panik anlarını, aşırıya kaçan hisleri sakin manzaralar içine yerleştiriyor. Sessizliğe sığınmış fırtınaları resmediyor. Bir anlık dalgınlık sonucu ortaya çıkan felaketler, bu felaketlerden sonra ne yapacağını bilemeyen karakterler. Çünkü felaketler biriciktir, karşılarında hepimiz acemiyiz.
Yayın Tarihi:05.05.2022ISBN:9786057486394Dil:TÜRKÇESayfa Sayısı:140Cilt Tipi:Karton KapakKağıt Cinsi:Kitap KağıdıBoyut:12.5 x 19.5 cm
Macaristan’dan ‘acil faiz artışı’
Macaristan Merkez Bankası para birimindeki düşüşü frenlemek için acil kararla faiz koridorunun üst sınırının yüzde 15,5’ten yüzde 25’e çıkarıldığını duyurdu. Banka ayrıca yüzde 18 günlük mevduat faizi uygulanacağını duyurdu. Para birimi forint karar sonrası euro karşısında yüzde 3 yükseldi.
Macaristan Merkez Bankası para birimindeki serbest düşüşü frenlemek için acil faiz artışına gittiı.
Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Barnabas Virag çevrimiçi sunumunda Macaristan’da faiz koridorunun üst sınırının yüzde 15,5’ten yüzde 25’e çıkarılacağını söyledi.
Banka acil faiz artırımıyla yüzde 18’lik 1 günlük mevduat faizi uygulanacağını duyurdu. Karar sonrası Macar forinti euro karşısında yüzde 3 yükseldi. Bu, 2011’den beri en büyük artış olarak kayda geçti. Forint bu sene en kötü performans gösteren para birimlerinden biri oldu.
Birgün
Macaristan’da cesedi yakıldı, Yalova’da küllerinden portresi yapıldı
Yalova’da Protestan ailenin Macaristan’da ölen anneleri Sara A.’nın (68) cansız bedeni, krematoryumda (ölülerin yakıldığı yer) yakıldı. Sara A.’nın vasiyeti üzerine küllerinin bir kısmı Tuna Nehri’ne, bir kısmı da İstanbul Boğazı’na döküldü. Sara A.’nın hatırasını yaşatmak isteyen ailesi, küllerin bir kısmını ise portre yapması için ressam Serap Lokmacı’ya (37) verdi. Lokmacı, 15 saatlik çalışmayla Sara A.’nın küllerinden portresini yaptı.

Yalova’da yaşayan Protestan ailenin Macaristan’daki annesi Sara A., 4 ay önce yaşlılığa bağlı nedenlerden dolayı hayatını kaybetti. İnancı gereği Sara A.’nın cansız bedeni, krematoryumda yakıldı. Sara A.’nın vasiyeti üzerine küllerinin bir kısmı çocukları tarafından Almanya’da Tuna Nehri’ne, bir kısmı da Türkiye’ye getirilip, İstanbul Boğazı’na döküldü.
Sara A.’nın Yalova’da yaşayan kızı ise annesinin hatırasını yaşatmak için küllerinden portre yapılmasını istedi. Sara A.’nın küllerinin bir kısmı, bunun üzerine ressam Serap Lokmacı’ya verildi. Lokmacı, 15 saatlik çalışmanın ardından Sara A.’nın küllerinden portresini yapıp, aileye teslim etti.
‘SIRA DIŞI DENEYİM OLDU’
Serap Lokmacı, çalışmayla ilgili, “Çok sevdiğim bir arkadaşımın kayınvalidesinin Macaristan’da vefat ettiğini duydum. Ölen kişinin kızı ve kendisi Protestan. Onların inanışları gereğince cenazeler krematoryumlarda yakılıyor ve külleri kimisi saksı dibinde saklıyor kimisi kavanozda saklıyor. Bu tamamıyla vasiyet adı altında yapılan bir şey. Kişi vasiyetinde küllerinin bir kısmının Tuna Nehri’ne bir kısmının da Boğaz Köprüsü’ne dökülmesini istediğini belirtmiş. Biz de kalıcı olmasını istediğimiz için kendisinin portresini yapmak istedik. Torunu bu duruma çok sevindi, çünkü anneannesinden geriye hiçbir şey kalmaması onu üzüyordu. Açıkçası en çok sevinen o oldu. 15 saatlik bir çalışma oldu. Bu zaman zarfında ölen kişinin sevdiği müzik eşliğinde çalıştım. Açıkçası çok duygulandım. Genelde ‘Korkuyor musun?’ gibi sorulara maruz kaldım ama hiçbir şekilde korkmadım. Sadece çok heyecanlandım. Benim için çok duygu dolu bir çalışma ve sıra dışı bir deneyim oldu. Açıkçası benim için sıra dışı bir çalışmanın içinde olmak harika bir deneyim oldu” dedi.
