Maria Leitner, ezilenlerin yaşamını ortaya koyan bir Macar

Maria Leitner, bir sosyalist olarak ezilen ve baskı altında tutulanların yaşam koşullarını özgün olarak anlatma ve bu sayede değişmesi için çaba harcama görevini üstlenmişti.Semra ÇELİK

Maria Leitner, 19 Ocak 1892’de Macaristan’da doğdu. Almanca eserler üreten bir gazeteci ve yazardı. İki erkek kardeşi vardı ve Budapeşte’de iki dilli bir Yahudi ortamında büyüdü. 1902-1910 yılları arasında Macar Kraliyet Kız Ortaokulunda, daha sonra Viyana ve Berlin’de sanat tarihi okudu ve Paul Cassirer’in Berlin galerisinde staj yaptı. 1913’ten sonra Budapeşte Az Est’de (Gece) bulvar gazetesinde çalıştı. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasından sonra Macaristan gazetelerinin Stockholm muhabirliğini yaptı.

Savaş sırasında, Macar gençliğinin büyük kesimleri savaş karşıtı harekete katıldı. Maria Leitner ve erkek kardeşleri de sosyalist pasifist odaklı Galileo çemberinde aktif rol aldı. Erkek kardeşi János Lékai, Macaristan Genç Komünist İşçiler Derneği başkanı olarak atandı ve Komünist Gençlik Enternasyonalinin (KJI) kurucularından biriydi. Devrimci coşkuyla hareket eden erkek kardeşler, 1919’da Macaristan Komünist Partisine katıldı ve Maria Leitner onlarla dayanışma gösterdi. Konsey cumhuriyetinin yıkılmasıyla birlikte her üçü de ülkelerini sonsuza dek terk etmek zorunda kaldı. Viyana ve Berlin’de sürgünde yaşadılar.

PEK ÇOK KİTAP ÇEVİRDİ, İŞÇİ KADINLARIN ÇALIŞMA KOŞULLARINI YAZDI

Maria Leitner, 1920 yazında Moskova’da yapılan 2. Komünist Gençlik Enternasyonali Kongresine Macaristan için gözlemci olarak katıldı. Bu toplantıda o sırada KJI Yürütme Komitesi üyesi olan Willi Munzenberg ile tanıştı. Sonra Berlin’de tercüman olarak gençlik enternasyonali yayınevinde çalıştı. 1923 yılında, ‘Tibet Masalları’ ve Jack London’un ‘Demir Ökçe’ kitapları onun çevirisi ve düzenlemesiyle Almanca ve Macarca yayımlandı. 1925’te Ullstein Yayınevi adına Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. Üç yıl boyunca, Amerika kıtasını New York’tan Massachusetts, Pennsylvania, Virginia, Georgia, Alabama, Florida, Venezuela, İngiliz ve Fransız Guyanası’na ve Haïti, Curaçao ve Aruba’nın Karayip adalarına kadar dolaştı. İnsanların çalışma koşulları hakkındaki deneyimlerini özgün olarak yazabilmek için onlarla beraber, onlar gibi çalıştı. Hizmetçi, garson, fabrika işçisi ve puro yapımcısı olarak çalıştı, hapishaneleri ve Güney Amerika elmas madenlerini ziyaret etti. Toplumsal açıdan eleştirel röportajlarının odağı, Amerikan Rüyası’nın tersini yaşayan Amerika’nın ezilenlerinin haliydi. 1929’da Berlin’de, Macaristan Konseyi Cumhuriyeti’nin düşüşünün onuncu yıl dönümünde, Welt am Abend gazetesinde Sandkorn im Sturm/Kum tanesi ve Fırtına romanını yayımladı. Hikayede, karşı devrimin konsey cumhuriyetini yıktığı dönem bir köyde yaşananlar anlatılmaktaydı. 1930’da yazar, Bertolt Brecht, Johannes R. Becher, Andor Gábor, Erich Mühsam, Erich Weinert ve Anna Seghers’in de üye olduğu proleter devrimci yazarlar derneğine katıldı. Aynı yıl ilk sosyal eleştirel romanı ‘Hotel America’ Neue Deutsche Verlag tarafından yayınlamdı. Polisiye bir roman tarzında New York’ta lüks bir otelin çamaşırhanesinde çalışan İrlandalı kadın Shirley O’Brien’a bağlı olarak işçilerin, özellikle de işçi kadınların kötü çalışma ve yaşam koşullarını anlattı. Kitabı 1933 yılında yakılacak kitaplar listesine eklendi. Antifaşist faaliyetlerinin bir parçası olarak Maria Leitner, 1932’de Almanya’da bir keşif yolculuğuna çıktı ve işçi gazetelerine Nazilerin ele geçirdikleri köy ve belediyelerdeki durumla ilgili haber ve röportajlar yaptı. Kadınların sorunları her zaman Maria Leitner’in ana konularındandı. Ocak ve Şubat 1933’te, muhalif görülen sekiz işçi kadının çalışma ve yaşam koşullarını ‘Zamanın Fırtınasında Kadınlar’ başlıklı röportajlarla anlattı. 1933’e kadar Weimar Cumhuriyeti’nin sadece solcu basın organlarında değil, çeşitli gazetelerinde yazıları yayımlandı. Ocak 1933’te Naziler iktidarı ele geçirdikten sonra, Maria Leitner sürgüne gitmeden önce bir süre Almanya’da yasa dışı yaşadı. Yolculuğu onu Prag ve Saarland üzerinden 1934’te Paris’e götürdü ve nisan 1940’a kadar kaldı. Almanya’ya yasa dışı olarak birkaç kez döndü ve savaş hazırlıkları hakkında yazılar yazdı. Yazıları aracılığıyla, tüm dünyaya Nazi Almanyası’ndaki durum, örneğin I.G Farben tekelinde çalışan işçilerin durumu hakkında önemli gerçekler aktardı. Paris günlük gazetesinde 1937’de tefrika olarak yayımlanan ‘Hitler Kızı Elisabeth’ adlı bir romanında, Berlinli bir ayakkabı satıcısının SS subayına duyduğu aşk çerçevesinde Nazilerin gençleri, kadınları, işçileri nasıl maniple ettikleri anlatılır. Mayıs 1940’ta Fransız yetkililer, onu ve diğer Alman sürgünleri Pirenelerdeki bir kampta topladı. Marsilya’ya kaçmayı başardı ve burada çok kötü koşullarda illegal yaşadı. Amerika Birleşik Devletleri’ne vize almaya çalıştı ama tüm çabalara rağmen bu gerçekleşmedi. 14 Mart 1942’de Marsilya’da yaşam koşullarına yenildi ve bitkinlikten öldü.

Maria Leitner, bir sosyalist olarak ezilen ve baskı altında tutulanların yaşam koşullarını özgün olarak anlatma ve bu sayede değişmesi için çaba harcama görevini üstlenmişti. Maria Leitner’in yazıları, gezi notları, roman ve röportajları proleter devrimci edebiyatın önemli eserleri arasında yer alır.


LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here