„Enkazdan kurtardığımız çocukların babalarıyla birlikte ağladık” – Fotoğraflı röportaj

Türkinfo, deprem bölgesinde arama kurtarma çalışmalarına katılan Macar ekiple bir röportaj yaptı.

 Mark Szabo, Macar Huba Rescue 24 arama Kurtarma ekibi koordinatörü sorularımızı yanıtladı, Kahramanmaraş deprem bölgesinde yaşadıklarını anlattı:

“Türk halkına yardım edebildiğimiz için çok mutluyuz. Deprem bölgesinde bize karşı gösterilen misafirperverliği ve minnet duygularını da asla unutmayacağız”

Orada nelerle karşılaştınız? Başlayan kurtarma çalışmalarını nasıl buldunuz? Koşullar yeterli miydi?İlk yaptığınız şey ne oldu?

Oraya vardığımızda ilk yaptığımız şey, koordinasyonu sağlamak oldu. Diğer ülkelerden gelen ekiplerle bir paylaşım yaptık. Herkes kendine düşen alanda bir ana kamp oluşturdu ve ardından hemen çalışmalara başladık.  Kurtarma çalışmalarına Türk ordusu ekipleri, AFAD  ve diğer Türk arama kurtarma ekipleri de katılmıştı. İkinci ve üçüncü güne kadar artık çok iyi bir koordinasyon doğmuştu aramızda.  Türk ordusu bütün arama kurtarma ekipleri için askeri kamyonlar ve otobüsler tahsis etmişti. Bu araçlarla ana kamptan faaliyet alanına gidip geliyor, donanım ve ekipmanları taşıyorduk.

Arama kurtarma çalışmalarında en önemli sorun neydi?

Karşılaştığımız en önemli sorun binaların yapısı nedeniyle çok sayıda beton parçalarının ve yığınla tuğlanın oluşturduğu enkazın durumuydu. Enkaz altında olası depremzedelere ulaşmak için bunların arasından geçitler, yollar açmak gerekiyordu.  Hastanelerin ve ambulansların kapasitelerinin ötesinde dolu olması da bir diğer sorundu. Bu sorun yaralıların yaşam şansını ciddi oranda azaltıyordu.

Yıkılan binaların altından kaç kişiyi canlı olarak kurtarabildiniz?

Bizim ekibimiz yani Huba Rescue 24 ekibi (toplam on dokuz kişiydik) 7 yaralıyı enkaz altından çıkardık. Ayrıca bizim köpeklerimizin bulduğu üç kişiyi de Türk ekipleri kurtardı. Macar ekipleri olarak toplamda 167 kişiydik ve 22 özel arama köpeğimiz vardı.  Toplamda 35 yaşam kurtardık.

Yaşadıklarınızı, tanık olduklarınızı, bir yaşam boyu sizinle olacağını söylediğiniz anılarınızı anlatır mısınız?

Oraya gittiğimizin ilk gününde genç bir kadını ve bir erkeği kurtardık. Bir sonraki günde bir aileyi çıkardık enkaz altından.  Altı kişiden beşini canlı olarak çıkardık. Kurtarma çalışmaları çok katı kurallar çerçevesinde sürüyor.  Bazen, eğer kurtarılması çok uzun bir zaman alacaksa birini enkazda bırakmak gerekiyor, çünkü o kadar zaman içinde birçok başka kişiye ulaşılabilir. Zamana karşı yarışıyoruz. O an hissettiğimiz de fiziki yorgunluk değil, ruhsal yorgunluk. Çocukları enkaz altında kalan babanın yakarışlarına dayanmak kolay değil mesela.  Ya da enkaz altında üç metre ötede babalarıyla konuşan iki kardeşi duyuyorsunuz, yüreğiniz parçalanıyor.  Bir keresinde aramayı durdurmamız istendi, çünkü çok zaman kaybediliyordu, ama aile de oradaydı ve içeride çocuk vardı. Ben de “benim çocuğum olsa gerekirse tırnaklarımla kazar, yine kalırım orada” diye düşündüm ve bize gelen geri çekilme direktifini reddettik. Yeni donanımlar getirdik ve sonunda aramıza katılan Türk ekibin de yardımıyla çocuğu çıkarmayı başardık. O zaman ekibimizin şefi, ki kendisi de çok çocuğu olan bir babaydı, enkazdan kurtardığımız çocuğun babasıyla birlikte ağlıyordu.

 Genel koordinasyon nasıldı?

Kurtarma çalışmalarının koordinasyonu Birleşmiş Milletler yönlendirmesiyle Hollanda arama kurtarma ekibi (UCC) tarafından idare ediliyordu.  Yani şehrin bölgelere ayrılması, ekiplerin bu bölgelere yönlendirilmesi bu şekilde gerçekleşiyordu. Uluslararası ekiplerin katılımıyla günde iki kez böyle bir toplantı yapılıyordu. Bu toplantılara Türk ordusu ve AFAD yetkilileri de katılıyordu.  Böylece ortaya çıkan genel koordinasyon içinde bilgi akımı ve deneyim alışverişi oluşuyordu.

AFAD hakkında görüşünüz nedir? Tüm deprem bölgesi düzeyinde koordinasyon nasıl sağlanıyordu?

Deprem bölgesi arama kurtarma genel koordinasyonu da Hollanda ekibinin yönetimindeydi. Ama AFAD’ın rolü de çok önemliydi. Yöreyi ve dili bilen onların ekibi elemanlarıydı. Yani kurtarma faaliyetlerinde anahtar durumundaydılar.

Türkiye deneyiminden yola çıkarak bir sonraki benzer kurtarma faaliyetlerinde nelere dikkat etmek gerektiğini söyleyebilirsiniz?

-Koordinasyonun çok çabuk oluşması gerek. Arama kurtarma çalışmalarında ilk üç gün çok önemli bu süre zarfında birbirini çok iyi tanıyan uzmanların çalıştığı sıkı bir ekip alanda faaliyet gösterir hale gelmeli.

Türkinfo