Milliyet
Macar piyanist Havasi, AKM’de konser verdi
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen “Beyoğlu Kültür Yolu Festivali” kapsamında, Macar piyanist ve besteci Balazs Havasi, Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) müzikseverlerle buluştu.
İstanbul
Franz Liszt Müzik Akademisi’nden mezun olan Havasi, sahnede yaptığı konuşmada, “Türkiye’de geçen sefer de harika bir seyircinin olduğunu hatırlıyorum ve ilk alkışınız için teşekkür ederim. Bu gece de harika bir seyirci var. Size en sevilen parçalarımın yanı sıra en yeni parçalarımı da paylaşmak istiyorum. Çünkü fikirlerinizi gerçekten önemsiyorum.” dedi.
Konserde şarkılarının hikayesini anlatan ve bilgiler veren usta piyanist, aralıksız olarak 1,5 saat sahnede kaldı.
Seyircilerin de alkışlarla eşlik ederek ritim tuttuğu Havasi, aralarında “Out Of Space”, “Requlem”, “Missing”, “Storm” ve “Freedom”un olduğu 15 parça çaldı.
10. Boğaziçi Film Festivali’nin onur ödülleri açıklandı
Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, bu yıl 21-28 Ekim tarihlerinde sinemaseverlerle buluşacak “10. Boğaziçi Film Festivali”nde yönetmenler Lav Diaz ve Ildiko Enyedi onur ödülü alacak.
Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen festivalin açılış gecesinde ödülleri takdim edilecek Filipinli yönetmen Lav Diaz, festivalde bir masterclass verecek.
Pek çok soruna eleştirel gözle bakan, dram türündeki “The Woman Who Left” filmiyle 2016 Venedik Film Festivali’nde “Altın Aslan” ödülünü alan usta yönetmen, şair, yazar, besteci ve aktör kimlikleriyle de çeşitli alanlarda çalışmalarına devam ediyor.
Filmlerinde genellikle kendi şiirlerini ve müziklerini kullanan Lav Diaz’ın filmografisinde aralarında “Serafin Geronimo: The Criminal of Barrio Concepcion”, “Hesus The Revolutionary”, “Season of the Devil” ve “Butterflies Have No Memories”in bulunduğu birçok yapım yer alıyor.
“From What is Before” filmi ile de 2014 yılı Locarno Film Festivali’nde En İyi Film kategorisinde “Altın Leopar” ödülünün sahibi olan Diaz’ın son yapımı “When The Waves Are Gone” prömiyerini bu yıl 79. Venedik Film Festivali’nde gerçekleştirdi.
Bir diğer Onur Ödülü alacak Macar senarist ve yönetmen Ildiko Enyedi de festival kapsamında vereceği masterclassta sinemaseverlerle bir araya gelecek.
67. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde “On Body and Soul” filmi ile “Altın Ayı” ödülünü alan ve aynı yıl Oscar’a aday olan Enyedi, bilim kurgudan büyüye, Yunan mitolojisinden halk masallarına farklı kaynaklardan beslenerek geleneksel Macar sinemasına yeni bir anlatım getirdi.
Enyedi’nin ikinci uzun metrajlı filmi “Benim 20. Yüzyılım”, Cannes’da “Altın Kamera” ödülüne layık görüldü.
“10. Boğaziçi Film Festivali”, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün desteği, TRT’nin Kurumsal İş Ortaklığı ve Anadolu Ajansının Global İletişim Ortaklığıyla 21-28 Ekim tarihlerinde gerçekleştiriliyor.
Kaynak: AA






























